Anahtar kelimeler: Gönen Sıf Balıkesir Saatte Gününün Mah Gelmiş Başlanarak Davetiye Olmalarıyla
6. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

    SAYISI : ████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ : Gönen (Balıkesir) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)
    SAYISI : ████████ E., ████████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
    Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin mahkeme kararı ile tahsiline karar verilen alacağının geç ödenmesi nedeniyle temerrüt faizi ile karşılanamamış zararının doğduğunu, alacaklının temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru olmadığını ispat etmedikçe bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak koşulu ile 100.000,00 TL’nin 25.03.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, █████/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 2.467.461,18 TL munzam zarar alacağının tasfiye tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından talep edilen munzam zararın asıl alacaktan bağımsız bir talep olduğunu, zamanaşımına uğradığını, davacının zararının ödenen gecikme faizi ile karşılandığını, buna rağmen ortada kullanılabilir bir bina bulunmadığından en büyük zarara uğrayanın müvekkili şirket olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Gönen Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/2 Esas ve ███████ Karar sayılı ilamı ile 1.407.176,00 TL iş bedeli alacağının tahsiline karar verildiği, kararın 23.01.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen alacağın geç ödenmesi sebebiyle davacının munzam zararın oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.467.461,18 TL munzam zararın 26.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adli Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının munzam zarara uğradığına ilişkin somut bir zarar bildirimi olmadığı gibi bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın da somut bir zarara ilişkin olmadığı, soyut veriler ile hesaplama yapıldığı dikkate alındığında davacının 6098 sayılı TBK’nın 122. maddesi, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 105/1. doğrultusunda bir zararının oluştuğunu kabulün mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin ödenmeyen alacağı nedeniyle munzam zarar oluştuğunu, temerrüt tarihi 25.03.2019 olup, bu tarih itibariyle avans faizi yürütülmesi gerektiğini, emsal kararlar doğrultusunda bilirkişi raporu ile zararın hesap edildiğini, 2001 yılında doğan alacağın 2005 yılında dava edildiğini ve 14 sene sonra tahsil edildiğini, davalının bu süreçte yüksek enflasyondan orantısız şekilde menfaat sağladığını, müvekkilinin ise temerrüt faizi ile karşılanamayan zararının oluştuğunu beyan etmektedir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 355 (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 md.) ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin zamanında ödenmemesi, borçlunun temerrüde düşmesi nedeniyle uğranılan aşkın zarar (munzam zarar) alacağının tahsili istemine ilişkindir.
    Dava dışı ilk yüklenici ...ile davalı iş sahibi arasında.............. Noterliği'nde düzenlenen 20.10.2000 tarihli ve 04813 sayılı yap işlet devret sözleşmesiyle dava dışı yüklenicinin.............. Otel'in yapılması işini 25 yıl işletme hakkı karşılığı üstlendiği, davacı taşeron ile dava dışı yüklenici ...arasında düzenlenen 11.01.2001 tarihli sözleşme ile davacı taşeronun otelin yapım işini birim fiyat esasıyla bedel karşılığı üstlendiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
    Davacının bakiye iş bedeli alacağının ödenmediği gerekçesiyle davalı iş sahibine karşı açmış olduğu Gönen Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 15.02.2017 tarih ve 2018/2 Esas, ███████ Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, 1.407.176,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, kararın Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 06.11.2019 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile düzeltilerek onanmasına karar verilmesi üzerine 06.11.2019 tarihinde kesinleşmiştir. Bu karara dayalı alacak 14.01.2019 tarihinde 3.015.023,48 TL, 21.01.2019 tarihinde 1.000.000,00 TL ve 06.02.2019 tarihinde 2.048.142,83 TL olmak üzere davalı tarafça ödenmiştir.
    Dava konusu eser sözleşmesinden kaynaklanan imalat bedeli alacağından dolayı davalının 06.07.2004 tarihinde temerrüde düştüğü, temerrüt tarihi olan 2004 yılından 2019 yılına kadar ülkemizdeki enflasyon oranları, yabancı paranın değer artışı, altın fiyatlarının artışı, vadeli mevduat faiz oranları, devlet tahviline verilen faiz oranı, asgari ücret artışı gibi ekonomik göstergeler yine o dönem içerisindeki yasal faiz oranları dikkate alındığında, davacı alacaklının parasının değerini sabit tutmak ve kazanç sağlamak için bir çabada bulunmasının hayatın olağan akışına da uygun olduğu, en azından paranın değer kaybını önlemek için döviz, altın, vadeli mevduat hesabı, devlet tahvili gibi yatırımlara yönelmesinin doğal olduğu kanaatine varılmakla, davacı alacaklının temerrüt faiz oranı üzerinde aşkın zararı (munzam) oluştuğunun kabulü gerekir. (Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin, 14.11.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı)
    İlk Derece Mahkemesince alınan 12.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda da yukarıda belirtilen ekonomik unsurlar dikkate alınarak oluşturulan sepet hesabına göre davacı alacaklının temerrüt faizini aşan bir zarara uğradığı tespit edilmiş, bu zarar miktarından da davacı tarafından tahsil edilen temerrüt faiz miktarı çıkartıldığında davacının munzam zarar miktarı bulunmuş olup, mahkemece bilirkişi raporunda belirtilen zarar miktarı dikkate alınarak davacı alacaklının aşkın zararının (munzam) tahsiline karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince davacının somut olarak zararını ispatlayamadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle,
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
    Takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
    Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
    Dosyayı kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!