Anahtar kelimeler: Uytacirlere Kkartlarından Kurumsal Pafta Kredinin Bankacılık Yazildiği Parselde İpotek Hariç

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak), Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat)
DAVA TARİHİ :█████/2022
KARAR TARİHİ :█████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :█████/2025
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Alacak), Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkili davalı bankanın ..... Şubesinden kredi kullandığı, bu kredinin teminatı olarak .... pafta ..... ada ve .... parselde kayıtlı taşınmazı 30.04.2013 tarih ve ..... yevmiye no.lu kayıtla 20.000.000,00 TL'lık davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini, Müvekkil kredi borcunun tamamını ödediği, ipoteğin fekki için davalı bankaya müracaat edilmiş ise de bir sonuç alınamadığı, yapılan şifahi görüşmelerde ..... Grup İnş.Yat. ve Dış Tic.Ltd.Şti. lehine verilmiş kefaletten dolayı ipoteğin fek edilemeyeceğinin bildirildiğini, dava dışı ........ Grup şirket yetkilisi ......'in eşi tarafından davalı aleyhine açılan aile konutu ve ipoteğin kaldırılması ile tapu iptal ve tescil davaları devam ettiği için ipoteğin fek edilemeyeceğinin söylendiğini, müvekkilin kefil olduğu ........ Grup arasında 16.01.2012 ve 03.06.2014 tarihinde vefa sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeler sonucunda ........ Grup firmasına ait krediler kapatılarak yeni sözleşmeler imzalandığı, ........ grup kendi taşınmazlarını ipotek verdiği, müvekkilin kefaletiyle kullandırılan kredilerin kapatıldığını, müvekkilin yeni sözleşmelerde kefalet imzası bulunmadığı için ........ Grup firması borcundan sorumlu olmadığını, müvekkilin tesis edilen ipotek kapsamındaki borcu ödemiş olması nedeniyle ipoteğin açığa düştüğünü belirtilerek, ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmitir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ÖZETLE; davacı müvekkili banka, mülkiyeti davacıya ait olan taşınmazın üzerinde ipotek tesis edildiğini, davacı firma dava dışı ........ Grup firmasının kredilerinin kefili olduğunu, müvekkili banka ile davacı taraf ve dava dışı ........ Grup İnş.Yat. ve Dış Tic.Ltd.Şti. arasında 07.11.2007 tarihli 3.575.000,00 EUR limitli GKS'ni davacı müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, yine dava dışı ........ Grup İnş.Yat. ve Dış Tic.Ltd.Şti. Arasında 22.11.2013 tarihli 3.327.201,00 TL limitli GKS'ni davacı müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, 16.01.2012 tarihinde imzalanan protokollerde; Müvekkil banka ile kredi borçlusu davacı şirket; ipotekli gayrimenkullerin sahibi ........ Grup firması/...... gayrimenkulün sahibi aynı zamanda kefil ........ Grup firması/........ ve sözleşme kefilleri ....... arasında .... Otomotiv A.Ş.'nin bankaya olan borçlarının tahsil ve tasfiyesine yönelik olarak protokolü imzaladıklarını, davacı tarafından protokol kapsamına giren taşınmazlar, anılan protokol kapsamında müvekkil bankaya devredilmiş, fakat belirtilen sürede geri ödemeler yapılmamış ve protokolün tarafı olan borçlularca taşınmazlara ilişkin olarak Büyükçekmece ...... Aile Mahkemesi .... E, Sakarya ..... Asliye Hukuk Mahkemesi ..... E. ve Sapanca asliye hukuk mahkemesi ..... E. sayılı dosyalar ile tapu iptali ve tescil davaları devam etmektedir. Bu davalardan B.