Anahtar kelimeler: Kısmî Müdafi Mücadele Kaçakçılıkla Aracının Yazısı Eşyanın Görüşü Lehe İstemlerinin
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    KA N U N İ A D E S İ

    Ü Z E R İ N E
    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
    HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
    TEMYİZ EDENLER : Katılan ... İdaresi vekili, sanık müdafi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
    Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2020 tarihli iade yazısı ile 7242 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle lehe değerlendirme yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmesi sonrası kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
    Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    Ancak;
    Sanığın üzerine atılı eylem nedeniyle suç tarihinde yürürlükte olan 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesinin son
    cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 10. fıkraları uyarınca hüküm kurulması, akabinde gümrüklenmiş değerinin fahiş olması nedeniyle (7423 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. madde ve fıkrasının, 3/23. madde ve fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek) 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi gereğince cezasında artırım yapılması gerekirken, suç tarihinde yürürlükte olmayan ve uygulama yeri olmayan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması,
    Kabule göre ise,
    1.Mahkemenin 15.10.2015 tarihli mahkûmiyet hükmünün sanık ... katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2020 tarihli iade yazısı ile 7242 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle lehe değerlendirme yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun iadesi kararının bozma niteliğinde olduğu ve suç konusu 6500 karton sigaranın miktarı gözetildiğinde, cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini de gerektiği halde, 15.10.2015 tarihli karara yönelik sanık aleyhine bozma yapılmadığına ve sanık aleyhine hüküm kurulamayacağına yönelik hatalı değerlendirme ile teşdit yapılamayacağından bahisle sanık hakkında asgari hadden hüküm kurulması,
    2.7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesinin "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" hükmünü içermesi karşısında, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun ihtarat yapılmayan sanığa, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, "1/3" oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
    Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.06.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!