Anahtar kelimeler: Mühlet Atm Satımdan Bayilik Konkordato Akaryakıt Feshettiğini Taraflı İstasyonunda Parselde

T.C.
İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket, “... adresinde bulunan ve tapuda 138 ada, 13 parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki akaryakıt İstasyonunda davalı şirket ile 23.01.2018 tarihinde çerçeve Protokol ve Bayilik Sözleşmesi imzaladığını, davalı 16.07.2019 tarihinde Konkordato sürecine girdiği, ... 2 ATM... E Sayılı dosyasından 20.11.2019 tarihinde kesin mühlet kararı verildiğinden ve zarara uğradığından bahisle İşbu Bayilik Sözleşmesini ... 40 Noterliğinin ... tarih ... yevmiyeli ihtarnamesiyle tek taraflı ve haksız olarak feshettiğini, davalı sonrasında işbu Konkordato davasından feragat ettiği, davalı konkordato sürecini gerekçe göstererek yaptığı feshin haksız ve dayanaksız olduğunu, taraflar arasında imzalanan Çerçeve Sözleşmesinin 13.c maddesi : “..Bayi, işbu protokol, standart bayilik Anlaşması ve eklerinin ... tarafından yukarıda açıklanan şekilde feshedilmesi ve/veya işbu anlaşma ve eklerini süresinden önce feshetmesi veya fesih sonucunu doğuracak şekilde hareket etmesi halinde,,,,,, ...’e Standart Bayilik Anlaşmasından kaynaklanan tüm hakları ve diğer Cezai şartları talep hakları saklı kalmak kaydıyla fesih tarihinde 300.000.00 USD miktarında Cezai şartı ifa tarihinde uygulanmakta olan TCMB Döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı olarak ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir.”sözleşme maddesi uyarınca davalı tarafından sözleşmenin süresinden önce haksız ve tek taraflı olarak fesih sonucu müvekkilin cezai şart talep etme hakkı doğduğunu, aynı maddesinin 13.f Fıkrası : “İşbu Madde hükmüne aykırı hareket ederek teslim yükümlülüğünü yerine getirmediği takdirde fesih tarihinden itibaren geç tahliye ettiği her gün için ...’e Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak 30.000 USD karşılığı Türk Lirası teslim bedeli ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir.” , Davalı tüm sözleşmeleri 14.02.2020 tarihinde feshetmiş olmasına rağmen akaryakıt istasyonunu tahliye ve müvekkile teslim etmediği, hatta aynı istasyonda başka dağıtıcı firmanın markası altında faaliyet gösterdiğini, davacının söz konusu istasyonda davalının haksız işgalinin önlenmesi için ... 6 ATM ... E Sayılı dosyasından işgalin önlenmesi ve müdahalenin meni talepli dava açtığı, verilen 08.12.2021 tarihli ara karar ile istasyonun yediemin olarak davacıya teslimine karar verildiğini, davacı şirket tarafından 14.02.2020-15.12.2021 tarihleri arasında geç teslim nedeniyle tahakkuk etmiş toplam cezai şart tutarını talep etme hakkı doğduğunu, davalı, Standart Bayilik sözleşmesine ek olarak ÜRÜN ALIM TAAHHÜTNAMESİ ile yıllık asgari sözleşme süresince toplam 10.000 ton BEYAZ ÜRÜN almayı taahhüt ettiği, eksik kalan ton üzerinden 82 USD tutarında kar Mahrumiyeti ödemeyi taahhüt ettiği, anılan Kar mahrumiyeti tutarını mutabakat dahilinde anlaşma süresi sonunda toplam olarak talep edilebileceğinin kabul edildiğini, davalı taahhüde uymamış ve müvekkilden sözleşme dönemi boyunca toplam 10.000 ton ürün alma taahhüdüne karşılık 5.226.96 ton alım yaptığını, 4.773.04 TON eksik ürün alımı nedeniyle müvekkilin uğradığı kar kaybının 391.389.12 USD (4.773.04 ton x 82 USD ) olduğu ve Ürün alım taahhütnamesinin a.bendi gereği Kar mahrumiyet