Çekmece .... Aile mahkemesinin .... E. Sayılı dosyasında görülen davada taşınmazın tapu kaydının iptali ve eski maliki adına kayıt ve tesciline karar verildiği, anılan karar kesinleşmemiş ise de, kararın kesinleşmesi halinde taşınmazın devir bedeli tekrar canlanıp kredi borcu ortaya çıkacağını, bahse konu davalar sonuçlanıp kesinleşmeden ipoteğin fek edilmesinin mümkün olmadığını belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Mahkememiz dosyası ile birleşen Mahkememizin ..... Esas sayılı dava dosyasının dava dilekçesinde ÖZETLE; Müvekkillerinin davalıdan kredi kullandığını bu kredi karşılığı olarak davalı taraf lehine ..... Köyü, .... pafta, .... Ada, .... Parsel,95220,00m2 1 ve R Bloklar NATAMAM B.A.K.,16 Blok işyeri, Benzin istasyonu ve İdari Binası ve Arsasıolantaşınmaz üzerinde KM(SN: ....), Yakuplu mah.' de , ██████████ arsa paylı, U Blok, Zemin Kat:1 no lu niteliği BENZİN İSTASYONU VE İŞLETME BİNASI olan Bağımsız Bölüm, Cilt:78, Sayfa: 7691 , Ana Sayfa ZII (45403020)Adresinde bulunan taşınmaz üzerinde , (..... Yevmiye no, 30.04.2013 tarihli resmi senet ile ) ipotek tesis edildiğini, kredi borcu ödendiğini, tapu kaydındaki ipoteklere dayalı krediden mütevellit müvekkillerinin hiçbir borcu kalmadığını, müvekkilleri tarafından ipoteğin fekki talep edildiğini ancak bu talebin ..... bank ..... Şubesi'nce haksız olarak reddedildiğini, yapılan şifahi görüşmede ise ilgili ipotekle bağlantısı olmayan , ........ Grup İnşaat Yatırım ve Dış Ticaret Ltd. Şti. lehine verilmiş kefaletten dolayı ipoteğin kaldırılmayacağının bildirildiğini ancak davalı tarafın ........ Grup adlı firmanında herhangi bir borcu olmadığını Bakırköy ..... Asliye Ticareti Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyası ile ikrar ettiğini, uzun yıllar haksız şekilde kayıtlı bulunan ipotekler sebebiyle müvekillerinin ticari hayattaki faaliyetinin kısıtlandığını, müvekkillerinin ticari hayattaki bir çok fırsatı kredi kullanamadığından kaçırdığını, taşınmaz üzerinde intifa tesis etmek suretiyle akaryakıt dağıtım firmalarından hibe desteği alabilecek iken taşınmaz üzerinde ipotek mevcut olduğundan bu haktan da mahrum kaldığını, müvekkillerinin protokolün yapımından bu davanın açılma tarihine kadar da hiçbir şekilde taşınmaz üzerinde tasarruf sağlayamadığını belirterek ipoteğin fek edilmemesi sebebiyle 10.000 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminat, 1.000 TL mahrum kalınan karın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte Davalıdan alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememiz dosyası ile birleşen dosyanın cevap dilekçesinde özetle; davalının ipoteğin fekki davası açması gerekirken tazminat davası açmasında hukuki yarar bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
İstanbul Ticaret Odası'nın ..... Otomotiv Anonim Şirketi'ne ait sicil kayıtları, Tekirdağ Marmara Ereğlisi Tapu Müdürlüğü'nden celp edilen .... Köyü ..... ada, .... parsel, Blok-Giriş:U1 Nolu bağımsız bölümün tapu kayıtları, Türkiye .... Bankası yazılan müzekkere cevabı ve 2018 yılına ait kredi sözleşmesi, Büyükçekmece ..... Aile Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosya sureti, Sakarya .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosya sureti, Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosya sureti, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl dava, davalı banka lehine tesis edilen ipoteğin fekki talebine ilişkin olduğu; birleşen davanın ise ipoteğin fek edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebine ilişkindir.
