Anahtar kelimeler: Hissedar Konya Sınırının Kesinlik Şartı Eksiklikleri Sayisi Değerinin Altında Hazırlanan

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı, davalı ... vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369'uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı vekilinin duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davacının hissedar olduğu........... ili,............... İlçesi, ............... Mahallesi, 37535 ada, 3 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafından bina yapımı için davacı ile davalı şirket arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını ve davacıya verilecek bir adet daire kaşılığında müvekkilinin taşınmazda hissesinin bir kısmını 26.03.2018 tarihinde davalı şirkete inşaatı yapabilmesi amacıyla avans olarak devrettiğini, davalı şirketin kendisine devredilen hisseyi 10.10.2018 tarihinde davalı ...'e devrettiğini, ancak davalı şirketin inşaata hiç başlamadığını, inşaatın süresinde tamamlanma imkanının olmadığını ileri sürerek, taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshine ve davacı tarafından devredilen ........ ili,........ İlçesi, ...... Mahallesi, 37535 ada, 3 parsel sayılı taşınmazda █████████████ oranındaki payın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 23.11.2021 tarihli dilekçesinde; 6100 sayılı HMK'nın 125. maddesi uyarınca, tescil talebini dava konusu taşınmazdaki paya dava sırasında önalım davasında verilen karar doğrultusunda malik olan ...'a karşı devam ettirdiğini bildirmiş; 28.04.2022 tarihli davanın tamamen ıslahına ilişkin ıslah dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği davacının bir adet daire alacağını ancak davalının sözleşmeye aykırı davrandığını, dairesini alamayan davacının bu nedenle zarara uğradığını, taraflar arasındaki sözleşme mahkeme kararı ile feshedilmediği sürece halen geçerli ve ayakta olduğunu ileri sürerek, sözleşmenin ifası kapsamında verilecek olan dairenin emsal rayiç değerinin tespit edilerek davalı şirketten yasal faizi ile tahsilini, bunun mümkün olmaması halinde sözleşme kapsamında davalıya devredilen arsanın dava tarihindeki rayiç değerinin ve ayrıca dava tarihinde arsa bedeli ile daire alınamayacağından arsa bedeli ile daire bedeli arasındaki farkın da munzam zarar kapsamında tespit edilerek şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri birlikte davalı şirketten tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... cevap dilekçesinde; davacının payını satış yoluyla şirkete devrettiğini, davacının dayandığı sözleşmeye ilişkin tapu kaydında herhangi bir belirtme göstermediğini, iyiniyetli olduğunu, dava dışı Sanat yapı şirketinden satın aldığı dairenin gecikmesi nedeniyle kendisine dava konusu payın devredildiğini, taşınmaz paydaşlarından ...’ın Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esasından açtığı önalım davası sonucu adına olan tapu kaydının iptal edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti'ye usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. Dahili davalı ... cevap dilekçesinde özetle; söz konusu payı yüklenici ya da arsa sahibinden almadığını,..... isimli kişiden pay satın alarak malik olduğunu, yüklenici ile kendisinin de sözleşme yaptığını ve payını şirkete devrettiğini, daha sonra şirketin inşaatı yapmayacağını payını ........'a devrettiğini, ........'ın taşınmaza paydaş olduğunu duyunca önalım hakkı sonucu.........'ın payının adına tescil edildiğini, iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın paylı mülkiyet kapsamında olduğu ve yüklenici ile paydaş Belediye arasında sözleşme yapılmadığına dair belediye cevabı doğrultusunda sözleşmenin geçersiz olduğu , yükleniciye devredilen payın sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davacıya iadesi gerektiği, güncel tapu kaydında ...adına pay kayıtlı ise de davalının payının 21.01.2020 tarihli trampa işleminden geldiği, dava konusu pay ile ilgili olmadığı, .........'nın beyanlarından da anlaşılacağı üzere .......'i başından beri biliyor olduğu, kendisinin de payının bir kısmını yükleniciye devrettiği, iyiniyetli olmadığı, yolsuz tescile dayalı olarak hak iddia edemeyeceği ancak davacının ıslah dilekçesiyle tapu iptal ve tescil talebi yerine bir daire bedelini, bu olmazsa arsanın dava tarihindeki rayiç karşılığını ........ şirketinden talep ettiği, sözleşme geçersiz olduğundan davacının daire bedeli talebinin yerinde olmadığı, 19.04.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre dava konusu arsanın dava tarihindeki değerinin 227.744,00 TL olduğu, davacının ıslahla 1.000,00 TL talep ettiği gerekçesiyle davalı ... Ltd. Şti'ye yönelik davanın kabulüne, davalılar ... ve ...’a yönelik dava hakkında, ıslah dilekçesi göz önünde bulundurularak vazgeçme nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı şirketin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davacının geçersiz sözleşme kapsamında ancak uğradığı menfi zararları isteyebileceği, müspet ve munzam zarar talebinde bulunamayacağı, bu nedenle ilk derece mahkemesinin sözleşmenin ifası kapsamında müspet zarar niteliğindeki daire bedeli talebi yönünden davacının talebini yerinde görmemesinin doğru olduğu, bir davada ancak bir kez ıslah yapılabileceğinden ve davacının ıslah tarihi itibarıyla belirlenecek hisse değeri ıslahla talep ettiği miktarda fazla olması halinde bu kısmı ek dava ile isteyebileceği ve iş bu davada rapor alınsa bile ek dava yönünden bağlayıcı olmadığı hususları dikkate alındığında dava konusu taşınmazdaki hissenin ıslah tarihi itibarıyla bedelinin bu davada belirlenmesine gerek görülmediği ve davacının talebi doğrultusunda şimdilik devredilen hisse bedeline karşılık 227.744,00 TL'nin; 1.000,00 TL'sine kazanılmış hak ilkesi gereğince dava tarihi olan 22.08.2019 tarihinden, 226.744,00 TL'sine ıslah tarihi olan 28.04.2022 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine, 1.000,00 TL munzam zarar talebinin ise reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1- Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Sözleşmenin geçersiz olmadığını o sebeple geriye etkili feshe ve munzam zararların tazminine karar verilmesi gerektiğini,b. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın düşük olduğunu, c. Munzam zararın reddedilmesinin TBK'nın 122. maddesine aykırı olduğunu, d. Dava değeri bakımından harcın 22.11.2021 tarihinde tamamlanmış iken " 226.744,00 TL'sine ıslah tarihi olan 28.04.2022 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine" şeklindeki kararın da hatalı olduğunu, e. Müvekkilinin sözleşme gereği 2 adet daire alması gerekirken neticede bir daire parası dahi etmeyecek bir bedelin ödenmesine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu beyan etmektedir.2- Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;a. Davacının hukuka aykırı olarak iki kez ıslah yaptığını,b. ...'ın kötüniyetli olduğunu değerlendiren yerel mahkeme tarafından müvekkili hakkında aleyhe hüküm kurulmasının doğru olmadığını,c. Islah dilekçesinin anlaşılır olmadığını, açıklattırılması gerektiğini,d. Müvekkilinin iyiniyetli olduğunu ve aleyhe hüküm kurulamayacağını beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında tapu iptal ve tescil, alacak istemine ilişkindir.1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin faize ilişkin temyizi konusunda ıslah talebi ile birlikte ıslah tarihinden itibaren faiz talep ettiği ve taleple bağlılık ilkesi gereği ıslah tarihinden itibaren faiz verildiğinden bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Munzam zararına ilişkin temyiz istemine gelince; munzam zarar, TBK'nın 122. maddesi gereğince temerrüt faizi ile karşılamayan bir zarar bulunması halinde, açılmış olan davada veya açılacak ayrı bir davada istenebilir. Munzam zararın amacı, para alacağının temerrüt faizi ile karşılanamayan zararın tazminidir. Bu açıdan para alacağının doğduğu kaynağın önemi bulunmamaktadır. Sözleşmelerde olduğu gibi sebepsiz zenginleşme ve haksız fiilden doğan alacaklarda da munzam zarar istenebilir. Davaya konu olayda sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle tarafların aldıklarını sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade etmeleri gerektiğinden munzam zarar talep edilmesi mümkündür. Dava sırasında da TBK'nın 122. maddesine göre munzam zarar talep edilebileceğinden ve somut olayda talebin para alacağına dönüştüğü dikkate alındığında ıslah tarihinden karar tarihine kadar olan dönem için munzam zarar hesabı yapılarak varsa bu zararın da hüküm altına alınması gerekirken bu husus göz ardı edilerek eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.