miktarının sözleşmede öngörülen CEZAİ ŞART miktarına hiçbir şekilde mahsup edilemeyeceğin, haklı nedenle feshi halinde Cezai Şarta ilaveten talep edilebileceği taahhüt ettiğini, taraflar arasındaki Çerçeve Protokolü’nün İşleticilik Ücreti Başlıklı 8 Maddesi :”Lukoil’in münhasıran hukuksal tasarruf hakkını haiz bulunduğu işbu akaryakıt/otogaz satış istasyonunun işleticiliğini tevdii etmesi karşılığında BAYİ, işbu sözleşme tarihinden itibaren başlamak ve sözleşme süresi sonuna kadar geçerli olmak üzere sözleşme süresi boyunca her ay aylık 30.000 TL + KDV miktarında işleticilik ücreti ödeyecektir. Ödemeler her ay ilgili ayın başlangıcını takip eden 5 işgünü içerisinde peşin olarak yapılır. Bu ücret Kira bedeli olmayıp işbu sözleşmelere konu akaryakıt/otogaz satış istasyonunun her hangi bir hukuksal tasarruf hakkını haiz bulunmayan Bayi tarafından işletilmesinden doğan işleticilik ücretidir.”….davalı işbu hüküm gereği müvekkile ödemekle yükümlü olduğu aylık işleticilik ücretlerini Mayıs 2020- Aralık 2021 tarihleri arasında ödemediği, müvekkil işbu ödenmeyen işleticilik ücretleri nedeniyle davalıdan toplamda KDV dahil 1.266.346.96 TL talep hakkı doğduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, Çerçeve Protokolünün 13.c maddesi hükmü gereğince şimdilik 1.000 USD cezai şartın, Çerçeve Protokolünün 13.f maddesi gereğince şimdilik 1.000 USD Cezai Şartın, Ürün Alım Taahhütnamesi uyarınca şimdilik 1.000 USD ‘nın ve İşleticilik ücreti olarak şimdilik 1.000 TL’nın işleyecek faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşme ve taahhütnamelerin tarafı olmayan Davacının aktif husumet yokluğu yönünden davanın reddi gerektiğini, davacı, davasını ...’a ilişkin sözleşmeye dayandırdığı, ... tarafından aynı konu, aynı taleplerle ikame edilmiş ... 15 ATM ...Esas Sayılı dosyanın derdest olduğunu, taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın tarafların kişilikleriyle ilgili olduğu halde taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkin olduğu, dava konusu şey üzerinde kim veya kimler hak sahibi ise davayı da bu kişi veya kişilerin açması gerektiği, davacının taraf ehliyeti olmadığından husumeten davanın reddi gerektiğini, her ne kadar davacının taraf sıfatı olmasa da hiçbir şekilde hak kaybına sebebiyet vermemek adına Zamanaşımı itirazlarında bulunulduğu ve davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiği, davacının iddiaların sadece dava dilekçesi ekinde göstermiş olduğu belgelerle ispat etmek zorunda olduğundan sonradan delil listesi sunmasına muvafakat edilmediğini, davacının davaya konu ettiği alacaklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ikame etmek suretiyle talep etmesi hukuken mesnetsiz olup, davanın bu şekilde kısmi dava olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, bu nedenle Mahkemece davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin beyan itirazlar : taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme ve taahhütnameler dürüstlük kuralı ve hakkaniyete aykırı olup Müvekkil tarafından haklı nedenle feshedildiği, davalı tarafından 23.01.2018 tarihinde imzalanmış olan Bayilik Sözleşmesine davalıya haklı fesih hakkı verilmemiş olması, sözleşmenin hiçbir şekilde fesih edilemeyeceği anlamına gelmediği, gerek dürüstlük, gerekse iyi niyet kuralı gereği Sözleşmenin diğer tarafında haklı nedenler ile Sözleşmeyi fesih edebileceği, Bayilik Sözleşmesine ilave olarak imzalanmış olan ÜRÜN ALIM TAAHHÜTNAMESİ ise yine aynı şekilde davalı aleyhine tek taraflı yaptırımlar içerdiği, 23.01.2018 / 15.12.2021 yıllarında geçerli olabilecek bir sözleşmenin yıllık taahhütnamesinin hem her sene aynı şekilde devam etmesi hem de Türkiye Ekonomisindeki DÖVİZ Sinsinden CEZAİ Şartla Taahhütnameyi icra etmek müvekkili zamanla ekonomik açıdan zor bir sürece soktuğu, Sözleşme imzalanmasından sonra 03.09.2018 tarih 30534 Sayılı RG’de yayımlanan ve yayını tarihinde yürürlüğe giren 85 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile TPKK Hakkındaki 32 sayılı Kararda değişiklik yayılmasına dair Kararın 4. Maddesinde , sözleşme ve sözleşmelerden kaynaklanan ödeme yükümlülüklerinin Döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacağı, Sözleşme ve ödeme yükümlülüklerinin Türk Lirası cinsinden taraflarca yeniden belirleneceğinin düzenlendiği, Davaya konu Ürün Taahhütnamesindeki : “…ton başına 82 USD tutarın ödeme gününde uygulanmakta olan TCMB döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığında kar mahrumiyeti ödemeyi…” hükmünün Kararnamede belirtilen 30 gün içinde Türk Lirası olarak yeniden belirleneceğine ilişkin karar aykırı olarak değiştirilmediği ve devam ettirildiği, Ülkede ağırlaşan ekonomik şartlar nedeniyle revize edilmeyen taahhütname ve sözleşme ile iş yapabilme kapasitesini durma noktasına getirdiği, Ürün Alım Taahhütnamesinde yıllık alım taahhüdüne uymama halinde öngörülen ceza koşulu hükümleri TBK.179/II (BK.158/II) maddesindeki ifaya ekli ceza koşulu niteliğinde olduğundan bu tür ceza koşulu üzerinde durulması gerektiği, TBK.179/II maddesine göre iki halde alacaklı Ceza koşulunu isteyemeyeceği, Eğer alacaklı Ceza Koşulunu isteme hakkından açıkça vazgeçmişse artık bu yönde bir talepte bulunamayacağı, Diğer yandan alacaklı çekince koymadan ifayı kabul etmiş veya sözleşmeden doğan edimlerini ifa etmeye devam etmişse bu takdirde de Ceza koşulunu isteyemeyeceği, taraflar arasında düzenlenen Ürün Alım Taahhütnamesi başlıklı Sözleşme asgari alım taahhüdüne ilişkin olduğu, Sözleşmelere göre Kar Mahrumiyeti istenebilmesi için taahhüdün ihlal edildiği dönemden sonra ihtirazı kayıt konulması ve bundan sonra mal verilmeye devam olunmasının gerektiği, “Y.19.HD 06.10.2016 Tarih ... Esas, ... K. Sayılı kararı”, davacının sunduğu Standart Otogaz Bayilik Sözleşmesinde de görüleceği üzere 15/a mddesi Bayi Ürün alım taahhüdünü yerine getiremez ise davacı ...’ın Sözleşmeyi derhal tek taraflı olarak feshetme hakkı bulunmakta olup davacı çekince koymadan 21.12.2017 tarihinden davalının sözleşmeyi feshetmek zorunda kaldığı 14.02.2020 tarihine kadar eksik ürün alımını kabul etmiş ve şimdi dava açmayı uygun bulduğu, Yargıtay kararı uyarınca da edayı kabul etmeye devam etmiş olduğu için kar mahrumiyeti ve Cezai şarttan feragat etmiş sayılacağını, davalının talepte bulunmasına rağmen Sözleşme ve taahhütnamelerdeki DÖVİZ Cinsinden şartların devam ettirildiği Nitekim Müvekkil Ekonomik zorluklar akabinde Şirketin İFLASTAN kurtarılmasını teminen ... 