"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesinin KARAR TARİHİ: 07.11.2023 SUÇLAR: Nitelikli yağma, Hakaret SUÇLARIN TARİHİ: 03.02.2013HÜKÜMLER: Mahkumiyet, BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma sonrası kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:1-Çorlu Cumhuriyet savcısı Recep Balcı’nın temyiz isteminin incelenmesinde, 1412 sayılı Kanun'a göre, temyiz süresi kural olarak (duruşmalara katılan Cumhuriyet Savcısı da dahil olmak üzere) bir haftadır. Karar sanık veya katılanın yokluğunda verilmişse süre tebliğden itibaren işlemeye başlar. Görüldü savcısının o yer ve mülhakat sulh ceza mahkemelerinin kararlarını temyiz süresi tefhimden itibaren bir ay, asliye ceza mahkemelerinin kararlarını temyiz süresi ise 30 gün olduğu dikkate alındığında, ilk derece mahkemesinde 8 ve 9 uncu duruşmalara katıldığı anlaşılan o yer Cumhuriyet savcısının, 07.11.2023 tarihinde tefhim edilen hükmü 1412 sayılı Kanun'un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 05.12.2023 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında; o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince REDDİNE,2-Sanık hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 3-Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise,Sanığa yüklenen hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125/1-4 maddesinin gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıl olağan dava zamanaşımı süresinin, sanık hakkında kurulan ilk hükümde ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiği de gözetilerek, sanık ...’in sorgusunun yapıldığı 03.06.2015 tarihinden, inceleme tarihine kadar dava zamanışımını kesen başka bir işlem olmaksızın geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle kısmen tebliğnameye aykırı olarak DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,25.06.2025 tarihindeoybirliğiyle karar verildi.
Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!