Anahtar kelimeler: Müdü Earşiv Büyükçekmece Nakliye Başlattıklarını Yazildiği Bakirköy İlişki Kapsamda Ödenmediğini

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda davacının davalı için yaptığı nakliye işlerine ilişkin olarak e-arşiv faturaları düzenlediğini, davalı şirketin davacıya bir kısım ödemelerde bulunduğunu, bakiye 88.640,00-TL tutarındaki alacağını ödenmediğini bunun üzerine İstanbul ...... İcra Müdü 'nün ..... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattıklarını, itiraz sonrasında Büyükçekmece İcra Dairesinin ...... esas sayılı dosyası ile takibe devam edildiğini, davalı tarafından yapılan itiraz sonrasında takibin durduğunu. davanın kabulü ile itirazın iptalini, takibin devamını, %20'den aşağı olmamak kaydıyla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle:Davalı, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, icra takibine itiraz ettiklerini, davacı tarafın verdiği hizmete karşılık ödemenin davacının banka hesabına yapıldığını, sonuç olarak davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Takibe konu icra dosyası, faturalar ve ticari defter kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır.
Usulüne uygun duruşma açılmış, ön inceleme aşamasında uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Büyükçekmece İcra Dairesinin ...... Esas sayılı icra takip dosyasından Davacı ..... tarafından, İstanbul ...... İcra Dairesinin ..... esas sayılı dosyası davalı ..... Metal aleyhine, 26.06.2024 tarihinde 101.560,00-TL tutarında icra takibi başlatılmış, İlamsız Takiplerde Ödeme Emri (Örnek No:7) düzenlenmiş ve ödeme emrinde; alacağın tahsil tarihine kadar faizi ile tahsili talep edilmiş, 04.07.2024 tarihinde tebliğ edilen ödeme emrine karşı, aynı tarihte davalı tarafından itiraz edilmiştir. Davalı tarafından yapılan yetkisizlik itirazı sebebiyle 22.07.2024 tarihinde Büyükçekmece ..... İcra Dairesinin ...... esas sayılı dosyası ile takibe yeniden devam edilmiş, davalı tarafından 01.08.2024 tarihinde yeniden itiraz edilmiştir. Ödeme emrinde borcun sebebine cari hesap 25.000,00.TL, Dilovası-Avcılar nakliye bedeli ..... no.lu fatura bedeli 18.560,00.TL, Gebze-Avcılar nakliye bedeli ...... no.lu fatura bedeli 20.880,00.TL, Gebze Beylikdüzü nakliye bedeli ..... nolu fatura 20.880,00-TL, Gebze-Haramidere nakliye bedeli ...... no.lu fatura bedeli 16.240,00.TL denilmiştir.
SMMM Bilirkişi ...... tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporunda özetle; Davacı ..... tarafından, davalı ..... aleyhine, 26.06.2024 tarihinde, İstanbul ..... İcra Dairesinin ..... esas sayılı dosyası ile 101.560,00.TL asıl alacak tutarında icra takibi başlatılmış, davalı tarafından 04.07.2024 tarihinde itiraz edilmiştir. Yetkisizlik itirazı üzerine, 22.07.2024 tarihinde Büyükçekmece ..... İcra Dairesinin ..... esas sayılı dosyası ile yeniden takibe geçilmiş, davalı tarafından 01.08.2024 tarihinde itiraz edilmiştir. Usul yönünden incelenen davacı ..... *ye ait 2024 dönemi yasal defterleri fiziki olarak tutulmuş, noter açılış onayları zamanında ve usulüne uygun yaptırılmıştır. Davalı ..... mahkemenizce belirlenen inceleme tarihinde, incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır. Dolayısıyla yasal defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemiştir. Hesap ve kayıt yönünden incelenen davacı ..... yasal defterlerine göre, davalı ...... Metal, ilk icra takip tarihi (26.06.2024) itibariyle (88.640,00.TL) tutarında borçludur. Davacı tarafından davalıya düzenlenmiş toplam 223.880,00.TL tutarındaki (14) adet fatura ve davalı tarafından davacıya yapılan toplam 135.240,00.TL tutarındaki banka transfer ödemesi, davacının kendi yasal defterlerine kaydedilmiştir. Faturalara ve içeriklerine karşı, davalı tarafından yasal süre içerisinde itiraz edildiğine dair herhangi bir belge bulunmamaktadır. Netice olarak; davalının yasal defter ve belgelerini incelemeye sunmamış olması, buna mukabil davacı yasal defter belgelerine itibar edilerek, davalının ilk icra takip tarihi (26.06.2024) itibariyle (88.640,00.TL) tutarında borçlu olduğu sonucuna göre, şayet, Büyükçekmece ..... İcra Dairesinin ...... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın (88.640,00.TL) tutarındaki asıl alacak yönünden iptali halinde; Takip talebi sonrası faiz talebine ilişkin; ilk icra takip tarihinden (26.06.2024) dava tarihine (04.10.2024) kadarki 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun“nun 2.maddesi uyarınca T.C. Merkez Bankası 651,75 oranında reeskont avans faizinin 12.567,45.TL tutarında olabileceği, 2004 Sayılı İcra İflas Kanunu 68.maddesine göre, icra takip tarihindeki asıl alacak üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatının 17.728,00-L tutarında (88.640,00.TL X %20) olabileceği sonuç ve kanaati ile rapor sunmuştur.
TÜM DOSYA MUHTEVİYÂTI KÜLLÎYEN TETKÎK EDİLDİĞİNDE;
Dava, faturaya dayalı ticari ilişki nedeniyle davacının davalıdan alacaklı olduğu iddiasına dayalı yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
Öncelikle ispat müessesesini açıklamakta fayda var. Bilindiği üzere, hakim, davada hangi vakıaların ispat edilmesini tespit ettikten sonra, bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği sorusuyla karşılaşır; buna ispat yükü denir. Kendisine ispat yükü düşen taraf için, bu bir yükümlülük(mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür(külfettir). Taraf kendisinin ispat etmesi gerektiği vakıayı ispat edemezse karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez, bilakis kendisine ispat yükü düşen taraf , o vakıayı ispat edememiş sayılır.(Kuru, Medeni Usul Hukuku, 2016, sy 319)
Dava dosyamızda ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olup tarafların iddiaları doğrultusunda delilleri toplanarak taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair ihtaratlı ara karar kurulmuş inceleme günü sadece davacı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde dosyamıza sunmuştur.
Yapılan inceleme neticesinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş fakat davalı defterlerini incelemeye esas olacak şekilde ibraz etmemiştir. Rapor neticesinde incelenen davacı defterlerine göre davacının davalıdan faturalar karşılığında 88.640,00- TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirilmeden önceki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. " şeklindedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir.
7251 sayılı yasanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesindeki değişikliği düzenleyen 23. maddesine ait Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekçesi " Maddeyle, Kanunun ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin 222 nci maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Mevcut metne göre diğer tarafın defter kayıtlarında ilgili hususta hiçbir kayıt bulunmaması halinde, ibraz eden tarafın ticari defterindeki kayıtlar, sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmektedir. Ticari defteri ibraz edenin tek taraflı işlemiyle oluşturduğu kayıtların, bu kayıtlardan hiçbir şekilde haberi olmayan karşı taraf aleyhine delil teşkil ediyor olması hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurabileceği gibi hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil edebilmektedir. Bu sebeple maddede yapılan değişiklikle, ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için öngörülen unsurlardan biri olan, diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtların “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” hali, madde metninden çıkarılmaktadır. Kural tersine çevrilmekte ve karşı tarafın maddede belirtilen usule uygun olarak tuttuğu ticari defterini ibraz ettiği halde ileri sürülen hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterin, sahibi lehine delil olarak kullanılamayacağı açıkça hükme bağlanmaktadır. Madde metni dışına çıkarılan “ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi” durumunun yerine, “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” durumu maddeye ilave edilmektedir. Buna göre ticari defterde yer alan herhangi bir kaydın, sahibi lehine delil teşkil edebilmesi için diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi gerekecektir. Bu düzenlemenin hakkaniyete ve hukuk güvenliği ilkesine uygun olduğu düşünülmektedir. Zira ticari defteri ibraz edenin defterinde yer alan ve diğer tarafı muhatap alan kayıt, diğer tarafa sunulmakta ve diğer tarafın kendi defterindeki kayıtlara dayanarak karşı delilini ileri sürmesi beklenmektedir. Diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi hali, ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığı anlamına gelecektir. Belirtilmelidir ki defter ibraz etmeyen tarafın, diğer tarafın ticari defterindeki kayıtların aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlama hakkı saklıdır." şeklindedir.
Kanun değişikliği sonrasında madde gerekçesi içeriğinden anlaşıldığı üzere, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının, davacı tarafça ileri sürülen delili hükümden düşürecek başka herhangi bir kayda sahip olmadığının ve bunun sonucunda da davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda davacının ticari defter kayıtları ile alacağın varlığının ispatlandığı, fatura teslim olgusunun artık ispatının gerekmeyeceği kabul edilerek açılan davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Yaptırılan bilirkişi incelemesine göre alacağın ticari defterlerde belli olduğu, yani likit olduğu anlaşıldığından, davalının ayrıca icra inkar tazminatına da mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
DAVANIN KABULÜNE,
1-Davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 88.640,00-TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi İŞLETİLMESİNE,
3-Hüküm altına alınan asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 17.728,00-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE dair,
4-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 6.054,99-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 1.005,95-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.049,04‬-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
5-Davacı tarafından yatırılan toplam 1.495,35‬-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 4.797,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife Hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
9-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
10-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere, hazır olan davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda karar verildi.█████/2025
Katip .....
¸E-imza
Hakim .....
¸E-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!