Anahtar kelimeler: Menfez Dolaştığı Vurulmak Kapaklarının Teşhise Kırılarak Cisimle Sert İzi Ayakkabı

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
...
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2024
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı dava dışı ..... .... ... ... ... ... açıldığı ve bu bölgeden araç yüklenerek götürüldüğü anlaşıldı. Toprak zemin üzerinde olayın fark edilmesinden önce işçilerin çalıştığı ve güvenli görevlilerinin bölgede dolaştığı beyan edildiğinden toprak zemin üzerinde teşhise esas ayakkabı izi bulunamamıştır. Diğer menfez bölgelerinin kontrolünde de menfez kapaklarının kaynaklanmış kısımlarının sert bir cisimle vurulmak sureti ile kırılarak açıldığı ve kabloların kesilerek menfezden çıkarıldığı anlaşıldı.”açıklamalarına yer verildiğini, Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağında ise; “Kamera kaydının geriye dönük incelemesi yapıldığında 22.05.2022 günü yine bir aracın kamera açısından geçerek kabloların bulunduğu bölgeye geldiği, bu bölgede yaklaşık 2.5 saat kaldığı ve daha sonra yine aynı kamera açısından geçerek olay yerinden ayrıldığı “ tespit edildi. Bağımsız ve tarafsız eksperler tarafından yapılan inceleme neticesinde, sigortalı şantiye alanında gerçekleşen zararın 23.05.2022 tarihli hırsızlık için 293213 nolu hasar dosyası kapsamında 123.217,65 TL ve █████/2022 tarihli hırsızlık için293214 nolu hasar dosyası kapsamında 136.908.50-TL olduğu tespit edilmiş olup bu zarar Davacı sigorta şirketince, 13.09.2022 tarihinde dava dışı sigortalıya ödendiğini, ekspertiz raporları kesin delil olmamakla birlikte, ekspertiz raporlarının hukuki niteliği hususunda Danışta 8. Dairenin E. █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı 11.05.2011 tarihli kararı eksper raporlarının tarafsız ve bağımsız biçimde tesis edildiği ve hukuken geçerli belge niteliğini haiz olduğunu ve yargılamada hükme esas alınabilecek kuvvetli delil niteliğinde olduğu Sayın Mahkemenizin de takdirinde olduğunu, bu durumda ekspertiz raporu objektif, tarafsız ve bağımsız bir şekilde tazminat yükümlülüğünü ortaya koyduğundan davacı sigorta şirketince aynı tutar üzerinden ödenen sigorta tazminatını davalı yana rücu hakkının haiz olduğunu, zararın meydana geldiği sahasının güvenliğinin sağlanması için davalı Güvenlik şirketi ile Özel Güvenlik Sözleşmesi imzalandığını, İş bu sözleşme ile davalı güvenlik şirketi mevzuat ve şartnamelere uygun şekilde güvenlik hizmeti sağlanması hususunda ve sahanın fiziki güvenliğini sağlanarak, hırsızlık, soygun vb. olaylara karşı korumak suretiyle sigortalıya güvenlik hizmeti sağlanması hususunda sözleşme yapıldığını, söz konusu sözleşmeden görüleceği üzere, davalı hizmet noktalarında cana, mala ve huzura karşı olabilecek saldırılara karşın korunması edimini yüklendiğini, Davalı güvenlik firması Güvenlik Hizmet Sözleşmesi ile sigortalı şirketin can ve mal güvenliğinin sair mevzuat doğrultusunda belirleyeceği özel kadro ile belirlediği işyerinde mevzuat ve şartnamelere uygun şekilde güvenlik hizmeti sağlanması kapsamında şantiyenin fiziki güvenliğini sağlamak, hırsızlık ve soygun vb. olaylara karşı koruma sağlamak, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerinin Uygulanmasına Dair Yasa ve bu yasaya bağlı yönetmelikler ile sair mevzuat şartları dâhilinde, kendi özel kadrosu ve yöntemleri ile sağlama borcunu üstlendiğini, nitekim anılan güvenlik sözleşmesinin 3. Maddesine göre; davalı güvenlik firması, genel hükümler çerçevesinde özel güvenlik hizmetini sağlamakla yükümlü kılındığını, tanzim edilen güvenlik sözleşmesi hırsızlık hadisesinin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olup, meydana gelen hırsızlık olayında davalı güvenlik firmasının sorumlu olduğunu, güvenlik