Anahtar kelimeler: Kurucusu Pet Nak Erzurum Taah İlişkiden Yıllarda Birçok İnş Gıda

T.C.
ERZURUMBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████ KARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2022 (Dava), █████/2023 (Karar)NUMARASI : ████████ Esas, ████████ KararDAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili, müvekkili şirketin yetkilisi ... ile davalı alacaklı şirketin yetkilisi ... geçmiş yıllarda birçok ortak iş yaptığını, zira bu ortaklık işleri kapsamında taraflar arasında en son olarak, müvekkili şirketin yetkilisi ...'ın yine yetkilisi ve kurucusu olduğu ...İnş. Taah. Nak. Gıda Pet. Ürün. San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı şirket yetkilisinin eşi ... arasında Ağrı ... Noterliği’nin 20.04.2021 tarih ... yevmiye numaralı iş ortaklı sözleşmesi uyarınca “muhtelif cadde ve sokaklarda yol, kaldırım yapım ve onarım işi” konulu 24.07.2020 başlangıç tarihli bir iş ortaklığı kurulduğunu, işbu ortaklığa müvekkili şirketin yetkilisinin diğer şirketi ... İnş. Ltd. Şti. tarafından %51 oranında davalı şirketin yetkilisinin eşi ... tarafından ise %49 oranında sermaye konulduğunu, işbu ortaklık sözleşmesi kapsamında ise ... Belediyesi Başkanlığından yol, kaldırım yapım ve onarım işi alındığını, yine işbu ortaklığa ilişkin olarak ... nezdinde “...İnşaat Ltd Şti- ... iş ortaklığı” adı altında vadesiz TL hesabı açıldığını, işbu ortaklığa ait hesaba ise ... Belediyesi tarafından 19.10.2021 tarihinde 500.000,00-TL, 30.10.2020 tarihinde 225.000,00-TL, 04.12.2020 tarihinde, 15.000,0-TL olmak üzere toplamda 740.000,00-TL yatırıldığı ancak bu bedelin, müvekkili şirketin yetkilisinin diğer şirketi olan ... İnş. Ltd. Şti.'nin onayı ve haberi olmaksızın ortaklardan ...’nın temsilcisi olan ve işbu davadaki davalı şirketin yetkilisi ve sahibi olan ... tarafından ... nezdinde açılan internet bankacılığı aracılığı ile ... hesabına aktardığı böylelikle ... Ltd. Şti'nin hakkının gasp edildiği, ortaklığa ait elbirliği mülkiyete konu bu tutarı zimmete geçirdiği tespit edildiğini ve davalı şirket ve yetkilisi aleyhine suç duyurusu ve icra takipleri yapıldığını ve taraflar arasındaki ortaklık ilişkisi bu olay neticesinde koptuğunu, müvekkilinin davalı yana vermiş olduğu ve işbu icra takibine konu çekin ise keşide tarihinden görüleceği üzere 30.11.2017 tarihli olup tarafların ortaklık ilişkisinin var olduğu ve aralarının da iyi olduğu bir tarihte ekonomik olarak bankalar nezdinde güçlü bir firma olan müvekkili tarafından, davalı şirkete, davalının bankalar nezdinde kullanacağı kredi için davalı şirketin krebilitesini arttırmak üzere verildiğini, nitekim davalı yanın o tarihlerde bu çeke dayalı olarak bankadan kredi kullandığını, işbu kredi kullanımı sonrası ise müvekkili tarafından çek iadesi talep edilmesine rağmen müvekkiline iade edilmediğini, müvekkilinin ise taraflar arasındaki ortaklık ve güven ilişkisi gereği çekin varlığını dahi unutarak davalı yana güvendiğini, ancak davalı tarafından müvekkili aleyhine Erzurum ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyası üzerinden 30.11.2017 günlü ... seri numaralı 110.000,00-TL bedelli çeke dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı yanca 30.11.2017 tarihinde bankaya ibraz edilen hatır çeki 12.04.2022 tarihinde yani aradan tam 4,5 yıl geçtikten sonra sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak ilamsız icra takibine konu edildiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalması kaydıyla ile menfi tespit davasının kabulüne, davalı alacaklıya Erzurum .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E sayılı dosyası ile borçlu olmadığının tespitiyle fer’ileriyle birlikte takibin iptaline, haksız ve kötüniyetli icra takibi nedeniyle davalı alacaklı ... aleyhine asıl alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, öncelikle ve ivedilikle teminatsız yahut asıl alacağın %15'i tutarıda teminat mukabili olarak tedbiren Erzurum .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı icra dosyasında vezneye giren paranın alacaklıya ödenmemesine ve icra takibinin durdurulmasına, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili, müvekkili şirketin davalı şirkete karşı, zamanaşımına uğrayan 30.11.2017 tarihli ... seri numaralı 110.000 TL bedelli çeki delil göstererek temel ilişkiye dayalı Erzurum .... İcra Müdürlüğü 2022/... E. Sayılı dosya ile ilamsız takibe geçtiği ve takip kesinleştiğini, dolayısıyla davacı yanın iddiasındaki gibi orta yerde zamanaşımına uğramış çeke dayalı sebepsiz zenginleşme talebi bulunmadığını, zira müvekkili şirketin söz konusu çekte lehtar, davacı şirketin ise keşideci olduğundan aralarında bir temel ilişkiye dayalı ifa amacıyla verilmiş bir çek bulunduğunu, bu bakımdan davacı yanın takip taleplerini nitelemesinin yanlış ve hukuki isabetten yoksun olduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında bir süreliğine bir kaç iş için ortaklık kurulduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirketin ortaklığı dava dilekçesinde ifade edildiğinden davacınında kabulünde olduğunu, davacı şirket, müvekkili şirketten girdiği ekonomik sıkıntı nedeniyle borç para istediğini, müvekkili şirket ise yılların ortaklığının sağladığı güven nedeniyle davacı şirkete 110.000 TL borç para verdiğini ve karşılığında söz konusu çek kendisine keşide edildiğini, müvekkili şirketin çeki 30.11.2017 tarihinde ibraz ettiğini fakat çekin karşılıksız çıktığını, müvekkili şirket, ortağına çok defa borcunu ödemesini talep etmesine rağmen borcu ödenmediğini, davacı ile ortaklığı bittikten sonra da borç ödenmediğinden, dava konusu takip talebinde bulunmak zorunluluğu hasıl olduğunu, işbu nedenle söz konusu takip talebindeki temel ilişkinin BK 146. Madde kapsamında olduğunu ve zamanaşımının 10 yıl olduğunu, bu nedenlerle öncelikle Erzurum .... İcra Müdürlüğü 2022/... E. Sayılı dosyaya verilen durdurma kararının kaldırılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise mevcut eflasyonist ortam, işleyecek faiz ve davanın uzun sürmesi gibi olgular nedeniyle teminat miktarının arttırılmasını ve davanın reddi ile mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :İlk Derece Mahkemesince, " ...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili müvekkilinin davalı ile yıllara sari ticari ilişkisi olduğunu, davalının bankalardan kullanacağı kredilerde notunun yüksek olması için müvekkili tarafından davalıya hatır için çek verildiğini, ancak davalının bu çeki yıllar sonra icra takibine koyduğunu bu çekin zamanaşımına uğradığını ve herhangi bir temel borç ilişkisi olmadan düzenlendiğinden borçsuzluklarının tespitini talep etmiştir. Davalı ise müvekkilinin lehtar konumunda olduğunu, davacı ile süre gelen ticari ilişkilerinin bulunduğunu, davacıya borç para verildiğini ve bunun karşılığında dava konusu çekin alındığını, borç verme hususunda tanıklarının bulunduğunu beyan etmiştir. Taraflar arasındaki çekin zamanaşımına uğramış olması ve kambiyo senedi vasfını yitirmiş olması nedeniyle yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu hususunda taraflar arasında bir anlaşmazlık bulunmamaktadır. Davacı temel borç ilişkisi bulunmadığından davalının bu çek nedeniyle sebepsiz zenginleştiğini, davalı ise lehtar konumunda olduklarını ve taraflar arasında bir karz (tüketim ödüncü) sözleşmesi bulunduğundan alacaklı olduklarını beyan etmektedir. Çeklerde zamanaşımını düzenleyen TTK'nun 814/1. maddesinde, hamilin cirantalarla düzenleyene ve diğer çek borçlularına karşı sahip olduğu başvurma haklarının ibraz süresinin bitiminden itibaren 3 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı hükme bağlanmıştır. 30.11.2017 keşide tarihli dava konusu çek 12.04.2022 tarihinde ilamsız icra takibine konu edildiğinden zamanaşımına uğramıştır. Bu halde dava konusu çek HMK'nin 202.maddesi kapsamında delil başlangıcı mahiyetindedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu çekin düzenlenme nedeni olan temel borç ilişkisinin karz sözleşmesi olup olmadığı hususudur. Dava değeri itibariyle HMK'nin 200 ve devamı maddeleri gereğince senetle ispat zorunluluğuna tabidir. Ancak davalının zamanaşımına uğramış çek ile delil başlangıcına sahip olması nedeniyle tanık dinletmesi mümkündür. Davalı tanıkları birbirleri ile uyumlu ve tutarlı beyanlarında davacının davalıdan ödünç para aldığını ve bunun karşılığında dava konusu çekin düzenlendiğini beyan etmiştir. Zamanaşımına uğramış yazılı delil başlangıcı niteliğindeki çek ve davalı tanıkları ile davalı, davacı ile aralarındaki karz sözleşmesi temel ilişkisini ispat etmiştir. Davacı ise bu çekin hatır için verildiğine veya temel borç ilişkisi olmadan düzenlendiğine ve davalının sebepsiz zenginleştiğine dair bir delil ibraz edemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle " 1-Davanın reddine, " şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; bahse konu çekin banka kredileri açısından garanti olması amacıyla hatır çeki olarak davalıya verildiğini, müvekkilinin davalıya böyle bir borcunun bulunmadığını, mahkemece bu konuda hiçbir araştırma yapılmadığını, dava dilekçesinde açıkça neden dayanıldığını izahı edilen müvekkilinin delilinin toplamayan mahkemece, verilen kararın fahiş hatalı olduğunu, davalının kullanmış olduğu kredilere dair özellikle dava konusu yapılan çekin kredilerde teminat ya da kredi notunun yükseltici bir kriter olarak kullanıp kullanılmadığının sorulması için bankalara müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, somut olayda davalının savunmasının müvekkiline ödünç para verildiği ve para karşılığında davaya konu çekin verildiğine yönelik olduğundan TBK 389. maddesi gereği borcun zamanaşımına uğradığını, tacir olan şirket yakıtlarına işlenmeyen bu çek ile alacaklı olarak ticari defter yerine şaibeli ve yanlı tanık beyanlarına itibarla hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, iddianın borcun olmadığına yönelik olduğunu, yokun ispatı söz konusu olamayacağından ve ilamsız takip yapan davalının temel ilişkiyi ispat etmesi gerektiğinden alacağın ispat yükünün davalının kedisinde olduğunu, tacir olan iki şirket arasında ticari defterlerin incelenmesinde böyle bir alacak borç ilişkisinin olmaması ve çekin bedelsiz olduğunun sübut bulacağını, bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede müvekkilinin davalı tarafa gerçek ve somut bir borcu olmadığının sübut bulduğunu, davalı tarafından ileri sürülen borç iddiasının haksız, kötü niyetli ve sebepsiz zenginleşme amaçlı olduğunu, dava konusu çekin zamanaşımna uğramış olması nedeniyle davalı tarafça ilamsız icra takibine konu edildiğini, icra takibinin ilamsız olarak yapılması halinde çekin illetten mücerret olması durumunun uygulanamayacağını ve davalının taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ispat ederek alacağını ispat etmesi gerektiğini, davalı alacaklıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken ve yine davalının tüketim ödüncü iddiasında dahi istem hakkının zamanaşımına uğradığı açıkken aksi yönde verilen kararın hatalı olduğunu savunarak mahkemece verilen kararın kaldırılması talebi ile istinafa başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:Dava, kambiyo senedine dayanarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Somut olayda davacı vekili müvekkili aleyhine Erzurum .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyası üzerinden 30.11.2017 günlü ... seri numaralı 110.000,00-TL bedelli çeke dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı yanca 30.11.2017 tarihinde bankaya ibraz edilen hatır çeki 12.04.2022 tarihinde yani aradan tam 4-5 yıl geçtikten sonra sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak ilamsız icra takibine konu edildiğini, çekin davalı şirkete, davalının bankalar nezdinde kullanacağı kredi için davalı şirketin krebilitesini arttırmak üzere verildiğini, işbu kredi kullanımı sonrası ise müvekkili tarafından çek iadesi talep edilmesine rağmen müvekkiline iade edilmediğini ileri sürerek Erzurum .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E sayılı dosyası ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalı vekilinin cevabında, davacı şirketin müvekkili şirketten girdiği ekonomik sıkıntı nedeniyle borç para istediğini, müvekkili şirketin ise yılların ortaklığının sağladığı güven nedeniyle davacı şirkete 110.000 TL borç para verdiğini ve karşılığında söz konusu çekin kendisine keşide edildiğini, takibin bu temel ilişkiye dayandığını savunarak davanın reddini istediği, mahkemece zamanaşımına uğramış yazılı delil başlangıcı niteliğindeki çek ve davalı tanıkları ile davalı ve davacı arasındaki karz sözleşmesi temel ilişkisinin ispat edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekilinin istinaf yasa yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. TTK’nin 779/1 maddesi gereğince bonoda düzenleyen, tıpkı poliçede kabul eden muhatap gibi sorumlu olduğundan ona karşı ileri sürülebilecek bonoya dayalı talep hakları da vadeden itibaren üç yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Belirtmek gerekir ki mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 690 ıncı maddesi atfı ile aynı Kanun’un 661 inci maddesi gereğince de zamanaşımı süresi üç yıldır. Diğer taraftan bono Kanun’da belirtilen zamanaşımı süresinin geçmesi ile birlikte kendiliğinden kambiyo senedi vasfını kaybetmez. Ancak borçlunun zamanaşımı definde bulunması hâlinde bono kambiyo senedi vasfını kaybeder. Borçlu süresi içinde zamanaşımı definde bulunmaz ise bono kambiyo senedi vasfını kaybetmeyeceği için hamil, bonoya dayalı olarak icra takibi yapabilir veya alacak davası açabilir. Ayrıca zamanaşımı bir defi olduğundan hâkim tarafından resen dikkate alınamaz, mutlaka ilgili kişinin bu defiyi ileri sürmesi gerekir (..../...., ...: Kıymetli Evrak Hukuku Esasları,..., 2018, s. 272; ..../...., s. 264). Borçlunun zamanaşımı defini süresi içerisinde ya dava sırasında ya da icra takibi sırasında ileri sürmesi gerekir. Borçlunun zamanaşımı definde bulunması üzerine bononun hamili, kambiyo hukukundan kaynaklanan haklarını kaybeder. Görüldüğü üzere burada bononun kambiyo senedi vasfını kazanmasından sonra zamanaşımı definin kaybettirici etkisi söz konusudur. Bu itibarla zamanaşımı definin kaybettirici etkisi nedeniyle zamanaşımına uğrayan bono alacağının, adi borca dönüşmesine imkân bulunmadığı gibi zamanaşımına uğrayan bononun da adi senede dönüşmesi mümkün değildir (..., .... Hukuku, Ankara 1997, s. 878; ..../...., s. 264). Zamanaşımına uğrayarak kambiyo senedi vasfını kaybeden bono adi senede dönüşmemekle birlikte bu bonodan HMK’nin 202 nci maddesi kapsamında (yazılı) delil başlangıcı olarak yararlanılabilecektir (..., ...: Hukuk Muhakemeleri Usulü.... İstanbul, 2001, s.2302). Nitekim doktrin ve uygulamada zamanaşımına uğrayan ve imzası inkâr edilmeyen bir bononun adi senede dönüşmeyeceği ancak temel borç ilişkisi bakımından (yazılı) delil başlangıcı teşkil edeceği noktasında tam bir görüş birliği bulunmaktadır.Bununla birlikte zamanaşımına uğramış bononun (yazılı) delil başlangıcı teşkil etmesi için de, iddia eden kişi ile karşı taraf arasında bir temel ilişkinin bulunması gerekmektedir. Böyle bir temel ilişkinin bulunmadığı durumlarda, iddia eden kişi yönünden zamanaşımına uğramış bono (yazılı) delil başlangıcı dahi teşkil etmeyecektir. Nitekim Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 25.12.2019 tarih ve 2019/.. esas, 2019/...karar sayılı kararında da aynı ilkeler kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; her ne kadar davalı tarafça alacak definde bulunularak yargılama aşamasında zamanaşımı kesilse de; dava tarihi itibariyle davaya konu senedin 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, belgenin adi yazılı belgeye de dönüşmeyeceği ancak yazılı delil başlangıcı kabul edilebileceği, menfi tespit davasında ispat yükünün davalıda olduğu, mahkemece; davalı tanıkları birbirleri ile uyumlu ve tutarlı beyanlarında davacının davalıdan ödünç para aldığını ve bunun karşılığında dava konusu çekin düzenlendiğini beyan ettiği, zamanaşımına uğramış yazılı delil başlangıcı niteliğindeki çek ve davalı tanıkları ile davalı, davacı ile aralarındaki karz sözleşmesi temel ilişkisini ispat ettiği, davacı ise bu çekin hatır için verildiğine veya temel borç ilişkisi olmadan düzenlendiğine ve davalının sebepsiz zenginleştiğine dair bir delil ibraz edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, istinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Başvuru sırasında peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-İstinaf başvurusunda bulunan tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.