Anahtar kelimeler: İtirazname Muğla Cümle İtiraza Görüşü Hakaret Suçlar Tehdit Yoksunluğu Yoksunluğuna
6. Ceza Dairesi █████████ E. , █████████ K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇLAR : Tehdit, hakaretSUÇ TARİHLERİ : 25.01.2013- 23.02.2013HÜKÜMLER : MahkûmiyetİTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : BozmaİTİRAZA KONU KARAR : Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 26.03.2025 tarihli ve ██████████ Esas,█████████ Karar sayılı kararİTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıSanık hakkında hakaret ve tehdit suçlarından yapılan yargılama sonunda; Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ karar sayılı kararında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125/1-2, 43/1, 53. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile hak yoksunluğu; tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1.cümle, 43/2, 43/1, 53. maddeleri uyarınca 22 ay 14 gün hapis cezası ile hak yoksunluğuna dair karar verilmesi üzerine sanığın temyizi üzerine Dairemizin 26.03.2025 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile hakaret suçu yönünden onama, tehdit suçu yönünden bozma kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.05.2025 tarihli ve 4 - ███████████ sayılı yazısı ile; Sanığın █████/2013-█████/2013 tarihleri arasında farklı zamanlarda müşteki Gürsel'in telefonuna hakaret ve tehdit içerikli mesajlar gönderdiği, █████/2013 tarihinde ise müştekilerin ikamet ettiği eve gelerek her iki müştekiye yönelik ölümle tehdit ettiğinin kabul edildiği somut olayda hakaret ve tehdit suçlarının işlendiği tarihin teselsülün kesildiği █████/2013 tarihi olduğu, TCK'nin 106/1-1.cümle kapsamında kalan tehdit ile TCK'nin 125/1.maddesi kapsamında kalan hakaret suçlarının yasada öngörülen ceza tür ve üst sınırına göre davanın TCK'nın 66/1-e ve 67.maddeleri uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu, suçun işlendiği █████/2013 tarihi itibariyle olağanüstü zamanaşımı süresinin █████/2025 tarihinde dolduğu, CMK'nın ██████.maddesinde "Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren, uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç, uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez " şeklindeki düzenleme ile uzlaştırma hükümlerinin tatbiki nedeniyle dava zamanaşımının durma süresinin kapsamı belirlendiği, somut olayda uzlaştırma raporu ve ekindeki belgelerin incelenmesinden müştekilere █████/2018 tarihinde uzlaştırma teklifinde bulunulduğu aynı tarihte müştekilerin uzlaşmak istemediklerine dair beyanda bulunarak uzlaştırma teklif formunu imzaladıkları, taraflar arasında uzlaştırma sağlanamadığına dair raporun ise █████/2018 tarihinde düzenlenerek savcılığa sunulduğunun anlaşılması karşısında, müştekilerin █████/2018 tarihinde uzlaştırma teklifini kabul etmeyerek teklif formunu imzalamaları nedeniyle uzlaşma teklifinin bulunulduğu tarihte uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı bu itibarla uzlaştırma nedeniyle duran 1 günlük süre de dikkate alındığında 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin █████/2025 tarihinde dolduğunun gözetilmemesi hukuka aykırılık oluşturduğu yönünde itiraz talebinde bulunulması üzerine,Dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği düşünüldü;5271 sayılı Kanun'un 6352 sayılı Yasa'nın 99 uncu maddesi ile değişik 308 inci maddesi gereğince yapılan incelemede;1-) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE,2-) Dairemizin 26.03.2025 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamının, sanık hakkında tehdit suçundan kurulan bozma ilamının kaldırılmasına karar verilerek yeniden yapılan incelemede;Karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin kararları temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın yargılama konusu hakaret ve tehdit eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 125/1 ve 106/1-1, maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66/1-e, 67/2-d ve 67/4 maddeleri gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 125/1 ve 106/1-1. maddesinde tanımlanan hakaret ve tehdit suçlarının gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-e, 67/2-d ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihi olan 23.02.2013 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenle sanığın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kararın, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,18.06.2025 tarihinde karar verildi.
Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!