Anahtar kelimeler: Kısmî Mücadele Görmeyen Kaçakçılıkla Eşyanın Edenin Görüşü Ret Tarım Edenler
7. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : ████████ E., 2024/2 K.
    ŞİKAYETÇİ : ...
    SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
    SUÇ TARİHLERİ :
    HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
    TEMYİZ EDENLER : Şikâyetçi vekili, sanık
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama
    Şikâyetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
    Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    I- Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
    Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eylemlerinin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi kurum vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
    II- Sanığın Temyiz İstemi Yönünden;
    Olayların oluş biçimleri, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    Ancak;
    7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, 5607 sayılı Kanun'un 5/3. maddesindeki ''İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmaz'' şeklindeki düzenlemenin 5607 sayılı Kanun kapsamında işlenen kaçakçılık suçları nedeniyle tekerrüre esas sabıka kaydı olması şeklinde anlaşılması gerektiği, sanığın tekerrrüre esas sabıkasının 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin olması karşısında aynı Kanun'un 5/3. maddesinin uygulama koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, zincirleme suça konu birleşen ████████ Esas sayılı 05.11.2013 suç tarihli eylem yönünden soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun ihtarat yapılmayan sanığa, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, birleşen ████████ Esas sayılı dosya yönüyle usulüne uygun etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
    Kabule göre ise;
    1.Sanığın birleşen ████████ Esas sayılı dosya ve ana dosyadaki gümrüklenmiş değerler toplamının iki katına ilişkin ödemeler yaparak ödeme belgeleri sunduğu anlaşılmış ise de, ele geçen kaçak sigaralar yönünden dosya arasında bulunan ve soruşturma aşamasında Gümrük İdaresi tarafından hesaplanan kaçak eşyaya mahsus tespit varakalarında suça konu eşyaların CIF değerleri ile bilirkişi raporlarında tespit edilen CIF değerler arasında çelişkiler bulunduğu anlaşılmakla, CIF değerlerine yönelik çelişkiler giderilerek, sanığın yapmış olduğu ödeme tutarları da gözetilerek eksik ödeme var ise sanığa yeniden tespit edilecek CIF değerler üzerinden Gümrük İdaresince hesaplanacak gümrüklenmiş değer tutarlarına göre etkin pişmanlık ihtaratı yapılması ve sonucuna göre 5607 sayılı Kanun'un 5/2. fıkrasının uygulanması hususunun değerlendirilmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,
    2.Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkrada sanık hakkında hem adlî para cezası, hem de hapis cezası verildiği, adlî para cezası için anılan Kanun'un 58. maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanık hakkında anılan Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
    Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.06.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!