Anahtar kelimeler: Gıdası Ekini Sunmayı Plasiyer Sporcu Lider Besin Takviyesi Kaliteli İşinden

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/9 KARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendiDAVA: Davacı vekili █████/2024 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin kurulduğu tarihten bu yana sporcu gıdası ile besin takviyesi üreticisi ve perakendecisi olarak faaliyette bulunan, müşterilerine kaliteli ürün ve hizmetler sunmayı amaçlayan, sektöründe lider konumunda olan itibar sahibi bir şirket olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında 01.12.2020 tarihinde Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi ve bu sözleşmenin ekini oluşturan Rekabet Etmeme ve Gizlilik Protokolü imzalandığını, bu sözleşmede kapsamında 01.12.2020 - 13.04.2023 tarihleri arasında plasiyer olarak görev yaptığını, iş sözleşmesinin eki olan protokol ile müvekkili şirketteki işinden ayrıldıktan sonra 2 yıl süreyle müvekkili şirket ile rekabet etmemeyi, müvekkili şirketin rakibi olan firmalar ile çalışmamayı, müvekkili şirketin gizli bilgilerini ve ticari sırlarını üçüncü kişilere ifşa etmemeyi ve müvekkili şirketin müşterilerini, tedarikçilerini ve çalışanlarını ayartmamayı kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, ancak davalının müvekkili şirketteki görevinden kendi isteğiyle ayrılmasının ardından, son dönemde müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği otomat sistemleri sektöründe de faaliyet göstermeye başlayan------ bünyesinde çalışmaya başladığını, bununla da kalmayarak müvekkili şirketin müşteri bilgilerini, ticari sırlarını ve know-how'ını rakip şirkete haksız bir biçimde aktararak müvekkili şirketin müşterilerinin, tedarikçilerinin ve iş ortaklarının rakip şirket tarafından ayartılmasına destek olduğunu, söz konusu rakip şirketin davalı da dahil olmak üzere müvekkili şirketin toplam 6 adet eski çalışanı kanalıyla müvekkili şirketin ticari sır niteliğindeki tüm bilgilerini ele geçirdiğini ve bu bilgileri kullanarak haksız rekabet teşkil eden eylemler gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin davalıyı sözleşme uyarınca ödemesi gereken cezai şart tutarını ödemesi için ihtar etmiş ise de, davalının bu eylemlerini sürdürmeye devam ettiğini ve sözleşmedeki yükümlülüklerini ihlal etmiş olmasına rağmen cezai şart tutarını ödemediğini, davalının müvekkili şirket bünyesinde çalıştığı süre boyunca elde ettiği ticari sır niteliğindeki bilgileri rakip şirkete aktarması, rakip şirketin müvekkili şirketin iş ortaklarını ve müşterilerini ayartması ve şirketi maddi zarara uğratmasında rol oynaması sebepleriyle sözleşmede üstlendiği rekabet etmeme ve gizlilik yükümlülüklerini ihlal ettiğini, davalının sözleşmede düzenlenen rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve bu kapsamda müvekkili şirkete 69.642,48 TL ödeme yükümlülüğü altında bulunduğunu, davalının ayrıca sözleşmede düzenlenen gizlilik yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle müvekkili şirkete 127.339,12 TL ödemesi de gerektiğini, bu nedenlerle toplam 196.981,60 TL cezai şart tutarının davalı tarafından davalının rakip şirkette işe başlama tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğunu, davacı şirketin tüm ticari sırlarını ele geçirdiği ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğu iddiasının mesnetsiz olduğunu, davacının iddiasını ispatlayan hiçbir somut delil sunmadığını, davacı şirketin tacir sıfatını haiz olup ticari hayatta müşteri kaybı yaşanması veya en önemli müşterisi ile ayrılma noktasına gelmesinin gayet olağan olduğunu, kendisinin davacı iş yerinden ayrıldıktan sonra ------ plasiyer olarak işe başladığını ve yaklaşık 3 ay süreyle çalıştığını, daha sonra bu iş yerinden de ayrılarak 01.10.2023 tarihinde akaryakıt dağıtım sektöründe faaliyet gösteren bir firmada işe başladığını, hali hazırda söz konusu akaryakıt dağıtım sektöründe faaliyet gösteren firmada ---- olarak çalıştığını, görev tanımında yer alan iş tanımının yaptığı iş ile örtüşmediğini, yapmış olduğu iş itibariyle iddia edildiği gibi müşteri ve ürün bilgilerini haiz olmasının mümkün olmadığını, bilindiği üzere otomat üzerinden satışı yapılan ürünlerin halka açık yerlerde sergilendiğini, isteyen herkesin otomat cihazlarına bakarak hangi ürünlerin satıldığını görebildiğini, kendisinin iş yerindeki görevinin yalnızca sınırlandırılan bölgedeki otomatların bakımını ve periyodik dolum yapmaktan ibaret olduğunu, tüm müşteri ağına ve şirketin gizli bilgilerine ulaşmasının mümkün olmadığını, protokole aykırı şekilde davranmış olduğu ve rakip şirket ile bilgi paylaştığı iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu, kaldı ki imzalanmış olan rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli bir sözleşme olmadığını, işçinin rekabet yasağına ilişkin hükümlerin TBK'nun 444-447.maddeleri arasında düzenlendiğini ve rekabet yasağına ilişkin koşulların TBK'nun 444/2 maddesi ile sınırlandırıldığını, davacı şirketin rekabet ihlaline dayalı talepte bulunması halinde mevcut ihlal nedeniyle bir zarara uğradığını ispat etmesi gerektiğini, yalnızca sözleşme hükmüne dayanılarak cezai şart talep edilmesinin dürüstlük ve hakkaniyet ilkesine aykırı olduğunu, hiçbir şekilde davacı iddialarının kabulü anlamına gelmemekle birlikte davanın kabulüne karar verilse dahi TBK 182.maddesi uyarınca indirim yapılmasını talep ettiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, iş akdinin feshinden sonra işçinin rekabet etmeme yasağına aykırı davranışları ve haksız rekabet iddiasına dayalı tespit ve cezai şartın tahsili talebine ilişkindir.Davalı ------ SGK kayıtları getirtilmiş olup davalı şahıs 01.12.2020-13.04.2023 tarihleri arasında davacı şirkette çalışmış sonrasında 12.04.2023-21.08.2023 tarihleri arasında ise dava dışı-----.. İsimli firmada çalışmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının davacı şirkette ki pozisyonu itibariyle davacının mahrem bilgi ve sır niteliği taşıyan yaptığı işler, müşteri bilgileri ve ticari sırlarına ulaşma imkanı olup olmadığı var ve bu iş, bilgi ve ticari sırlara vakıf ise dava dışı ------ isimli firmada bu iş, bilgi ve sırları kullanma imkanı ve durumunun olup olmadığı, bu iş, bilgi ve sırların kullanılması halinde davacıya önemli bir zarar verebilecek veya zarar tehlikesi (zarar ihtimali) oluşturacak nitelikte olup olmadığı bu kapsamda davalı eylemlerinin davacı ile aralarındaki iş sözleşmesinden kaynaklı rekabet yasağını ihlal edip etmediği, davalının davacı şirket zararına yol açacak şekilde rekabet yasağına aykırı faaliyette bulunup bulunmadığı, davalı eylemlerinin rekabet yasağı ihlali oluşturuyor ise ayrıca davalının, davacı şirketin ekonomik ve ticari sırlarının ifşa edildiğine dair iddiaları kapsamında 6102 sayılı TTK’nın 55/ 1-d maddesi çerçevesinde, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil edip etmediği haksız rekabet teşkil ediyor ise davacının davalıdan rekabet yasağına aykırılık ve haksız rekabet kapsamında gizlilik yükümlülüğünün ihlali sebepleriyle cezai şart talep edip edemeyeceği ve miktarı ile taraflar arasındaki rekabet yasağı ve gizlilik yükümlülüğüne ilişkin sözleşme ve kayıtların hukuken geçerli olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.6102 sayılı TTK'nun 54 ve devamı maddeleri ile haksız rekabet düzenlenmiş, buna göre "haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerin amacı bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasının amaçlandığı, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır," hükmüne yer verilmiştir. Aynı yasanın 55. Maddesi uyarınca da dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar belirtilmiştir. Yine dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar nedeniyle hukuki sorumluluk basın yayın iletişim ve bilişim kuruluşlarının sorumluluğu ve mahkemece davayı kazanan tarafın istemi ile gideri haksız çıkan tarafından alınmak üzere hükmün kesinleşmesinden sonra ilan edilmesine de karar verilebileceği ilanın şekli ve kapsamının mahkemece belirleneceği hükme bağlanmıştır. Yasanın 56. Maddesinde haksız rekabet nedeniyle zarar gören veya zarar görme tehlikesi ile karşılaşanın açabileceği davalara yer verilmiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 444/1. maddesinde, fiil ehliyetine sahip olan işçinin, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebileceği, aynı maddenin 444/2. maddesinde ise, rekabet yasağı kaydının, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olacağı düzenlenmiştir. Buna göre rekabet yasağı kaydının geçerliliği için zararın gerçekleşmesi şart olmayıp, işçinin edindiği bilgilerin iş verenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması yeterlidir.TBK’nun 444/1. maddesine göre rekabet yasağı sözleşmesinden söz edilebilmesi için iş sözleşmesinin kurulması sırasında veya iş ilişkisi devam ederken işçinin sözleşmenin sona ermesinden sonra rekabet etmeyeceğine ilişkin bir hükmün iş sözleşmesine konulması veya bu konuda ayrı bir sözleşmenin (rekabet yasağı sözleşmesi) yapılması gerekmektedir.Türk Borçlar Kanunu'nun 444/2.maddesi ise "Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir." şeklinde düzenlenmiştir. Buna göre rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin kurulmasında işverenin korunmaya değer haklı bir menfaatinin söz konusu olabilmesi için, işçinin işverenin üretim sırları, yaptığı işler ve müşteri çevresi hakkında bilgi edinme olanağının bulunması ve bunun sonucunda işvereni önemli bir zarara uğratma ihtimalinin olması gerekir. Dolayısıyla rekabet yasağına ilişkin sözleşmelerin geçerli olabilmesi için iş ilişkisinin işçiye, “müşteri çevresi” veya “üretim sırları” ya da “işverenin yaptığı işler” hakkında bilgi edinme imkânını sağlamasının yanında, aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması hâlinde işvereni önemli nitelikte bir zarara uğratabilecek mahiyette olması aranmaktadır. Ancak zararın fiilen gerçekleşmesi gerekli olmayıp önemli bir zarar ihtimalinin varlığı yeterlidir.Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesinin bir diğer şartı ise işçinin ekonomik geleceğinin tehlikeye düşürülmemiş olmasıdır. Zira sınırsız ve ucu açık bir rekabet yasağının, işçinin çalışma özgürlüğünü ortadan kaldıracağı ve işçinin geçim kaynağı olan emeğini istihdam piyasasına sunamaması sonucunu doğuracağı açıktır. Rekabet yasağı sözleşmesinin işçinin ekonomik geleceğinin tehlikeye düşürmesi yönünden hâkime kapsamı veya süresi bakımından rekabet yasağına müdahale ve sınırlama yetkisi verilmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 445.maddesinde "Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Taraflar arasında düzenlenmiş olan rekabet yasağına ilişkin hüküm, "Taraflar arasında imzalanmış olan ve işbu Protokolün ekini teşkil ettiği Sözleşme'nin yürürlükte kaldığı süre ve feshinden sonraki 2 (İki) senelik süre boyunca, İşçi, görevinin mahiyeti itibariyle ----- ili sınırları içinde İşveren ile rekabet etmemeyi, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmamayı, başka bir rakip işletmede çalışmamayı veya bunların dışında, rakip işletme ile başka türden bir menfaat ilişkisine girmekten kaçınmayı, doğrudan veya dolaylı olarak, İşveren ve/veya iştiraklerinin ve bağlı şirketlerinin çalışanlarını istihdam etmeye çalışmamayı, ayartmamayı, işe almamayı veya bu kişilerin, İşveren ve/veya iştiraklerinin ve bağlı şirketlerindeki mevcut ya da görevini terk etmesi yönünde teşvik etmemeyi, kendisi veya başka bir kişi veya kuruluş İçin ayrılmasını sağlamamayı veya İşveren ve/veya iştiraklerinin ve bağlı Şirketlerinin müşterilerini, potansiyel müşterilerini tedarikçilerini, potansiyel tedarikçilerini hiçbir. şekilde ayartmaya çalışmamayı veya İşveren ve/veya iştiraklerinin ve bağlı şirketleri ile olan iş ilişkisini sona erdirmesi yönünde teşvik etmemeyi işbu Sözleşmeyle kabul ve taahhüt eder.” Şeklindedir.█████/2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir sektör bilirkişisi ve bir haksız rekabet konusunda uzman bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve █████/2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi kök raporunda özetle; "Davacı Firma ile Dava Dışı Firma ------aynı sektör içinde benzer faaliyetleri yaptığı,Sayın Mahkeme tarafından davalı tarafın davacı şirkette çalıştığı pozisyonu gereği iş ve üretim sırrı gibi mahrem bilgilere ulaşma vasfı olmadığı kanaatine ulaşılması halinde taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinin geçersiz olduğu,Dava konusu uyuşmazlıktaki rekabet yasağı sözleşmesinde iki yıllık sınır öngörülmesi nedeniyle süre bakımından hukuka aykırı bir düzenleme olmadığı; ------ ili sınırları içinde şeklinde öngörülen sınır doğrultusunda süre bakımından hukuka aykırı bir düzenleme olmadığı; ancak rekabet yasağı sözleşmesinde işverene ait işlerden hangisi ya da hangileri ile sınırlandırıldığı net biçimde belirlenmediği, rekabet etmemeye ilişkin genel ifadelere yer verildiği, bu sebeple rekabet yasağı sözleşmesinin konu bakımından oldukça geniş bir şekilde düzenlendiği ve bu yönüyle geçersiz olduğu, dava konusu uyuşmazlıkta ticari sır niteliğindeki iş modeli ve müşteri bilgilerinin rakip şirkete aktarıldığına dair somut bir veriye rastlanılmaması sebebiyle ilgili iddialar bakımından haksız rekabet bulunmadığı, sonuç ve kanaatine vardığımızı, takdiri Mahkemenize ait olmak üzere saygılarımızla arz ederiz. " şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.Her ne kadar bilirkişi raporunda rekabet yasağına ilişkin sözleşmeye geçersizlik atfedilmiş ise de TBK 445 maddesi dikkate alındığında sözleşmenin geçerli olduğu ancak gerekmesi halinde mahkemece sınırlandırma yapılacağı kabul edilmiştir.Bu açıklamalar ışığında somut olayda davalının iş sözleşmesindeki iş tamının aksine davacı şirkette tanık beyanları ile de tespit edildiği üzere fiili olarak ‘------’ adı altında otomat dolumu, bakımı ve onarımı işini ifa ettiği bu halde davalının alt --- çalışan olduğu ve bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere davacı şirkette çalıştığı pozisyon gereği iş ve üretim sırrı gibi mahrem bilgilere ulaşma vasfı bulunmadığı ayrıca davalı tarafından davacıya ait ticari sır niteliğindeki iş modeli ve müşteri bilgilerinin rakip şirkete aktarıldığına dair somut bir delile rastlanmadığı bu haliyle davacı iddialarının somut delillerle ispat edilememiş olması karşısında davalının eylemlerinin rekabet yasağına aykırılık ve haksız rekabet oluşturduğu hususu sübut bulmadığından davanın reddine dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2- Peşin alınan 3.363,96 TL harçtan, alınması gerekli 615,40 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 2.748,56 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 31.517,06 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.