Anahtar kelimeler: Neticeten Müdafi Mücadele Kaçakçılıkla Süreç İstemlerinin Görüşü Hukukî Bakırköy Muhalefet
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
    SAYISI : █████████ E., █████████ K.
    SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, Resmi Belgede Sahtecilik
    HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
    TEMYİZ EDENLER : Katılan Gümrük İdaresi vekili, sanık müdafi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması
    Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    A. Bozma
    Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2018 tarihli, sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan neticeten 4 yıl 2 ay hapis ve 40.000,00 TL adlî para cezası ile mahkûmiyetlerine, resmi belgede sahtecilik suçundan neticeten 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile mahkûmiyetlerine dair kararların sanıklar müdafiileri tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 16. Ceza Dairesi tarafından verilen beraat kararlarının katılan vekili tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 07.06.2022 tarihli kararı ile beraat kararlarının bozulmasına karar verilmiştir.
    B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
    İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 23.05.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 120,00 TL adlî para cezası ile mahkûmiyetlerine, resmi belgede sahtecilik suçundan neticeten 2 yıl 1 ay hapis cezası ile mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    1.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi; sanıkların cezasında indirim yapılmasının hukuka aykırı olmasına, suçta kullanılan araçların müsaderesinin gerektiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
    2.Sanıklar müdafiin temyiz istemi; sanıkların suç kastı bulunmadığına, somut delil olmadan hüküm tesis edildiğine, aleyhe geriye yürüme yasağının ihlal edildiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    1.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Mahkûmiyet Kararlarına İlişkin Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin ve Sanıklar Müdafiin Temyiz İstemleri Yönünden
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanıklar müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
    2. 5607 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Mahkûmiyet Kararlarına İlişkin Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin ve Sanıklar Müdafiin Temyiz İstemleri Yönünden
    Nakil aracı hakkında açılmış dava ve verilmiş temyize konu hüküm bulunmadığından katılan vekilinin nakil araçlarına ilişkin temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.
    Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları ve dosya kapsamına göre atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    Ancak;
    1.Dava konusu kaçak eşyanın miktarına ve kastın yoğunluğuna göre sanıklar hakkında temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini,
    2.Temel cezanın belirlenmesinden sonra, zincirleme biçimde kaçakçılık suçu nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca artırım yapılması, sonrasında ise eşyanın değerinin fahiş olması nedeniyle 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
    3.Sanıklara soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı da gözetilerek; sanıkların eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını yatırması halinde hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca cezalarında yarı oranında indirim yapılacağı ihtarı yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanıklara etkin pişmanlık hükmünün mahiyetini içeren yasal ihtarat yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
    4.Dosyada kaçak eşyaya mahsus tespit varakası (KEMT) bulunmadığı anlaşılmakla, Gümrük İdaresi'ne KEMT varakası düzenlettirilerek, eşyanın değeri ve yapılacak ihtaratlar hususunda düzenlenecek KEMT varakasındaki değerlerin esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
    5.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 25.11.2014 yerine 10.02.2016 olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuştur.
    III. KARAR
    A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Mahkûmiyet Kararlarına İlişkin Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin ve Sanıklar Müdafiin Temyiz İstemleri Yönünden
    Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 25.11.2014 yerine 10.02.2016 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
    Gerekçe bölümünde (B-1) paragrafında açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili ve sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
    B. 5607 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Mahkûmiyet Kararlarına İlişkin Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin ve Sanıklar Müdafiin Temyiz İstemleri Yönünden
    Gerekçe bölümünde (B-2) paragrafında açıklanan nedenlerle katılan vekilinin ve sanıklar müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesinin (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2025 tarihinde karar verildi.
    KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE
    Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, 5607 sayılı Kanunun 3/2.maddesi uyarınca uygulama yapıldıktan sonra sırasıyla 5607 sayılı Kanunun 3/23, TCK’nun 43/1.ve 62/1. maddesi uygulanarak cezanın belirlenmesi suretiyle hüküm kurulmasının isabetli olup olmadığına ilişkindir. Şöyle ki;
    28.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 89.maddesiyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanun’un 3.maddesinin 23. fıkrası, “Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların konusunu oluşturan eşyanın değerinin fahiş olması hâlinde, verilecek cezalar yarısından bir katına kadar artırılır.” şeklinde düzenlenmiştir.
    5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “Cezanın belirlenmesi” kenar başlıklı 61. maddesinin 4. ve 5. fıkraları ise;
    "…(4) Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce artırma sonra indirme yapılır.
    (5) Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir…"şeklinde düzenlenmiştir.
    Buna göre; belirlenen temel ceza üzerinden suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli halleri uyarınca artırım veya indirim yapılacak, daha sonra belirlenen ceza üzerinden anılan maddenin 5.fıkrası uyarınca sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenecektir.
    Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesinin 4. ve 5. fıkra hükümleri gözetildiğinde, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanunun 3/23. maddesinin TCK'nun 43/1. maddesinden önce uygulanması gerekirken sonra uygulanması usul ve yasaya uygun bulunmadığından sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.27.05.2025

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!