sözleşmesi hükümlerinin aksine alanının güvenliği konusunda zafiyet yaşandığını, nitekim bu husus dava dosyasına sunulan tutanaklarda yer almış olup ilgili tutanaklardan yukarıda bahsedildiğini, ilgili tutanaklardan anlaşılacağı üzere davalı güvenlik firmasının zarara sebebiyet veren hırsızlık hadisesi nedeniyle doğrudan ihmal ve kusuru olduğunu, hırsızlık hadisesi aynı hafta içerisinde iki defa meydana gelmiş olup hırsızların söz konusu sahada yaklaşık 2.5 saat geçirdikleri sabit olmasına rağmen güvenlik firması tarafından hırsızlık hadisesi önlenemediğini, şantiye sahasının güvenliğinden sorumlu özel güvenlik görevlileri olmasına karşın, şahıslar şantiyeye rahatlıkla girmiş ve sigortalı şirkete ait emtialar hırsızladıklarını, oysa özel güvenlik görevlilerinin, görev yaptıkları alanların giriş ve çıkışlarını denetleme, arama yapma hatta yakalama yetkileri olduğunu, buna karşın bu yetkiler etkin bir biçimde kullanılmayarak zarara sebebiyet verildiğini, davalı özel güvenlik şirketinin 5188 sayılı kanun hükmünce özen yükümlülüğü gereğince ifa etmediği, hırsızlık teşebbüsü hadisesinin gerçekleştiği gün vardiyası olan özel güvenlik görevlilerin 5188 sayılı kanunun özel güvenlik yetkileri başlığı altındaki 7. Maddesinde sayılan yetkilerini kullanmayarak ve güvenlik sözleşmesinde yer alan görevlerini ifa etmeyerek, ihmalkar ve özensiz çalıştıklarının ortada olduğunu, zararı doğuran olaydan dolayı davalı özel güvenlik şirketinin çok açık güvenlik zafiyeti olduğu, şantiye alanında çalışan güvenlik görevlilerinin üzerine düşen özen ve gözetim yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmediği, şüpheli şahısların rahat ve hiç bir tehlikeye maruz kalmadan şantiye alanına girip sigortalıya ait emtiaları çaldıklarını, davalı özel güvenlik şirketinin en önemli görevi, güvenliğini sağlamakla yükümlü işyerinde suç önleme faaliyetini yerine getirmek olduğunu, bu faaliyeti yerine getirirken çok geniş yetkilerle donatılmış olan özel güvenlik şirketinin, şantiye alanına çok rahat bir şekilde giren kötü niyetli kişilerin, sigortalıya ait emtiaları çalmasına engel olamamış olması, davalı şirketin sözleşmeden ve kanundan kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirmediğini açık bir göstergesi olduğunu, davalı güvenlik firması gerek özen yükümlülüğüne aykırı davranışı gerekse TBK borcun ifa edilmemesi hükmü kapsamında hırsızlık neticesinde meydana gelen zararlardan sorumlu olduğunu, davacı sigorta şirketi poliçe ilişkisi kapsamında sigortalısına toplam 260.126,15 TL tutarındaki hasar bedelini ödeyerek ve dava dışı sigortalıdan üçüncü şahıslara karşı olan takip ve dava haklarını ödediği tazminat miktarı kadar temlik aldığını, TTK m.1472 maddeleri uyarınca sigortalısı yerine geçmiş ve haklarına halef olduğunu, Davacı sigorta şirketi yapmış olduğu işbu söz konusu sigorta tazminatı ödemesini hasara sebebiyet verenlerden rücuen tazmin etme hakkına sahip olduğunu, Davacı sigorta şirketinin zararı, ödemeyi yaptığı tarihte doğduğundan icra takibinde ve işbu davada ödeme tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren faiz talep edebileceğini, arz ve izah edilen nedenlerle ( fazlaya ve munzam zarara ilişkin her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla) davanın kabulü ile...14. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı dosyada vaki itirazın iptaline, takibin 123.217,65 TL asıl alacak ve 4.094,03 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 127.311,68 TL üzerinden devamına, ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ E. sayılı dosyada vaki itirazın iptaline, takibin 136.908,50 TL asıl alacak ve 4.548,93 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 141.457,43 TL üzerinden devamına, davalı yanın her icra dosyası için ayrı ayrı %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, hasar konusu olayın meydana gelmesinde davalı firma ve çalışanlarına atfedilebilecek hiçbir kusur söz konusu olmadığı gibi herhangi bir ihmalde söz konusu olmadığını, taraflar arasındaki koruma ve güvenlik hizmet sözleşmesinin amaç ve konu başlıklı 2. Maddesinde; "..ASO 2. OSB sahasında katılımcıların, çalışanların ve ziyaretçilerin rahat ve güven içinde bulunması Auw, amacıyla, kötü niyetlilerin huzura, mala cana olabilecek saldırıların yasaların ve görevin ifası için tahsis edilen personelin sayı ve ekipmanları dikkate alınarak imkânları dâhilinde, caydırıcı ön güvenlik tedbirleri alınmak suretiyle caydırılmasıdır...” hükmü mevcut olup, sözleşmenin 5. Maddesinde belirtildiği üzere söz konusu projede 21 güvenlik görevlisi ile hizmet verildiğini, ... Valiliği İl Özel Güvenlik Komisyonu kararından açıkça anlaşıldığı üzere güvenlik hizmeti verilen dava dışı sigortalı komisyondan 4 tabanca ve 64 silahlı özel güvenlik personeli tarafından güvenliğin sağlanabilmesi için 5188 saydı Kanunun 3'ncü maddesine göre özel güvenlik izni verilmesi talebinde bulunduğunu, komisyonda talebe uygun bir şekilde 4 tabanca ve 64 silahlı özel personeli kadrosu tahsis edilmesine karar verdiğini, ... Valiliği Özel Güvenlik Komisyonunun █████/2008 tarih ████████ karar nolu kararında, özel güvenlik şirketinden hizmet satın alınmak suretiyle 4 tabanca ve 64 kişilik silahlı özel güvenlik personeli kadrosu tahsis edilmesine karar verilmiş olmasına rağmen güvenlik hizmeti verilen dava dışı sigortalı ile imzalanan sözleşme gereğince Davalı şirketçe toplam 21 güvenlik personeli ile hizmet verildiğini, komisyondan talep edilen ve komisyonca tahsis edilen personel sayısının üçte biri ile hizmet verildiğini, Güvenlik hizmeti verilen ASO 2. OSB 6.000 dönüm yani 6.000.000 m2 alan üzerine kurulmuş bir işletme olup, bu kadar büyük bir tahsis edilen 64 güvenlik personeli yerine bunun üçte biri olan 21 özel güvenlik görevlisi ile hizmet verilmesi nedeni ile güvenlik zafiyeti oluşması ve devriye ve kontrol işlemlerinin aksamasının kaçınılmaz olduğunu, davalı şirket, dava dışı sigortalının talebi ve kararı doğrultusunda sözleşme ile belirlenen 21 personel ile hizmet verme yükümlülüğünde olup, tahsis edilen kadrodan üçte iki eksik personel ile hizmet verilmesinde hiçbir kusuru olmadığını, bu husustaki kusur, tamamen kendi tercihi doğrultusunda belirlenen az güvenlik personeli ile ucuz hizmet anlayışıyla hareket eden hizmet verilen dava dışı sigortalıya ait olduğunu, davalı şirket, taraflar arasındaki sözleşmenin 2. Maddesine göre; görevin ifası için tahsis edilen personel sayısı ve ekipmanların imkanları dahilinde hizmet verme yükümlülüğünde olduğunu, bu husus sözleşmede açıkça kararlaştırıldığını, güvenlik hizmeti verilen alanda kamera sistemi ve aydınlatma sistemi mevcut olmadığını, hırsızlığın meydana geldiği alan ağaçlık bir alan olup, kör noktada kaldığını ve görüş mesafesinin çok düşük olduğunu, ayrıca dava dışı sigortalı ASO 2. OSB yönetimi tarafından ikinci hırsızlık yaşandıktan sonra hırsızlığın yapıldığı alandaki kabloların geçtiği menhollerin üzerine birer kamyon çakıl taşı döküldüğünü, eğer bu çakıl taşı hırsızlık meydana gelmeden önce dökülse idi ve alınması gerekli diğer önemler hırsızlık öncesi alınsa idi, hırsızlığın büyük ölçüde ine geçilmesi de söz konusu olabileceğini, bu husustaki kusurda yine hırsızlığın önüne geçilebilmesi için alınması gereken güvenlik önlemlerini zamanında almayan dava dışı sigortalıya ait olduğunu, arz edilen nedenlerle söz konusu hırsızlık olayının meydana gelmesinde davalı şirkete atfedilebilecek bir kusur veya ihmal söz konusu olmadığını, ayrıca hırsızlığın meydana geldiği alan tel