Anahtar kelimeler: Cad Üstlenmiş İmal Bitirilip Mah Faturaya Yapım Faturanın Tllik İlamsız

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████ KararDAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalı şirkete ait ... mah. .... cad. C No: 22/3F Bakırköy/İSTANBUL adresindeki işyerinin elektrik yapım işlerini üstlenmiş, davalı şirkete ait işyerinin elektrik imal işleri eksiksiz bir şekilde bitirilip teslim ettiğini, işin bedeline dair düzenlenen 04.03.2024 tarih ve ... numaralı faturaya bağlanan alacağın 150.000,00 TL'lik kısmı müvekkili şirketin hesabına ödendiğini, bakiye 335.975,57 TL alacak kaldığını, müvekkili şirket adına vekaleten davalı şirket aleyhine, .... numaralı 485.975,57 TL'lik faturanın 335.975,57 TL'lik kısmı için kısmi fatura alacağı nedeniyle ilamsız takip başlatıldığını, Davalı/ borçlu şirket, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalının müvekkili şirkete borcu olmadığına yönelik itirazı tamamen takibi durdurmaya yönelik olup, bu itirazlarının hukuki bir dayanağı bulunmadığını, davalının soyut ifadelerle borçlarının bulunmadığını beyanla yetinerek icra dosyasına sunulan dilekçede herhangi bir sebep bildirilmediğini, müvekkili şirketin üstlendiği edimi, tarafların anlaştıkları şekilde yerine getirmiş, işi tam ve eksiksiz bitirmiş olarak davalı tarafa teslim ettiğini, müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki neticesinde düzenlenen e-arşiv faturası davalı şirkete teslim edildiğini, davalı tarafça 8 günlük yasal itiraz süresi zarfında herhangi bir itiraz ileri sürmediğini, davalı tarafça, faturaya yasal süresinde itiraz edilmemesi ve 150.000,00TL kısmi ödeme yapılmış olması, faturanın içeriğinin, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve borcun kabul edildiğinin göstergesi olduğunu bildirerek, davanın kabulü ile Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve alacağın tamamı üzerinden icra takibinin devamına, alacağın ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının haksız ve kötü niyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 hükmü kapsamında, hükmolunacak alacağın 9020 sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi ad ve nam altında borcunun bulunmaması nedeniyle davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında yazılı herhangi bir sözleşme bulunmadığını, taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme bulunmamasına rağmen, faturaya dayalı olarak icra takibi başlatılmasının hukuken mümkün olmadığını, fatura tek başına alacağı ispat için yeterli olmayıp, müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi ad ve nam altında borcunun bulunmaması nedeniyle davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında yazılı herhangi bir sözleşme bulunmadığını, taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme bulunmamasına rağmen, faturaya dayalı olarak icra takibi başlatılması nın hukuken mümkün olmadığını, fatura tek başına alacağı ispat için yeterli olmayıp, taraflar arasında yazılı sözleşme ve benzeri yazılı deliller ile alacağın varlığı ve miktarı, hangi işlerin yapıldığı gibi hususların ispatlanması zorunlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından, davacının faturada belirtmiş olduğu bedel ve yapıldığı iddia olunan iş kesinlikle kabul edilmediğini, müvekkili şirketin işletmesi olan ... isimli işyerinde, taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme olmamakla birlikte, davacı şirket tarafından bir takım işlerin yapılacağının taahhüt edilmesi üzerine müvekkili şirket tarafından 150.000,00.-TL avans ödemesi yapıldığını ancak daha sonrasında taraflar arasında herhangi bir yazılı sözleşme akdedilmediğini, davacının bedelde anlaşılmadan, kesin hak ediş yapılmadan, tamamen kendi insiyatifiyle fatura tanzim ederek müvekkili şirketin borçlu olduğunu iddia etmesi hukuka ve kanunlara açık bir şekilde aykırı olduğunu, taraflar arasında yapılan işlere ve bedele ilişkin hiçbir zaman kesin hak ediş yapılmadığını, yapılan işlerin bedelinin belli olmadığını, nitekim, müvekkili şirket tarafından, davacının yapmış olduğu işlerin neredeyse tamamının ayıplı ve kullanılamaz halde olduğunun anlaşılması üzerine, henüz yeni açılacak işletmenin açılmasının daha da gecikmemesi ve daha büyük zararlara uğranmaması için, başka bir firma ile söz konusu işler tekrar yaptırılmak zorunda kalınmış, müvekkili şirketin oldukça büyük zarara uğradığını, müvekkili şirketiin, üzerine düşen tüm yükümlülüğü yerine getirmiş olmasına rağmen, davacı tarafından edim ayıpsız ve eksiksiz bir şekilde müvekkil şirkete teslim edilmediğini, taraflar arasında, işlerin eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde teslim edildiğine dair herhangi bir yazılı belge veyahut kesin hak edişin de mevcut olmadığını, Tüm bu hususlar keşif, tanık beyanları, whatsapp-telefon kayıtları ve müvekkil şirket tarafından başka firmalara yapılan ödemeler ile açık bir şekilde ortaya çıkacağını, takibe dayanak yapılan fatura müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, müvekkili