Anahtar kelimeler: Kanunî İhtaratlı Görüşü Ret Sunulmadığı İhlali Günlük Suçlar İzmir Takdirde

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I- Sanık ...'nin temyiz isteminin incelenmesinde;Sanık ...'nin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 09.10.2019 tarihli kararına yönelik, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde temyiz isteminde bulunduğu; Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 25.01.2024 tarihli ilâmı üzerine, sanığa 13.09.2024 tarihinde 5271 sayılı Kanun'un 295/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 7 günlük yasal süre içinde ek gerekçeli temyiz dilekçesi sunulmadığı takdirde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin ihtaratlı tebligatın yapıldığı, ancak sanığın aynı Kanun’un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini içeren gerekçeli temyiz dilekçesini sunmadığı anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanıkların temyiz istemlerinin incelenmesinde;İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 09.10.2019 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü; Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanıkların temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,III-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıkların temyiz istemlerinin incelenmesinde; İlk derece mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h, 143, 43/1, 168/2 ve 62.maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, sanıkların istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince, ilk derece mahkemesi kararının, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 168/2 ve 62.maddelerin uygulanmasına ilişkin fıkraların çıkarılarak, sanıkların aynı Kanun'un 142/2-h, 143/1, 43/1, 168/1 ve 62.maddeleri uyarında ayrı ayrı 3 yıl 4 'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, hükümlerin temyizi kabil olduğu anlaşılmakla;İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'nin temyiz isteminin, zararı giderdiklerine, pişman olduğuna; sanık ...'ın temyiz isteminin, madde bağımlısı olduğuna, atılı suçları maddenin tesiri altında işlediğine, pişman olduğuna, fazla ceza verildiğine, sanık ...'un temyiz isteminin, atılı suçları işlemediğine, zararı ödediklerine, şikâyetçinin şikâyetçi olmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;5237 sayılı TCK’nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen TCK’nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezaların alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve ███████ E., ████████ K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması, müdafii huzurunda savunmalarının alınması ve müdafilerin karar duruşmasında hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ve ...'un temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.