Anahtar kelimeler: İthal Süreç Edenin Görüşü Etme Esastan Resen Neticesinde Uyuşturucu Edilebilir
10. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ithal etme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına,
4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5. Eksik inceleme yapıldığına,
6. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
8. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2025 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
21.03.2024 tarihinde İstanbul Havalimanı Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Narkokim Kısım Amirliği personelince yapılan risk analizi çalışmaları sonucunda, ... sefer numaralı uçakla ...'den (...) İstanbul'a gelen sanığın bagajında, net 1059,048 gr. kokain ihtiva eden uyuşturucu maddenin ele geçirilmesi üzerine yapılan yargılama sonucunda sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
22.03.2024 tarihli olay tutanağı ve dosyada mevcut diğer belgeler incelendiğinde, suç tarihinde ... Havalimanı Narkokim Kısım Amirliği personellerince yapılan risk analizi çalışmaları sonucunda, ...’den İstanbul’a gelen uçakta seyahat eden sanık şüpheli olarak değerlendirilmiş, sistem üzerinden yapılan kontrollerde bir parça 14 kg chute altı bagajı olduğu belirlenmiştir. ... sefer sayılı uçağa ait bagajların chute altı olarak tabir edilen yerde 10 numaralı banda gelmesine müteakip bagajların x-ray kontrolleri esnasında; sanığa ait olduğu anlaşılan chute altı bagajda şüpheli yoğunluk tespit edilmiş; ... Havalimanı Dış Hatlar Geliş Salonunda gerekli güvenlik önlemleri alındıktan sonra şüpheli yoğunluk tespit edilen valiz 10 numaralı banttan atılarak sahibi tarafından alınması beklenmiştir. Yapılan kontrollerde sanığın saat 15:40 sularında valizini banttan alması üzerine yolcunun karşılayıcılarının olması ihtimaline binaen sanık görevlilerce takibe alınmış, 13 numaralı havalimanı çıkış kapısından çıkarak ticari taksiye binmek üzere iken yakalanmış, valizinde yapılan kontrolde zulalanmış halde suça konu uyuşturucu madde ele geçirilmiştir.
Somut olayda; sanığa ait chute altı bagajında suç konusu uyuşturucu madde görevlilerce tespit edildikten sonra valiz hemen muhafaza altına alınmayarak delil elde etmek için sanığın valizini almasının beklendiği, sonraki aşamada görevlilerin müdahalesiyle suça konu uyuşturucu maddenin ülkeye sokulmasına engel olunduğu, bu itibarla sanığın işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunun tamamlanmadığı ve teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmaktadır.
Doktrinde ithal, “uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin maddeten, Türkiye’nin siyasi sınırlarının herhangi bir yerinden sokulması” (Erman/Özek’ten aktaran: Birsen Elmas, Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları, Adalet Yayınevi, Ankara 2020, s. 63) olarak tanımlanmakla birlikte, gümrüğe tabi işlemlerde uyuşturucu maddenin Türkiye’ye sokulabilmesi için gümrük kontrolünden herhangi bir şekilde geçirilmesi gereklidir. Gümrük kontrolünün amaçlarından biri kaçak veya yasak eşyanın ülkeye girişinin önlenmesi olup, gümrük işlemleri sırasında uyuşturucu veya uyarıcı maddenin polis ya da gümrük görevlisi gibi yetkililer tarafından yakalanması halinde, maddenin ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, ithal suçunun tamamlandığından söz edilemez. Zira uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme, esas itibarıyla maddenin ülkeye sokulduktan sonra satılması, satışa arz edilmesi ya da başkalarına verilmesi gibi kullanmak amacı dışındaki eylemlerin icrasına yönelik olarak işlenen bir suç olup, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin gümrük işlemleri sırasında yakalanması halinde, elverişli hareketlerle doğrudan doğruya ithal suçunun icrasına başlayan failin elinde olmayan nedenlerle, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulmasına engel olunarak ithal suçunun tamamlanması ve aynı zamanda maddenin ülke içinde satışı, satışa arz edilmesi ve başkalarına verilmesi gibi tasarruflarda bulunulması önlenmektedir.