şirkete faturaya ve temerrüte ilişkin herhangi bir ihtarname tebliğ edilmediğini bildirerek, davacının müvekkili şirket aleyhinde ikame etmiş olduğu haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen █████/2024 tarihli fatura nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ... Numaralı dosyasında; █████/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine █████/2024 tarih ve .... numaralı faturadan bakiye kalan 335.975,57-TL alacak yönünden █████/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından █████/2024 tarihinde Ödeme emrine, borca, borcun faizine, borcun ferilerine, takip dayanağına ve bilcümle alacaklara itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı, davalı tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği görülmüştür.Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle davacının alacaklı olup olmadığı, fatura alacağa ilişkin alacağının olup olmadığı, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarındadır. Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde █████/2024 tarihinde inceleme günü verilmiş olup davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmış, davalı ticari defter ve belgelerini sunmamış, yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır. Davalının defterlerinin incelemesinin yapılabilmesi için İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmıştır. Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; Dosya mevcudu, davacı ... ticari defterleri, dava ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel yönden tetkiki sonucunda ve rapor içinde açıklanan nedenlerle/netice-i taleple bağlılık ilkesi sayın mahkemece ayrıca gözetilmek kaydı ile; Davacı Ticari Defterlerinin “Usulüne Uygunluk Yönünden” tetkik edilmesinde, incelenen davacı şirkete ait 2024 yılı ticari elektronik defterlerine ait beratların yasal sürelerinde alındığı, Envanter defterinin açılış tasdikinin yasal süresinde yapıldığı bu anlamda davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tasdik edildiği, davalı tarafın yapılan incelemeye katılmadığı, ticari defterlerini sunmadığı, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, davacı şirketin Bağlı olduğu Merter vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dosya münderecatına gönderilen 06.12.2024 tarihli yazısı ekinde bulunan davacı .... ait Form BS( Mal ve Hizmet satışlarına ilişkin bilgi formu) tetkikinde davalı ... düzenlediği 04.03.2024 tarih ... no'lu 485.975,57 TL (KDV) dahil (KDV) hariç 404.979,64 TL tutarlı fatura davacı tarafından bağlı bulunduğu Vergi Dairesine bildirildiği, davalı şirketin bağlı olduğu Bakırköy Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dosya münderecatına gönderilen 28.11.2024 tarihli yazı ekinde bulunan BA (Mal ve hizmet alımlarına ilişkin bilgi formu) tetkikinde davacı tarafından düzenlenen .... no'lu 485.975,57 TL (KDV dahil) (KDV) hariç 404.979,64 TL tutarlı fatura davalı tarafından bağlı bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüğüne bildirildiği, davacının düzenlediği ve ticari defterlerine kaydettiği fatura bilgileri ve kayıt tarihlerinin 04.03.2024 | .... | .... ELEKTRİK İŞLERİ | 485.975,57 TOPLAM 485.975,57 olduğu, davacı ... tarafından davalı ... yukarıdaki detayları verilen toplam 485.975,57 TL tutarlı fatura düzenlediği, buna mukabil davalı ... tarafından davacı ... 24.10.2023 tarihinde toplam 150.000,00 TL tutarlı ödeme yapıldığı, (485.975,75 -150.000,00 - 335.975,57 TL davacının davalıdan olan alacağı, davacı ... davalı ... İcra takip tarihi itibariyle 335.975,57 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından düzenlenen 04.03.2024 tarihli .... no'lu 485.975,57 TL tutarlı fatura davacının ve davalı ... Vergi Dairelerine vermiş oldukları 2024 yılı Mart ayına ait BA ve BS lerinde vergi dairelerine bildirdikleri, bu anlamda davacı ... tarafından düzenlenen fatura içeri hizmetin davacı tarafından davalı ... verildiği, davalının takibe yapmış olduğu itirazın yerinde olmadığı, davacı ... 3095 sayılı yasaya istinaden icra takip tarihi olan 06.06.2024 tarihinden itibaren asıl alacağa %20 yasal faiz talep edebileceği sonuç ve kanaatine muhasebesel inceleme ile varılmakta olduğu ancak yanlar arasındaki ilişkinin “Ticari iş” olması hasebiyle, TC Merkez Bankası kısa vadeli avans faizinin takip tarihinden itibaren somut olaya tatbikinin Sayın Yargı Makamının tercih ve takdirinde olduğu, tarafların, İnkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı sonuç ve kanaatine varılmakta olduğu görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.Davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine istinaden, █████/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle; ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve ... San. Tic. Ltd. Şti. Arasında görülen Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazin İptali davasında davalı ... sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.nin davalı .... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yasal defter ve belgelerinin incelenerek düzenlenen fatura sebebiyle alacak tutarının tespiti amacıyla yapılan inceleme sonucunda ödemelerin cari bakiyesinden düşülmesi sonrası kalan bakiye borcunun 335.975,57TL olduğu görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.Bilirkişi raporları HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Taraflar arasında sözlü olarak kurulduğu anlaşılan sözleşme, kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Davacı/ satıcı tarafından fatura düzenlenip, davacının ticari defterlerine kaydedilmesi tek başına davacının alacağın varlığını kanıtlamaya yetmez. Fatura konusu mal ve hizmetin verilip teslim edildiğinin de kanıtlanması gerekir. TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. "...Diğer taraftan, her iki taraf tacir olup HMK 222. maddesi gereğince bilirkişi incelemeleri sonucunda tutmakla yükümlü oldukları ticari defter ve kayıtların usul ve yasaya uygun olduğu ve delil vasfını taşıdığı tespit edilmiştir. Gerek davacı, gerekse davalının ticari defter ve kayıtlarında takip konusu fatura ve fatura alacağı yer aldığı gibi davalı şirkete ait BA Formunda fatura konusu alacağın bildirilmiş olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, davacının takibe konu etmiş olduğu faturadan dolayı alacak iddiasını usul ve yasaya uygun olan delillerle ispat ettiğinin kabulü neticesinde verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi, 10.10.2024 Tarih, ... Esas, ... Karar. "...Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, mahkemece dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına ve özellikle davacı tarafça taraflar arasındaki sözleşme kapsamında düzenlenen faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalara dayalı BA/BS formlarının düzenlendiğinin anlaşılmasına ve davalı tarafça imalatın sözleşmeye uygun olmadığı ve ayıplı yapıldığı iddiasının usul ve yasaya uygun delillerle kanıtlamamış olmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir..." T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi, █████/2025 Tarih, ... Esas, ... Karar. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki 04.03.2024 tarih .... numaralı 485.975,57 bedelli düzenlenen fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır. Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar. Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir. Somut olay bakımından, elektrik yapım işlerinden kaynaklı anlaşma olup davalının zamanaşımı itirazı bulunmakta olup öncelikle incelenmesi gerekmektedir. TBK'nun 147 uyarınca eser sözleşmesi nedeniyle istenebilecek alacaklar 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu nedenle davalının bu itirazları yerinde değildir.Fatura nedeni ile alacaklı olduğunu ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmiş olup, davacının ve davalının defterlerine göre davacının 335.975,57-TL alacaklı olduğu, davalı şirketin bağlı olduğu Bakırköy Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dosya münderecatına gönderilen 28.11.2024 tarihli yazı ekinde bulunan BA (Mal ve hizmet alımlarına ilişkin bilgi formu) tetkikinde davacı tarafından düzenlenen .... no'lu 485.975,57 TL (KDV dahil) (KDV) hariç 404.979,64 TL tutarlı fatura davalı tarafından bağlı bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüğüne bildirildiği tespit edilmiştir. T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi, 10.10.2024 Tarih, ... Esas, ... Karar ve T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi, █████/2025 Tarih, ... Esas, ████████ Karar sayılı ilamından da belirtildiği gibi BA Formunda fatura konusu alacağın bildirilmiş olması durumda, davacının takibe konu etmiş olduğu faturadan dolayı alacak iddiasını usul ve yasaya uygun olan delillerle ispat ettiğinin kabulü gerekecek olup davalı bunun aksini ispat edememiş olduğu, davacının her iki tarafında ticari defterleri ve davalının BA kaydı ile davasını ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Takip konusu alacak faturadan kaynaklı açık hesap alacağı olup, taraflarca bilinebilir ve likit bir alacak niteliğinde olup tarafların ticari defterleri ve BA kayıtları ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacak üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,1-Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 335.975,57-TL asıl alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 67.195,11-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 22.950,49-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 4.057,75-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 18.892,74-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı, 4.057,75-TL peşin harç, 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 4.546,15-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 4.605,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 53.756,09-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına, 10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ... ¸e-imzalı Hakim ... ¸e-imzalı