örgülerin hemen yanında sınır üzerinde bulunan ağaçlık bir alanda olup, sözleşmede bu alanda verilecek güvenlik hizmeti ile ilgili hiçbir düzenleme yer almadığı gibi, bu alan, davalı şirketçe güvenlik hizmeti verilen bir alan da olmadığını, hırsızlığın meydana geldiği sınır alanı davalı şirketin hizmet görev alanı içerisinde bulunmadığından bu alan ile ilgili verilecek güvenlik hizmeti konusunda sözleşmede hiçbir hüküm ve düzenleme bulunmadığından meydana gelen hırsızlık olayında bu yönden de davalı şirketin bir sorumluluğu bulunmadığını, davalı yan, davacının iddialarının aksine sözleşme ile kendisine yüklenen tüm görev ve sorumlulukları mevcut personel sayısı çerçevesinde imkanlar dahilinde yerine getirmiş olup, hırsızlık olayının meydana gelmesinde davalının herhangi bir kusur veya ihmali bulunmadığını, davalı şirket öncesinde temerrüde düşün inden takip öncesi işlemiş faizi ve takip sonrası içinde yasal faizi aşan faiz talebini de kabul etmediklerini, davalı şirket takibi geri bırakmak kasti ile kötü niyetli bir şekilde değil meydana gelen hırsızlık olayında kusuru bulunmadığı için takibe itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle re'sen gözetilecek yönlerden hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın tüm talepler yönünden reddini istemiştir.
DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, (kapatılan) ... 14. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas (yeni...5. Genel İcra Müdürlüğünün ███████████ esas) ve (kapatılan) ... 9. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas (yeni...6. Genel İcra Müdürlüğünün ██████████ esas) esas sayılı takip takip dosyaları, iş yeri paket sigorta poliçesi, olaya ilişkin tutanaklar, özel güvenlik hizmetleri sözleşmesi, ödeme dekontu ve ibraname, mahallinde yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ile ek raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı alacaklının rücuen tazminat alacağının tahsili amacı ile başlattığı (kapatılan) ... 14. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas (yeni...5. Genel İcra Müdürlüğünün ███████████ esas) ve (kapatılan) ... 9. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas (yeni...6. Genel İcra Müdürlüğünün ██████████ esas) sayılı ilamsız icra takiplerine davalı borçlunun itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
Bu hükümler çerçevesinde dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı alacaklının 123.217,65 TL asıl alacağın tahsili amacı ile (kapatılan) ... 14. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas (yeni...5. Genel İcra Müdürlüğünün ███████████ esas) sayılı dosyası ile, 136.908,50 TL asıl alacağın tahsili amacı ile davalı borçlunun (kapatılan) ... 9. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas (yeni...6. Genel İcra Müdürlüğünün ██████████ esas) sayılı icra takiplerine başladığı, davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde (kapatılan) ... 14. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas (yeni...5. Genel İcra Müdürlüğünün ███████████ esas) sayılı dosyasında █████/2022 tarihinde, (kapatılan) ... 9. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas (yeni...6. Genel İcra Müdürlüğünün ██████████ esas) sayılı dosyasında █████/2022 tarihinde icra dairesine başvurarak, hırsızlığın meydana geldiği bölgenin müvekkili şirketin hizmet verdiği sorumluluk bölgesine dahil olmadığı gibi müvekkili şirkete atfedilecek bir kusur ve ihmal de bulunmadığını, bu nedenle takip konusu borca ve ferilerine itiraz ettiklerini beyanla icra takiplerine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takiplerinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde █████/2023 tarihinde davalı borçlu vekilinin itirazlarının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra █████/2023 tarihinde mahalinde keşif yapılarak bilirkişi incelemesine başvurulmuş, keşif sonrası alınan █████/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda;
