Anahtar kelimeler: Saatte Gününün Geldi Başlanarak Davetiye Günde Dinlenerek Sözlü Hazır Taraftan

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalılar ... ve ... vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde davalılar ... ve ... vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ve diğer mirasçılara ait taşınmaza ilişkin olarak davalı şirket ile 12.10.2015 tarihli düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, inşaat işlerinin kolay ilerleyebilmesi için 02.11.2015 tarihinde diğer paydaşların arsa paylarını davacıya devrettiklerini, davalının süresi içinde inşaata başlamadığını ve süresi içerisinde tamamlamadığını, bağımsız bölümlerin fiziken yapılmış olmadığını, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek, 20.09.2017 tarihli fesih ihbarnamesi ile sözleşmenin feshedilmiş sayılmasına, taşınmaz üzerinde davalılar ve davacı adına kurulmuş kat irtifaklarının bozularak davalıların ve davacıya ait kat irtifaklı tapuların iptali ile dava konusu taşınmazın yeniden arsa vasfı ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAP1. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; sözleşmeye taraf olmayan müvekkillerine davanın yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.2. Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli kararı ile yapı ruhsatının verilmesinden yaklaşık 23 ay sonra yapılan keşifte dava konusu taşınmazın boş arsa olduğu, üzerinde herhangi bir inşaat faaliyeti bulunmadığı, yüklenici firma dışındaki diğer davalıların da kayden oluşturulan ancak fiziken bulunmayan bağımsız bölümlerden taşınmaz satın almış oldukları görülse de yapılan satış işlemlerinde davalı yüklenici firma yetkilisi ...'un vekil olarak işlemleri yürüttüğü, davacı tarafından diğer davalılara yapılmış gerçek bir satış olmadığı gibi davacının satış işlemlerine karşılık aldığı herhangi bir para bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adli Mahkemesinin 15.09.2021 tarihli kararı ile teslim tarihinin ruhsat tarihinden itibaren 18 ay olarak kararlaştırıldığı, 12.08.2016 tarihinde ruhsat alınmasına rağmen 12.02.2018 tarihine kadar ve keşif tarihi itibariyle davalı yüklenici tarafından inşaata başlanmadığı, bu nedenle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshine karar verilmesinde usûl ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı, davacı arsa sahibinin vekili olarak satımda bulunan ...’un davalı yüklenici şirket temsilcisi olduğu, davalı ...’e bizzat arsa sahibinin yaptığı satış işleminde ise ...’un bu kez alıcı ...vekili olarak hareket ettiği, akraba oldukları anlaşılan davalıların henüz inşasına başlanmamış bir yapıdan inşaatın bizzat yüklenicisi ile muhatap olarak bağımsız bölüm satın almaları nedeniyle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi halinde iyiniyet iddiasında bulunmayacakları gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 15.09.2021 tarihli kararının süresi içinde davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacı tarafa sözleşmede yer alan dava dışı arsa sahiplerinin davaya onayını sağlamak için süre verilerek, taraf teşkilinin sağlanması, davaya muvafakati sağlanamazsa davacı vekiline dava dışı arsa sahipleri aleyhine dava açmak üzere süre verilip, dava açılması halinde bu dava ile birleştirilmesi sağlandıktan sonra, işin esasına girilerek taraf delilleri değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Noterliği'nin 12.10.2015 tarihli ve 4262 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nde davacı dışında imzası bulunan diğer paydaşların vekaletnameleri ile davaya muvafakat ettiklerini bildirdikleri, sözleşme gereğince yapı ruhsatının verilmesinden yaklaşık 23 ay sonra yapılan keşifte dava konusu taşınmazın boş arsa olduğu ve üzerinde herhangi bir inşaat faaliyetinin bulunmadığının görüldüğü, her ne kadar yüklenici firma dışındaki diğer davalıların da kayden oluşturulan ancak fiziken bulunmayan bağımsız bölümlerden taşınmaz satın almış oldukları görülse de yapılan satış işlemlerinde davalı yüklenici firma yetkilisi ...'un vekil olarak işlemleri yürüttüğü, davacı tarafından diğer davalılara yapılmış gerçek bir satış olmadığı gibi davacının satış işlemlerine karşılık aldığı herhangi bir para bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; yüklenicinin imşaat yapım süresi bitmeden azledildiğini, hakkın kötüye kullanıldığını, davacının satışa itiraz etmediğini, vekaletnamenin kendisi tarafından verildiğini, müvekkillerinin yokluğunda keşif yapıldığını, azlin müvekkillerine bildirilmediğini, zamanaşımının değerlendirilmediğini, müvekkillerinin iyiniyetli olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve GerekçeDosyanın içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan fesih, tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir.1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar ... ve ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Davacı ... ve diğer arsa malikleri ile davalı ...Gayrimenkul... A.