2 ATM...E Sayıl dosyasından 16.07.2019 tarihinde Konkordato sürecine girdiği, Gelinen aşamada da Davaya konu Sözleşme Müvekkil tarafından 14.02.2020 tarihinde haklı nedenle Fesih edildiğini, davalının Konkordato sürecinde kötü niyetli olarak akaryakıt ikmalini ihmal etmiş satış yapılmasının engellediğini, Akaryakıt sağlamayan Davacı, müvekkilin aynı zamanda Konkordato kesin mühleti içerisindeyken Teminat mektubunun davacı tarafından tazmin edildiği ve davalının ekonomik durumunun daha da zor bir konuma soktuğunu, davacının 2017 tarihli Sözleşmeye istinaden 2022 yılında tazminat istemesinin de tümüyle hakkaniyete aykırılık içerdiği, davacının haksız ve kötü niyetli kazanç elde etme amacı taşıdığı, davacı Ürün Alım Taahhütnamesi uyarınca kar kaybı hak edişi olduğunu kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte talep edilen miktarının hakkaniyete de aykırı olacağı, Zira Bayilik Sözleşmeleri kapsamında asgari alım taahhüdünün yerine getirilmemesi durumuna karşılık getirilen Cezai Şartlar Yargıtay kararları ile de FAHİŞ Cezai Şartın tamamen veya kısmen iptalinin mümkün olduğunu, davacının İstasyon Teslim edilmediği iddialarının mesnetsiz olduğu, davacının işbu hususla ilgili dava ve iddialarının kabulü anlamına gelmemekle beraber davacının haksız işgal ve ecrimisil iddialarına istinaden müvekkile keşide edilen her hangi bir ihtarname bulunmadığı, davacı Sözleşmedeki döviz cinsinden belirlenen Cezai şartlarla haksız kazan elde etme amacında olduğundan dava dilekçesinde iddia ettiği konuların her hangi birine ilişkin (Cezai şart, kar kaybı , haksız işgal) bile müvekkile her hangi bir ihtarda bulunmadığı, bu nedenle davacının teslim edilmeyen her gün için müvekkil şirket aleyhine uyguladığı 30.000 USD cezai şart ile yaptığı hesaplama uyarınca talep edilen miktarın tamamen ve tümüyle mesnetsiz olduğu ve işleticilik ücreti adı altında talebin müvekkil şirket tarafından kabulünün mümkün olmadığı ve reddi gerektiğini, davacının, ilgili sözleşmelerin tarafı gibi davranmış ve ona göre taleplerde bulunmuşsa da sözleşmelerin hiçbirinin taraf sıfatı bulunmadığı, davacının işbu davayı açma ve talepte bulunma hakkının hukuken bulunmadığını, huzurdaki davanın açılması tamamen hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, MK.2 maddesine göre dürüstlük kuralına aykırı olup davanın reddi gerektiğini, işbu davanın haksız ve kötü niyetli açıldığını belirterek davacı aleyhine HMK’nın 329 maddesi uyarınca davacı aleyhine vekalet ücreti ve 5.000 TL disiplin para cezası uygulanmasına, arz ve izah edilen nedenlerle, davacının haksız ve mesnetsiz davasının öncelikle aktif husumet yokluğundan usulden reddine, Mahkemenin aksi kanaati halinde ise, davacı tarafından belirtilen 300.000 USD Cezai şart, 30.000 USD Cezai şart, 391.389.12 USD Kar kaybı, 1.266.346.96 TL Bayi işleticilik ücret taleplerine ilişkin harçların tamamlatılmasına, davacının haksız olarak talep ettiği tüm alacak kalemlerinin reddine, Kötü niyetli olarak ikame edilen işbu davada HMK.329 hükmü gereğince müvekkil lehine vekalet ücreti ve davacının 5.000 TL Disiplin para cezasına mahkum edilmesine, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup;Çerçeve Sözleşme, Bayilik Sözleşmesi, Ürün Alım Taahhütnamesi, Cari Hesap Ekstresi, Fesih İhtarnamesi, Müvekkil Şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, bilirişi incelemesi, keşif, yemin, isticvap ve her türlü yasal delil dosyamız içerisine alınmıştır.Dosya mali müşavir, akaryakıt konusunda uzman ve nitelikli hesaplama uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen █████/2023 tarihli raporda; Ürün Alım Taahhütnamesinin (a) maddesi hükmü gereğince eksik ürün alımından dolayı, yine (c) maddesine göre: 391.386 USD Kar Mahrumiyet talep edilebileceği, 13/c maddesi gereğince erken fesihten kaynaklı olarak 300.000 USD cezai şart talep edebileceği, tahliye edilmeyen her gün için 30.000 USD cezai şart belirlendiği ve tahliye edilmeyen 666 gün için 19.980.000USD cezai şart rakamı ortaya çıktığı bu rakamın sektörel gerçeklerle bağdaşmadığı, Mayıs 2020 tarihinden sonra işleticilik bedelleri tahsil edilmediği, talebe konu tutar 1.266.346,96TLolup işbu taleple ilgili olarak raporun ilgili bölümünde yapılan tespit ve değerlendirmeler çerçevesinde, davacının İstasyon İşleticilik Ücret talebinin Sözleşmelerin fesih tarihine kadar tahsil edildiği, Fesihten sonra ise davacı tarafından Akaryakıt istasyonuna her hangi bir satış yapmadığı davacı kayıtlarından tespit yapıldığı, bu tespitler karşısında davacının İstasyon İşleticilik bedeline ilişkin taleplerinin hakkaniyete uygun olmadığının değerlendirildiği, davacı tarafından işbu davada talep edilen cezai şart ve diğer alacakların Davalı/Bayinin iktisaden mahfına sebep olup olmadığına ilişkin olarak, davalı/Bayinin dava tarihine en yakın tarihli Mali verilerinin, faaliyet sonuçlarını gösteren Bilan, Gelir Tablosu, Muhtasar ve KDV beyannamelerinin dosya kapsamında sunulu olmadığından bu yönde bir tespit ve değerlendirme yapılamadığı, davalı şirketin Son 3 yıllık Mali tabloları (Bilanço ve Gelir Tablosu ) Üzerinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda, gerek davacı tarafından talep edilen Cezai şart bedelleri, gerekse taraflarınca tespit ve hesaplanan Cezai şart bedelleri yönünden, İşbu Cezai Şart Bedellerini ödeyebilecek mali güce sahip olmadığı, davalı şirketin ödenmiş sermayesinin tamamını kaybettiği öz kaynaklarının NEGATİF OLDUĞU ve şirketin BATIK Durumda olduğu belirtilmiştir.Dosya yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş, düzenlenen █████/2024 tarihli ek raporda; Kar mahrumiyetine ilişkin TOPLAM EKSİK ÜRÜN ALIMININ yukarıda tespit edildiği üzere 4.773 ton x 82 USD = 391.386.00 USD kar Mahrumiyeti hesaplandğı, ancak davacı fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 1.000 USD tutarında kar mahrumiyetinin talep edildiği, Çerçeve Protokolünün 13/c maddesi gereğince; 300.000.00 USD Cezai şart bedelinin Davalı Bayi tarafından ödeneceği taahhüt edildiği, Davacı, fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000 USD cezai şart bedeli talep edildiği, Protokolün madde 13/f fıkrası gereğince, Tahliye edilemeyen her gün için 30.000 USD geç tahliyeden kaynaklanan 666 günlük Cezai şart bedeli olarak 19.980.000 USD Cezai şart rakamı ortaya çıktığı, bu rakamın sektörel gerçeklerle bağdaşmadığı, davacı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 USD talep edildiği, Çerçeve sözleşmesinin 8 maddesine göre İstasyon İşleticilik ücreti olarak, davacı 1.266.346.96 TL’nın ödemesi talep edildiği, ancak davacının İstasyon İşleticilik bedeline ilişkin taleplerinin hakkaniyete uygun olmadığının değerlendirildiği, nihayetinde, davacı tarafından talep edilen kar mahrumiyeti, cezai şart bedelleri ve diğer taleplerin toplamının davalı şirketin Son 3 yıllık Mali tabloları (Bilanço ve Gelir Tablosu ) Üzerinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda, gerek davacı tarafından talep edilen Cezai şart bedelleri, gerekse tarafımızdan tespit ve hesaplanan Cezai şart bedelleri yönünden, İşbu Cezai Şart Bedellerini ödeyebilecek mali güce sahip olmadığı, davalı şirketin ödenmiş sermayesinin tamamını kaybettiği öz kaynaklarının NEGATİF OLDUĞU ve şirketin BATIK Durumda olduğu…..” Şeklindeki tespit ve değerlendirmelerimizi değiştirecek her hangi bir yeni ve somut bilgi ve belge sunulmamış olmakla, kök raporda yapılan ve detaylarına yer verilen görüş ve kanaatlerinin değişmediği belirtilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava; davacı ile davalının akdettikleri İstasyonlu Bayilik Sözleşmesinden kaynaklı taraflar arasında akdedilen çerçeve protokol 13.e maddesi uyarınca cezai şart talebi, 13.f maddesi gereği geç teslim nedeniyle cezai şart talebi, kar kaybı alacağı ve bayi işleticilik ücreti taleplerine ilişkin açılan kısmi davadır.Dava dışı ... A.Ş ile...A.Ş arasında 23.01.2018 tarihinden başlamak üzere 15.12.2021 tarihine kadar geçerli olmak üzere Bayilik Sözleşmesi imzalandığı, aynı tarihli ürün Alım Taahhütnamesi imzalanarak, davalı şirketin yıllık 2.500 ton beyaz ürün (Benzin ve Motorin) olmak üzere sözleşme süresince 10.000 ton beyaz ürün alım taahhüdünde bulunduğu, dava dışı ... A.Ş ile davacı ...Ş’nin 21.12.2021 tarihinde Birleşme kararı ile ... A.Ş tüzel kişiliği altında şirketlerin birleştiği, davalı şirketin ... 2 ATM ...E Sayılı dosyası ile Konkordato talebinde bulunduğu ve Konkordato süresine girdiğini, davalı tarafın ... 40 Noterliğinin ...Tarih ... yevmiyeli ihtarname keşide edilerek taraflar arasında imzalanan tüm sözleşmelerin fesih edildiği ihtarında bulunulduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafça sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği ileri sürülmüştür.Davalı vekili; müvekkili şirketin davacı şirkete hiç bir borcu olmadığı sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini savunmaktadır.Çerçeve Protokolünün Madde 13/c fıkrası uyarınca 300.000.00 USD cezai şart bedelinin, davalı bayi tarafından ödeneceği taahhüt edildiği, taraflar arasında akdedilen çerçeve protokolünün Madde 13/c fıkrası uyarınca 300.000.00 USD Cezai şart bedelinin Davalı Bayi tarafından ödeneceği taahhüt edildiği, Davacı, fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000 USD cezai şart bedeli talep edildiği hükmünü haizdir.Davalı ... tarafından tek taraflı olarak feshedilen sözleşmenin haksız olarak feshedildiği, haklı fesih gerekçelerinin oluşmadığı, davalı firmanın belirtmiş olduğu alacak tahsili veya ürün ikmali yapılmaması konusu risk yönetimiyle ilgili olduğu, sözleşmenin çekilmez hale gelmesi durumunda taraflar arasındaki ticari kurgu ve sözleşmeler dikkate alındığında davalı firmanın ilgili istasyonu davacı firmaya teslim etmek için talepte bulunması gerektiği kaldı davalının gönderdiği ihtarnamede, sürecin yürütülemez hale geldiğini ve davacı firmanın istasyonu devralması gerektiği hususuna yer vermediği, davalı firmanın, davacı firmadan işleticilik yapmak üzere teslim aldığı istasyonu işletemez hale gelip farklı bir dağıtım şirketiyle süreci devam ettirmesinin uygun olmadığı dolayısıyla davalının sözleşmeyi haksız olarak tek taraflı feshettiği kanaatine varılmıştır. Taraflar arasında akdedilen çerçeve protokolünün 13.f maddesinde; fesih tarihinden itibaren istasyonun tahliye edilmediği her gün için 30.000 USD Cezai şart bedeli ödeneceği belirtilmiştir. Davacı taraf istasyonu mahkeme kararıyla 15.12.2021 tarihinde teslim aldığını belirtmiş olup dosyada mevcut ... İcra Müdürlüğüne ait 11.12.2021 tarihli haciz tutanağında istasyonda bulunan demirbaş malzemeler ve tanklarda bulunan yakıtlar davacı ...’in yetkilisine yediemin sıfatıyla teslim edilmiştir. Dağıtım şirketlerinin kiralayıp alt kiraya veya işletmeye verdiği istasyonlarda tahliye sürecinde sık sık sorunlar yaşanmaktadır. Dağıtım şirketi istasyonu kiraladığı maliklere karşı kira vb. ödeme sorumlulukları devam ederken istasyonu kullanan bayinin sadece dağıtım şirketine karşı sorumluluğu bulunmaktadır. Dağıtım şirketinin sözleşmeye uygun şekilde tahliye istediği durumlarda bu durumu öncelikle ihtarname ile bildirmesi olağan bir süreçtir. Dava dosyasında bu yönde bir ihtarname bulunmasa da davacı firmanın davalı firmaya tahliye için dava açtığı ... İcra Müdürlüğü ile bu işlemi gerçekleştirdiği görülmektedir. Davalı ... akdedilen sözleşmeler ve devam eden icra sürecinde bu istasyonu tahliye etmesi gerektiğini bilmesi beklenmektedir. Davalı ...istasyonu tahliye etmeyerek ve farklı dağıtım şirketiyle çalışarak menfaat sağlamıştır. Davacı ... firması ise kullanım hakkı olan istasyondan geçen süre de kazanç sağlayamamıştır. Taraflar arasındaki sözleşme gereği ortaya çıkan cezai şart tutarı bilirkişi raporunun 12.sayfasında belirtildiği üzere 19.980.000 USD olup bu miktar davalının istasyonu teslim etmediği günlerde bile böyle bir kazancın elde edilmesi mümkün olmadığı alınan teknik bilirkişi raporu ile sabittir. Yine taraflar arasında imzalanan 23.01.2018 tarihli ürün alım taahhütnamesinde yıllık asgari 2.500 ton olmak üzere toplamda 10 bin ton akaryakıt taahhüt rakamı belirlenmiştir. Eksik kalan ton başına ise 82 USD kar mahrumiyeti alınacağı taahhütnamede belirtilmiştir. Mali değerlendirme kısmında da belirtildiği gibi alım taahhütnamesindeki koşullar ve mevcut alımlar üzerinden yapılan değerlendirmede 391.386USD kar mahrumiyeti ortaya çıkmaktadır. Son olarak İşleticilik Ücretinden Kaynaklı Bedeller bakımından ise; taraflar arasında akdedilen çerçeve protokolün 8. Maddesinde 30.000TL+KDV olarak belirlenen ve her yıl TÜFE oranında artışla devam edeceği belirlenen tutarın davalı tarafından davacıya işleticilik bedeli olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır. Mali değerlendirme kısmında 2020 Şubat ayı dahil işleticilik bedellerinin Davalı firmadan tahsil edildiği belirtilmiştir. Davacı firma ise Mayıs 2020 ile Aralık 2021 tarihleri arasındaki işleticilik bedeli olan 1.266.346,96TL‘lik tutarı talep etmektedir.Tahsil edilemeyen tutarlar sözleşmenin davalı tarafından feshedildiği tarihten sonraki dönemdir. Davalı firmanın feshettiği bir sözleşmeyle ilgili olarak davacı firmaya işleticilik bedeli ödemesinin uygun olmadığı, gerek Çerçeve Protokolün işleticilik ücretini belirleyen 8. Maddesinde gerekse fesih durumundaki maddelerde davacı firmanın işleticilik ücretini talep edebileceğine dair açık bir madde bulunmamaktadır. Davacı firmanın erken fesihten kaynaklı cezai şart, tahliye edilmeyen gün başına cezai şart, eksik alım kaynaklı kar mahrumiyeti talep ederken ilave olarak işleticilik bedelini talep etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu sabittir. Kısaca eksik alım kaynaklı cezai şartın makul olduğu, tahliye için belirtilen gün başına cezai şartın çok yüksek olduğu belirlenmiştir. Erken fesihten kaynaklı