Anahtar kelimeler: Rettemyiz Açmaksızın Görüşü İstemlerinin İhlali Edenlerin Suçlar Neticesinde Edilebilir Esastan

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇLAR : Hırsızlık,konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Ret,temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasıİlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2021 tarih,████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 29.11.2022 tarih, █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararı ile,''1-) Dosya kapsamına göre, suça konu motorsikletin evin bahçesinden çalındığı anlaşılmasına rağmen, suç mahallinin bina ve eklentisi içinde kalıp kalmadığı dolayısıyla SSÇ'lerin eyleminin TCK' nın 142/2-h maddesine uyan suçu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi adına, olay mahallinde keşif icra edilmeden eksik yargılama ile SSÇ'lerin eyleminin TCK' nın 142/1-e maddesine uyan suçu oluşturduğu kabul edilerek yazılı şekilde uygulama yapılması,2-) SSÇ'ler ... ve ...'nın suç tarihi itibari ile 13 yaşını doldurup, 15 yaşını ikmal etmemelerine rağmen haklarında TCK'nun 31/2 maddesinin tatbiki yerine 31/3 maddesinin tatbiki sonucu fazla ceza tayin edilmesi, 3-) Gerekçeli karar başlığında, şikayetindan vazgeçen mağdurun, mağdur yerine müşteki olarak yazılması, 4-) Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin █████/2018 yerine █████/2018 olarak yazılması,Kabule göre de; SSÇ'lerin hırsızlık suçundan dolayı yaşa dair indirim yapılırken '3 yıl' yerine '2 yıl 12 ay' ve TCK'nun 62 maddesi ile ilgili indirim yapılırken '2 yıl 6 ay' yerine '1 yıl 18 ay' denilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi nedeniyle hükümlerine bozulmasına karar verildiği,bozma üzerine yapılan yargılamada suça sürüklenen çocuk hakkında Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2023 tarih,███████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 06.07.2023 tarihli ve █████████ Esas,█████████ Karar sayılı kararı ile,'' 1-) Alt sınırı beş yıl hapis cezasını gerektiren TCK'nın 142/2-h maddesi kapsamındaki nitelikli hırsızlık suçundan yargılanan SSÇ ...'ın bizzat duruşmada veya SEGBİS sistemi ile hazır edilerek iddianame okunduktan sonra savunmasının alınması gerektiği ve talimat yasağı bulunduğu gözetilmeden, hakkında çıkarılan yakalama kararına istinaden Akhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından ████████ değişik iş numarası üzerinden alınan savunması ile yetinilip yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle CMK'nın 289/1-e maddesinde öngörülen ''duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılması'' şeklindeki kesin hukuka aykırılık halinin bulunması, 2-) Dairemizin bozma kararından önce verilen ve SSÇ ile müdafiisi tarafından istinaf edilen █████/2021 tarihli kararda, SSÇ'nin hırsızlık suçundan 1 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, CMK'nın 283/1. maddesi uyarınca SSÇ lehine kazanılmış hak teşkil ettiği ve bozma sonrası verilen kararda bu cezadan fazla cezaya hükmedilemeyeceği gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda SSÇ hakkında verilen 3 yıl 9 ay hapis cezasının, CMK'nın 283/1. maddesi uyarınca kazanılmış hakka konu olan 1 yıl 18 ay hapis cezası üzerinden infaz edilmesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, suça sürüklenen çocuğun 2 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f. maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 29.11.2022 tarihli ve █████████ Esas █████████ Karar sayılı bozma ilamı ile bozma kararı üzerine verilen Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesinin 06.04.2023 tarih ███████ Esas ████████ Karar sayılı kararı ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin 06.07.2023 tarihli ve █████████ Esas,█████████ Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen Sındırgı Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2023 tarih, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g. maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükümlerin bozulmasına karar verilmesi,Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafii ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.