Anahtar kelimeler: Görüşü Ret İstemlerinin Yapma Edenlerin Suçlar Neticesinde Uyuşturucu Edilebilir Onama

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇLAR : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma (Sanıklar ..., ...,..., ... ve ... hakkında) 2. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma (Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında)HÜKÜMLER : 1. Ret (Sanık ...) 2. Beraat (Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...... ve ...) 3. Mahkûmiyet (Sanık ...)TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : a. Düzeltilerek onama (sanık ... hakkında) b. Onama (diğer sanıklar hakkında) Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:A. Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesi:Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA,B. Sanık ... hakkındaki 07.12.2010 ve 20.01.2011 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden:Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemenin, sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA,C. Sanıklar ... ve ... hakkındaki 13.12.2010 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemenin, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak ONANMASINA,D. Sanık ... hakkındaki 13.12.2010, 20.12.2010 ve 20.01.2011 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ve 13.12.2010 tarihli kurulan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden:Hükümden sonra, UYAP sistemi üzerinden MERNİS'ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde, sanığın 15.08.2019 tarihinde öldüğünün tespit edilmesi ve sanık hakkındaki kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği sanığın ölümü nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜŞMESİNE,E. Sanıklar ... ve ... .. hakkındaki 11.12.2010 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden:Hükümden sonra, UYAP sistemi üzerinden MERNİS'ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneklerinde, sanık ...'nin 10.05.2018 tarihinde, sanık ...'un 09.11.2021 tarihinde, öldüğünün tespit edilmesi ve sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği sanıkların ölümü nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜŞMESİNE,F. Sanık ... hakkındaki 09.03.2011 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan beraat hükmü yönünden:Hükümden sonra, UYAP sistemi üzerinden MERNİS'ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneğinde, sanığın 26.12.2020 tarihinde öldüğünün tespit edilmesi ve sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği sanığın ölümü nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜŞMESİNE,G. Sanık ... hakkındaki 13.12.2010 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan beraat hükmü yönünden: Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.5237 sayılı TCK'nın 67/1-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemlerin; 01.03.2011 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.Açıklanan nedenle Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜŞMESİNE,H. Sanıklar ..., ..., ..., .., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan, sanıklar .., ... (23.11.2010 tarihli eylem) ve ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden:Sanık ... müdafiinin CMUK'un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddeleri uyarınca temyiz isteğinin reddi ile Cumhuriyet savcısının temyiz isteğine hasren inceleme yapılmıştır.1. 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanıkların üzerilerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK’nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, karar tarihi olan 01.10.2015 tarihinde 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK’nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla hükmün kurulduğu celseye kadar sanıklar ..., ...,.., ..., ... ve ...'in müdafii huzurunda savunmaları alınmayarak savunma hakkının kısıtlanması,2. Sanıklarla ilgili 23.11.2010, 11.12.2010, 16.12.2010, 20.12.2010, 21.01.2011, 09.02.2011, 20.02.2011, 22.02.2011, 09.03.2011, 15.03.2011, 19.03.2011 ve 24.03.2011 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarına dair olay tutanağı, ifade tutanağı, ele geçen maddeye ilişkin ekspertiz raporu veya uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edildiğine ilişkin rapor ve iddianame dahil olmak üzere tüm soruşturma evrakları ile kovuşturma evraklarının, bu kapsamda Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesin'in ████████ Esas, Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas, Adana (Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas, Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas, Adana (Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas, Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ███████ Esas, Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ███████ Esas, Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ███████ Esas, Adana (Kapatılan) 4. Sulh Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas, Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas, Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas, Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas, Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ ve Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyalarının fiziki olarak aslı ya da onaylı örneklerinin denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,3. Sanıkların telefon görüşmelerine ilişkin iletişim tespit çözüm tutanaklarının okunarak diyeceklerinin sorulması, iletişim tespit tutanaklarında geçen görüşmelerin kendilerine ait olmadığını söylemeleri durumunda, ses örnekleri alınarak telefon konuşmalarının sanıklara ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması, ses kayıtlarının sanıklara ait olduğunun belirlenmesi halinde, iletişim tutanaklarının somut olay ve olgularla örtüşüp örtüşmediğinin ayrı ayrı irdelenip değerlendirilerek, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması, Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname'ye aykırı olarak hükümlerin BOZULMASINA,I. Sanık ... hakkındaki 27.11.2010 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarından kurulan beraat hükümleri yönünden:Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. maddesi, 5271 CMK'nın 34. ve 230. maddeleri uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması, hükmün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin belirtilmesi ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan gerekçesiz olarak hüküm kurulması, Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğnameye aykırı olarak hükümlerin BOZULMASINA,İ. Sanık ... hakkındaki 13.12.2010 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden:Sanık ...'ın 07.12.2010 ve 11.12.2010 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçuna ilişkin eylemleri ile 20.01.2011 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin eylemi hakkında karar verilmediği anlaşılmakla, bu hususta zamanaşımı süresince her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.1. 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerilerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafii tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK’nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, karar tarihi olan 01.10.2015 tarihinde 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK’nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla hükmün kurulduğu celseye kadar sanığın müdafii huzurunda savunması alınmayarak savunma hakkının kısıtlanması,2. Sanığın telefon görüşmelerine ilişkin iletişim tespit çözüm tutanaklarının okunarak diyeceklerinin sorulması, iletişim tespit tutanaklarında geçen görüşmelerin kendisine ait olmadığını söylemesi durumunda, ses örnekleri alınarak telefon konuşmalarının sanığa ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması, ses kayıtlarının sanığa ait olduğunun belirlenmesi halinde, iletişim tutanaklarının somut olay ve olgularla örtüşüp örtüşmediğinin ayrı ayrı irdelenip değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması, Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.