Anahtar kelimeler: Kararidir Cismani Esaskarar Yapmaya Yazim Katip Ölüm Kimlik Vermeye Ankara

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
HAKİM : .....
KATİP :.....
DAVACILAR : 1- ... (TC Kimlik No:.....) -
2- .....
3- .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : █████/2024
Birleşen ..... Esas Sayılı Dosyası
DAVACI : ... (TC Kimlik No:.....) -
VEKİLİ :Av. .....
DAVALI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizce verilen █████/2020 tarih ve ..... sayılı kararı, ..... Dairesinin █████/2024 tarih ve .....sayılı ilamı kaldırılarak Mahkememizde görülmekle Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan), Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVADA; Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıların müşterek çocukları 08.12.2004 doğumlu ...'nun 30.03.2017 tarihinde ...plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde maluliyeti oluşacak derecede yaralandığını, söz konusu aracın kaza tarihi itibari ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin davalı şirket tarafından yapıldığını ve tazminat talebi ile sigorta şirketine başvuruda bulunulmasının ardından sigorta şirketi tarafından müvekkilin maluliyetinin %8 olarak kabul edildiğini ve bu çerçevede hesap edilen 13.702.70 TL tazminat ödemesinin 31.05.2018 tarihinde yapıldığını, ancak sigorta şirketi tarafından yapılan tazminat hesabının hatalı yapıldığını, nitekim Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince tazminat hesabının, Aktüeryal Yöntem ve %1,8 Teknik Faiz oranı dikkate alınmak sureti ile ayrıca TRH-2010 tablosunun kullanılması sureti ile yapılması gerektiğini, gerçek hesaplamanın çok altında tazminat ödenmesi nedeniyle eksik ödenen bakiye tazminat alacağının tahsili için dava açtıklarını belirterek şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili tarafından dava dilekçesindeki talep mahkememiz ara kararı uyarınca █████/2019 tarihli dilekçe ile ayrıştırılmış olup, 1.000,00 TL maddi tazminatın 500,00 TL'sinin geçici iş göremezlik, 500,00 TL'sinin de sürekli iş göremezlik tazminatı olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili talebini, █████/2020 tarihli harçlandırılmış ıslah dilekçesi ile 75.548,80 TL olarak ıslah etmiştir.
ASIL DAVADA CEVAP : Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesi özetle; davacının müvekkili sigorta şirketine başvurusu üzerine dosya kapsamında alanında uzman aktüerden TRH-2010 yaşam tablosuna göre alınan raporu sonucu █████/2018 tarihinde 13.702,70 TL tazminat ödemesi yapıldığını, sigorta şirketinin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini, poliçenin █████/2017 tarihinde tanzim edilmiş olması nedeniyle █████/2015 tarihli trafik sigortası poliçesi genel şartlarına tabi olduğunu, kazaya karışan ...plakalı aracın müvekkili nezdinde trafik sigorta poliçesi ile █████/2017 - 2018 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası gereğince sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu ve araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, sürücünün kusur durumunun net olarak tespiti gerektiğini, tazminat hesabı yapılması halinde ödenen meblağın güncelleştirilmesi gerektiğini, kalıcı sakatlığa ilişkin Özürlülere verilecek sağlık kurulu raporlarına ilişkin yönetmeliğin esas alınmasına gerektiğini, geçici iş göremezlik talebinin teminat kapsamı dışında olduğunu ve mahkemece faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA DAVA : Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı ..., 30.03.2017 tarihinde ... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde, maluliyeti oluşacak derecede yaralanması sebebiyle açılan ve ..... esas sayılı derdest dava bulunduğunu, Halen derdest olan davada, evvelce verilen kararın kendileri tarafından istinaf edilmesi üzerine ..... tarafından, itirazlarımız yerinde görülerek karar kaldırıldığını, .....esas sayılı dosyasında (eski ..... karara çıkmadan önce davayı ıslah ettiklerini, Bu sebeple aynı davada ikinci defa ıslah yoluna gidilmesi mümkün olmadığından ek dava açılması yoluna gidildiğini, ..... tarafından kararın kaldırılması sebebi ile ..... esas sayılı dosyadan yeniden tazminat hesabı için rapor alındığını ve davacının bakiye zararı 1.013.901,81 TL olduğu, bakiye poliçe limitinin de 330.000,00 TL olduğu tespit edildiğini, ..... esas sayılı dosyasında evvelce talebin ıslahı için sunulan dilekçe ile 74.548,80 TL talep edildiğini belirterek Davanın HMK.166 madde gereğince ..... esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, davacının geçirmiş olduğu kaza sebebi ile fazlaya dair hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydı ile, 255.451,20 TL'nin davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA CEVAP : Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı taraf, alacağı için ilk davasını belirsiz alacak davası olarak açtığını, işbu davanın reddi gerektiğini, davacının belirsiz alacak davasında talep sonucunu artırmadığı takdirde kalan miktar için ek dava açma hakkı bulunmadığını, nitekim, ek dava açma hakkı kısmi davada ıslah hakkını herhangi bir nedenle