Ş. arasında .................. Noterliği’nin 12.10.2015 tarih ve 4262 yevmiye numaralı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiş, davada sözleşmenin feshi ve kat irtifakının bozularak dava konusu taşınmazın arsa vasfı ile davacı adına tescili talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshine, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan tapu kayıtlarının ayrı ayrı iptali ile ..................mahallesi, 41 pafta, 97 ada, 17 parselde oluşturulan bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının bozularak taşınmazın 12.10.2015 tarihinden önceki hali ile “arsa” vasfı ile davacı ile davaya muvafakat edenler adına tapu ve mirasçılık belgesindeki payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de, kat irtifakı kurulması idari bir işlem olup, idari makamları bağlayacı nitelikte tapuda tesis edilen kat irtifakına esas tapu kayıtlarının iptalini sağlayacak şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın re’sen bozulması gerekmiştir. VII. KARARYukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Bentte açıklanan sebeplerle; davalılar ... ve ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. Bentte açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının re’sen BOZULMASINA, Bozma nedenine göre duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (Muhalif)- MUHALEFET ŞERHİ -Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklı, sözleşmenin geriye etkili feshi, tapu iptal tescile ilişkindir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiş ve karar resen usulden bozulmuş, davalılar lehine duruşma vekalet ücreti takdir edilmemiştir.Sayın çoğunluk ile aramızda işin esasına yönelik bir ihtilaf bulunmamaktadır. Ayrıştığımız husus, resen bozma durumunda Yargıtayda temyiz duruşmasına gelen vekil nedeniyle, taraf lehine vekalet ücreti takdir edilip edilmeyeceği noktasında toplanmaktadır.Bilindiği üzere 6100 s.HMKnın 323/1-ğ.maddesi ile kanun gereği takdir edilecek vekalet ücreti yargılama giderlerinden sayılmıştır.Aynı Yasanın 326/1.m.ile Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.Yine HMKnın 332/1.m.gereğince yargılama giderlerine mahkemece resen hükmedilir.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin İkinci Kısım İkinci Bölüm 22.sırasında Yargıtayda görülen işlerin duruşması için 28.000TL vetalet ücreti takdir edileceği düzenlenmiştir.Yargıtay içtihatlarına baktığımızda, kapatılan 23. H.D.nin █████████E, █████████K sayılı 21.3.2019 tarihli kararı ile, davalı vekilinin temyizi üzerine kararın resen bozulduğu, duruşmaya gelen vekil nedeniyle temyiz eden davalı lehine duruşma vekalet ücretine hükmedildiği,Yine aynı Dairenin █████████E, ████████K sayılı 21.2.2019 tarihli ilamı ile kararın resen bozulduğu, duruşmada vekille temsil olunmayan taraflar yararına vekalet ücretine hükmedilmediği,Yine aynı Dairenin █████████E, █████████K sayılı 4.10.2018 tarihli kararı ile hükmün resen bozulduğu, duruşmalı temyiz talebinden vazgeçildiği için vekalet ücreti tekdir edilmediği, Aynı Dairenin █████████E, █████████K sayılı ilamı ile kararın resen bozulduğu, temyiz eden davacılar vekilinin duruşmaya gelmemesi nedeniyle duruşma vekalet ücretine hükmedilmediği,Aynı Dairenin █████████E, █████████K sayılı 5.5.2016 tarihli kararı ile hükmün HMK 297.maddesi gereğince resen bozulduğu, davacılar vekilinin duruşmaya katılması nedeniyle davacılar lehine duruşma vekalet ücreti takdir edildiği görülmüştür.Gerek 6.Hukuk Dairesinin gerekse kapatılan 23.H.D.sinin aksi yönde kararları da bulunmaktadır.Somut olaya döndüğümüzde, dava kabul edilmiş, davalılar vekilince duruşma istekli temyiz edilmiş ve davalılar vekili duruşmaya katılmıştır. Davalılar vekilinin temyizi üzerine dosyanın Yargıtaya geldiği, duruşma açıldığı ve kararın resen de olsa davalı lehine bozulduğunun kabulü gerekir. Duruşmaya katılan vekil nedeniyle tarifede düzenlenen vekalet ücretinin takdir edilmemesi için HMKnın 326/1.m.de belirtildiği üzere aksine bir düzenleme olması gerekir. Aksi yönde bir düzenleme bulunmadığı gibi HMK 332.m.si açıkça resen hüküm altına alınacağını düzenlemiştir. Tarifede düzenlenen duruşma vekalet ücreti de tereddütsüz yargılama giderlerindendir.Hal böyle olunca karar, temyiz eden tarafların temyiz sebepleri dışında bir sebeple resen bozulmuş da olsa duruşmaya katılan vekil nedeniyle lehine bozma yapılan taraf için duruşma vekalat ücreti takdir edilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bu görüşüne katılmıyorum.