Somut olayda; davalı banka ile dava dışı ........ Grup ... LTD. ŞTİ. arasında 4 adet toplam 3.375.000,00-EURO ve 16.281.201,00-TL bedelli genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı, davacı şirket tarafından toplam sözleşme bedeli miktarınca müteselsil kefil sıfatıyla bu sözleşmelerin imzalandığı ve ayrıca davacı tarafça dava konusu taşınmaz üzerinde 3.575.000,00-EURO ve 20.000.000,00-TL'lik dava dışı asıl borçlu lehine üst sınır ipoteğin tesis edildiği anlaşılmıştır. Bankadan gelen sözleşme ve kayıtlardan anlaşıldığı üzere davacı şirket ile dava dışı ........ Grup İnş. Yat. Ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin karşılıklı olarak birbirlerine çapraz kefaletleri bulunduğu ve davalı bankadan bu iki şirketin kredi kullandığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf asıl ve birleşen davada kredi borcunun tamamının ödendiğini ancak bankanın ipoteği fek etmediğini bundan kaynaklı olarak zarara uğradığını ileri sürerek ipoteğin fekkini ve uğradığı zararın giderilmesini talep etmiştir. Davalı taraf ise şartlı ödeme iddiasını kabul etmemiş ve borcun tamamen kapatılmaması nedeniyle ipoteğin fek koşulları oluşmadığından bahisle asıl ve birleşen davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce bankacı bilirkişi eliyle banka kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, ipotek fek koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin olarak kök ve ek raporlar alınmış ve dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınmıştır. █████/2024 tarihli bilirkişi kök raporu uyarınca; Davalı banka ile dava dışı ........ Grup firması arasında Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiği, işbu sözleşmeleri davacı ipotek borçlusu şirketinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, zira davacı hem ipotekten (yani resmi senet) dolayı ve hem de şahsi kefaletleri kapsamında 3.şahıs kredi lehtarına (........ Grup) kullandırılan kredilerden dolayı sorumlu oldukları, mezkur derdest davalar sonuçlanıp kesinleşmeden dava konusu ipoteklerin fek edilme koşullarının henüz teşekkül etmemiş olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır. █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporu uyarınca; vefa hakkı kapsamında davalı bankaya devredilen Sapanca ve Arifiye de bulunan 159 ve 160 nolu parsellerin █████/2018 ve █████/2018 tarihinde yapılan protokoller kapsamında kredi borcuna karşılık olarak davalı bankaya devredildiği ve bu kapsamda bankanın herhangi bir borcunun kalmadığı fakat bu işlemlere ilişkin olarak işlemlerin iptali için Sakarya ..... Asliye Hukuk Mahkemesi ..... esas ve Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyalarında dava açıldığı bu davaların halen derdest olduğu, bu davalar neticesinde davalı banka aleyhine karar verilmesi halinde taşınmaz bedelleri tekrar kredi borcuna dönüşeceğinden, davalı banka açısından olası risklerin halen devam ettiği dolayısıyla ipotek fek koşullarının oluşmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
İşbu tespit ve değerlendirmeler ışığında; davacı ipotek maliki tarafından tesis edilen ipoteklerin üst sınır ipoteği şeklinde düzenlendiği, kullanılan kredilerin ipotek teminatı kapsamında kaldığı, vefa sözleşmesi kapsamında davalı bankaya devredilen taşınmazların mülkiyetine ilişkin açılan davalar nedeniyle davalı banka açısından risklerin devam ettiği, dava tarihi itibariyle ipotek fek koşullarının bu sebeple oluşmadığı kabul edilmiştir. Davanın açıldığı tarihteki koşullar esas alınarak mahkememizce yargılama yapılıp hüküm tesis edileceğinden, bahse konu davaların neticesi beklenilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle ipotek fek koşulları oluşmadığından asıl davanın reddine karar vermek gerekmiştir. İpotek fek koşulları oluşmadığından davacının iddia ettiği tazminat hakları da söz konusu olmadığından birleşen davanın da reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İpotek fek koşulları oluşmadığından asıl ve birleşen davanın REDDİNE,
2-Asıl Dava Yönünden;
492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan harçtan peşin harç 80,70 ve 341.550 TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye kalan 341.015,30TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 808.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
6-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Birleşen Dava Yönünden; 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 red karar harcının, mahkememiz veznesine yatırılan 204,93TL peşin harçtan mahsubu eksik kalan 410,47 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
9-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
11-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 12.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan .....
¸e-imzalıdır
Üye.....
¸e-imzalıdır
Üye ....
¸e-imzalıdır
Katip .....
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!