kullanamamış olan yahut ıslah hakkını tüketmiş olan davacılara ait olduğunu, belirsiz alacak davasında ise alacağın tamamı için bir hüküm verildiğinden belirsiz alacak davalarında ek dava açılamayacağını, yargılaması devam eden bilirkişi raporunda sigorta şirketi tarafından davacıya ödenen 13.702,70 TL tazminat tutarı güncellenerek 21.558,91 TL hesaplandığını, ancak sonuç bölümünde kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitinden (330.000,00 TL) 13.702,70 TL tenzil edildiğini, işbu durum hatalı olup ödemenin güncellenmiş değeri olan 21.558,91TL'nin poliçe limitinden tenzil edilmesi gerektiğini, dosya kapsamından öncelikle kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranı gözardı edilerek alınan iş bu raporu kabul etmediklerini, zira kusur durumu tespit edilmeden yapılan hesaplama farazi olmaktan öteye gidemeyeceğini, trafik sigortası genel şartları ve mevzuat gereği, sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin hesaplamanın sosyal güvenlik kurumu’nun yayınladığı güncel TRH-2010 (kadın-erkek hayat) tabloları esas alınarak yapılması gerektiğini, meydana gelen kaza sonrasında davalı şirket tarafından sigorta kapsamında aktüer hesabı yapılarak hak sahiplerine 13.702,70 TL ödeme yapıldığını, bilirkişinin hesaplamasında görüleceği üzere davacı yanın zararı karşılandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE :
Mahkememizce aktüer bilirkişiden alınan 20.07.2024 tarihli raporda özetle; "Takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere; Davalının ödeme tarihi itibariyle davacının zararının (progresif rant yöntemi ile yapılan hesaplama sonucu) 104.464,65-TL TL olarak hesaplandığı, ancak Davalı sigorta şirketi tarafından ise bu tarihte 13.702,70-TL ödendiği, ödemenin mahiyeti ve niteliğinin takdiri sayın mahkemeye ait olduğu, İstinaf kararı öncesi rapor tarihi olan 20.01.2020 tarihi itibariyle progresif rant yöntemi ile yapılan hesaplamada (davalının yapmış olduğu ödemenin güncel tutarının mahsubu sonunda) davacının bakiye zararının 133.991,67-TL olarak hesaplandığı, Rapor tarihi itibariyle güncel asgari ücret ve progresif rant yöntemi ile davalının yapmış olduğu ödemenin güncellenmiş tutarının mahsubu sonucunda bakiye zararın 1.013,901,81-TL olarak hesaplandığı, Bakiye poliçe limitinin 316.297,30-TL olduğu" şeklinde görüş bildirmiştir.
Asıl ve birleşen dava bakiye geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının tahsiline ilişkindir.
Asıl davada mahkememizce davanın reddine dair verilen hükmün davacı yan tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf davasını inceleyen ..... sayılı ilamı ile "...Dava, davalı sigorta şirketine Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi kapsamında sigortalı aracın çarptığı bisiklette yolcu bulunan davacının meydana gelen trafik kazasındaki yaralanması nedeniyle sigorta şirketinden geçici iş göremezlik ve daimi iş göremezlik tazminatının eksik ödendiği gerekçesiyle bakiye tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 61. maddesinde, birden çok kişinin birlikte zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağı, aynı Kanun'un 163. maddesinde ise alacaklının, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebileceği düzenlenmiştir.
2918 sayılı Kanun'un 88/1. maddesinde, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa bunların müteselsil olarak sorumlu tutulacağı düzenlemesine yer verilmiş olup, trafik kazasında zarara uğrayan kişiye karşı kazaya kusuruyla karışan tüm araç ilgililerinin zararın tamamından müteselsil sorumlu olması ilkesi benimsenmiştir. Anılan müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir müteselsil sorumluluk olup ancak hak sahibinin talebi halinde zarar sorumlularının kusur oranlarına göre sorumlulukları gündeme gelebilecektir.
Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği davacı, yolcu olup kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğuna göre zararın tamamını isterse sorumluların tamamından, isterse bir kısmından isteyebilir. Davacı, Kanun'un verdiği müteselsil talep hakkından açıkça vazgeçmedikçe kusur oranına dayandığı ileri sürülemez. Müteselsil sorumluların birinden zararı gidermesini isteyen ve teselsülden de açıkça feragat beyanı bulunmayan davacının uğradığı tüm zarardan, kusur oranına bağlı olmaksızın davalı tam kusur üzerinden sorumlu olacaktır. (......)
Somut olayda; davacı vekili açıkça müştereken ve müteselsilen talepte bulunmadığı halde, açıkça kanunun verdiği müteselsil talep hakkından vazgeçmemiştir. Bu durumda mahkemece müteselsil sorumluluk ilkesi gereği davacıya isabet eden kusur dışında kalan kusur oranına karşılık gelen zarar miktarından davalının sorumlu olduğu kabul edilerek davalının sorumlu olduğu miktar belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında davalının sorumlu olduğu kabul edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda açıklanan şekilde davalı sigortanın zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma nedenine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına.." dair ilam sonrasında dosya mahkememize iade edilmiştir.
Dosyada mevcut █████/2017 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda "...30.03.2017 günü saat 14.45 sıralarında ..... yolu üzeri 700 metresinde meydana gelen çift taraflı yaralamalı traik kazası olayı; sürücü ... yönetimindeki ...plakalı otomobil ile ..... Mahallesi istikametinden ..... istikametine seyir halinde iken aracının sağ ön kısmı ile yukarıda belirtilen yer ve mevkiye geldiğinde aynı yönde seyir halinde olan sürücü ..... yönetimindeki ... marka bisikletin aniden önüne kırması ile bisikletin sol yan kısmına çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği sürücü beyanı ve olay yeri inceleme ... neticesinde anlaşılmıştır. Kaza sonrası ..., ... yaralanmıştır...." şeklinde tutanak tanzim edildiği anlaşılmıştır.
Kazaya karışan ...plakalı aracın █████/2017-2018 vadesinde davalı tarafından karayolu motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, dava öncesinde 13.702,70 TL'nin █████/2018 tarihinde anlaşılmıştır.
Kaza sonrasındaki tedavi evrakları .....'nden celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
2918 sayılı yasanın 91. maddesinde İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu ifade edilmiş aynı yasanın 85. maddesinde ise "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." ifadesi, ZMSS Genel Şartlarının sigortanın kapsamı başlıklı A.3. maddesinde "Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." düzenlemesi bulunmaktadır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde; kaza tarihi olan █████/2017 günü dava dışı sigortalı araç sürücüsü ... yönetimindeki ...plakalı aracın ..... Mahallesi istikametine seyri sırasında araç ile aynı yönde önünde ve sağında seyir halindeki plakasız bisiklet sürücüsü ...'nün kullandığı ve davacının kullanılan bisikletin önünde yolcu olarak bulunduğu araca çarpması ile kazanın meydana geldiği, davacının meydana gelen kazada bisiklette yolcu durumunda olmaması nedeniyle kusur izafe edilemeyeceği kanaat edinilmiştir.
.....'nin █████/2018 tarihli raporundan anlaşılacağı üzere kaza tarihi itibariyle uygulanması gerekli olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre davacının %10 oranında sürekli iş göremez duruma geldiği, bakıcı ihtitacı süresinin 3, tıbbi iyileşme süresinin ise 9 aya kadar uzayabileceğine dair rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır.
Buna göre mahkememizce alınan raporda davacı tarafından dava öncesinde yapılan ödemenin davacı zararını karşılamadığı, ödemenin güncellenmesi ile bulunan miktarın 21.558,91 TL olduğu, poliçe limitinin 330.000,00 TL olduğu göz önüne alındığında davacı yanın asıl davadaki talebinin 75.548,80 TL, birleşen dava ise kısmen kabul ile 232.829,29 TL üzerinden kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davada davanın kabulü ile, 75.548,80 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine alacağa, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
2-Birleşen davanın kısmen kabulü ile, 232,892,29 TL tazminatın█████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Birleşen davadaki fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Asıl dava alınması gereken 5.160,74 TL harçtan 35,90 TL peşin harç ve 254,63 TL ıslah harcı toplamı olan 290,53 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.870,21 TL harcın asıl davada davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Birleşen dava yönünden alınması gereken 15.908,88 TL harçtan peşin alınan 872,50 TL'nin mahsubu ile bakiye 15.036,38 TL harcın birleşen davada davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Birleşen davada 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin birleşen davada davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Asıl davada davacı tarafından başlangıçta yatırılan 35,90 TL başvurma harcı, 35,90 TL peşin harç, 264,63 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 336,43 TL'nin asıl davada davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Birleşen davada davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 872,50 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.300,10 TL'nin birleşen davada davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine,
6-Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan 646,05 TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.700,00 TL bilirkişi ücreti, 318,00 TL Adli Tıp Kurumu rapor ücreti olmak üzere toplam 3.664,05 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 3.660,85 TL'sinin asıl ve birleşen davada davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
7-Asıl davada davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin asıl davada davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Birleşen davada davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 37.262,77 TL vekalet ücretinin birleşen davada davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Birleşen davada davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 22.558,91 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak birleşen davanın davalısına verilmesine,
9-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
10-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,
Dair asıl ve birleşen davada davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2024
Katip .....
e-imzalı
Hakim .....
e-imzalı
TASHİH KARARI
Birleşen dava yönünden kısa karar 2 nolu bendinde "Birleşen davanın kısmen kabulü ile, 232,892,29 TL tazminatın█████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine," ibaresinin
"Birleşen davanın kısmen kabulü ile, 232.892,29 TL tazminatın█████/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" şeklinde HMK 304/2 maddesi gereğince TASHİHİNE
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!