Anahtar kelimeler: Gözünü Okulda Asaleten Kaybetmesi Annesi Ders Ksayılı Adlarına Anne Sol
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) :...'a Velayeten Kendi Adlarına Asaleten Babası ..., Annesi ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, █████/2017 tarihinde ders saatleri içerisinde aynı okulda öğrenci olan M.M.Z.'nin saldırısı sonucu çocukları ...'ın sol gözünü kaybetmesi nedeniyle anne ... için 5.000,00-TL maddi, 25.000,00-TL manevi, baba ... için 5.000,00-TL maddi, 25.000,00-TL manevi, çocuk ... için 10.000,00-TL maddi (ıslah yoluyla 593.163,15-TL), 100.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 20.000,00-TL maddi, 150.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; idarenin gözetim sorumluluğu gereği, kamu hizmetinin yerine getirilmesinde kusuru olmasa bile öğrenci velisinin öğrenciyi okul idaresinin gözetim ve denetimine bıraktığı andan itibaren okulda ders/teneffüs saatleri içerisinde meydana gelebilecek olan zararlardan sorumlu tutulması ve meydana gelen zararın kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca tazmin edilmesi, hakkaniyet ve nesafet kuralları gereği olduğu; maddi tazminata ilişkin olarak düzenlenen ve hükme esas alınabilecek bilirkişi raporunda, davacının sürekli iş gücü kaybının █████/2020 tarihli sağlık kurulu raporu kapsamında %32 olarak tespit edildiği ve bu oran üzerinden maddi zararının 593.163,15-TL olarak hesaplandığı, anne ve baba için ise ancak ölüm halinde hesaplanabilen destekten yoksun kalma tazminatı hesabının yapılmadığı; manevi tazminata ilişkin olarak ...'ın yaşanan olay nedeniyle yüzünde sabit iz oluşacak şekilde bir gözünün görme yetisini kısmen kaybettiği ve ömür boyu kısmi organ eksikliğiyle yaşamak zorunda kalacağı, ...'ın talep ve özür durumu dikkate alınarak manevi tazminat isteminin 32.000,00-TL tutarındaki kısmının, anne ve babanın ise 8.000,00-TL tutarındaki kısmının idareye başvurma tarihi olan █████/2017'den itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte kabulü gerektiği gerekçesiyle davacılardan ...'ın maddi tazminat isteminin kabulü ile 593.163,15-TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, anne ve baba için istenen toplam 10.000,00-TL maddi tazminat istemi yönünden ise davanın reddine; davacılardan ... için 32.000,00-TL, anne ve baba için ise ayrı ayrı 8.000,00-TL olmak üzere toplam 48.000,00-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemleri ve faiz istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Okul idarecileri ve öğretmenleri hakkında davacıların şikayeti üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "görevi kötüye kullanma" suçu ile ilgili yürütülen soruşturma neticesinde, soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, olayın davalı idarenin hizmetinin işleyişindeki bir aksaklık ya da kusurdan dolayı olayın meydana geldiğinden bahsedilemeyeceği, davalı idarenin gözetim sorumluluğu gereği kamu hizmetinin yerine getirilmesinde kusuru olmasa bile, öğrenci velisinin öğrenciyi okul idaresinin gözetim ve denetimine bıraktığı andan itibaren, öğrencinin okulda bulunduğu süre zarfında meydana gelebilecek olası zararlardan kusursuz sorumluluk esaslarına göre sorumlu tutulması hukukun genel ilkeleri gereği olduğu, ders zilinin ardından öğretmen zilinin çalmasının hemen ardından spor başkanı olan davacı ...'ın öğretmenin derse gelmesi öncesinde görevi gereği öğrencileri sıraya girmeleri için uyardığı ve sonrasında diğer öğrenci M.M.Z ile aralarında çıkan tartışma sırasında diğer öğrenci tarafından yaralandığı, idarenin bu zararın oluşumunda doğrudan etkisi bulunmamakla birlikte, öğrencinin okulun gözetim ve denetiminde bulunduğu süre zarfında gerekli gözetim ve denetim görevi ile yükümlü olduğu dolayısıyla davalı idarenin, meydana gelen olayda kusursuz sorumluluk ilkesi uyarınca oluşan zararı tazmin sorumluğu bulunduğu gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ : Dava, davacılar tarafından çocuklarının okulda yaşanan olay nedeniyle sol gözünü kaybetmesi nedeniyle anne ... için 5.000,00-TL maddi, 25.000,00-TL manevi, baba ... için 5.000,00-TL maddi, 25.000,00-TL manevi, çocuk ... için 10.000,00-TL maddi (ıslah yoluyla 593.163,15-TL), 100.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 20.000,00-TL maddi, 150.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idarî işlemlere karşı açılan davalar hakkında bölge idare mahkemesinin istinaf yoluyla yapılan başvurular üzerine verdikleri kararlar, temyiz edilebilecek olan kararlar arasında sayılmış; Ek 1. maddesinde, bu Kanun'da öngörülen parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.
Tam yargı davalarında; zararın tam olarak belirlenebilmesini teminen Mahkemelerce resen araştırmayla birlikte bilirkişi incelemesi yaptırılmakta ve yapılan araştırmalarla beraber hükme esas alınabilecek bilirkişi raporlarıyla zararın miktarı açıkça ortaya konulmaktadır.
2577 sayılı Kanun'un 16/4. maddesi uyarınca hak arama özgürlüğü çerçevesinde mahkemeye erişim hakkı kapsamında davacıların ıslah imkanına sahip oldukları ve bu hak sayesinde harç ödenerek dava konusu miktarın artırılabileceği hususu dikkate alındığında, ıslah edilen tutarlara yönelik "Mahkeme karar tarihine" göre temyiz parasal sınırının tespit edilmesi suretiyle temyiz incelemesinin yapılması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'İstinaf' başlıklı 45. maddesinde, "İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir...Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, konusu yüz bin Türk Lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar hakkında verilen kararların temyiz edilebileceği hükme bağlanmış olup, ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, temyizen incelenerek bozulması istenilen Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği 2024 yılı için temyiz sınırı 920.000,00-TL olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Anayasamızın 'Anayasa Mahkemesinin kararları' başlıklı 153. maddesinde, ''Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar. İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.'' hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dairemiz içtihatları Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihe kadar İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "Konusu yüz bin Türk lirasını aşan..." ibaresi yürürlükte olduğundan, uyuşmazlığın mevcut mevzuat uyarınca çözümlenmesi gerektiği yönündedir.
Uyuşmazlıkta; davacılar tarafından toplam 753.163,15-TL tazminatın ödenmesi istemiyle açılan davanın, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi hükmü kapsamında, Bölge İdare Mahkemesi kararı tarihinde güncel temyiz parasal sınırın altında kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
3. Posta gideri avansından varsa artan tutarın taraflara iadesine,
Kesin olarak, █████/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X-) Dava; davacılar tarafından, █████/2017 tarihinde ders saatleri içerisinde aynı okulda öğrenci olan M.M.Z.'nin saldırısı sonucu çocukları ...'ın sol gözünü kaybetmesi üzerine anne ... için 5.000,00-TL maddi, 25.000,00-TL manevi, baba ... için 5.000,00-TL maddi, 25.000,00-TL manevi, çocuk ... için 10.000,00-TL maddi (ıslah yoluyla 593.163,15-TL), 100.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 20.000,00-TL maddi, 150.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı Kanun'un 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihaî kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır. Aynı maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idarî işlemlere karşı açılan davalar hakkında bölge idare mahkemesinin istinaf yoluyla yapılan başvurular üzerine verdikleri kararlar, temyiz edilebilecek olan kararlar arasında sayılmıştır.
2577 Kanun'un Ek 1. maddesinde, bu Kanun'da öngörülen parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda olduğu gibi değeri parayla ölçülen davaların temyiz sınırı Dairemiz çoğunluğuna göre Bölge İdare Mahkemesinin karar tarihine göre belirlenmekte iken, kanaatimce davacının davasını açtığı tarihe göre temyiz sınırının tespit edilmesi gerekmekte olup, aksi durumun hukuki belirlilik, hukuki öngörülebilirlik, hak arama hürriyeti ve tabii hakim ilkelerine aykırı olacağı değerlendirilmektedir.
2577 sayılı Kanun'un 46. ve Ek 1. maddeleri dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde; konusu para ile ölçülebilen davalarda temyiz sınırının 2018 yılında 117.000,00-TL olarak uygulanacağı tespit edilmiştir.
Bu durumda, davanın açıldığı 2018 yılında temyiz parasal sınırının 117.000,00-TL olduğu, dava değerinin ise 170.000,00-TL olduğu ve davanın açıldığı 2018 tarihindeki temyiz parasal sınırının üzerinde olduğu anlaşıldığından, işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle, aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!