Anahtar kelimeler: Görüşleri İşlemesi Eylemi Bağlantı Ret İstemlerinin Eylem Yapma Edenlerin Aralarındaki
10. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : 1. Ret (Sanıklar ... ve ... yönünden)
2. Bozma (Sanıklar ..., ... ve ... yönünden)
3. Onama (Diğer sanıklar yönünden)
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık ...'in suça konu eylemi sanık ... ile birlikte işlemesi ve .. hakkındaki dosyanın Dairemizin ██████████ Esas sırasında kayıtlı olması nedeniyle aralarındaki bağlantı nedeniyle söz konusu eylem yönünden iki dosya hakkında birlikte inceleme yapılmıştır.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan hapis cezasının süresine göre 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1, 1412 sayılı CMUK'un 318. ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
A. Sanık ... hakkında verilen hükmün incelemesinde;
01.06.2016 tarihinde sanığa tefhim edilen hükmün, sanık müdafiine 30.06.2016 tarihinde tebliğ edildiği, 1412 sayılı CMUK’un 310/1. maddesinde belirtilen bir haftalık yasal temyiz süresinden sonra sanık müdafii tarafından 12.07.2016 tarihinde temyiz edildiği anlaşıldığından, Tebliğname'ye uygun olarak sanık müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
B. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen hükümlerin incelemesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafileri ile sanıklar ..., ... ve ...'in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak hükümlerin ONANMASINA,
C. Sanıklar ... ve ... hakkında verilen hükümlerin incelemesinde;
Sanıkların üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı TCK’nın 188/3. maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırına göre zorunlu müdafi tayini gerekmemekte ise de, hükmün verildiği tarihten önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile TCK’nın 188/3. maddesinde düzenlenen suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırının “on yıl” olarak değiştirildiği, bu itibarla sanıklara 5271 sayılı CMK’nın 150. maddesi uyarınca zorunlu müdafi tayini gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurularak sanıkların savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname'ye aykırı olarak hükümlerin BOZULMASINA,
Ç. Sanık ... hakkında verilen hükmün incelemesinde;
Sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı TCK’nın 188/3. maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırına göre zorunlu müdafii tayini gerekmemekte ise de, hükmün verildiği tarihten önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile TCK’nın 188/3. maddesinde düzenlenen suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırının “on yıl” olarak değiştirildiği, bu itibarla sanığa 5271 sayılı CMK’nın 150. maddesi uyarınca zorunlu müdafi tayini gerektiği gözetilmeden, sanığın savunmasını alındığı tarihte müdafii bulunmasına karşın görevsizlik kararı sonrası görevli mahkemede sanık müdafiinin dosyadan çekilmesine karşın esas hakkındaki mütalaya karşı savunmasının alındığı ve hükmün kurulduğu celsede müdafii bulundurulmadan sanığın yokluğunda yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,
D. Sanık ... hakkında verilen hükmün incelemesinde
1. Sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı TCK’nın 188/3. maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırına göre zorunlu müdafi tayini gerekmemekte ise de, hükmün verildiği tarihten önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile TCK’nın 188/3. maddesinde düzenlenen suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırının “on yıl” olarak değiştirildiği, bu itibarla sanığa 5271 sayılı CMK’nın 150. maddesi uyarınca zorunlu müdafi tayini gerektiği gözetilmeden, sanığın savunmasını alındığı tarihte müdafii bulunmasına, ancak görevsizlik kararı sonrası görevli mahkemede sanık müdafiinin işgöremezlik belgesi nedeniyle görevinin sonlandırılmasına karşın esas hakkındaki mütalaya karşı savunmasının alındığı ve hüküm kurulan celsede müdafii bulundurulmadan sanığın yokluğunda yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2. Sanığın 30.06.2012 tarihli eyleminde, olay tutanağında bahsedilen ve hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ...'nda ele geçirilen madde ile ilgili ekspertiz raporunun dosyada bulunmadığı anlaşıldığından; varsa aslı veya onaylı örneği getirtilerek dosyaya konulması, duruşmada okunup tartışılmasının sağlanması, yoksa buna ilişkin ekspertiz raporunun alınması, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün BOZULMASINA,
E. Sanık ... hakkında verilen hükmün incelemesinde:
Sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı TCK’nın 188/3. maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırına göre zorunlu müdafi tayini gerekmemekte ise de, hükmün verildiği tarihten önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile TCK’nın 188/3. maddesinde düzenlenen suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırının “on yıl” olarak değiştirildiği, bu itibarla sanığa 5271 sayılı CMK’nın 150. maddesi uyarınca zorunlu müdafi tayini gerektiği gözetilmeden, sanığın savunmasını alındığı tarihte müdafii bulunmasına karşın görevsizlik kararı sonrası görevli mahkemede esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasının alındığı ve hüküm kurulan celsede müdafii bulundurulmadan sanığın yokluğunda yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,
F. Sanık ... hakkında verilen hükmün incelemesinde:
Gerekçeli karar sanık ...'in vasisinin MERNİS adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca 09.08.2012 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, 7201 sayılı Kanun'un 10/2. maddesinde yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” şeklindeki düzenleme ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsenmiş olduğu, bu kapsamda öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, anılan Kanun'a göre MERNİS şerhi düşülmeksizin tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca mercii tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği nazara alındığında, gerekçeli kararın sanığın vasisinin doğrudan MERNİS adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi gereğince tebliğ edilmesi nedeniyle yapılan tebliğin usulsüz olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1. Sanık ...'e 5271 sayılı CMK'nın 191/3-b maddesi uyarınca iddianame okunmadan ve 147. maddesi uyarınca sanığın usulüne uygun sorgusu yapılmadan,
2. Sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı TCK’nın 188/3. maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırına göre zorunlu müdafi tayini gerekmemekte ise de, hükmün verildiği tarihten önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile TCK’nın 188/3. maddesinde düzenlenen suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırının “on yıl” olarak değiştirildiği, bu itibarla sanığa 5271 sayılı CMK’nın 150. maddesi uyarınca zorunlu müdafi tayini gerektiği gözetilmeden,
Yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,
G. Sanık ... hakkında verilen hükmün incelemesinde;
1. Sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı TCK’nın 188/3. maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırına göre zorunlu müdafi tayini gerekmemekte ise de, hükmün verildiği tarihten önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile TCK’nın 188/3. maddesinde düzenlenen suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırının “on yıl” olarak değiştirildiği, bu itibarla sanığa 5271 sayılı CMK’nın 150. maddesi uyarınca zorunlu müdafi tayini gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurularak sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2. 20.07.2012 tarihinde kolluk görevlilerince durdurulan ve hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ....'un kaba üst yoklamasında suç unsurunun bulunamaması üzerine şüpheli tavırları nedeniyle polis merkezine götürülüp yapılan üst aramasında iç çamaşırında suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, dosya kapsamında yapılan aramaya ilişkin CMK'nın 116,117 ve 119.maddelerine uygun şekilde alınmış "adli arama kararı" veya "yazılı adli arama emri" bulunmadığı anlaşılmakla, ele geçirilen uyuşturucu maddenin hukuka aykırı delil niteliğinde olması nedeniyle hükme esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,
H. Sanık ... hakkında verilen hükmün incelemesinde
19.06.2012 tarihli olayda, sanık ...'nin hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen kullanıcı ...'e sattığı uyuşturucu maddeyi sanık ...'dan temin ettiğine dair soyut ve değişik anlamlara gelebilecek iletişimin tespiti tutanakları dışında, kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı; 26.06.2012 tarihli olayda ise her ne kadar sanık ..., hakkında kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ...'e uyuşturucu madde verdiğini kabul etmişse de dosya kapsamında suçun maddi konusu olan herhangi bir uyuşturucu maddenin ele geçmediği gözetildiğinde sanık ...'ın beraatı yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün BOZULMASINA,
I. Sanık ... hakkında verilen hükmün incelemesinde;