1-) Bilirkişilik Daire Başkanlığı tarafından belirlenen ve Başkanlığın resmi internet sitesinde yayınlanan “Bilirkişilerin Uyacağı Rehber İlkeler ve Bilirkişi Raporlarında Bulunması Gereken Standartlar” ın; “Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmeyle mümkündür ve sadece hâkimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hâkimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli/tali kusurlu. kusursuz. yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hâkimin yerine geçmeyi ifade eder.” şeklindeki 27. maddesi gereği tarafların kusur oranı noktasında değerlendirme yapılamayacağı ilke olarak benimsenmişse de, Sayın Mahkemenizin 01.12.2023 tarihli ara kararında “Davanın temelini teşkil eden 22.05.2022 ve 31.05.2022 tarihlerinde yaşanan hırsızlık olaylarında davalı güvenlik şirketinin kusurunun bulunup bulunmadığının, kusuru var ise oranının, buna bağlı olarak davalıdan tazmini gereken miktarın olup olmadığının, ayrı ayrı her iki icra takibine davalı borçlunun itirazlarının yerinde olup olmadığının tespiti için bir Özel Güvenlik Uzmanı, bir Sigorta Hukukundan Kaynaklanan Uyuşmazlıklarda Nitelikli Hesap Uzmanı Bilirkişi ve bir Elektrik Mühendisi bilirkişi refakatinde mahallinde █████/2023 günü keşif yapılmasına” karar verildiğinden kusur oranlarının takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere ve tavsiye niteliğinde kusur oranlarında değerlendirme yapıldığı,
2-) Davalı CAT Güvenlik Şirketinin 01.07.2021 tarihinde dava dışı ASO 2.0SB alanında dava dışı...Sanayi Odası 2. Ve 3. OSB yönetimi ile Koruma ve Güvenlik Hizmet Sözleşmesi imza ederek ASO 2.0SB sahasında katılımcıların, çalışanların ve ziyaretçilerin rahat ve güven içinde bulunması amacıyla, kötü niyetlilerin, huzura, mala ve cana olabilecek saldırıların, yasaların ve görevin ifası için tahsis edilen personelin sayı ve ekipmanları dikkate alınarak imkânları dâhilinde, caydırıcı ön güvenlik tedbirleri alınmak suretiyle caydırılması görevini yerine getirmeyi taahhüt etmişken, güvenlik yapılandırmasını uygun şekilde yapmadığı, giriş kapılarında az sayıda ÖGG çalıştırarak, hem araç/yaya girişi hem de CCTV kamera izleme görevini vererek, bir ÖGG'nin bu üç görevi aynı anda yapamayacağından ve devriye görevini çok büyük bir alanda her iki saatte bir yerine getirerek yetersiz güvenlik hizmeti vererek hırsızlık olayının gerçekleşmesinde %50 (yüzde elli) kasıtlı olmayan kusurlu olduğu,
3-) Dava dışı...Sanayi Odası 2. Ve 3. OSB yönetiminin ise...Valili kişilik silahlı özel güvenlik personeli tarafından güvenliğin sağlanabilmesi özel güvenlik izin talebinde bulunmasına rağmen 21 ÖGG ile özel güvenlik hizmeti satın alarak, yeterli sayıda Özel Güvenlik Görevlisi ile hizmet almadığı ve Özel Güvenlik Hizmet sözleşmesinde sorumluluklarını yerine getirmediği ve korunan değerle orantılı olarak güvenlik hizmeti almadığı, yetersiz olmasına rağmen davalının önerisini değerlendirmediğinden dolayı %50 (yüzde elli) kasıtlı olmayan kusurlu olduğu,
4-) 23.05.2022 tarihli hırsızlık için 293213 nolu hasar dosyası kapsamında 123.217,65 TL ve █████/2022 tarihli hırsızlık için293214 nolu hasar dosyası kapsamında 136.908.50 TL hasar olduğu tespit edildiği, söz konusu hasar miktarı tarafımızca detaylı olarak hesaplanan miktarla bire bir örtüştüğü,
5-) Gerçekleşen rizikonun talebe konu İşyeri Paket Sigorta Poliçesi teminatı dahilinde kaldığı, davacı sigortacının davalı güvenlik şirketine nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere kusuru nispetinde rücu koşullarının mevcut olduğu belirtilmiştir.
█████/2024 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda, davacı ve davalı itirazlarının rapor içinde cevaplandırıldığı, ... 14. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ esas sayılı İcra Dosyası Yönünden; Davalının %50 kusur oranı göz önünde bulundurularak;
61.608,23TL Asıl Alacak
2.047.00TL İşlemiş Faiz
63.655,73TL toplam alacak hesaplandığı,
... 9. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ esas sayılı İcra Dosyası Yönünden; Davalının %50 kusur oranı göz önünde bulundurularak;
68.454,25TL Asıl Alacak
2.304,00TL İşlemiş Faiz
50.758.25TL toplam alacak hesaplandığı belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen bilirkişi kurulu rapor ve ek raporu ile tüm dosya kapsamına göre, █████/2022 ve █████/2022 tarihlerinde meydana gelen hırsızlık olayları nedeniyle, dava dışı sigortalısı...Sanayi Odası 2 ve 3. Organize Sanayi Bölgesi'ne hasar tazminatını ödeyen davacı sigorta şirketi tarafından hasara sebebiyet verdiği ileri sürülen davalı güvenlik şirketi aleyhine bu itirazın iptali davasının açıldığı, davacı sigorta şirketi nezdinde █████/2022 - █████/2023 tarihlerini kapsar şekilde Tam Kapsamlı İşyeri Paket Sigorta Poliçesi düzenlendiği, gerçekleşenin hırsızlık olayının poliçe özel şartları gereğince teminat dahilinde olduğu, TTK'nun 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçtiği, davacı sigorta şirketince █████/2022 tarihinde dava dışı sigortalısına 123.217,65TL ve 136.908,50TL olmak üzere toplam 260.126,16 TL hasar ödemesi yapıldığı;
Davalı CAT Güvenlik Şirketinin █████/2021 tarihinde dava dışı ASO 2.0SB alanında dava dışı...Sanayi Odası 2. ve 3. OSB yönetimi ile Koruma ve Güvenlik Hizmet Sözleşmesi imzalayarak 2. 0SB sahasında katılımcıların, çalışanların ve ziyaretçilerin rahat ve güven içinde bulunması amacıyla, kötü niyetlilerin, huzura, mala ve cana olabilecek saldırıların, yasaların ve görevin ifası için tahsis edilen personelin sayı ve ekipmanları dikkate alınarak imkânları dâhilinde, caydırıcı ön güvenlik tedbirleri alınmak suretiyle caydırılması görevini yerine getirmeyi taahhüt ettiği ancak güvenlik yapılandırmasını uygun şekilde yapmadığı, giriş kapılarında az sayıda ÖGG çalıştırarak, hem araç/yaya girişi hem de CCTV kamera izleme görevini vererek, bir ÖGG'nin bu üç görevi aynı anda yapamayacağından ve devriye görevini çok büyük bir alanda her iki saatte bir yerine getirerek yetersiz güvenlik hizmeti vererek hırsızlık olayının gerçekleşmesinde % 50 oranında kusurlu olduğu, dava dışı...Sanayi Odası 2. ve 3. OSB yönetiminin ise...Valiliğinden 4 tabanca ve 64 kişilik silahlı özel güvenlik personeli tarafından güvenliğin sağlanabilmesi için 5188 sayılı Kanununa göre özel güvenlik izin talebinde bulunmasına rağmen 21 ÖGG ile özel güvenlik hizmeti satın alarak, yeterli sayıda Özel Güvenlik Görevlisi ile hizmet almadığı ve Özel Güvenlik Hizmet sözleşmesindeki sorumluluklarını yerine getirmediği ve korunan değerle orantılı olarak güvenlik hizmeti almadığı, yetersiz olmasına rağmen davalının önerisini değerlendirmediğinden dolayı % 50 oranında kusurlu olduğu, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği hasar bedelini kusur oranına göre davalıya rücu edebileceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2014 tarih ve ██████████ esas, ██████████ karar sayılı ilamında belirtildiği gibi sigortalısının zararını karşılayarak haklarına halef olan davacı sigorta şirketinin, sigorta tazminatına sigortalısına ödediği tarihten itibaren temerrüt faizi isteyebileceği, buna göre davalının (kapatılan) ... 14. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas (yeni...5. Genel İcra Müdürlüğünün ███████████ esas) sayılı icra dosyasında 61.608,23 TL asıl alacak ve 2.047.00 TL işlemiş faizinden, (kapatılan) ... 9. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas (yeni...6. Genel İcra Müdürlüğünün ██████████ esas) sayılı icra dosyasında 68.454,25 TL asıl alacak ve 2.304,00 TL işlemiş faizinden sorumlu olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile;
Davalı borçlunun (kapatılan) ... 14. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas (yeni...5. Genel İcra Müdürlüğünün ███████████ esas) sayılı icra takibine yaptığı █████/2022 tarihli İTİRAZININ 61.608,23 TL asıl alacak ve 2.047,00 TL faizi yönünden İPTALİ ile takibin 61.608,23 TL asıl alacak ve 2.047,00 TL işlemiş faizi yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine,
Davalı borçlunun (kapatılan) ... 9. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas (yeni...6. Genel İcra Müdürlüğünün ██████████ esas) sayılı icra takibine yaptığı █████/2022 tarihli İTİRAZININ 68.454,25 TL asıl alacak ve 2.304,00 TL faizi yönünden İPTALİ ile takibin 68.454,25 TL asıl alacak ve 2.304,00 TL işlemiş faizi yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin itirazın iptali isteminin reddine,
2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca dava konusu alacak likit olmadığından, varlığı ile miktarının tespiti yargılamayı gerektirmekle davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Kabul edilen toplam 134.413,48 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 9.181,78 TL karar ve ilam harcından 3.246,06 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 5.935,72 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 3.246,06 TL peşin harç, Harçlar Kanunu'nun 29/3. maddesi uyarınca (kapatılan) ... 14. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas (yeni...5. Genel İcra Müdürlüğünün ███████████ esas) sayılı icra takibinde yatırdığı 707,29 TL peşin harç, (kapatılan) ... 14. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas (yeni...5. Genel İcra Müdürlüğünün ███████████ esas) sayılı icra takibinde yatırdığı 636,56 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.859,76 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının karşıladığı 177,25 TL tebligat gideri, 13.300,00 TL bilirkişi ücreti, 1.912,35 TL keşif harcı olmak üzere toplam 15.389,60 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 7.696,46 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 7.693,14 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalının karşıladığı 200,00 TL bilirkişi ücretinden ibaret yargılama giderinin, red / talep oranına göre hesaplanan 99,98 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, geri kalan 100,02 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 1.559,66 TL'sinin davacıdan, 1.560,34 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 134.413,48 TL üzerinden takdir edilen 21.506,16 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 134.355,63 TL üzerinden takdir edilen 21.496,90 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!