Anahtar kelimeler: Kayış Rulman Uğraştığı Yedek Satımdan Satımı İşgünü Parça Sakarya Muhtelif

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████BAŞKAN : ...KATİP : ...DAVACI : ...VEKİLİ : Av. ...DAVALI : ...VEKİLLERİ : Av. ... Av. ...DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacının kayış ve rulman yedek parça satımı işi ile uğraştığı, davacının davalıya muhtelif tarihlerde yedek parça sattığı, bu yedek parçaların açık faturaları davalı şirket tarafından defterlerine işlendiği ve bedele ilişkin 8 işgünü içerisinde itirazın yapılmadığı, muhtelif zamanda yapılan yedek parça satışlarından dolayı davacı firma ile davalı firma arasında cari hesap ilişkisi olduğu, davacı cari hesaba göre davalı firmadan açık faturalı olarak toplamda işbu dosya açısından 43.260,00TL alacaklı olduğu, ancak davalı bugüne kadar hiçbir ödeme yapılmadığı, alacağın sağlanması amacıyla icra dosyası ile borçlu hakkında 43.260,00TL yönünden ilamsız icra yoluyla takip yapıldığı, davalının süresi içinde borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz edip, takibi durdurduğu, davalı borçlunun itirazının haksız ve dayanaksız olduğu, aralarında borcun varlığı yönünde bir ihtilaf bulunmadığı, arabuluculuk başvurusundan anlaşma çıkmadığı, ihtiyati haciz kararı verilmesi, adli yardım talebinin kabul edilmesi, itirazın iptaline karar verilmesi ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi konularının ileri sürüldüğü tespit edilmiştir.Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle: Davalı şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığı, davacının dosyaya sunmuş olduğu cari hesaptaki 19.12.2023 tarihli 38.943,66 TL tutarındaki fatura, davalı şirket tarafından Kartal 23. Noterlik 26.12.2023 tarihli 35090 yevmiye numaralı ihtarname ile faturaya itiraz edilerek davacı muhattaba iade edildiği, davacı taraf, faturaya konu malın teslim edildiğini ispat yükümlülüğü altında olduğu, cari hesap ilişkisine dayalı ticari ilişki de alacağın likit olmadığı, davalı şirket temerrüde düşürülmeden faiz talep edilemeyeceği, icra inkar tazminatına ve vekalet ücreti alacağına iptal edilen miktar üzerinden hükmedilmesi gerektiği, vekalet ücreti ve yargılama masrafları açısından da iptal edilen kısım üzerinden hesaplanması gerektiği, Davacı taraf, davasında haksız çıktığı miktar üzerinden davalı şirkete kötüniyet tazminatı (icra inkar) ödemeye mahkum edilmesi gerektiği, davacının ihtiyati haciz talebinin ve davanın reddine karar verilmesi konularının ileri sürüldüğü tespit edilmiştir. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;Dava, icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı takip dosyası kapsamında açık hesap ilişkisinden dolayı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının açık hesap ilişkisine karşılık ödeme yapıp yapmadığı, davalının itirazının haklı olup olmadığı, faturaları iade edip etmediği, fatura içeriğinin teslim edilip edilmediği, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerekip gerekmediği, davanın reddine karar verilmesi halinde davalının kötüniyet tazminatı talebinin yerinde olup olmadığı hususlarında olduğu anlaşıldı. Sakarya 2. İcra Müdürlüğünün ██████████ Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacının takip alacaklısı, davalının takip borçlusu olduğu, 34.360,00 TL asıl alacak ve 8.900,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 43.260,00 TL üzerinden takibin yürütüldüğü, takip sebebinin "cari hesap ve faturalara dayalı alacağın tahsili 34.600,00 TL" şeklinde olduğu, başlatılan takipteki ödeme emrinin davalı borçluya 11.11.2024 tarihinde tebliğe çkarıldığı, 12.08.2024 tarihinde borca itiraz edildiği ve takibin 12.11.2024 tarihinde durduğu, davanın süresinde açıldığı anlaşıldı. Dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının sağlandığı görüldü.Davacı taraf, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, dava konusu alacağın düzenlenen cari hesaptam kaynaklandığını belirtmiştir. Davalı taraf ise davacının iddialarına itiraz etmiş ve borçlu olmadıklarını beyan etmiştir. Ayrıca taraflar arasında cari hesap sözleşmesi varmış gibi icra takibi başlatarak itirazın iptali talep etmesinin mümkün olmadığını, davaya açık hesap ilişkisi olarak devam edilecek ise fatura içeriğinin teslim edildiğine dair ispatın yapılması gerektiğini belirtmiştir. Davacı icra takip talebinde alacağın kaynağını cari hesap olarak belirtmiş ise de taraflar arasında cari hesap sözleşmesi olmadığı, ticari ilişkinin açık hesap şeklinde işlediği, davacının hesap ekstresindeki faturadan kaynaklı alacağını talep ettiği anlaşılmıştır. Bu nedenle dava konusu uyuşmazlığın açık hesap ilişkisinden kaynaklandığı tespiti yapılmış ve yargılama bu tespite göre yürütülmüştür. Tarafların süresi içerisinde ticari defterlerin bulunduğu yer adresini bildirdiği tespit edilmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Davacının ticari defterlerini inceleyen bilirkişi ... (Talimat