20.07.2012 tarihinde kolluk görevlilerince durdurulan ve hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ....un kaba üst yoklamasında suç unsurunun bulunamaması üzerine şüpheli tavırları nedeniyle polis merkezine götürülüp yapılan üst aramasında iç çamaşırında suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, dosya kapsamında yapılan aramaya ilişkin 5271 CMK'nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde alınmış "adli arama kararı" veya "yazılı adli arama emri" bulunmadığı anlaşılmakla ele geçirilen uyuşturucu maddenin hukuka aykırı delil niteliğinde olması nedeniyle hükme esas alınamayacağı; 13.10.2012 tarihli olay tutanağında bahsedilen ve hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ...'nda ele geçirilen madde ile ilgili ekspertiz raporunun dosyada bulunmadığı anlaşıldığından, varsa aslı veya onaylı örneğinin getirtilerek dosyaya konulması, duruşmada okunup tartışılmasının sağlanması, yoksa buna ilişkin ekspertiz raporunun alınması, ayrıca kullanıcı ....'ın müdafisiz kolluk beyanı hükme esas alınamayacağından tanık olarak çağırılıp dinlenip sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün BOZULMASINA,
I. Sanık ... İşçan hakkında verilen hükmün incelemesinde:
Sanığın 05.11.2012 ve 06.11.2012 tarihli eylemlerinde, olay tutanaklarında bahsedilen ve hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ... ve .. .. 'da ele geçirilen maddeler ile ilgili ekspertiz raporlarının dosyada bulunmadığı anlaşıldığından; varsa aslı veya onaylı örneklerin getirtilerek dosyaya konulması, duruşmada okunup tartışılmasının sağlanması, yoksa buna ilişkin ekspertiz raporunun alınması, sonucuna göre tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,
J. Sanık ... hakkında verilen hükmün incelemesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, 12.06.2012 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilen dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın 12.06.2012 tarihli eylemi sabit ise de; 05.11.2012 tarihli olay tutanaklarında bahsedilen ve hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ... ve ...'ta ele geçirilen maddeler ile ilgili ekspertiz raporlarının dosyada bulunmadığı anlaşıldığından; varsa aslı veya onaylı örneklerinin getirtilerek dosyaya konulması, duruşmada okunup tartışılmasının sağlanması, yoksa buna ilişkin ekspertiz raporlarının alınması, sonucuna göre tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,
K. Sanık ... hakkında verilen hükmün incelemesinde
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, 30.07.2012 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenin dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın 30.07.2012 tarihli eylemi sabit ise de; 15.08.2012 tarihli olayda sanığın aşamalardaki savunmalarında suçlamayı kabul etmemesi, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan ...' ta ele geçen uyuşturucu maddeyi sanığın sattığına dair, ...'ın sonradan döndüğü kolluktaki müdafisiz beyanı dışında mahkûmiyetine yeterli, kuşku sınırlarını aşan, kesin delil bulunmadığı; 24.07.2012 tarihli olayda ise hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan ...'de suçun maddi konusu olan uyuşturucunun ele geçmemesi nedeniyle suçun kanuni unsurunun oluşmadığı gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,
L. Sanık ... hakkında verilen hükmün incelemesinde;
Sanığın aşamalardaki savunmalarında suçlamayı kabul etmemesi, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan ..'ta ele geçen uyuşturucu maddeyi sanığın sattığına dair, ...'un sonradan döndüğü kolluktaki müdafisiz beyanı dışında mahkûmiyetine yeterli, kuşku sınırlarını aşan, kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı,sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,
M. Sanık ... hakkında verilen hükmün incelemesinde:
Sanığın aşamalardaki savunmalarında suçlamayı kabul etmemesi, dosya kapsamında elde edilen bilgi ve belgelere göre sanığın atılı suçu işlediğine dair türlü şüpheden uzak, yeterli ve kesin delil bulunmadığı gözetilmeden, beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,
N. Sanık ... İşçan hakkında verilen hükmün incelemesinde,
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, 07.05.2012 ve 15.05.2012 tarihli eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın 07.05.2012 ve 15.05.2012 tarihli eylemleri sabit ise de; 05.11.2012 ve 06.11.2012 tarihli olay tutanaklarında bahsedilen ve hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ..., ... ve .. ...'da ele geçirilen maddeler ile ilgili ekspertiz raporlarının dosyada bulunmadığı anlaşıldığından; varsa aslı veya onaylı örneklerinin getirtilerek dosyaya konulması, duruşmada okunup tartışılmasının sağlanması, yoksa buna ilişkin ekspertiz raporlarının alınması, 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümleri uygulanırken cezada artırım oranının sabit olan eylem sayılarına göre belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!