Anahtar kelimeler: Süregelen Kesilerek Hizmete İrsaliyeli İkametgahı Cari İlamsız Hesaba Yazim Borca

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C....12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RDAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2024KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2024 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında süregelen ticari ilişki içinde irsaliyeli fatura kesilerek cari hesaba işlendiğini, davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, yapılan ilamsız takibe itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, yetkiye yapılan itirazın haksız ve yasal dayanaktan haksız olduğunu, verilen hizmete karşılık fatura düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, faturaların ödeme yerinin müvekkilinin ikametgahı olduğunu, davalının borca ilişkin itirazlarının afaki olduğunu, davalının dava konusu faturadaki malları teslim aldığını ve defterlerine işlediğini, herhangi bir itirazı bulunmadığını, borca itirazda açıklama yapılmadığını, faturalara itiraz edilmediğini, ödeme belgesi sunulmadığını ve fatura içeriğindeki malların alınmadığına dair 8 günlük süre içinde de itirazda bulunulmadığından faturaları kabul etmiş sayılacağını belirterek, davalının ... .... ... ... ... ... esas sayılı dosyaya yaptığı itirazın 935.228,06 TL asıl alacak yönünden iptali ile davalının %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, usule ilişkin olarak icra takibine itiraz edilirken yetki itirazında bulunulduğunu, müvekkilinin ikametgahının ... İzmir olduğunu, icra takibinin ... İcra Müdürlüğünde, iptal davasının da İzmir Mahkemelerinde açılması gerektiğini, esasa ilişkin olarak taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden davacı firmadan “... Konsantresi” ve "Elma Suyu Konsantresi” satın alındığını, sipariş edilen ürünlerdeki ayıp sebebiyle müvekkilinin sıkıntı ve zarara uğradığını, ürünlerdeki ayıbın davacı şirkete bildirildiğini, dava dışı Merter Helva San. Tic. A.Ş.'ye satmak üzere davacıdan satın aldığınını, dava dışı firmanın ürünün standartlarında olup olmadığının denetlenmesi adına Amerika'dan analiz raporu alınmasının talep ettiğini, davacı yanın satıma konu elma suyu konsantrelerinin %100 meyveden oluştuğunu, şeker ilavesi yapılmadığını beyan ettiğini, bu şartlarla alım satım hususunda anlaşma yapıldığını, müvekkilinin satıma konu ürünün analiz raporlarını istemesine rağmen raporların gönderilmesinden uzun süre imtina edildiğini, neticede talep edilenlerden çok farklı ve sevk tarihlerinden sonra düzenlenmiş ürün sertifikası iletildiğini, gönderilen sertifikaların sevkıyatı gerçekleşen ürünlere ait olup olmadığının çelişkili olduğunu, müvekkilinin ayrıntılı bir analiz raporu talep etmişken, davacı şirketin kendisi tarafından hazırlanan ürün sertifikalarını paylaşmakla yetindiğini, ürünlerin talep edilen ürünlerin taahhüt edilen özellikte olup olmadığında tereddüt edildiğinden, ürün numunesinin dava dışı Merter firmasına analiz için gönderildiğini, alınan raporda ürünlerde glikoz şurubu bulunduğunun saptandığını, dava dışı firmanın siparişi iptal ettiğini ve 500 Euro analiz ücretini talep ettiğini, müvekkilinin iş fırsatını kaybettiği gibi ticari itibarının da zarar gördüğünü, ürünün ayıplı olduğuna ilişkin belgelerin davacı şirkete gönderildiğini, dava dilekçesinde faturaya ilişkin bir itiraz bulunmadığından tartışılması gereken tek hususun ödeme yapılıp yapılmadığı olabileceğinin de iddia edildiğini, bu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, faturaya konu ürünlerin ayıplı olduğunun dava dışı firmanın yaptırdığı analiz sonuçları ile ortaya konduğunu, müvekkili yanıltmak amacıyla davacının analiz raporlarını paylaşmaktan imtina ettiğini, bilahare kendileri tarafından hazırlanan raporların paylaşılmasıyla yetinildiğini, yasal süresi içinde faturaya itiraz edilmemiş olmasının fatura içeriğini kabul anlamına gelmediği gibi kesinleşmesini de sağlamayacağını, Yargıtay kararlarına göre, fatura edilebilecek bir ürün satışının varlığından söz edilebilmesi için mevcut fatura bedeli kadar ürünün teslim edilip edilmediğini, ürünün süresinde ve ayıptan ari teslim edilip edilmediğinin tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafın Yargıtay kararları gereği faturayı dayanaklandırması gerektiğini, ayrıca davacı tarafından faturaya konu ürünler ayıpsız olarak teslim edilmediğinden hakedişin de bulunmadığını belirtilerek açılan davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, (kapatılan) ... 1. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas (yeni ... 8. Genel İcra Müdürlüğünün ██████████ esas) sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve belgeleri ile Ba-Bs formları, █████/2023 tarihli analiz raporu, bilirkişi kurulu raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacı alacaklının ödenmeyen faturalar ve cari hesap ekstresinden kaynaklanan alacağının tahsili amacı ile başlattığı (kapatılan) ... 1. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas (yeni ... 8. Genel İcra Müdürlüğünün ██████████ esas) sayılı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ve tazminata hükmedilmesi istemine ilişkindir.İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.Dosya kapsamına göre davacı alacaklının, ödenmeyen faturalar, cari hesap ekstresi ve ticari defter kayıtlar sebebine dayalı 935.228,06 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ... 8. Genel İcra Dairesi'nin ██████████ esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya █████/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde öğrenme ile █████/2023 tarihinde icra dairesine başvurarak, takipte müvekkilinin adresi olan ... İcra Müdürlüğünün yetkili olduğunu, müvekkilinin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, borca ve ferilerine itiraz ettiğini beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde █████/2023 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.İcra dairesinin yetkisine itirazın incelenmesinde, davacının yerleşim yeri icra dairesi yetki çevresinde kalmakta olup, İİK'nun 50/1. maddesinin atfı nedeni ile uygulanması gereken HMK'nun 10/1. maddesinin "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ve sözleşmenin ifa yerini düzenleyen TBK'nun 89. maddesinin para borçlarında borcun alacaklının ödeme zamanındaki ikametgâhında ödeneceği düzenlemesi dikkate alındığında, davacı ikametgâhı icra dairesinde de takip başlatılabileceğinden, davalı borçlunun yetki itirazı yerinde görülmemiştir.Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, █████/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, davalı yanın faturaya konu ürünlerdeki ayıp iddiasını ispatlayamadığı kanaatine ulaşılmakla davacının cari hesaptan kaynaklı 935.228,06 TL alacaklı bulunduğunun tespiti ile, davacı SEM-AS Gıda firması tarafından davalı SANFORD Gıda firması aleyhine ... 1. İcra Dairesi'nin ██████████ E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinde asıl alacak olarak talep edilen 935.228,06 TL yönünden itirazın haksız olduğu düşünülmekle takdirin mahkemeye ait olduğu, dosya kapsamında temerrüt ihtarına rastlanılmamakla taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona erdiği tarihten itibaren işletilen faiz isteminin yerinde olmadığı, ancak açılan iş bu itirazın iptali davasının 935.228,06 TL üzerinden açıldığı ve faize ilişkin kısmın itirazın iptali davasına konu edilmediği, cari hesaptan kaynaklı alacağın niteliğinin likit olduğu, icra inkar tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığının takdiri mahkemeye ait olmak üzere icra inkar tazminat tutarı 187.045,61 TL olarak hesaplanmakla, alacağa hak kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda hukuki takdir ve değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen █████/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre, itirazın iptali davalarının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğu, icra takibinde ödenmeyen faturalar, cari hesap ekstresi ve ticari defter kayıtlar sebebine dayanıldığı, takip sebebine göre yapılan incelemede taraflar arasında █████/2022 - █████/2023 tarihleri arasında gerçekleşen ticari ilişki bulunduğu, ürün satışına ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmamakta ise de, satış sözleşmesinin yazılı olarak yapılması geçerlilik koşulu olmayıp, davacı tarafından davalıya elma suyu konsantresi satışı konusunda sözlü anlaşma yapıldığının tarafların kabulünde olduğu, satış sözleşmesinin sözlü olarak yapılması nedeni ile satışı yapılan ürünlerin standardını belirleyici teknik bir bilginin bulunmadığı;Taraflar arasındaki ticari ilişki içerisinde davacı firmanın 3 adet fatura karşılığında 2.052.428,06 TL tutarındaki ürünü davalı firmaya sattığı ve sevk irsaliyeleri ile teslim ettiği, karşılığında davalı firma tarafından birisi ciro edilen çek ile, diğer 4 adedi banka havalesi (EFT) ile olmak üzere toplam 1.117.200,00 TL tutarlı beş adet ödeme yapıldığı, bakiye 935.228,06 TL'nin davacı alacağı olarak hesaplarda görüldüğü, davacı tarafından düzenlenen faturalara davalı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığı veya iade faturası düzenlenmediği, tarafların Gelir İdaresi Başkanlığı'na bulundukları Ba-Bs formlarının birbirlerini teyit ettiği, davacının icra takibinde talep ettiği tutarın, ticari defter ve kayıtlarında belirlenen tutar ile uyuştuğu;Davacı tarafından en son satışı yapılan deiyonize elma suyunun 16.944 kg olarak █████/2023 tarihinde fatura edilip sevk irsaliyesi ile teslim edildiği, davalı tarafından elma suyunun dava dışı... ... ... ... ... ... San. Tic. A.Ş.) firması tarafından 1.500 Kg olarak █████/2023 tarihinde talep olunduğunun savunulduğu ancak dosyaya elma suyunun Koska'ya gönderildiğine ilişkin delil sunulmadığı, dava dışı Koska tarafından davalı firmaya gönderilen elma suyu analizine ilişkin █████/2023 tarihli analiz raporunda elma konsantresine dışarıdan şeker eklediğinin tespit edildiği;Analizin dava dışı Koska firması tarafından yaptırılması nedeni ile numunenin bu davanın uyuşmazlık konusunu oluşturan elma suyu konsantresine ait olup olmadığının, ait olduğu kabul edilse bile şekerin asıl örnekte mi olduğunun, yoksa sonradan mı katıldığı tespitinin mümkün olmadığı, bu durumun ancak şahit numune incelemesi ile anlaşılabileceği, ancak davalı tarafından elma suyu konsantresi numunesinin veya davalı tarafından alınan analiz raporunun dosyaya sunulmadığı, elma suyu konsantresinin tahmini ömrünün dolması nedeni ile ayıp bulunup bulunmadığı hususunda sonradan bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, bu durumda davalının ürünlerin ayıplı olduğu iddiasını kanıtlayamadığı, yukarıda açıklandığı gibi tarafların ticari defter ve belgeleri ile Ba - Bs formlarına göre davacının davalıdan 935.228,06 TL alacağının bulunduğu ve davalı borçlunun borca itirazının yerinde olmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kabulü ile, davalı borçlunun (kapatılan) ... 1. İcra Müdürlüğünün ██████████ esas (yeni ... 8. Genel İcra Müdürlüğünün ██████████ esas) sayılı icra takibine yaptığı █████/2023 tarihli İTİRAZININ İPTALİ ile takibin 935.228,06 TL asıl alacak yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa avans faiz uygulanmasına,2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca davalı borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşıldığından, alacağın borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir olduğu da gözetilerek iki tarafın durumuna ve davanın tahammülüne göre, itirazının iptaline karar verilen takibe konu asıl alacak miktarı olan 935.228,06 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 187.045,61 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Kabul edilen 935.228,06 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 63.885,43 TL karar ve ilam harcından 11.120,28 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 52.765,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 11.120,28 TL peşin harç olmak üzere toplam 11.390,13 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacının karşıladığı 214,00 TL tebligat gideri, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.214,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 935.228,06 TL üzerinden takdir edilen 142.931,93 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2024 ¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır