Anahtar kelimeler: Mühletin Mühlet Konkordato Sakarya Esaskarar Konkordatodan Konkordatosu İik Vade Borçlular

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
TALEP EDENLER : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Konkordato (İİK 285 İla 308/h)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Talep eden borçlular vekili borçlular hakkında vade konkordatosu talebinde bulunmuştur.
Mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı ile konkordato talep eden borçlular hakkında İİK287. Maddesi gereğince üç ay süre ile geçici mühlet verilmiş, talep üzerine borçlular hakkındaki geçici mühletin █████/2025 günü saat 12.00'a kadar uzatılmasına karar verilmiştir.
Geçici mühlet içerisinde; talep eden borçluların malvarlıklarının rayiç değerlerinin tespiti bilirkişi marifetiyle yapılmıştır.
Konkordato komiser heyeti ara raporlarını ve geçici mühlet nihai raporlarını dosyaya sunmuştur. Komiser heyeti █████/2025 tarihli nihai raporunda;
Borçlu ... hakkında;
Borçlu şirketin varlıkları toplamı konkordatoya başvuru tarihi olan █████/2025 tarihi itibariyle kaydı değere göre 39.715.995,47 TL, rayiç değere göre 39.297.715,85 TL’dir. █████/2025 tarihi itibariyle bu değerler sırasıyla 36.483.447,25 TL ve 37.466.464,28 TL olmuştur. Yani şirket varlıklarında kaydi ve rayiç değer olarak azalma yaşanmıştır.
Zikredilen şirketin konkordatoya tabi borç toplamı 21.832.629,77 TL olup, bunun 16.150.125,40 TL’si adi borç, 5.682.504,37 TL’si rehinli borçtur. Şirketin imtiyazlı borç tutarı ise █████/2025 tarihi itibariyle 4.590.171,57 TL’dir. Bunun toplama dahil edilmesiyle şirketin borcu 26.422.801,34 TL olmuştur. Öte yandan geçici mühlet içinde şirketin borçlarında 8.125.822,66 TL tutarında artış olmuştur. Ayrıca geçici mühlet içinde borçlu şirketin öz kaynaklarında 9.957.074,23 TL tutarında azalma olmuştur. Bu da şirketin borç ödeme kabiliyetini olumsuz yönde etkilemiştir.
█████/2025 tarihli verilere göre borçlu şirket rayiç değerlere göre borca batık durumda değildir. Ancak borçlu şirket ödeme acziyeti içindedir. Borçlu şirketin net çalışma sermayesi █████/2025 tarihinde 1.662.399,43 TL iken █████/2025 tarihinde -12.454.170,65 TL olmuştur. Yani geçici mühlet içinde borçlu şirketin varlıkları değer kaybederken borçları artmışıtır. Bu da borçlu şirketin ekonomik performansının geçici mühlet içinde bozulduğunu ortaya koymaktadır.
Borçlu şirket tarafından sayın mahkemeye sunulan sunulan dosyada yer alan konkordato ön projesinde 2028 yılına kadar elde edileceği gelir projeksiyonu %40 artırımlı olarak yapılmıştır. Ancak bu oran borçlu şirketin geçmiş yıllar performansı ile uyumlu gözükmemektedir. Nitekim borçlu şirketin 2025-2028 yılları arasında 30.198.653,00 TL’lik ticari faaliyet karı elde edeceği öngörülmüştür. Ancak, borçlu şirketin geçmiş performansı göz önüne alındığında (mali tablolarda vergisel ihtiyat konusu dikkate alınsa bile) ifade edilen tutarda bir ticari faaliyet gelirine ulaşması pek gerçekçi görünmemektedir. Bu açıdan proje gerçekçi olarak hazırlanmamıştır. Kaldı ki geçici mühlet içinde (yaklaşık 3,5 ayda) borçlu şirketin net satışlarında sadece 1.260.077,74 TL artış olmuştur. Üstelik bu dönemde şirket faaliyet karı edemediği gibi dönemi zararla kapatmıştır. Oysa şirketin ön projesinde yer verilen kaynalar arasında 30.198.653,00 TL faaliyet karı elde edeceği belirtilmiştir. Geçici mühlet döneminde zarar eden bir şirketin uzun dönemde yüksek kar elde etmesi ve borçlarını bununla ödemesi olası gözükmemektedir. Öte yandan borçlu şirketin sahip olduğ hazır değerlerde geçici mühlet içinde artış değil azalış olmuştur. Yani şirket borç ödemeye yönelik hazır değer biriktirememiştir. Yine borçlu şirketin ticari alacakları rayiç değer olarak 1.559.240,15 TL iken geçici mühlet içinde 869.697,16 TL’ye gerilemiştir. Yani şirket ticari alacaklarını da arttıramamıştır. Ayrıca borçlu şirketin stok tutarı █████/2025 tarihi itibariyle rayiç değerlere göre 23.308.117,56 TL iken bilirkişi marifetiyle yaptırılan değer tespitinden sonra 17.001.863,00 TL’ye düşmüştür. Öte yandan geçici mühlet içinde şirketin borçlarında 8.125.822,66 TL tutarında artış olmuştur. Yine geçici mühlet içinde borçlu şirketin öz kaynaklarında azalma yaşanmıştır. Bu da şirketin borç ödeme kabiliyetini olumsuz yönde etkilemiştir. Bu anlamda geçici mühlet içinde şirketin ortaya koyduğu ekonomik performans borçlu şirketin öngördüğü faaliyet karına ulaşmasını imkansızlaştırmıştır. İkinci olarak borçlu şirketin ön projesinde yer verilen kaynaklar arasında 2.000.000,00 TL taşıt satış geliri yer almaktadır. Şirket faaliyetlerinin sürdürülmesinde taşıtlar önemli bir yer tutmaktadır. Bu taşıtın satışı durumunda nasıl bir çözük bulunacağı raporda belirtilmemiştir. Öte yadan daha önceden satılan bazı araçların borçlu şirketin muhasebe kayıtlarından düşülmediği tespit edilmiştir. Bu da borçlu şirket kayıtlarının doğruluğu hakkında şüphe uyandırmıştır. Oysaki sağlıklı bir konkordato sürecinin yürütülebilmesi için şirket kaytılarının güvenilir olması şarttır.
Borçlu şirket tarafından dava açılırken sayın mahekemeye sunulmuş olan ön projedeki eksikliklerin giderilmesi ve daha gerçekçi bir önproje hazırlanabilmesi için heyetimiz tarafından borçlu şirket yetkililerine öneriler sunulmuş ve tutanağa bağlanmıştır. Ayrıca heyetimiz tarafından tespit edilen eksiklikler █████/2025 tarihinde ayrı bir görüş olarak sayın mahkemeye sunulmuşutur. Ancak iş bu rapor itibariyle şirket yetkilileri tarafından borçlu şirkete yönelik olarak proje revizyonu yapılmamıştır. Projenin revizyonunun konkordato sürecinin devamı için gerek şart olarak göründüğünü ayrıca vurgulamak gerekmektedir. Bu vurgu temel alınarak konkordato projesinin konkordato süreci içerisinde alacaklılar müzakeresinden önceki güne kadar revize edilebileceği yönünde bir görüş ileri sürülebilir. Elbette ki konkordato ilan eden borçlunun konkordato projesini reviz etmesi için farklı bir zamansal düzlemden bahsedilebilir. Ancak, konkordato tek başına konkordato ilan eden borçlu eksenin değerlendirilerek kararların alınabileceği bir süreç değildir. Bilindiği üzere konkordatonun borçlu dışında ve konkrodato sürecinin akibite sonucunda mağduriyet yaşama ihtimali en önemli paydaşları borçlu firmadan alacaklı olan alacaklılardır. Bir konkordato süreci, sürecin bütün paydaşları için güven sağlayıcı bir şekilde yürütülmelidir. Bu durum göz önüne alınarak borçlu firmanın konkordato ön projesinin alacaklılar açısından güven sağlayacak gerçeklikten uzak olduğu, şirketin gerçek durumunu yansıtmaktan yoksun olduğu bu nedenle alacaklılar açısından güven sağlayıcı bir süreç tasarımının bu proje temelinde sağlanmasının mümkün olmadığı görülmektedir. İfade edilen düzlemdeki bu güvenin geçici mühlet süreci içerisinde sağlanamadan "belirsizlikler ve gerçekçi olmayan proje" temel alınarak konkordato kesin mühlet sürecine geçilmesi alacaklıların haklarına yönelik olumsuz durumların gelişmesine neden olabilirecektir. Ayrıca, konkordato projesinin bir konkordato sürecinin yönetilmesindeki temel kritik hususlardan bir göz önüne alındığın bu projenin firmaya ilişkin gerçek ön görüleri yansıtması gerekmektedir. Ancak mevcut proje incelendiğinde özellikle geleceğe ilişkin gelir ön görülerinin mevcut performans temel alınarak değerlendirildiğinde gerçeklemesinin mümkün olmadığı görülmektedir. Bu durum mali öngörülerin gerçekçi analizler temelinde yapılmadığını göstermesinin yanında şirket yöneticilerinin yönetsel ve konkordato sürecinin yönetilmesi-sorumlulukları ile alacaklılara ilişkin olağan sorumlulukları konusunda dikkatli davranmadıklarına işaret etmektedir. Oysa, çok farklı paydaşlar temelinde yönetilmesi gereken konkordato sürecinin böylesi bir bilinçten yoksun olunması durumunda etkin bir süreç tasarlanması mümkün görünmemektedir.
Bu açıklamalar temelinde nihai değerlendirme ve takdir yetkisi Yüce Mahkemeye ait olmak üzere, borçlu firmanın konkordato ön projesinin burada tespit edilen hususlar temel alınarak geçici mühlet süreci içerisinde revize edilmesi zorunluluktur. Aksi takdirde borçlu şirketin geçici mühletinin sonlandırılması veya kesin mühlete geçmesine olanak verilmemesi önerilmektedir.
Borçlu hakkında
Borçlu ..., ortağı olduğu borçlu ... borçlarına olan kefalet sorumluluğundan dolayı konkordato sürecine dahil olmuştur. Borçlu şirketin imtiyazsız (adi) olan kefalet borçları ve ciranta sıfatından kaynaklı çek/senet borçları 21.002.672,52 TL’dir. ... şahsi borcu ise 716.405,00-TL tutarındadır. Böylece ... şirket borçları, cirantadan kaynaklanan borçları ve şahsi borları toplamı 21.719.077,52 tutarında gözükmektedir. Borçlu şirketin bankaya olan kredi borçları için 5.214.931,25 TL tutarında taşınmaz ipoteği ve kefalet gösterilmiştir. Bu sebeple borçlu ..., yukarıda hesaplanan borç tutarından ipotekli ve kefaletli banka kredileri düşülerek 15.787.741,27-TL (21.002.672,52–5.214.931,25) borç tutarı ve şahsi borcundan kaynaklı 716.405,00-TL tutarı geri ödeme süreleri içerisinde itfa edilecek borç miktarı olarak gösterilmiştir. ... mal varlığı, geliri ve alacak toplamı ise 7.283.107,15 TL’dir. ... borçlu ... borçlarının yapılandırılması ve geri ödemesine, toplam 7.283.107,15-TL kaynak oluşturmak suretiyle 44,13% oranında iştirak edeceği belirtilmiştir. Öte yandan banka borçlarına yönelik sözleşme ve ilgili belgeler başvuru dosyasında yer almamaktadır. Sayın davacının sahip olduğu mal varlıklarının ve kaynaklarının konkordato sürecine yönelik katkıları şu an itibariyle tartışmalı görünmektedir.
Borçlu şirket için yukarıda ifade edilen hususlar borçlu şahıs için de geçerlidir. Komiser heyeti tarafından sayın mahkemeye sunulan görüş başlığı altındaki yazılarda açıkça ifade edildiği üzere borçlu tarafından hazırlanıp alacaklılara öneri olarak sunulan ön proje sağlıklı ve rasyonel temellere oturtulmamıştır. Komiser heyeti tarafından yapılan öneriler dikkate alınmamış ve ön proje revizyonu yapılmamıştır. Bu açıklamalar temelinde nihai değerlendirme ve takdir yetkisi Yüce Mahkemeye ait olmak üzere, borçlu şahsın konkordato ön projesinin burada tespit edilen hususlar temel alınarak geçici mühlet süreci içerisinde revize edilmesi şarttır. Aksi takdirde borçlu şaha sayın mahkeme tarafından verilen geçici mühletinin sonlandırılması veya kesin mühlete geçmesine olanak verilmemesi önerilmektedir.
Borçlu ... hakkında
Borçlu ... ortağı olduğu borçlu ... borçlarına olan kefalet sorumluluğundan dolayı konkordato sürecine dahil olmuştur. ... konkordato ön projesine göre, münhasıran imtiyazsız (adi) olan kefalet borçları ve ciranta sıfatından kaynaklı çek/senet borçları ile ve şahsi kredi borç toplamı 21.200.906,52-TL (21.002.672,52+198.234,00) tutarındadır. Ancak asıl borçlu şirketin konkordato projesinin başarısız olması durumunda bankalar olan borcun ipotek karşılığı rehin verilen taşınmazlar ile kapatılacacağı ifade edilmiştir. Bu nedenle ... ön projesinde, yukarıda hesaplanan borç tutarından ipotekli banka kredileri düşülerek; 15.787.741,27TL (21.002.672,52– 5.214.931,25) tutarını ve şahsi borcundan kaynaklı 198.234,00-TL tutarını, şahsi konkordato teklifinin tasdiki kararından geçerli olmak üzere, aşağıda detayları belirtilen geri ödeme süreleri içerisinde itfa etmesi taahhüt edilmektedir. ... borçlu ... kredi kefalet ve çek borcunun bir kısmı için ciranta sıfatının bulunmasından kaynaklı müşterek ve müteselsil borçların yapılandırılması-geri ödemesine, toplam 2.354.022,00-TL kaynak oluşturmak suretiyle 14,72% oranında iştirak edecektir. Öte yandan banka borçlarına yönelik sözleşme vb. belgeler dosyada yer almamaktadır.
Borçlu şirket için yukarıda ifade edilen hususlar borçlu şahıs için de geçerlidir. Komiser heyeti tarafından sayın mahkemeye sunulan görüş başlığı altındaki yazılarda açıkça ifade edildiği üzere borçlu tarafından hazırlanıp alacaklılara öneri olarak sunulan ön proje sağlıklı ve rasyonel temellere oturtulmamıştır. Komiser heyeti tarafından yapılan öneriler dikkate alınmamış ve ön proje revizyonu yapılmamıştır. Bu açıklamalar temelinde nihai değerlendirme ve takdir yetkisi Yüce Mahkemeye ait olmak üzere, borçlu şahsın konkordato ön projesinin burada tespit edilen hususlar temel alınarak geçici mühlet süreci içerisinde revize edilmesi şarttır. Aksi takdirde borçlu şaha sayın mahkeme tarafından verilen geçici mühletinin sonlandırılması veya kesin mühlete geçmesine olanak verilmemesi önerilmektedir.
Borçlu ... hakkında
Borçlu ... çalışanı olarak görülen borçlu şirketin borçlarına olan kefalet ve ipotek sorumluluğundan dolayı konkordato sürecine dahil olmuştur. ..., imtiyazsız (adi) olan kefalet borçlarından kaynaklı borçları ile şahsi kredi borç toplamı 6.901.304,25-TL (5.214.931,25+1.686.373,00) tutarındadır. ... , borçlu ... kredi kefaletinden kaynaklı müşterek ve müteselsil borçlarının yapılandırılması- geri ödemesine, toplam 6.344.905,00 -TL kaynak oluşturmak suretiyle 91,93% oranında iştirak etmektedir. Öte yandan banka borçlarına yönelik sözleşme ve belgelerin dosyada yer almamaktadır.
Borçlu şirket için yukarıda ifade edilen hususlar borçlu şahıs için de geçerlidir. Komiser heyeti tarafından sayın mahkemeye sunulan görüş başlığı altındaki yazılarda açıkça ifade edildiği üzere borçlu tarafından hazırlanıp alacaklılara öneri olarak sunulan ön proje sağlıklı ve rasyonel temellere oturtulmamıştır. Komiser heyeti tarafından yapılan öneriler dikkate alınmamış ve ön proje revizyonu yapılmamıştır. Bu açıklamalar temelinde nihai değerlendirme ve takdir yetkisi Yüce Mahkemeye ait olmak üzere, borçlu şahsın konkordato ön projesinin burada tespit edilen hususlar temel alınarak geçici mühlet süreci içerisinde revize edilmesi şarttır. Aksi takdirde borçlu şirketin geçici mühletinin sonlandırılması veya kesin mühlete geçmesine olanak verilmemesi önerilmektedir.
Borçlu ... hakkında
Borçlu ..., çalışanı olarak görülen borçlu şirketin borçlarına olan kefalet ve ipotek sorumluluğundan dolayı konkordato sürecine dahil olmuştur. ..., konkordato ön projesine göre, münhasıran imtiyazsız (adi) olan kefalet borçlarından kaynaklı borçları ile şahsi kredi borç toplamı 1.392.648,00 TL (1.180.000,00+212.648,00 =) tutarındadır. ... borçlu ... senet kefaletinden kaynaklı müşterek ve müteselsil borçlarının yapılandırılması-geri ödemesine katkı sağlayacak herhangi bir geliri ve varlığı tespit edilememiştir.
Borçlu şirket için yukarıda ifade edilen hususlar borçlu şahıs için de geçerlidir. Komiser heyeti tarafından sayın mahkemeye sunulan görüş başlığı altındaki yazılarda açıkça ifade edildiği üzere borçlu tarafından hazırlanıp alacaklılara öneri olarak sunulan ön proje sağlıklı ve rasyonel temellere oturtulmamıştır. Komiser heyeti tarafından yapılan öneriler dikkate alınmamış ve ön proje revizyonu yapılmamıştır. Bu açıklamalar temelinde nihai değerlendirme ve takdir yetkisi Yüce Mahkemeye ait olmak üzere, borçlu şahsın konkordato ön projesinin burada tespit edilen hususlar temel alınarak geçici mühlet süreci içerisinde revize edilmesi şarttır. Aksi takdirde borçlu şirketin geçici mühletinin sonlandırılması veya kesin mühlete geçmesine olanak verilmemesi önerilmektedir.
Şeklinde görüş bildirilmiştir.
Borçlular vekili █████/2025 tarihli dilekçesi ile Borçlu ... yönünden konkordato sürecinin sonlandırılmasını ve konkordato kapsamından çıkarılmasını istemiştir.
Borçlu şirket vekili duruşmadan bir gün önce █████/2025 tarihinde revize proje sunmuştur. Diğer gerçek kişi borçlular yönünden sunulan bir revize proje bulunmamaktadır.
Komiser heyetinin geçici mühlet ara raporları ve nihai raporu incelenmiştir.
Borçlu şirket hakkında sunulan █████/2025 tarihli revize proje komiser heyetinin nihai raporunda eksikliği ve yetersizliği vurgulanan konkordato kaynakları temelinde mahkememizce değerlendirilmiştir.
Dava, adi konkordato istemli olarak açılmıştır.
İİK'nun 285.maddesine göre; borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek suretiyle veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir.
Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu, piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkanları da korunmuş olur.
Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği kombine/karma konkordato şeklinde olabilir. Borçlu bu seçenekleri değerlendirirken alacaklılar arasındaki eşitliği ya da en azından denkliği sağlayacak ve onların kabul oyunu alacak uygun bir kombinasyona ulaşmaya çalışacaktır. Borçlu malvarlığını bildirirken kasa ve bankalardaki parasını, taşınmazlarını, taşınırlarını, üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarını ve buna mukabil şahsi ve kefalet borçlarını, verdiği rehinlerini de tek tek bildirmesi gerekir.
İİK‘ m.287’deki borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. ( Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av. ..., sayfa 112, 1. Cilt).
... İİK'da da konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak "borçlunun iyileşmesi" kavramına yer verilmiştir. İyileşmeden söz edilebilmesi açısından bilançosal bir iyileşme yeterli olmayıp, yapısal (gerçek) bir iyileşmenin varlığı aranmalıdır. Bu sebeple konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu nedenle ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı., mahkeme tarafından mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır (Yeni Konkordato Hukuku, ... / ..., ..., ..., ..., 2. Baskı, sayfa 187)
Yukarıda da belirtildiği üzere konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak belirtilen borçlunun iyileşmesinden söz edilebilmesi açısından bilançosal bir iyileşme yeterli olmayıp, yapısal (gerçek) bir iyileşmenin varlığı aranmalıdır. Bu sebeple konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır.
Komiser heyeti █████/2025 ve █████/2025 ve █████/2025 ve █████/2025 tarihli ara raporlarında ısrarla projenin revize edilmesi ve gerçekçi kaynakların gösterilmesi gerekliliğine değinmiş ve bu raporlar borçlular vekiline tebliğ edilmiştir. Bu uyarılara rağmen borçlu şirket projesini revize etme gereği duymamış en son kesin mühlet verilmemesi yönündeki görüşü içerir █████/2025 tarihli nihai rapor üzerine duruşmadan bir gün önce borçlu şirket yönünden █████/2025 tarihinde revize proje sunmuştur. Borçlunun süreçte tüm uyarıları göz ardı etmesi karşısında duruşmadan önce sunduğu revize proje samimi bulunmamış, zaman kazanmaya yönelik olduğu değerlendirilmiştir. Yine de sunulan revize proje gerçekçi kaynaklar sunulup sunulmadığı yönünde mahkememizce değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmenin yapılması için komiser heyetinden ek bir rapor alınması mümkün olmamıştır. Zira uzatılmış geçici mühlet süresi tamamlanmış olup sadece bu revize projenin değerlendirilmesi için kesin mühlet verilmesi konkordatonun amacına uygun olmayacağı gibi İİK nun 292 maddesi düzenlemesine göre kesin mühlet içerisinde konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması halinde şirketin iflasına karar verilmesi yasal zorunluluk olduğundan borca batık olmayan şirketin aleyhine ciddi bir sonuç ile karşılaşması kaçınılmaz olacaktır. Bu sebeple revize projenin değerlendirilmesi mahkememizce yapılmıştır. Konkordato yargılamaları yapan ve çok sayıda karar vermiş olan mahkememizin konkordato kaynakları temelinde bu değerlendirmeyi yapması mümkündür.
Komiser heyetinin geçici mühlet sürecinde değerlendirdikleri konkordato projesinde konkordato kaynağı olarak 2025-2028 arasında üç yıllık süreçte elde edilecek 30.198.653,00 TL faaliyet karı ile 2.000.000,00 TL taşıt satış geliri gösterilmiştir. Bu kaynaklara yönelik değerlendirme komiser heyetinin raporlarında yapılmış olup konkordato koruması altında olduğu dönemde dahi şirketin zarar ettiği ve şirketi borçlarının artma eğiliminde olması nazara alındığında şirketin mevcut potansiyeli ile beklenen karlılığın gerçekçi olmadığı anlaşılmıştır. Borçlu şirket revize projesinde bu kez konkordato kaynakları olarak ███████-███████ arasında üç yıllık süreçte elde edilecek 28.539.022,00 TL faaliyet karını 7.403.928,33 TL şirket ortaklarına ait taşınmazların satışından elde edilecek gelir ve 8.767.045,00 TL taşıt satışı ile alacakların tahsilinden elde edilecek gelir (toplam 44.709.995,33 TL) olarak göstermiştir. ███████-███████ arasında üç yıllık süreçte elde edilecek 28.539.022,00 TL faaliyet karı beklentisinin şirketin mevcut faaliyetleri ve geçici mühlet içerisinde zarar etmesi ve borçlarının geçici mühlet içerisinde artma eğilimi göstermesi karşısında yine gerçekçi olmadığı açıktır. Bu beklenti yönünden komiser heyetinin yapmış olduğu değerlendirmeler geçerliliğini korumaktadır. Borçlu şirket koruma altında olduğu geçici mühlet döneminde dahi borç ödemeye yönelik hazır değer biriktirememiştir. Kaldı ki ilk projede kaynak olarak gösterilen kar beklentisi ile revize projede gösterilen kar beklentisi arasında yaklaşık 1.660.000 TL lik bir fark olup değerlendirmeleri değiştirecek nitelikte değildir. Borçlu şirket revize projesinde ... ile yapılan ██████████ tarihli 4.212.000,00 TL tutarlı satış sözleşmesini dayanak olarak sunmuş ise de bu rakamın karlılığa etkisi çok sınırlı olup beklentiyi karşılamaktan uzaktır. Bunun yanında kaynak olarak gösterilen taşınmaz satış gelirleri de gerçekçi değildir. Zira bu taşınmazlar şirketin değil ortaklarının mülkiyetinde olup ayrıca üzerilerinde şirket borçlarına kefaletten kaynaklanan takyidatlar ( kamu haczi dahil olmak üzere çok sayıda hacizler ve bazılarında ipotek) bulunmaktadır. Bu taşınmazların ayni sermaye olarak şirkete konulmak istenmesi dahi TTK 342 maddesinin açık düzenlemesi karşısında sonuca etki etmemektedir. Üçüncü kişiye ait taşınmazın konkordato kaynağı olarak kabulü de mümkün değildir. Üçüncü kaynak kalemi şirkete ait taşıt satışı ve şirket alacaklarının tahsilidir. Şirkete ait taşıtlar üzerinde rehinlerin ve kamu hacizleri de dahil çok sayıda hacizlerin bulunduğu araç mahrumiyet raporları ile sabittir. Konkordato süreci bu rehinleri ve hacizleri etkisiz kılmamaktadır. Bu taşıtların kaynak olma özelliği bulunmamaktadır. Ayrıca taşıtların toplam değeri 5.410.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Bu taşıtlardan bir kısmının şirketin faaliyetleri için zorunlu olması nazara alındığında üzerilerinde hiç bir takyidad olmasa dahi tamamının kaynak gösterilmesi de mümkün değildir. Şirketin █████/2025 tarihi esas alınarak hazırlanan kaydi bilançocunda ticari alacaklarının 2.619.907,16 TL olduğu belirlenmiştir. Bu alacağın 1.750.210,00 TL si şirket yetkilisi olan ... olup ... da konkordato talep etmiş olması ve şirketin borçlarından sorumluluğu karşısında bu alacağın ... tahsili mümkün görünmemektedir. Diğer ticari alacakların tahsil kabiliyeti de belirsizdir. Bu haliyle borçlu şirketin revize projesinde sunduğu kaynaklar şirketin konkordato projesinin başarıya ulaşmasını sağlayacak nitelikte gerçekçi ve yeterli değildir.
Somut davada borçlu şirketin revize projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı, konkordato kaynaklarının gerçekçi olmadığı, şirketin konkordato korumasından yararlandığı süreçte dahi borçlarının arttığı ve nakit birikimi sağlayamayıp aksine faaliyet zararının gerçekleştiği, bu haliyle borçlu şirketin konkordato projesinin inandırıcılığını kaybettiği gibi mevcut durumda uygulanabilir olmaktan da çıktığı, konkordato ile amaçlanan iyileşmenin mümkün olmadığı, ayrıca borçlu şirketin konkordato komiser heyetinin revize projenin gerekliliği yönündeki uyarılarını da dikkate almadığı ve konkordato için gerekli özeni göstermediği sonucuna varılmış ve borçlu şirketin hakkındaki geçici mühletin kaldırılmasına ve kesin mühlet verilmemesine ve konkordato talebinin reddi ile tedbirlerin kaldırılmasına karar verilmiştir. Borçlu şirket rayiç bilançoya göre borca batık olmadığından hakkında iflas kararı verilmemiştir.
Gerçek kişiye sadece icra takiplerinden korunmak amacıyla konkordato kesin mühleti verilmesi, konkordatonun amacıyla bağdaşır nitelikte değildir. Türk Borçlar Kanunu’nun kefalete ilişkin hükümlerini işlevsiz hale getireceği açıktır. Kanun koyucunun gerçek kişiler bakımından konkordato müessesine başvuruyu kabul etmesindeki amacın bu olmadığı açıktır.
Bu anlamda borçlu gerçek kişilerin projesinin usulüne uygun ve eksiksiz olmadığı, bu borçluların konkordatosunun borçlu şirketin konkordatosunun başarısına dayandırıldığı ve bağımsız bir projeden bahsedilemeyeceği, borçluların sadece kefalet alacaklılarının icra tehdidinden kurtulmak amacı ile konkordato talep etmesinin bu müessesenin amaçlarına uygun düşmediği değerlendirilmiştir.
Borçlular vekili █████/2025 tarihli dilekçesi ile Borçlu ... yönünden konkordato sürecinin sonlandırılmasını ve konkordato kapsamından çıkarılmasını istemiştir. Borçlu ... çalışanı olduğu borçlu şirketin borçlarına olan kefalet ve verdiği ipotek sebebiyle ve şahsi borçları sebebiyle 1.392.648,00-TL borcu bulunmaktadır. Buna karşılık borçlunun konkordato kaynağı bulunmamaktadır. Projesinin borçlu şirketin projesinin başarısına dayandırıldığı, müstakil bir projesinin olmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple ve vazgeçme sebebiyle borçlu ... konkordato talebi reddedilmiş ve kesin mühlet verilmemiştir.
Borçlu ... şirket borçlarına kefaleti, ipoteği ve ciroları kaynaklı adi borçları ve şahsi borları toplamı 21.719.077,52-TL dir. Konkordato kaynakları ise 7.283.107,15-TL’dir. Komiser heyetinin uyarılarına rağmen borçlu Sevgi yönünden revize proje sulunmuş da değildir. Borçlu ... projesinin borçlu şirketin projesinin başarısına dayandırıldığı, müstakil bir projesinin olmadığı ve kaynaklarının yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple borçlu ... konkordato talebi reddedilmiş ve kesin mühlet verilmemiştir.
Borçlu ... şirket borçlarına kefaleti, ipoteği ve ciroları kaynaklı adi borçları ve şahsi borları toplamı 21.200.906,52-TL dir. Konkordato kaynakları ise 2.354.022,00-TL’dir. Komiser heyetinin uyarılarına rağmen borçlu ... yönünden revize proje sulunmuş da değildir. Borçlu ... projesinin borçlu şirketin projesinin başarısına dayandırıldığı, müstakil bir projesinin olmadığı ve kaynaklarının yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple borçlu ... konkordato talebi reddedilmiş ve kesin mühlet verilmemiştir.
Borçlu ... şirket borçlarına kefaleti, ipoteği ve ciroları kaynaklı adi borçları ve şahsi borları toplamı 6.901.304,25-TL dir. Konkordato kaynakları ise 6.344.905,00-TL’dir. Komiser heyetinin uyarılarına rağmen borçlu ... yönünden revize proje sulunmuş da değildir. Borçlu ... projesinin borçlu şirketin projesinin başarısına dayandırıldığı, müstakil bir projesinin olmadığı ve kaynaklarının yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple borçlu Oktay'ın konkordato talebi reddedilmiş ve kesin mühlet verilmemiştir.
Açıklanan gerekçelerle, borçluların kaynaklarının projelerini uygulamaya elverişli olmadığı, kaynakların yetersiz olduğu, gerçek kişilerin projelerinin başarısının bağımsız ve yeterli bir proje olmadığı değerlendirilmiş ve konkordato komiserinin görüşüne uygun olarak konkordato kesin mühleti verilmeyerek geçici mühlet kaldırılıp konkordato talepleri reddedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Talep eden borçlular; Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... nolu sicilinde kayıtlı ... ... (Vergi no ...) (Mersis no ...) ve ... (TC Kimlik no ... ) ve ... (TC Kimlik no ... ) ve ... (TC Kimlik no ...) ve ... (TC Kimlik no ...) haklarında Mahkememizin █████/2025 tarihli ara kararı ile verilmiş olan ve █████/2025 günü saat 12.00'a kadar uzatılmış olan konkordato geçici mühletin ve tüm konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına, borçluların konkordato konkordato kesin mühlet ve konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddine,
2-Komiser heyetinin görevinin sonlandırılmasına, kendilerine bilgi verilmesine ve UYAP kayıtlarında görevlendirme kaldırma işleminin yapılmasına, birikmiş komiser ücretlerinin ödenmesine,
3-Kararın İİK 288 Maddesi gereğince ilanına ve ilgili yerlere bildirilmesine,
4-Borçluların taleplerin ayrı ve bağımsız mahiyette oluşu ve ayrı ayrı harçlandırılmasının gerektiği nazara alınarak, dava açılırken yatırılan peşin ve başvuru harçlarının sadece borçlu ... yönünden yatırlımış olması sebebiyle; 615,40 TL başvuru harcının ve 615,40 TL maktu karar harcının ... , 615,40 TL başvuru harcının ve 615,40 TL maktu karar harcının ... 615,40 TL başvuru harcının ve 615,40 TL maktu karar harcının ... , 615,40 TL başvuru harcının ve 615,40 TL maktu karar harcının ... ayrı ayrı alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-Birikmiş komiser ücretleri ile ilanlar için yeterli gider avansı bulunmadığından 80.000,00 TL nin borçlularca mahkeme veznesine iki hafta içinde yatırılmasına, yatırılmadığı taktirde gereğinin ayrıca taktirine, gider avansı yatırıldıktan sonra HMK 321/2 md gereği gerekçeli kararın talep aranmaksızın borçlu vekiline tebliğine,
6-Karar tebliği ve ilan giderleri ve komiser ücretleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
7-Alacaklı ... tarafından █████/2025 tarihinde gerek olmadığı halde yatırılmış olan 615,40-TL başvuru harcının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran Bankaya iadesine,
Dair borçlular vekilinin ve borçlu şirket temsilcisi/talep eden borçlu ... ve alacaklı ... vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer ticaret mahkemesine verilecek dilekçe ile talep eden borçlularca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2025 saat 11.15
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!