Anahtar kelimeler: Barkod Aşamalı Komşusuna Kağıdının Buraya Haber Muhatabın Kapısına Yöntem Yapıştırıldığı

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaSanığın yokluğunda verilen 19.04.2016 tarihli gerekçeli kararın tebliği için mahkemesince "..." barkod Nolu tebligat çıkarıldığı, muhatabın adreste tanınmadığından bahisle 2 Nolu haber kağıdının kapısına yapıştırıldığı ve komşusuna haber verildiği belirtilerek tebligat yapılmış ise de; muhatabın hem adreste tanınmadığı hem de komşusuna haber verildiği ibarelerinin çelişki oluşturduğu, ayrıca 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinin “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, bu adrese tebliğ yapılması gerektiği halde ilk önce TK'nun 21/1. maddesine göre tebligat yapılmayarak TK'nun 21/2. maddesine tebligat yapıldığı, TK'nun 21. maddesine göre çıkarılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanığın öğrenme üzerine 01.11.2023 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan inceleme neticesinde;Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre sanığın temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.