yolu ile) sunduğu 15.05.2025 tarihli raporda davacının ticari defterlerinin delil olma vasfına haiz olduğu, davaya konu takip talebinde talep edilen 34.360,00 TL anapara miktarı alacağın 19.12.2023 tarih ve ... nolu 38.943,66 TL bedelli vade farkı faturasından kaynaklandığı, bahsi geçen 38.943,66 TL vade farkı faturasının 4.583,17 TL'lik kısmının çek ile ödendiği geriye kalan 34.360,49 TL'sinin ödenmediği belirtilmiştir. Davalının ticari defterlerini inceleyen bilirkişi ... sunduğu 22.05.2025 tarihli raporda davalının ticari defterlerinin delil olma vasfına haiz olduğu, davalının kendi ticari defterlerinde davacıdan 4.583,20 TL alacaklı olduğu, 19.12.2023 tarihinde ... nolu 38.943,66 TL tutarlı bir adet faturaya davalının "Kartal 23. Noterlik 26.12.2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile itiraz ettiği belirtilmiştir. Alınan raporlar taraflara tebliğ edilmiş ve rapora itirazlar incelenmiştir. Mahkememizin 24.06.2025 tarihli celsesinde bilirkişilerden ek rapor düzenlemeleri istenmiştir.Bilirkişi ... sunduğu 26.06.2025 tarihli ek bilirkişi raporunda 19.12.2023 tarihinde ... nolu 38.943,66 TL tutarlı faturaya davalının süresinde itiraz ettiği, vade farkının alınması yönünde taraflar arasında teamülün olmadığı belirtilmiştir. Bilirkişi ... sunduğu 26.06.2025 tarihli ek bilirkişi raporunda ade farkının alınması yönünde taraflar arasında teamülün olmadığı belirtilmiştir. Alınan ek raporlar taraflara tebliğ edilmiş ve tarafların rapora karşı itirazları incelenmiştir. Dosya kapsamı ve hükme elverişli görülen kök ve ek raporlar dikkate alınarak tarafların ticari defter kayıtlarına göre taraflar arasında akdi ilişkinin kurulduğu anlaşılmıştır. 19.12.2023 tarihinde ... nolu 38.943,66 TL tutarlı fatura dışında diğer faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalını ödemeleri yaptığı tespit edilmiştir. 19.12.2023 tarihinde ... nolu 38.943,66 TL tutarlı faturanın ise davalı tarafça süresi içerisinde iade edildiği tespit edilmiştir. Takibe konu alacak miktarının ve dava konusu uyuşmazlığın kaynağı ise 19.12.2023 tarihinde ... nolu 38.943,66 TL tutarlı vade farkı faturasındır. Davacının tek taraflı olarak vade farkı faturası düzenlemesi ve bunu kendi defterlerine kaydetmesi ile davalının bu vade farkı alacağından sorumlu olup olmayacağının ayrıca değerlendirilmesi gereklidir.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun █████/2003 tarihli kararında vade farkı; mal ve hizmet satım sözleşmesinde kararlaştırılan veya ticari teamüllere göre vade tarihinden başlayarak fiili ödeme tarihindeki mal ve hizmet bedeline ekleme yapılmak suretiyle semenin ulaştığı miktarı ifade ettiği kabul edilmiştir.Taraflar arasında geçerli sözleşme ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda faturalara (bedelin belli bir sürede ödenmesi halinde vade farkı ödenir) ibaresinin yazılarak karşı tarafa tebliği ve karşı tarafça TTK.’nun 23/2. maddesi uyarınca sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde bu durum sadece fatura münderecatının kesinleşmesi sonucunu doğurup vade farkının davalı yanca kabul edildiği ve istenebileceği anlamına gelmeyecektir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun █████/2003 tarihli 2001/1 Esas 2003/1 Karar)Vade farkının talep edilebilmesi için taraflar arasında vade farkının alınacağına dair sözleşmede açık hüküm bulunması veya vade farkı uygulamasının taraflar arasında sürekli uygulanan teamül haline gelmiş olması gereklidir. Bu yönde bir sözleşme ya da uygulama yok ise faturaya vade farkı alınır şeklinde bir şerhin bulunması ve bu faturaya itiraz edilmemesi vade farkının kabul edildiği anlamına gelmemektedir. Bu hususun ispatı yükü vade farkının istenebileceğini iddia eden davacıdadır.Davacı vekili verilen süreye rağmen taraflar arasında vade farkı hususunda yazılı bir sözleşme ya da taraflar arasında yerleşmiş bir uygulama/teamül olduğuna dair bir belge ve bilgi sunamamıştır. Bu husus bilirkişilerce de tespit edilmiştir. Ayrıca davalı taraf süresi içerisinde faturaya itiraz etmiştir. Dolayısıyla davacının tek taraflı vade farkı uygulamasının haklı olmadığı, 19.12.2023 tarihinde ... nolu 38.943,66 TL tutarlı vade farkı faturasından dolayı davacının talepte bulunamayacağı, bu fatura dışındaki faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve kayıtlı olan faturalardan dolayı davacının davalıdan alacağının olmadığı anlaşılmakla davalının takibe yönelik itirazının haklı olduğu kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Açılan davasının REDDİNE 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 187,80-TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Arabuluculuk sarf ücreti olan 3.600,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydına,6-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra kalan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin (E - Duruşma Vasıtasıyla) yüzünde, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır