Anahtar kelimeler: Basılmasının Vücuda Refi Eserde Varisleri Himaye Çoğaltma Yayma Çoğaltılmasının Satma

T.C.
İSTANBUL3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : FSEK-TECAVÜZÜN MEN'İ, REF'İ, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNATDAVA TARİHİ : █████/2010KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte bulunan FSEK - Tecavüzün Men'i, Ref'i, Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... varisleri ile yapılan sözleşmeler çerçevesinde, davaya konu eserde hak sahibinin müvekkili olduğunu, FSEK gereği "..." kitabını çoğaltma, yayma, satma hakkı eser sahibinde tanındığından, bu hakların müvekkiline ait olduğunu, bu nedenle "..." isimli kitabın, davalı tarafından basılmasının, çoğaltılmasının, yayımının, satılmasının yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin eseri vücuda getiren olması sebebiyle eser sahibi olduğunu ve eser üzerindeki maddi ve manevi menfaatlerinin de bu kanun dairesinde himaye göreceğini, ...'in ham olan malzemelerini işleyen ve eser haline getirenin müvekkili olduğunu, ...'nın varisleri ile ...ve ... 6. Noterliği nezdinde... tarihinde ... yevmiye ile akdedilen ve ... tarihli mukaveleler gereğince, ... varislerine ilişkin tüm telif haklarının ve eserler üzerindeki çoğaltma ve yayma hakkının müvekkiline devredildiğini, davalının bu eyleminin müvekkili haklarına tecavüz teşkil ettiğini iddia ederek, tecavüzün ref'i ve muhtemel tecavüzün men'ini, davalının hukuka aykırı fiilleri sebebiyle müvekkillerinin uğradığı net zararın FSEK 68 ve 70. maddeleri çerçevesinde ayrı ayrı tespitini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın, her bir baskı için haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte tazminini, sadece "..." isimli eser için 25.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini, davalının ...'ya ait eseri çoğaltmasının, yaymasının, satmasının önlenmesini, davalı tarafından yasaya aykırı çoğaltılmış nüshaların satışının ülke genelinde durdurulmasını, mevcutların toplatılmasını ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının iş bu davayı açmaya yetkisinin olmadığını, müvekkilinin ... mirasçılarıyla █████/2008 tarihinde akdetmiş olduğu telif sözleşmesine binaen ...'nın bütün eserlerinin mali haklarını devraldığını, müvekkili tarafından hazırlanmış işleme eserin, ...'nın... yazılarının bir araya getirilmesiyle oluşturulan işleme eser olup, ...'in hatırasına sadık kalınarak ... isminin verildiğini, davacı derneğin hazırlamış olduğu ... adlı kitapla, müvekkilinin kitabının birbirinden çok farklı olduğunu ve davacının eserinin çoğaltılıp satışa arz edilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, açıkladıkları nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. (Kapatılan) ... 3. FSHHM'nin... E. ... K. ve 27.12.2011 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili Temyiz etmiştir.Yargıtay 11. H.D'nin ...E... K. ve 06.05.2013 tarihli ilamı ile "...1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davaya konu eserlerin şair ve yazar ...'ya ait yazıların bir araya getirildiği, birbirinden farklı bir düşünce ürünü derleme eserler niteliğinde bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.2-Ancak, 5846 sayılı FSEK'nin 83/1 maddesine göre "Bir eserin ad ve alametleri ile çoğaltılmış nüshaların şekilleri, iltibasa meydan verebilecek surette diğer bir eserde veya çoğaltılmış nüshalarında kullanılamaz." Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafça piyasaya sunulan eserin adı "..." olarak belirtilmiştir. Bu durumda aynı şaire ait yazıların bir başka derleme eserde davalı tarafça piyasaya sunulması nedeniyle derleme eserin üzerinde aynı adın kullanılması anılan maddede düzenlenen haksız rekabet tehlikesini oluşturur. Ayrıca, uyuşmazlık konusu "..." eser adı, aynı maddenin 2'nci fıkrasında sayılan umumen kullanılan veya ayırdedici bir vasfı bulunmayan isim olarak da nitelendirilemez. O halde, davacının eser adına yönelik talebinin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekirken anılan adın derleme eserde yer alan yazılardan birinin ismi olması sebebiyle davacıya bir üstün hak bahşetmeyeceğinden bahisle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir..." gerekçesi ile karar bozulmuştur.Davalı vekili, karar düzeltme talebinde bulunmuştur.Yargıtay 11. H.D'nin...E. ...K. ve 13.12.2013 tarihli ilamı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.(Kapatılan) ... 3. FSHHM'nin ... E. ... K. ve 27.05.2014 tarihli kararı ile:"...1-Mahkememizin █████/2011 tarihli kararında DİRENİLMESİNE, 2-Davanın reddine..."şeklinde karar verilmiştir.Direnme kararını, davacı vekili Temyiz etmiştir. Yargıtay 11.H.D.'nin ... E. ... K. ve █████/2018 tarihli ilamı ile;"...Dairemizce verilen 06.05.2013 gün ve ...E. ... K sayılı karar usul ve yasaya uygun olup mahkemece verilen direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesi yapılmak üzere 6763 sayılı Kanununun 43.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 373.maddesinin 5.fıkrası uyarınca dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE..." şeklinde karar verilmiştir. Yargıtay HGK'nın ... E....K. ve 09.11.2021 tarihli ilamı ile; "... 24. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; yazar ve şair ...’ya ait yayınlanmış yahut yayınlanmamış bir kısım eserlerin davacı tarafından derlenip işlenerek kitap hâline getirilip oluşturulan kitaba yine davacı tarafından “...” isminin konulduğu, aynı adın davalı tarafından yine yazar ve şair ...’ya ait bir kısım eserlerin işlenip derlenerek oluşturulan kitapta kullanıldığı, “...” adının ise ...’ya ait bir yazıda başlık olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.25. Hem davacı hem de davalıya ait aynı adı taşıyan eserlerin ...'ya ait şiir ve nesirlerin bir araya getirildiği, birbirinden farklı düşünce ürünü derleme eserler niteliğinde olduğu, anılan eserlerdeki ...’ya ait ... olarak kaleme alınan yazıların da Latin harfleriyle işlenmesinin de söz konusu olduğu, davacı tarafın sahibi olduğu “...” adlı derleme eserin, bu adla davalının eserinden önce kamuya sunulduğu sabittir.26. Her ne kadar “...” adı, ...’ya ait bir yazının başlığı ise de; bu başlığın davacı tarafından oluşturulan ve onun hususiyetini taşıyan derleme eserin adı olarak, kitaptaki diğer yazıların başlıkları içerisinden seçilmiş ve bu isimle kamuya arzı sonrasında davacıya ait eser, anılan isimle tanınmıştır. Bu doğrultuda davacının, ...’nın varislerinden devraldığı hak kapsamında meydana getirmiş olduğu derleme eserin hususiyeti kapsamına, ayırt edici niteliği haiz olan “...” şeklindeki eser adı da dâhil olup davacı eserindeki bu isim, FSEK’in 83/2. maddesi anlamında umumen kullanılan veya ayırt edici bir vasfı bulunmayan bir ad olarak da nitelendirilemez. Bu sebeple davacı, eserinin ismi ve bu suretle eserinin bir parçası hâline gelen “...” adı üzerinde davalıya nazaran üstün nitelikte hak sahibi olduğundan anılan eser adına ilişkin tüm korumalardan yararlanır (FSEK m. 13/2).27. Neticeten davacının, derleme eserinin adı olarak belirleyip kamuya sunmuş olduğu “...” şeklindeki eser adının, yazar ...’ya ait yazılardaki diğer başlıkların yahut ayırt edici niteliği bulunan diğer bir ibarenin eser adı olarak konulması imkânının mevcudiyetine rağmen davalı tarafından seçilerek sonradan ortaya çıkardığı derleme eserde iltibasa neden olacak şekilde ad olarak kullanımı, FSEK’in 83. maddesi çerçevesinde haksız rekabet tehlikesine vücut verecektir. Bu sebeple davacının eser adına yönelik talebinin FSEK’in 83. maddesi çerçevesinde değerlendirilerek hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.28. Hâl böyle olunca; yerel mahkemece, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. 29. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır..." şeklinde karar verilmiştir. Davalı vekili, karar düzeltme talebinde bulunmuştur.Yargıtay HGK'nın ... E. ...K. ve 28.04.2022 tarihli ilamı ile karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 21.03.2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davacı tazminat taleplerinin yerinde olmadığı, şayet Mahkeme aksi görüşte ise davacının tazminat hesabı yapılabilmesi için; FSEK 68 telif hesabı için davacının emsal sözleşme sunması gerektiği, FSEK 70 kazancın tespiti anlamımda ise davalının eserin basım ve satışına ilişkin ticari bilgi ve belgelerinin mahkemeye sunulması gerektiği bildirilmiştir.22.02.2024 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Yargıtay bozma ilamı FSEK 83 maddesindeki haksız rekabet kapsamında olduğundan kök raporda belirttikleri üzere FSEK 68 maddedeki telif hesabı için tazminat talebinin yerinde olmadığı, Mahkeme aksi görüşte ise davacının emsal sözleşme sunmasının gerektiği, FSEK 70 maddesi kapsamında kazancın tespiti anlamında ise, kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına karar verilebilmesi haksız fiillere müteallik hükümler dairesinde hesaplanacağından davacının ve davalının eserin basım ve satışına ilişkin ticari bilgi ve belgelerinin mahkemeye sunması gerektiği bildirilmiştir. 09.10.2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Yargıtay HGK kararı ile uyuşmazlıkta "..." adının, davacı tarafından oluşturulan ve onun hususiyetini taşıyan derleme eserin adı olduğu hususunun kesinleştiği, Yargıtay HGK kararında davaya konu eser adı olan ... ibaresinin alelade olmayıp orijinallik arz eden niteliğinin olduğu nitelendirilip bu husus kesinleşmekle Bir eser adının birebir aynı şekilde aynı yazar derlemesi üzerine konulmasının FSEK 83 atfı ile TTK 55/1-a-14 bendinin ihlali sayılacağı, FSEK 83 maddesi kapsamında tazminat talebinin FSEK 68 ve 70 maddeleri çerçevesinde değil TTK 56 maddesi çerçevesinde olacağı, davalı kitabında ... adının kullanılmasının davalının elde ettiği gelire oranının tespitinin gerektiği, bir kitaptan elde edilen gelire kitap adının katkısı söz konusu kitabın davacı tarafından da aynı adla umuma arzı dikkate alındığında yaratacağı iltibas ve yayın sektöründeki genel değerlendirme de dikkate alındığında %15 olabileceği bu doğrultuda davacının talep edebileceği maddi tazminatın takdiri Mahkemeye ait olmak kaydıyla 294.700 TL'nin %15'i olan 44.205,00 TL olabileceği, davacıdan izin alınmayarak eserin adının birebir kullanımı nedeniyle manevi tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceği hususundaki takdirin Mahkemeye ait olacağı bildirilmiştir. 26.11.2024 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Kök rapordaki tespitlerin aynen muhafaza edildiği, Yargıtay HGK kararı ile uyuşmazlıkta "..." adının, davacı tarafından oluşturulan ve onun hususiyetini taşıyan derleme eserin adı olduğu hususunun kesinleştiği, Yargıtay HGK kararında davaya konu eser adı olan ... ibaresinin alelade olmayıp orijinallik arz eden niteliğinin olduğu nitelendirilip bu husus kesinleşmekle bir eser adının birebir aynı şekilde aynı yazar derlemesi üzerine konulmasının FSEK 83 atfı ile TTK 55/1-a-14 bendinin ihlali sayılacağı, FSEK 83 maddesi kapsamında tazminat talebinin FSEK 68 ve 70 maddeleri çerçevesinde değil TTK 56 maddesi çerçevesinde olacağı, davalı kitabında ... adının kullanılmasının davalının elde ettiği gelire oranının tespiti sonucunda bir kitaptan elde edilen gelire kitap adının katkısı söz konusu kitabın davacı tarafından da aynı adla umuma arzı dikkate alındığında yaratacağı iltibas ve yayın sektöründeki genel değerlendirme de dikkate alındığında %15 olabileceği bu doğrultuda davacının talep edebileceği maddi tazminatın takdiri Mahkemeye ait olmak kaydıyla 294.700 TL'nin %15'i olan 44.205,00 TL olabileceği, davacıdan izin alınmayarak eserin adının birebir kullanımı nedeniyle manevi tazminata hükmedilip hükmedilmeyeceği hususundaki takdirin Mahkemeye ait olacağı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce 09.10.2024 tarihli rapora itibar edilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava: FSEK kapsamında tecavüz- muhtemel tecavüzün men'i, ref'i, maddi durumun giderilmesi, FSEK 68 - 70. maddelerine dayalı maddi ve manevi tazminat ile hükmün ilanına ilişkindir. Davacı vekili 21.01.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile 44.205,00 TL maddi tazminat alep etmiş, gerekli harcı yatırmıştır. Yargıtay HGK'nın... E. ... K. ve 09.11.2021 tarihli ilamında belirtildiği üzere: Yazar ve şair ...’ya ait yayınlanmış yahut yayınlanmamış bir kısım eserlerin, davacı tarafından derlenip işlenerek kitap hâline getirilip oluşturulan kitaba yine davacı tarafından "..." isminin konulduğu, aynı adın davalı tarafından yine yazar ve şair ...’ya ait bir kısım eserlerin işlenip derlenerek oluşturulan kitapta kullanıldığı, "..." adının ise ...’ya ait bir yazıda başlık olarak kullanıldığı anlaşılmıştır.Davacı ve davalıya ait aynı adı taşıyan eserlerin; ...'ya ait şiir ve nesirlerin bir araya getirildiği, birbirinden farklı düşünce ürünü derleme eserler niteliğinde olduğu, anılan eserlerdeki ...’ya ait Osmanlıca olarak kaleme alınan yazıların da Latin harfleriyle işlenmesinin söz konusu olduğu, davacı tarafın sahibi olduğu "..." adlı derleme eserin bu adla davalının eserinden önce kamuya sunulduğu, her ne kadar "..." adı, ...’ya ait bir yazının başlığı ise de, bu başlığın davacı tarafından oluşturulan ve onun hususiyetini taşıyan derleme eserin adı olarak, kitaptaki diğer yazıların başlıkları içerisinden seçildiği ve bu isimle kamuya arzı sonrasında davacıya ait eser, anılan isimle tanınmıştır. Bu doğrultuda davacının, ...’nın varislerinden devraldığı hak kapsamında meydana getirmiş olduğu derleme eserin hususiyeti kapsamına, ayırt edici niteliği haiz olan "..." şeklindeki eser adı da dâhil olup davacı eserindeki bu isim, FSEK’in 83/2. maddesi anlamında umumen kullanılan veya ayırt edici bir vasfı bulunmayan bir ad olarak da nitelendirilemez. Bu nedenle davacı, eserinin ismi ve bu suretle eserinin bir parçası hâline gelen "..." adı üzerinde davalıya nazaran üstün nitelikte hak sahibi olduğundan anılan eser adına ilişkin tüm korumalardan yararlanabilir. Davacının, derleme eserinin adı olarak belirleyip kamuya sunmuş olduğu "..." şeklindeki eser adının, yazar ...’ya ait yazılardaki diğer başlıkların yahut ayırt edici niteliği bulunan diğer bir ibarenin eser adı olarak konulması imkânının mevcudiyetine rağmen, davalı tarafından seçilerek sonradan ortaya çıkardığı derleme eserde iltibasa neden olacak şekilde ad olarak kullanımı, FSEK’in 83. maddesi çerçevesinde haksız rekabet teşkil edecektir, bu sebeple davacının eser adına yönelik talebinin FSEK’in 83. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. .Yargıtay HGK kararı ile: "..." adının, davacı tarafından oluşturulan ve onun hususiyetini taşıyan derleme eserin adı olduğu ve ... ibaresinin alelade olmayıp orijinal niteliğinin olduğunun kesinleştiği, bir eser adının birebir aynı şekilde aynı yazar derlemesi üzerine konulmasının FSEK 83.maddesi atfı ile TTK 55/1-a-14 maddesinin ihlal edildiği kanaatine varıldığından, maddi tazminat talebinin kabulüne, Mahkememizce itibar edilen 09.10.2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda belirtildiği üzere 44.205,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan █████/2010 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.FSEK 70/1.maddesine göre; "Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mahkeme, bu para yerine veya bunlara ek olarak başka bir manevi tazminat şekline de hükmedebilir". Manevi hakların ihlali sebebiyle manevi tazminat davası açabilmek için, eser sahibinin kişilik haklarının da tecavüze uğramış olması şart değildir. Manevi haklarda eser sahibinin kişiliğini ilgilendiren yönler şüphesiz ki mevcuttur, ancak FSEK 70/1.maddesi manevi tazminat talebini kişilik haklarının ihlalinden bağımsız olarak hükme bağlamıştır. İki hükmün müeyyide bağladığı menfaatler birbirinden farklıdır. Manevi haklara tecavüz aynı zamanda eser sahibinin kişilik haklarını da ihlal ediyorsa, manevi tazminat talebinde bu hususun açıkça belirtilip kanıtlanması veya B.K. 56.maddeye dayanan ayrı bir dava açılması gerekir. Diğer taraftan, manevi haklara tecavüz fiili, fikri hukuk çerçevesinde değerlendirilebilmekle beraber, kusurun niteliği, derecesi ve ağırlığı BK hükümlerine göre takdir olunmalıdır.Davacıdan izin alınmayarak eserin adının aynen kullanılması nedeniyle, manevi tazminat talebinin kabulüne; 25.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davanın açıldığı tarih, somut olayın özellikleri dikkate alındığında; sair taleplerin reddine karar verilmiştir,. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davalının eyleminin; haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine, ref'ine,2-Maddi tazminat talebinin kabulüne; 44.205,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan █████/2010 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Manevi tazminat talebinin kabulüne; 25.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Sair taleplerin reddine, 5-Alınması gereken 4.727,40 TL ilam harcından, peşin harç ve ıslah harcının mahsubu ile eksik 3.972,41 TL harcın davalıdan alınarak hazine irad kaydına,6-Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ref'i talepleri yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Maddi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Manevi Tazminat talebi yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Davacı tarafından yapılan; başvuru harıcı, peşin harç ve ıslah harcı olan toplam 772,14 TL, tebligat gideri 1.990,00 TL ile bilirkişi ücreti 19.500,00 TL olmak üzere toplam 22.262,14 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10- Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 11-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2025Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır