Anahtar kelimeler: Kararidir Esaskarar Hasarlı Yapmaya Rücu Yazim Poliçesinden Katip Sürücü Sevk

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
HAKİM : .....
KATİP :.....
DAVACI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : İtirazın İptali (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Rücu Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Rücu Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı / Sigortalıya ait ... plakalı araç, dava dışı ehliyetsiz sürücü ... sevk ve idaresinde iken 21.04.2022 tarihli maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kaza neticesinde davacı şirket tarafından ZMMS Sigorta Poliçesi kapsamında kazada zarar gören üçüncü kişilere yapılan ödemelerin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları B.4.b. maddesi uyarınca ehliyetsizlik nedeniyle rücuen tazmini amacıyla ..... esas sayılı icra takip dosyası kapsamında takip başlatıldığını, davalı yan icra takibine itiraz ettiğini, akabinde tarafınca uyuşmazlığın sulhen çözülebilmesi amacıyla arabuluculuk başvurusunda bulunulunduğunu, anlaşma sağlanamadığını belirterek davanın kabulü ile; davalının ..... esas sayılı takibe itirazının iptali ile, takibin 488.344,90 TL asıl alacak, 21.847,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 510.191,91 TL üzerinden devamına, davalının asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar
verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; araç kiralama sözleşmesinde ve kaza tespit tutanağında görüleceği üzere davaya konu kazanın olduğu tarihte araç ... isimli şahsa kiralandığını ve söz konusu olay araç kirada iken araç 3. Kişilerin uhdesinde meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında görüleceği üzere araç sürücüsü ... kazayı yaptığı tarihte ehliyet sahibi olmadığı için söz konusu olay nedeniyle davalı şirket sorumlu tutulamayacağını, davacının var olmayan bir alacağa dayanarak yaptığı icra takibine tarafınca yapılan itirazın değil, söz konusu itirazın iptali için açılmış davanın kötü niyetli olduğunu, dolayısıyla davacının icra inkar tazminatı talebi hukuki dayanaktan yoksun bir talep olduğunu ve reddedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 30.05.2024 tarihli raporda özetle; "Sigorta şirketi tarafından ödeme yapılan 29.05.2023 tarihi itibariyle dava dışı .....’ün 21.04.2022 tarihide yaralanması sebebiyle gerçek zararının 673.851,38 TL olduğu,
29.05.2023 tarihinde ödemesi yapılan toplam 415.700,00 TL’nin tamamının davacı Sigorta şirketi
tarafından talep edilebileceği" şeklinde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 22.07.2024 tarihli ek raporda özetle; "Sigorta şirketi tarafından ödeme yapılan 29.05.2023 tarihi itibariyle dava dışı ..... ’ün 21.04.2022 tarihide yaralanması sebebiyle gerçek zararının 673.851,38 TL olduğu, 29.05.2023 tarihinde ödemesi yapılan toplam 415.700,00 TL’nin tamamının davacı Sigorta şirketi
tarafından talep edilebileceği" şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuya tabi alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline ilişkindir.
.....Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 510.191,91 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının asıl alacak ve ferilerine itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
..... Esas sayılı dosyasında sigortalı araç sürücüsü dava dışı ... aleyhine taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı kamu davası açıldığı yapılan yargılamada mahkemenin ..... sayılı ilamı ile araç sürücüsünün netice olarak 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalıya ait ... plakalı aracın █████/201- 2022 tarihleri arasında davacı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalandığı anlaşılmıştır.
..... sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti dosyası celp edilmiş yapılan incelemede, dava dışı ... tarafından davacı aleyhine sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının tahsili için yapılan yargılamada başvurunun feragat nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafından zamanaşımı definde bulunulmuş ise de KTK 109/3. Maddesinde "...Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar...." maddesi gereğince ödeme yapılan tarih ile takip tarihi arasındaki süre dikkate alınarak zamanaşımı defi yerinde görülmemiş ve yargılamaya devam olunmuştur.