Yukarıda açıklanan görüş doktrinde de bir kısım yazarlar tarafından benimsenmektedir. Örneğin İltaş, “Gümrük kapısı olan yerler bakımından suça konu olan ve saklanan/bildirilmeyen maddenin gümrük işlemleri sırasında yetkililer tarafından yakalanması halinde failin tamamlanmış ithal suçundan dolayı değil de ithal suçuna teşebbüsten dolayı cezalandırılması gerektiği” görüşündedir (Yiğit İltaş, Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu, Adalet Yayınevi, Ankara, 2020, s. 192). Savaş/Mollamahmutoğlu’na göre de, “İthal suçu: maddenin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yabancı ülkeden yurda gümrükte saklanarak veya beyan edilmiyerek sokulması ile tamamlanır. Fail gümrükte işlemler sırasında yakalanmış ise suç tamamlanmamıştır. Eylem … teşebbüs derecesinde kalmıştır.” (Vural Savaş - Sadık Mollamahmutoğlu, Türk Ceza Kanununun Yorumu, 3. Cilt, Seçkin Yayınevi, Ankara 1999, s. 3609-3610).
Öte yandan, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. maddesinin yirmibirinci fıkrasında yer alan ve kaçak eşya ithal etme fiillerini de kapsayan, "Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, tamamlanmış gibi cezalandırılır." hükmü ile 5237 sayılı TCK'nın "Göçmen kaçakçılığı" başlıklı 79. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesindeki, yasal olmayan yollardan yabancıların ülkeye sokulması fiilini de içeren, "Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur." şeklindeki hüküm; kanun koyucu tarafından, kaçak eşya veya insanların ülkeye sokulurken ele geçirilmesi ya da yakalanması halinde eylemin "teşebbüs aşamasında" kaldığının kabul edildiğini göstermektedir. Dolayısıyla, Dairemizin yerleşik kararlarında, uyuşturucu madde ithal etme suçunun neticesi harekete bitişik suç olması nedeniyle bu suça teşebbüsün mümkün olmadığı görüşü benimsenmekte ise de; 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin birinci fıkrasında, uyuşturucu madde ithal etme suçu bakımından, eylem teşebbüs aşamasında kalsa dahi tamamlanmış gibi cezaya hükmolunacağına dair bir hükme yer verilmemiş olması, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulurken ele geçirilmesi durumunda, teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Bu açıklamalar ışığında, uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunun tamamlanması için suça konu maddelerin ülkeye sokulması yeterli olmayıp, gümrük incelemesini müteakiben sanığın fiili hâkimiyetine geçmesi gereklidir. Somut olayda, ....-İstanbul seferini yapan uçakta yolcu olarak bulunan .. uyruklu sanığın ....'de valizini uçağa teslim etmesinden sonra uçağın chute altı bagaj bölümüne konulan valiziyle irtibatı kesilmiş ve valizi üzerinde hâkimiyeti kalmamıştır. Uçak İstanbul Havalimanına iner inmez risk analiz değerlendirmesi sonucu chute altı bagajında yapılan x-ray kontrolünde suça konu uyuşturucu maddenin tespit edilmesi üzerine valizini banttan almasına göz yumulan sanık takip edilmiş ve havalimanı çıkışında gümrük görevlilerince yakalanarak uyuşturucu madde ele geçirilmiştir. Sanığın valizinde uyuşturucu madde bulunduğunun tespit edilmesi sonrasında görevlilerin takibi altında valiziyle birlikte havalimanı dışına çıkmasına izin verilmesi delil teminine yönelik bir işlem olduğundan, bu durumda esas itibarıyla uyuşturucu maddenin ülkeye sokulduğundan da söz edilemez. Dolayısıyla, görevlilerce uyuşturucu maddenin sanığın fiili hâkimiyetine geçmesine ve gümrükten geçirilerek ülkeye sokulmasına engel olduğundan, sanık elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icrasına başladığı uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunu, elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamış ve işlediği suç teşebbüs aşamasında kalmıştır.
Bu itibarla, sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçu teşebbüs aşamasında kaldığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin edilen cezadan aynı Kanun'un 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, sanığın eylemi tamamlanmış suç olarak kabul edilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi yerine, hükmün onanması yönündeki çoğunluk kararına iştirak etmiyorum. 22.05.2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!