Anahtar kelimeler: Ktknın Cismani Yaya Mesuliyet Plaka Seyir Çarpması Ölüm Poliçesi Sürücü

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2019 tarihinde sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı araç seyir halinde iken yaya ------ çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkilim ---- yaralandığını, ----- plaka sayılı araç sürücüsü ------ 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında ---- plaka sayılı araç ------ sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından █████/2020 tarihinde 10.954 TL ödeme yapılmış olup yapılan bu ödeme eksik olduğunu, bakiye tazminatın ödenmesi hususunda sigorta şirketine █████/2022 tarihinde başvuruda bulunulduğunu ancak karşılayan bir sonuç elde edilemediğini, müvekkili ------ söz konusu trafik kazası nedeniyle, ------ Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden █████/2022 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %12 oranında malul kaldığını, bu nedenlerle davanın kabulüne, yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile ihtiyari arabuluculuk anlaşması yapılarak ödeme yapılmış olduğunu, müvekkilli şirket, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (zmss) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı, poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, müvekkili şirketin faizden sorumluluğu sınırlı olduğunu, avans faizi talepleri haksız nitelikte olduğunu, müvekkili şirket poliçe dahilinde bavuranın geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, davanın reddi ile mahkeme masrafları ve vekalet ücretine ilişkin masrafların davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:
SGK, ----, ---- CBS ye ve kolluğa yazılan müzekkere cevapları, ------ Arabuluculuk Bürosu------ İhtiyari Arabuluculuk dosyası, STK ------ sayılı dosyaları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİİRLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri alacağının kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMM sigorta şirketinden tahsili talebine ilişkindir. ---- Arabuluculuk Bürosu 17.03.2020 tarihli ve------ numaralı İhtiyari Arabuluculuk dosyasının incelenmesinde; huzurdaki davanın tarafları arasında yine huzurdaki davaya konu █████/2019 tarihli kazaya bağlı olarak ------ oluşan sürekli ve geçici maluliyet, bakıcı ve tedavi giderine ilişkin tazminat talepleri hususunda mutabakat sağlandığı ve başvuran tarafın davalı yanı tüm alacaklar ve fazlaya dair alacaklardan ibra ettiği ve davaya konu tüm haklarından feragat ettiği imza altına alındığı, davalının da belirlenen tazminat bedelini ödediği görülmüştür.
Sigorta Tahkim Komisyonunun ----- sayılı dosyasının incelenmesinde; huzurdaki davanın tarafları arasında yine huzurdaki davaya konu █████/2019 tarihli kazaya bağlı olarak ------nezdinde oluşan sürekli iş göremezlik tazminatının talep edildiği, taraflar arasında daha evvel ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurularak uyuşmazlık konusu üzerinde anlaşma sağlandığı ve üzerinde anlaşılan tazminat bedelinin başvuran/davacı tarafa ödendiğinden bahisle başvurunun reddine karar verildiği görülmüştür.
Sigorta Tahkim Komisyonunun------- sayılı dosyasının incelenmesinde; huzurdaki davanın tarafları arasında yine huzurdaki davaya konu █████/2019 tarihli kazaya bağlı olarak ------' nezdinde oluşan geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatının talep edildiği, taraflar arasında daha evvel ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurularak uyuşmazlık konusu üzerinde anlaşma sağlandığı ve üzerinde anlaşılan tazminat bedelinin başvuran/davacı tarafa ödendiğinden bahisle başvurunun reddine karar verildiği görülmüştür.Huzurdaki davada; ------ Arabuluculuk Bürosunun----- dosya numarası ve ------ arabuluculuk dosya numarası ile dosyamız davacısı tarafından davalı tarafa karşı dava konusu █████/2019 tarihli kaza nedeniyle davacı nezdinde oluşan sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri alacağının tahsili talebi ile başvuruda bulunulduğu, başvurunun █████/2024 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığı, █████/2024 tarihinde huzurdaki davanın aynı taleplerle ikame edildiği görülmüştür------ BAM ---- HD---------Karar sayılı ilamı; "...Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu trafik kazasından sonra davacının sigorta şirketine başvuru yaptığı, daha sonra davalı sigorta şirketinin ihtiyari arabuluculuğa başvurduğu, ihtiyari arabuluculuk sürecin anlaşma ile sonuçlandığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 74. maddesi uyarınca açıkça yetki verilmemiş ise vekil; alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvuramaz, somut olayda davacı vekilinin -----Noterliğinin █████/2020 tarihli ve ------- yevmiye numaralı vekaletnamesinde, alternatif çözüm yollarına başvurma özel yetkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık açısından “yetkisiz temsil” kavramının da kısaca açıklanması gerekmektedir. Bir kimsenin temsil yetkisi olmadığı hâlde başka bir kişi adına bir hukukî işlem veya sözleşme yapması, yetkisiz temsil olarak ifade edilmektedir. Burada yetkisi olmadan başkası adına hukukî işlem yapan kişiye “yetkisiz temsilci” denir. Yetkisiz temsilin söz konusu olabilmesi için birtakım şartların gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Öncelikle, yetkisiz temsilci ile üçüncü kişi arasında bir sözleşme yapılmış olmalıdır. Yetkisiz temsilcinin, bu sözleşmeyi başka biri özellikle temsil olunan adına yapmış olması gerekir. Nihayet temsilen işlem yapan, temsil yetkisine sahip olmamalıdır. Yetkisiz temsil TBK’nın 46 ve 47. maddelerinde düzenlenmiştir. Yetkisiz temsilde temsilcinin yaptığı sözleşme, kurulmuş olmakla birlikte yetkisiz temsil olunanın hukuk alanında hüküm ve sonuçlarını doğurmaz. Temsil olunan onayıncaya kadar sözleşme, eksik bir sözleşmedir. Bu durumda “askıda hükümsüzlük” söz konusu olur. Temsil olunan, yetkisiz temsilcinin yaptığı işlemleri onayabilir. Bu durumda TBK’nın 46. maddesi gereğince, yetkisiz temsilcinin yaptığı işlem temsil olunanı bağlar. Onama, yetkisiz temsilci tarafından yapılan bir hukukî işleme veya sözleşmeye, daha sonra temsil olunanca verilen onaydır. Onama için herhangi bir özel şekil şartı bulunmamaktadır. Onama, geçmişe etkili sonuçlar doğurur. Böylece onama, yetkisiz olarak yapılan sözleşmeyi sanki baştan itibaren temsil yetkisi varmış gibi geçerli hâle getirir.Bu durumda mahkemece ihtiyari arabuluculuk başvuru formu ve arabuluculuk sürecindeki diğer tüm belgeler temin edilerek, ihtiyari arabulculuk sürecine başvuru yapan davalı sigorta şirketinin arabuluculuk başvuru formunda karşı taraf olarak davacı asili mi yoksa davacı asil ile birlikte vekili mi gösterdiği, arabulucunun arabuluculuk sürecine davacı asili mi, yoksa vekilini mi davet ettiği belirlenerek, sadece davacı asili karşı taraf olarak göstermiş olduğu ya da arabulucunun davacı asili davet ettiğinin tespiti halinde davacı asilin, arabuluculuk sürecinde vekili görevlendirmiş olduğu ve arabuluculuk sürecine muvafakatinin bulunduğu kabul edilerek (yetkisiz temsilde örtülü kabul) davanın reddine karar verilmelidir. Ancak aksi takdirde vekilin vekaletnamesinde arabuluculuk sürecine katılması için özel yetki bulunmadığı, yetkisiz temsil hükümleri uyarınca davacının arabuluculuk sürecine muvafakati bulunmadığı, bu itibarla arabuluculuk anlaşma tutanağının davacı yönünden bağlayıcı olmadığının kabulü gerekir.Öte yandan ihtiyari arabuluculuk anlaşma tutanağı █████████ tarihinde düzenlenmiş olup, bu tutanakla bir miktar ödeme karşılığı davalı sigorta şirketi davacı vekili tarafından ibra edilmiştir. Davacının vekiline verdiği vekaletname incelendiğinde vekilin uzlaşmaya, sulh ve ibraya yetkili olduğu görülmektedir. Eldeki dava █████/2023 tarihinde açılmıştır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2 maddesi gereğince; "Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." hükmü dikkate alındığında, yukarıda açıklandığı üzere, ihtiyari arabuluculuk sürecinin usulüne uygun yapılmadığı kanaati oluştuğu takdirde maddi tazminat davasının açılmasında hak düşürücü sürenin oluşup oluşmadığı da tartışılmalıdır." şeklindedir. (Aynı yönde ------ BAM -----HD ----- Esas ------ Karar sayılı ilamı)
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18. maddesinin 1. fıkrasına göre; "Arabuluculuk faaliyeti sonunda varılan anlaşmanın kapsamı taraflarca belirlenir; anlaşma belgesi düzenlenmesi hâlinde bu belge taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır.", 4. fıkrasına göre "Kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller hariç, taraflar ve avukatları ile arabulucunun, ticari uyuşmazlıklar bakımından ise avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır." ve 5. fıkrasına göre "Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz."
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; tarafların ihtiyari arabuluculuk sürecinde geçici iş görmezlik zararı, sürekli iş görmezlik zararı, tedavi gideri ve bakıcı giderlerini müzakere ettikleri, bu dört kalem zarar için ayrı bir miktar belirlenmeksizin toplam bir bedel üzerinden tazminat ödenmesinin kararlaştırıldığı, █████/2020 tarihli anlaşma tutanağı suretine göre bu tutanağın arabulucu ve taraf vekilleri tarafından bizzat imzalandığı, tarafların uyuşmazlığı özgür iradeleriyle ihtiyari arabuluculuk yoluyla kesin olarak sonuca erdirdikleri, ihtiyari arabuluculuk tutanağında adı geçen davacı vekilinin vekaletnamesi (huzurdaki dava dosyasında yer alan davacı vekilinin █████/2025 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan) incelendiğinde davacı adına işlem yapmaya yetkili olduğu bu haliyle ilgili tutanağın davacı taraf bakımından bağlayıcı olduğu görülmüştür. Her ne kadar ihtiyari arabuluculuk tutanağı davacı taraf bakımından bağlayıcı olsa da 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2 maddesinde yer alan "Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." hükmü gereği, davacı tarafça maluliyet oranının arttığı ya da tazminatın yetersiz olduğu iddiasına dayalı olarak başvuruda bulunabileceği, ancak ihtiyari arabuluculuk tutanağının █████/2020 tarihinde imzalandığı huzurdaki davaya dayanak arabuluculuk başvurusunun ise █████/2024 tarihinde yapıldığı, bu haliyle hak düşürücü sürenin arabuluculuğa başvuru tarihi itibariyle tamamlandığı, kaldıki dava dilekçesinin incelenmesinde davacı tarafça maluliyet oranının arttığına ilişkin herhangi bir iddianın da yer almadığı, bu haliyle 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/5 maddesi ve hükmüne göre davacı tarafın bakiye geçici ve sürekli iş görmezlik tazminatı talep edemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede;
6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın red edilmiş olması nedeniyle HMK m. 326 gereği davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yine davanın red edilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere davacı taraftan tahsiline karar verilmiştir.Yasa yolunun belirlenmesi bakımından;
Karar tarihi itibariyle dava değeri miktar itibariyle kesinlik sınırının altında olmasına rağmen, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması karşısında; davanın alacak tam ve kesin olarak belirlenmeden ilk açıldığı bedel üzerinden tümden reddedilmiş olmasına göre muhtemel talep artırımı halinde dava değerinin her zaman kesinlik sınırını aşma ihtimali bulunduğu anlaşılmakla, kesinlik sınırının kamu düzenini ilgilendirmesi, hak arama hürriyeti ve hukuki dinlenilme hakkı da gözetilerek istinaf kanun yolu açık bırakılmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından baştan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,8‬0 TL nin davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi gereğince 100,00 TL vekalet ücretinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!