Anahtar kelimeler: Özet Satımdan İlişkiden Esaskarar Emrine Yazildiği Niyetli Alacağa Katip Konya

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
"TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; Davalı aleyhine ... San. ve Tic. A.Ş. aleyhine Konya . İcra Dairesi ... E. sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, gönderilen ödeme emrine davalı şirket tarafından 31.07.2024 tarihinde itiraz edildiğini takibin durdurulduğunu, itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacağa ilişkin müvekkili şirket tarafından 20.02.2024 tarihli, ... fatura numaralı ve 83.328,00 TL bedelli ticari faturanın düzenlenerek davalı şirket ... San. Ve Tic. A.Ş.'ye gönderildiğini, Davalının süresi içerisinde faturanın tamamı yönünde ödeme yapmadığını, olup müvekkili şirketin bakiye 23.188,13 TL alacağını tahsil edemediğini, bir sonuç alınamadığını, söz konusu faturaya konu malların teslim edildiğini, davalı şirketin Konya .İcra Dairesi ... E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının iptalini, icra takibinin asıl alacak, faiz ve ferileri yönünden devamını, alacağın likit olması nedeniyle asıl alacağın %20' sinden az olmamak kaydıyla davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Müvekkilinin davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını, davacının iddia edildiği gibi bir hizmet almadığını, davacı ile müvekkili firma arasında mutabık kalınmış olan bir cari hesabın söz konusu olmadığı gibi cari hesap dolayısıyla alacak varlığına ilişkin müvekkil firmaya herhangi bir ihtarname, bilgilendirme yahut tebligat gönderilmediğini, öncelikle yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesini, Kayseri Mahkemelerinin yetkili olduğunu, izah olunan nedenlerle davanın reddini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı firma hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, doğacak her türlü yargılama harcı ve avukatlık vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış olup, taraflara duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkartılmıştır.
█████/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; Davalının 2024 yılı ticari defter tasdiklerini, usulüne uygun ve süresi içinde tasdik ettirmiş olduğu, davalının ticari defterlerinde davacının 320.01.01.42038 numaralı hesapta takip edildiği, davaya konu alacağa esas teşkil eden ... numaralı, 83.328,00TL lik faturanın davalının ticari defterlerinde 20.02.2024 tarihinde ... yevmiye madde numarası ile kaydedilmiş olduğu, davalı tarafça davacıya düzenlenen herhangi bir iade faturasının davalının hesaplarında kayıtlı bulunmadığı, davalının ticari defterlerinde davacının takip edildiği hesabın takip tarihi ve 31.12.2024 tarihi itibariyle 23.188,13 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
█████/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; Davacı tarafından düzenlenen ve dava konusu, ... numaralı, 83.328,00 TL. tutarlı faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı firmanın işlemlerinin kayıt edildiği 320.01.0142038 nolu hesabın takip tarihi ve 31.12.2024 tarihi itibarı ile 23.188,13 TL. alacaklı olduğu, davacı firmanın, incelemeye sunulan 2024 yılında e-defter mükellefi olduğu defter beratlarının usulüne uygun ve süresinde gönderildiği, envanter defterinin açılış tasdikinin usulüne uygun ve süresinde yaptırıldığı, dava konusu faturanın davacının ticari defterlerinde davalı firmanın borçlandırılmak sureti ile muhasebe usul ve esaslarına göre kayıtlı olduğu, davalı tarafından herhangi bir iade faturası düzenlenmediği, BA-BS formu “1.1.8. Vergi Usul Kanunu kapsamında elektronik belge olarak düzenlenen belgeler, 2021 yılının Temmuz ayına ilişkin dönemden itibaren Form Ba ve Form Bs bildirimlerine dahil edilmeyecektir" Elektronik belgeler için BA-BS beyanının kaldırıldığı, ticari defter kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu ve ticari defterlerin kendi içinde birbirini doğruladığı, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davalı firmanın incelemeye sunulan ticari defterlerinde, davacı firmaya ait işlemlerin takip edildiği 120.0699 nolu hesabın en son yapılan işlem tarihinin 27.06.2024 olduğu, davacı firmanın ticari defterlerine göre, davalı firmanın, davacı firmaya takip tarihi itibarı ile 23.188,13 TL. borçlu olduğu, ... numaralı, 83.328,00 TL. tutarlı faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı firmanın işlemlerinin kayıt edildiği, ... nolu hesabın takip tarihi ve █████/2024 tarihi itibari ile 23.188,13 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
TOPLANAN DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir.
Davaya konu, Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibinin 23.188,13 TL asıl alacak 1.982,11 TL işlemiş faiz olmak üzere 25.170,24 TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak faturaların gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilaf; Konya . İcra müdürlüğünün ... esas nolu dosyasında; davacı tarafından takibi yapılan ve itiraz üzerine duran takip dosyasına bağlı alacağa konu faturalar nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, takibe itirazın iptalinin gerekip gerekmediği hususlarından ibarettir.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın █████/2022 gün ve ... ... - E K sayılı ilamı)
Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da  ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından  ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems: Yargıtay HGK'nın █████/2022 gün ve ... ... - E K sayılı ilamı)
Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı)
Tarafların tacir olmaları nedeniyle ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, taraf defterlerinde bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporu ile taraflara ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun olarak tutulduğu, dava konusu faturaların her iki taraf defterinde de kayıtlı olduğu, davalının takip tarihi itibarıyla 23.188,13 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Bu durumda davalı tarafın ödeme yaptığını ispat etmesi gerekmektedir. Ödemeye ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmediğinden davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın olsa haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının Davasının Kabulü İle;
Davalının Konya .İcra Müdürlüğünün ... esas nolu dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına
Asıl alacağın %20 si oranında 4.637,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine
2-Alınması gereken 1.719,38 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.291,78 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL. yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
4-Davacı tarafından yapılan 855,20 TL harç gideri ve 6.840 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 7.695,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden , A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 25.170,24 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip Hakim
e-imzalıdır e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!