Anahtar kelimeler: Ltdşti Rücu İşçiye Sıralı Tutularak Ödemesi Şti İşçilik İşletilecek Nezdinde

T.C.
İSTANBUL18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, ...'nin iştirak şirketi olduğunu, aldığı ihale işlerinin bir kısmını davalılara ihale ettiğini, davalılar nezdinde çalışması bulunan işçi ...’ya 22.734,29 TL işçilik alacağı ödemesi yapıldığını, işçinin çalıştığı şirketlerin sıralı olarak ... Ltd. Şti – ... Ltd. Şti. - ... Ltd.Şti. olduğunu, davalıların işçiye yapılan ödemelerden sorumlu olduklarını, ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal ticari faiziyle birlikte, davalılara rücu hakkı bulunduğunu beyanla fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak, ödenen işçilik alacaklarının ödeme tarihinden itibaren yasal ticari faizi ile birlikte, davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Şirketin iflasına karar verildiğini, bu davanın iflas kararından sonra açıldığını, davacının öncelikle iflas masasına başvuru yapması gerektiğini, alacağın iflas masasına kaydedilmemesi halinde, davanın yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinde kayıt kabul davası olarak açılması gerektiğini, davacının talep ettiği tüm talepler yönünden zamanaşımı itirazında bulunulduğunu, işçilik haklarından sorumluluğun asıl işveren davacı şirkette olduğunu, kusuru ve yetkisi olmadığı için şirketlerine sorumluluk yüklenemeyeceğini, ihale şartnamesindeki teklif fiyatının içinde yer almayan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fazla mesai alacağının rücu yolu ile istenmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, mahkeme aksi kanaatte ise, müflis şirketin sorumluluğunun Borçlar Kanunu m. 169 uyarınca yalnızca işçinin kendi bünyesinde çalıştığı dönemile sınırlı olmak üzere yarı-yarıya sorumluluk şeklinde olabileceği beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının talep veya rücu edebileceği hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını, davacı şirketin kısa süreli ihale alıcısı olduğunu, ihaleyi kazanan şirket farklı olsa da hizmetin aynı işçilerce yerine getirildiğini, işçilerin gerçek işvereni olan kamu kurumu bünyesinde çalışmaya devam ettiklerini, gerçekte -kesintisiz olarak- davacı şirketin işçisi olduklarını, feshe bağlı hak ve alacaklardan davacı şirketin tek başına sorumlu olacağını, şirketlerine husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, işçinin iş akdinin feshi hususunda hiçbir yetki ve sorumluluklarının olmadığını, yasal düzenlemelerin ve sözleşmelerin hiçbirinde kıdem tazminatının teklif fiyatına dahil edilecek kalemler arasında belirtilmediğini, davacı işçi ve diğer işçilere ödenmesi gereken ve asıl işveren ... (...) 'den alınmış olan bütün ödemelerin yapıldığını, kıdem tazminatından yalnızca asıl işveren olan idarenin sorumlu olduğunu, işçinin, şirketlerinde sadece 01.02.2012-31.12.2012 tarihleri arasında (10 ay) brüt 950,59 TL ücretle çalışmış olduğunu, çalışmasının 1 yılın altında olduğunu, kıdem tazminatının şartlarının oluşmadığını, mahkemece şirketin sorumlu olduğu kanaatine varılacak olması halinde, bu sorumluluğun işçiyi çalıştırdıkları dönem ve ücret ile sınırlı olması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... Şirketi'ne usulüne uygun tebligatlar yapılmasına rağmen bu davalı tarafça dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.Mahkememizin █████/2024 tarihli celsesinde dosyanın iş hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişisine tevdine karar verilmiş olup █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Yukarıda değinildiği üzere işçinin projedeki toplam çalışma süresi 2 yıl 11 ay 30 gün olup, her yıl için net 7.580,98 TL ve bakiye 11 ay 30 gün için ise net 7.572,33 TL hesaplandığı ve ödendiği anlaşılmaktadır. Buna göre işçinin, a.... Ltd. Şirketindeki çalışma süresi 1 yıl olmakla, bu davalı şirketin bu borçtan sorumluluğu 7.580,98 TL’dir. b. ... Ltd.Şirketindeki çalışma süresi 1 yıl olmakla, bu davalı şirketin bu borçtan sorumluluğu 7.580,98 TL’dir. c. ... Ltd.Şirketindeki çalışma süresi 11 ay 30 gün olmakla, bu davalı şirketin bu borçtan sorumluluğu 7.572,33 TL’dir. " şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Mahkememizin █████/2024 tarihli celsesinde dosyanın ek rapor alınmak olarak bilirkişiye tevdi ile; hesaplama yapılırken, dava dışı işçinin davalılar nezdindeki çalışma dönemi ve bu döneme denk gelen ücret ile sorumlu tutularak hesaplama yapılmasının gerekip gerekmeyeceği hususunda ek rapor tanzim edilmesinin ve bu doğrultuda ek rapor hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiş olup █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "Dosyada mevcut delillerin değerlendirilmesi ile talep edilen alacağa hak kazanılması hususları mahkemenin takdirinde olmakla, herhangi bir hukuki değerlendirme ve kanaat belirtmeksizin mahkemenin ara kararı doğrultusunda değerlendirmeler yapılmış olup, kök rapordaki tespit ve kanaatler korunmuştur." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Mahkememizin █████/2025 tarihli celsesinde, huzurdaki davada davalı olarak gösterilen Müflis ... Tic. Ltd. Şti. Yönünden dosyanın tefriki ile mahkememiz ayrı bir esasına kaydedilmesine karar verilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:Dava; davacı tarafından dava dışı işçiye yapılan ödemenin davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Davacı ; mahkememiz dosyasında davalılar Müflis ... Tic. Ltd. Şti., ... Ltd. Şti. Ve davalı ... Limited Şirketine yönelik olarak dava açmış, bu dosyanın █████/2025 tarihli celsesinde davalı Müflis ... Tic. Ltd. Şti. Yönünden dosyanın tefriki ile mahkememiz ayrı bir esasına kaydedilmesine karar verilmiş ve diğer davalılar yönünden huzurdaki dosyadan yargılamaya devam olunmuştur.Mahkememiz dosyasının █████/2024 tarihli 1 no.lu celsesinde ; Davacı vekilinin dava dilekçesinde talep etmiş olduğu fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla toplam 22.734,29-TL bedelin davalılardan sorumluluk tutarı hususunda tahsili talep edildiği görülmekle her bir davalıdan ayrı ayrı ne tutarda alacak isteminde bulunulduğu açık olmadığından davacı vekiline her bir davalı yönünden bu aşamada ne tutarda alacak isteminde bulunulduğu hususunda talep sonucunu açıklamak üzere HMK 31. madde uyarınca 1 hafta kesin süre verilmesine, verilen süre içerisinde her bir davalı yönünden dava dilekçesindeki talep edilen miktara göre sorumluluk tutarları açıklanmadığı takdirde dava dilekçesinde talep edilen toplam bedelin davalı sayısına bölünerek her bir davalı yönünden ayrı ayrı eşit tutarda talepte bulunulduğunun kabul edileceğinin davacı vekiline ihtarına karar verilmiş, davacı vekili açıklama dilekçesi sunmadığından mahkememizce yapılan ihtarat uyarınca dava değeri olarak bildirilen 22.734,29-TL , davalı sayısı olan üçe bölünmüş ve her bir davalı yönünden dava değerinin 7.578,09-TL olduğu kabul edilmiş, bu hali ile huzurdaki davada da her bir davalı yönünden dava değerinin 7.578,09-TL olduğu (toplam 15.156,18-TL olduğu)değerlendirilmiştir. 4857 Sayılı İş Kanununun 2/6.maddesinde, "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine dair yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereğiyle teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işverenle birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu'nun 146.) maddesinde düzenlenen, "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır." şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. Aralarındaki sorumluluğun tayininde ise sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesi gerekmektedir.Emsal mahiyette olan Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin ... Esas, ... Karar Sayılı, 06.12.2021 Tarihli "Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatili ücreti, UBGT, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir." şeklindeki gerekçeli ilamı, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme hükümleri, yargılama esnasında celp edilmiş olan tüm evraklar, davalı ile davacı arasında akdedilmiş olan sözleşme hükümleri, yapılan ödemeler bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle rapor tanzimi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi tarafından hazırlanan █████/2024 tarihli ek rapor ile her bir davalı yönünden ayrı ayrı sorumluluk miktarları hesaplanmıştır. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; hüküm kurmaya elverişli bilirkişi ek ve kök raporları uyarınca davacının, dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarının 7.580,98-TL sini davalı ... İnş. Ltd. Şti.'nden, 7.572,33-TL sini ... Ltd. Şti.'nden talep edebileceği, yukarıda açıklanan gerekçelerle mahkememizce dava değerinin her bir davalı yönünden 7.578,09-TL olarak kabul edildiği, bu dava değeri ve bilirkişi raporunda tespit edilen bedeller dikkate alınarak davacının davalı ... Şti.'ye yönelik talebinin taleple bağlı kalınarak kabulüne karar vermek gerektiği, diğer davalı ... Şti.'ye yönelik talebin ise kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerektiği anlaşılmış ve aşağıda belirlenen tutarlar üzerinden hüküm kurulmuştur. Davacı, dava dilekçesinde faizin başlangıç tarihi olarak ödeme tarihinin esas alınması talebinde bulunulmuş ise de işbu dava açılmadan önce davalıların temerrüde düşürüldüğünün ispatlanamadığı kanaatine varılarak dava tarihinden itibaren faiz işletilmek kaydıyla bu davalılar açısından taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile;-7.578,09 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ....Ltd. Şti.'nden tahsili ile davacıya verilmesine,-7.572,33-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine,-Davacının fazlaya dair isteminin reddine, 2 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 1.034,93 TL harçtan peşin alınan 388,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 646,68 TL harcın 323,46 TL'sinin davalı ..., 323,22 TL'sinin davalı ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına. 3- Davacı tarafından yatırılan 388,25 TL harcın 194,19 TL'sinin davalı ..., 194,06 TL'sinin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, 4- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 7.578,09 -TL vekalet ücretinin davalı .... Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine, 5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 7.572,33 -TL vekalet ücretinin davalı ... Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine, 6- Davalı ... Ltd. Şti. Kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 5,76-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,7- Davacı tarafça yapılan 308,25 TL ilk masraf (başvuru + vekalet harcı), 733,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.041,20 TL yargılama giderinin iki davalı için yapıldığı ve davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı dikkate alınarak ; 2.020,60-TL sinin davalı .... Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine, bakiye 2.019,06-TL davalı ... Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8- Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 9- Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı dikkate alınarak ; 1.680,00-TL sinin davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nden, bakiye 1.678,72-TL sinin davalı ... Ltd. Şti.'nden , bakiye 1,28-TL sinin ise davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025 Katip ¸ Hakim ¸