Anahtar kelimeler: Sorar Varolan Bakacak Olunamaması Diyeceklerini Uyulduğu Gelmemeleri Davetiye Adreslerine Olunmasına

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaBozmaya uyulduğu, yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK'nın 307/1. maddesinde "Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar." aynı Kanun'un 2. maddesinde "Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin dosyada varolan adreslerine de davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları saptanmamış olsa da duruşmaya devam edilerek dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise, her hâlde dinlenmesi gerekir." şeklindeki hükmü karşısında, bozma kararı sanık lehine olsa dahi, bozmadan sonra yapılan yargılamada yerel mahkemece sanığa duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip, duruşmadan haberdar olmasının sağlanması gerekmekte olup, somut olayda, bozma sonrasında, talimat mahkemesince sanık hakkında zorla getirme emri düzenlendiği, talimat duruşmasında sanığın temin edilemediğine dair cevap verildiğinden talimat evrakının iadesine karar verildiği ve sanığın temin edilemediğine ilişkin evrakın dosya içerisine alınmadığı, dosya kapsamında sanığın dosyada varolan adresine duruşma gününün tebliğ edilmediği anlaşılmakla;Duruşma gününün sanığa usulüne uygun tebliğ yapılmaması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.05.2025 tarihinde Üye ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.KARŞI OY Sanık lehine olan dairemiz bozma ilamı sonrası, mahkemece sanığın bozmaya karşı diyeceği sorulmak üzere, Viranşehir Ağır Ceza Mahkemesi ile SEGBİS vasıtasıyla iletişime geçilip sanığın hazır edilemediği, sanık müdafiinin duruşmada hazır olup bozma ilamına uyulmasını talep ettiği, yerel mahkeme Dairemiz bozma ilamına uyulmasına, bozma ilamının sanık lehine olması sebebiyle sanık için Kocaeli 10. Ağır Ceza Mahkemesince yazılan talimatın bila ikmal iadesinin istenmesine karar verilip yargılamanın sonuçlandırıldığı dosyada, sanık müdafiinin temyizi üzerine dairemizde yapılan incelemede;5271 sayılı CMK'nın 307/1-2. maddeleri gereği sanığa tebligat yapılmayıp savunma hakkı kısıtlandığından bahisle temyize konu hükmün bozulması yönündeki çoğunluğun görüşüne katılamıyorum. Dairemiz bozma ilamının sanık lehine olduğu, yerel mahkemece sanığın dinlenebilmesi için segbis vasıtasıyla hazırlık yapıldığı fakat sanığın temin edilemediği, sanık müdafiinin de bozma ilamına karşı diyeceğinin sorulduğu halde sanığın savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle bozma kararı vermek makul, mantıklı değildir. 5271 sayılı CMK'nın 307/2. maddesi açıkca sanık müdafii için davetiye tebliğ olunmaması veya duruşmaya gelmemeleri nedeniyle beyanları saptanmamış olsa da dava yokluklarında bitirilebilir hükmü ihtiva ederken, zamanaşımı yaklaşmakta olan 2013 suç tarihli dosyada bozma kararı vermek usul ekonomisi ve yargılamanın uzun sürdürülmemesi ilkelerine uymaz, ayrıca savunma hakkının kısıtlanması mümkün değildir, bozma ilamı sanık lehine olup uyulmuş ve sanık müdafii duruşmada hazır bulunup hükmü temyiz etmiştir. Bu sebeplerle Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin temyize konu hükmün onanması gerektiği kanaatiyle bozma yönündeki çoğunluk görüşüne muhalifim. 26.05.2025