Anahtar kelimeler: Gazipaşa Süreç Edenin Görüşü Antalya Neticesinde Edilebilir Tehdit Sayisi Onama
6. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
    SAYISI : █████████ E., █████████ K.
    SUÇ : Nitelikli tehdit
    HÜKÜM : Mahkumiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
    Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKİ SÜREÇ
    A. İlk Derece
    Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.02.2021 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
    B. İstinaf
    Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.12.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile, duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a, 62, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5-6-7-8. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş olup hüküm 19.07.2021 tarihinde kesinleşmiştir. Denetim süresi içerisinde 06.12.2021 tarihinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2021 tarihli ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verilmiş olup Gazipaşa Asliye Ceza Mahkemesince Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'ne yapılan ihbar sonucunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı açıklanarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a, 62, 53, 54. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsadereye karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Sanığın Temyiz İstemi
    Kararın usul ve kanuna, aynı zamanda hak ve nefaset kurallarına aykırı olduğuna, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, mağdurun kardeşlerinin yönlendirmesi sonucunda ifade verdiğine, olaydan bilgisi olan babam Mustafa Ağır'ın dinlenilmesini talep ettiği halde dilenmediğine, bu hususun savunma hakkını kısıtladığına, alt sınırdan ayrılarak cezalandırılmasının usul, kanun ve nefaset kurallarına aykırı olduğuna, delillerin yanlış ve eksik değerlendirildiğine, hürriyeti bağlayıcı bir suçtan mahkûmiyeti olmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve ertelemeye yönelik lehe hükümlerin eksik uygulandığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    1. Sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
    2. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında istikrarla vurgulandığı üzere;
    "Amacı, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı ve hiçbir şüphe veya başka türlü oluşa imkân vermeyecek açıklıkta olmalıdır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir."
    Ceza yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38/4. maddesi, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 6/2. maddesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 11. maddesi) de nazara alınarak tüm dosya kapsamı birikte değerlendirildiğinde; Sanık ile mağdurun kardeşleri arasında önceden gelen bir husumetin bulunduğu, olay günü mağdurun kardeşleriyle görüşmesinin ardından sanık ile mağdur arasında tartışma yaşandığı anlaşılmaktadır. Sanık, üzerine atılı suçu yargılamanın her aşamasında kabul etmemiş; av tüfeğini doldurarak kapıya çıkmasının, mağdurun kardeşlerinden gelebilecek muhtemel bir saldırıya karşı tedbir alma amacı taşıdığını beyan etmiştir. Sanığın, mağdura tüfeği doğrultarak “Seni öldüreceğim” şeklinde tehditte bulunduğuna dair yalnızca mağdurun beyanı mevcut olup mağdurun kardeşlerinin olaya ilişkin görgüye dayalı herhangi bir bilgiye sahip olmadıkları, mağdurun beyanını destekler nitelikte her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin bir delilin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece sanığın üzerine atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
    III. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,24.06.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!