Anahtar kelimeler: Nevi Müdafi Oluş Biçimi Mücadele Kaçakçılıkla Aracının Eşyanın Görüşü İstemlerinin
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
    HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
    TEMYİZ EDENLER : Sanık ..., sanık ... müdafi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
    Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle hükmolunan cezanın nev'i ve miktarına göre sanık ... müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi gereği reddine karar verilerek gereği düşünüldü:
    Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    Ancak;
    1.7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesinin "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" hükmünü içermesi karşısında, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun ihtarat yapılmayan sanık ...'e, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezasında "1/2" oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerekirken, talimat mahkemesinde yapılan ihtarata sadece iddianame ve Yargıtay bozma ilâmı eklenmek suretiyle, etkin pişmanlık ihtarı yapılmayan sanık hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi,
    2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, ████████ Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, ████████ Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanıkların eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 28.08.2014, iddianame düzenleme tarihinin 09.01.2015 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında halen derdest olduğu anlaşılan Antalya 39. Asliye Ceza Mahkemesinin ███████ E. sayılı dosyasında suç tarihinin 18.11.2014, iddianame düzenleme tarihinin 22.12.2014 olduğu, Bu dosyalardaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçların niteliğine göre sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
    3.Sanıklar hakkında temel ceza belirlendikten sonra 1412 sayılı Kanun'un 326/son fıkrası gereğince cezanın önceki hükümle belirlenen 2 yıl 11 ay hapis ve birer ay ara ile 24 eşit taksitle gün karşılığı 41.660,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken, sanıkların kazanılmış hakkı oluşturan ceza ile cezalandırılmalarına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık ... ve sanık ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.06.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!