Tüm dosya kapsamının bir bütün halinde incelenmesinde; kaza tarihi olan █████/2022 tarihinde davacı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olan, ehliyetsiz sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ..... istikametine seyir halinde iken yakın solunda seyreden sürücü ... idaresindeki ... plakalı çekiciye çarpıştığı, bu çarpışmanın sonucunda aracının aracın spin atması sonucu arka kısmı ile solunda bulunan demir bariyere çarparak savrulup bu kez yine yakın solunda bulunan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekicinin sol arka kısmına çarparak duruşa geçtiği ve üç aracı içerir maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasına neden olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan kusur değerlendirmesinde sigortalı araç sürücüsünün seyir halinde en sağ şeritten sol şeride doğru şerit değiştirmeden önce seyir alanını kontrol etmeden trafik güvenliğini tehlikeye atacak şekildeki hareketi ile tam ve asli kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından aracı kiralandığı savunmasında bulunulmuş ise de; .....sayılı ilamında da belirtildiği üzere "... Genel Şartların B.4 maddesinde sayılan hâllerden biri de tazminatı gerektiren olayın, poliçeye konu aracın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kişi tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmesi hâlidir (md. B.4/3-c). 39. Bu düzenlemeye göre, tazminatı gerektiren olay aracın ehliyetsiz kişi tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmişse sigortacı üçüncü kişilere zorunlu mali mesuliyet sigortası çerçevesinde ödediği tazminatı akidi olan sigorta ettirene rücu edebilecektir. Bu yönde açılan rücu davası, temelinde sözleşmeye aykırılık hükümlerine dayalı bir davadır ve dava konusu talebin muhatabı sözleşmenin karşı tarafı yani sigorta ettirendir. Sigortaya konu aracın uzun süreli kiraya verilmesi nedeniyle sigorta ettirenin işleten sıfatını haiz olup olmaması sigorta ettiren ile kiracı arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirir ve 2918 sayılı Kanun’un 95/2 inci maddesine dayalı olarak görülen rücu davası yönünden hüküm ifade etmez. 40. Yapılan açıklamalar ışığında uyuşmazlık incelendiğinde; davacı sigortacı ile davalı ... arasında 01.11.2008-01.11.2009 tarihleri arasında geçerli trafik sigorta poliçesinin bulunduğu, poliçeye konu aracın ... tarafından kiralandığı kişi olan diğer davalı ... elindeyken, dava dışı ... isimli ehliyetsiz olduğu ileri sürülen kişinin sevk ve idaresi sırasında trafik kazasına karıştığı, söz konusu kazada üç kişinin vefat ettiği ve davacı sigorta şirketinin zarar gören yakınlarına poliçe çerçevesinde ödemek durumunda kaldığı bedeli rücu etmek istediği anlaşılmaktadır. Bu rücu talebinin dayanağı 2918 sayılı Kanun’un 95/2 ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4/3-c maddesi olup ileri sürülen bu sübjektif hakkın muhatabı, “sigorta ettiren” yani davalı ... olduğundan bu davalının taraf sıfatının bulunduğu açıktır. Kooperatifin aracı üçüncü kişiye uzun süreli kiraya vermesi nedeniyle işleten sıfatını haiz olmaması söz konusu madde anlamında husumeti ortadan kaldırmaz..." şeklindeki içtihadından da anlaşılacağı üzere aracın kiralanmasının sigortacıya karşı ileri sürülemeyeceği anlaşılmakla savunmaya itibar edilmemiştir.
Kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının "tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller" başlıklı 4. maddesinde tazminatı gerektiren olayın, aracın Karayolları Trafik Kanunu'na göre gereken ehliyetnameye haiz olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmiş ise, sigortacının bu hususu zarar görenlere karşı ileri süremeyeceği ve fakat ödemede bulunduktan sonra tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebileceği hükme bağlanmıştır. Poliçede yer alan bu şart esasen Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesi düzenlemesinin poliçeye aksettirilmiş bir hükmüdür. Sigorta şirketinin rücu edebileceği tazminat tutarı, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına ve zarar görenlerin gerçek zararına göre belirlenir. Buna göre mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacı tarafından ... plakalı araç için ödenen 22.644,90 TL, dava dışı ... için ödenen 415.700,00 TL ve ... plakalı araç için yapılan 50.000,00 TL ödemenin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla, davanın kabulü ile takibin devamına, alacak yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatının reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile ..... Esas sayılı takip dosyasında davalı itirazının iptali ile takibin aynı şartlar altında devamına,
Alacak yargılamayı gerektirmekle inkar tazminatı talebinin reddine,
Davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine,
2-Alınması gereken 34.851,21 TL harçtan peşin alınan 6.161,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 28.689,36 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ..... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 6.161,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 6.589,45 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 211,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.211,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 80.528,79 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair e-duruşma sistemi üzerinden davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2024
Katip ..... Hakim .....
e-imzalı e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!