Anahtar kelimeler: Cevapdavalı Mayıs Sunduğu Kısmına Yazildiği Aboneliğinden Bakirköy Bakırköy Devamına Yandan

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : █████████ Esas
KARAR NO : ████████ Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ... aboneliğinden kaynaklı ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacı tarafın davalı yandan alacaklı olduğunu, davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi .... Esas takip başlatıldığını, davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini ve bunun üzerine iş bu davanın açıldığını, tüm bu hususlar neticesinde kısmına ilişkin itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20 icra tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketin, Mayıs 2022 tarihine kadar .... Mah. ... Cad. Ataşehir /İstanbul adresinde bulunan oteli işlettiğini, bu tarihten sonra ise işletmesinin dava dışı ... Turizm Organizasyon Ticaret A.Ş.'ye devredildiğini, mevcut durumda otel "..." tabela adı ile faaliyet göstermekte olduğunu, ... Turizm Organizasyon Ticaret A.Ş. ile yapılan anlaşma gereği iş yerinin kiraya verilmiş ve yönetimi dava dışı ... Turizm Organizasyon Ticaret A.Ş. tarafından yapılmakta, bu nedenle davacının talep etmiş olduğu takip ve dava konusu alacaktan Müvekkili Şirket'in sorumlu tutulması mümkün olmadığını beyan ederek, öncelikle davanın usulden reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan Davacı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen faturalar nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun .... Numaralı dosyasında; █████/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 13.053,60-TL yönünden █████/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak cari hesap alacağı gösresildiği, davalı tarafından █████/2024 tarihinde takibe, borca, faize ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu cari hesap nedeni ile alacaklı olup olmadığı, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarındadır.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde █████/2025 tarihinde inceleme günü verilmiş olup her iki tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır.
Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; davalı satıcı ile dava dışı 05.02.2022 tarihinde dava dışı ... Tic Org tic A.Ş 'ye kiraya verildiği, davalının, adresi tahliye etmesine rağmen aboneliğini iptal ettrmemesi nedeniyle tahakkuk ettirilen İnternet Abonelik bedelini istinaden olduğu, davalı malikin söz konusu adresi, davaya konu dönemde, dava dışı üçüncü kişilere kiraladığı anlaşılmakta olduğunu, dava konusu dönem ve tüketilen elektrik bedelinden, aboneliğin bulunduğu adresi kiralayarak kullanan dava dışı üçüncü kişi abone olan davacı ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının aboneliğinin bulunduğu adresi 2022 yılında kiraya verildiği, aboneliğini iptal ettimemesi sebebiyle kiraya verildiği 05.02.2022 dönemleri arasında tahakkuk ettirilen kullanım bedelini ödenmediği, Kozyatağı Vergi Dairesinin 08.02.2022 tarihli yazısı ve eklerinden anlaşıldığı üzere, davalı malikin söz konusu adresi, davaya konu dönemde kapattığı ve söz konusu adresi dava dışı üçüncü kişilere kiraladığı anlaşılmakta olduğunu, dava konusu dönem ve tüketilen elektrik bedelinden, aboneliğin bulunduğu adresi kiralayarak kullanan dava dışı üçüncü kişi abone olan davalı ile birlikte müteselsilen sorumlu bulunduğunu, verenin veya önceki kiracının abonelik sözleşmesini feshetmeden taşınmazı terk durumları olabileceğini, bu durumda, bu kişiler faturada abone olarak gözükmeye devam edeceğini ve faturalarını ödemeyen kiracı ile borçtan birlikte sorumlu olacağını, birçok yargı kararında elektrik faturasını ödemeyen kiracı ile abonenin borçtan birlikte sorumlu olduğu ifade edildiğini, aynı durumun, doğalgaz faturasını ödemeyen kiracı söz konusu olduğunda da geçerli olduğunu, örneğin; Yargıtay'ın bir kararında(1) “Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ve Dairelerinin istikrar kazanmış uygulamasına göre; abonelik iptal ettirilmedikçe o abonelik üzerinden tüketilen su, elektrik ve doğalgaz bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte abone de müteselsilen sorumludur” denilmekte, yani fatura abonesi kiraya veren, fiili kullanan durumundaki kiracı faturaları ödemezse borçtan sorumlu olacaktır. Benzer şekilde başka bir kararda (2), su faturasını ödemeyen kiracı ile abonenin borçtan birlikte sorumlu olduğu yinelenmiş ve abonenin taşınmazı terk etse de sorumluluktan kurtulamayacağı belirtildiğini, özetle, fesih işlemini gerçekleştirmeyen abone, sözleşmeye aykırı davranmakta ve faturasını ödemeyen kiracı ile birlikte sorumlu olduğunu, birlikte sorumluluk söz konusu olduğu için kiracı faturaları ödemezse abone faturaların bir kısmından sorumlu tutulabileceği gibi hepsinden de sorumlu tutulabileceğini, bu seçimin, sözleşme alacaklısı olan tedarik şirketlerine bırakıldığını, tüm bu hususlar neticesinde davalının abonelik sözleşmesini iptal ettiği ve dava dışı firma üzerinden devam edildiği ispatlanması halinde alacaklı olmadığı, davalı tarafından aboneliğin iptal edilmediği ispatlanmaması halinde davacı yanın davalıdan kaydi olarak 13.053,60TL tutarında alacaklı olduğu görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelere ve “ispat yükü”ne ilişkin açıklama yapılmasında yarar vardır.
İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir.
İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre “(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”
Her ne kadar davacı takipte ve dava dilekçesinde cari hesap alacağına dayanmış, uyuşmazlık konusu ön incelemede bu şekilde tespit edilmiş ise de ise de dava ve cevap dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde; Davacının cari hesap alacağının kiracı ve İnternet abonesi olan davalının, adresi kiraya vermesine rağmen aboneliğini iptal ettirmemesi nedeniyle, kiraya vermesi sonrasındaki döneme ait borcu, abone olması nedeniyle, ödemesi sonrasında, ödenen bedelin davalı malikten tahsili talebine ilişkindir. Bu nedenle TMK madde 6 ve HMK 191 uyarınca ispat yükü davacı üzeridedir.
Elektrik abonelik sözleşmesini imzalayan ve aboneliği devam eden abone, tesisatta kullanılan elektrik bakımından elektrik dağıtım şirketine karşı sözleşme gereği sorumlu olduğu gibi, elektrik sayacının muhafazası konusunda da sorumluluğu devam eder. Buna göre, fiili kullanıcıya karşı rücu hakkı mevcut olan abonenin sözleşmesi iptal edilmediği sürece, fiili kullanıcı ile beraber elektrik dağıtım şirketine karşı kaçak elektrik kullanımı ve normal kullanım bedelinden dolayı müteselsil sorumluluğunun devam edeceği kuşkusuzdur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış uygulamasına göre abonelik iptal ettirilmedikçe o abonelik üzerinden tüketilen su, elektrik ve doğalgaz bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte abone de müteselsilen sorumludur.
"...Somut olayda; davacının 28.02.2008 tarihinde dava konusu abonelik sözleşmesi yaptığı, sözleşme ekinde kira sözleşmesinin bulunduğu, davacının ne kadar süre adreste kaldığının dosya kapsamında belli olmadığı, söz konusu sayacın 28.04.2008 tarihinden sonra 24.01.2010 tarihinde okunduğu, aradaki sürede sayacın okunmadığı ve fatura düzenlenmediği, buna göre bilirkişi tarafından icra takibine esas asıl alacağın 4.957,36 TL, gecikme cezası 415,77 TL., gecikme cezasının KDV si 63,42 TL.olmak üzere toplam alacağın 5.436,55 TL hesaplandığı, aradaki dönemde kullanıma ilişkin fatura düzenlenmediği görülmektedir. Davacı 2010 yılında da takip yapıldığını ileri sürmesine göre bu takipten sonra aboneliğini iptal ettirmemekle de kusurludur..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Davacının cari hesap alacağının kiracı ve İnternet abonesi olan davalının, adresi kiraya vermesine rağmen aboneliğini iptal ettirmemesi nedeniyle, kiraya vermesi sonrasındaki döneme ait borcu, abone olması nedeniyle, ödemesi sonrasında, ödenen bedelin davalı malikten tahsili talebine ilişkin olup emsal nitelikteki T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi, ... Esas, ... Karar sayılı ilamda da belirtildiği gibi abonelik sözleşmesini imzalayan ve aboneliği devam eden abone, kullanılan tüketim nedeni ile sözleşme gereği sorumluluğu devam eder. Buna göre, fiili kullanıcıya karşı rücu hakkı mevcut olan abonenin sözleşmesi iptal edilmediği sürece, fiili kullanıcı ile beraber elektrik dağıtım şirketine karşı kaçak elektrik kullanımı ve normal kullanım bedelinden dolayı müteselsil sorumluluğunun olduğu, davalının aboneliğini iptal ettirmemiş olması nedeni ile sorumlu olduğu anlaşılmakla davacının davasını ispatladığından açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Takip konusu alacak likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacak üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,
1-Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 13.053,60-TL asıl alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 2.610,72-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 891,69-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 464,09-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin nispi harç, 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 916,00-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 6.840,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,
8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 13.053,60-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına,
10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
█████/2025
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!