cezai şartın ise sözleşmede net olarak belirtildiği sektörel kazançlarla karşılanması mümkün olmasa da sözleşmesel hak olarak net olarak belirtildiği açıktır. Dolayısıyla davanın Kısmen Kabulü/ Kısmen Reddi ile taraflar arasında akdedilen çerçeve protokol 13.e maddesi uyarınca cezai şart nedeni ile taleple bağlı kalınarak talep edilen 1.000,00 USD nin 3095 Sayılı Kanunun 4.md/a bendi uyarınca dava tarihi olan 04.04.2022 tarihinden fiili ödeme gününe kadar Devlet Bankalarının USD ile açılmış bulunan bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, yine taraflar arasında akdedilen çerçeve protokol 13.f maddesi uyarınca cezai şart nedeni ile taleple bağlı kalınarak talep edilen 1.000,00 USD nin 3095 Sayılı Kanunun 4.md/a bendi uyarınca dava tarihi olan 04.04.2022 tarihinden fiili ödeme gününe kadar Devlet Bankalarının USD ile açılmış bulunan bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, kar mahrumiyeti nedeni ile talep edilen 1.000,00 USD nin 3095 Sayılı Kanunun 4.md/a bendi uyarınca dava tarihi olan 04.04.2022 tarihinden fiili ödeme gününe kadar Devlet Bankalarının USD ile açılmış bulunan bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine ve gerekçesi az yukarıda açıklandığı üzere Bayi İşleticilik Ücreti tahtında talep edilen 1.000-TL nin ödenmesine ilişkin talebin reddine ayrıca davacının davasını kısmi dava olarak açtığı, davasını ıslah etmediği göz önüne alınarak davalı şirketin borca batık olması, takdiri indirim sebeplerinin değerlendirilmesine lüzum görülmediğinden taleple bağlı kalınarak karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gereçeleri yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın Kısmen Kabulü/ Kısmen Reddine,2-Taraflar arasında akdedilen çerçeve protokol 13.e maddesi uyarınca cezai şart nedeni ile talep edilen 1.000,00 USD nin 3095 Sayılı Kanunun 4.md/a bendi uyarınca dava tarihi olan 04.04.2022 tarihinden fiili ödeme gününe kadar Devlet Bankalarının USD ile açılmış bulunan bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,3-Taraflar arasında akdedilen çerçeve protokol 13.f maddesi uyarınca cezai şart nedeni ile talep edilen 1.000,00 USD nin 3095 Sayılı Kanunun 4.md/a bendi uyarınca dava tarihi olan 04.04.2022 tarihinden fiili ödeme gününe kadar Devlet Bankalarının USD ile açılmış bulunan bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,4-Kar mahrumiyeti nedeni ile talep edilen 1.000,00 USD nin 3095 Sayılı Kanunun 4.md/a bendi uyarınca dava tarihi olan 04.04.2022 tarihinden fiili ödeme gününe kadar Devlet Bankalarının USD ile açılmış bulunan bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,5-Bayi İşleticilik Ücreti tahtında talep edilen 1.000-TL nin ödenmesine ilişkin talebin REDDİNE,6-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 3.009,87-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 769,55-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.240,32-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Davacı tarafından yapılan; 769,55-TL Peşin/nisbi Harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,11-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 34,61 TL'sinin davacıdan, 1.525,38 TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazine adına gelir kaydına,12-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025Katip ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır