Anahtar kelimeler: Açılış Laboratuvar Davalıborçlu Laboratuvarlarında Yazildiği Ruhsatının Çeşitli Keşide Durdurulduğunu Bakirköy

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı-borçlu şirket arasındaki laboratuvar hizmet sözleşmesi ile davalı tarafça müvekkili şirket laboratuvarlarında çeşitli laboratuvar tetkik işleri yaptırıldığını ve bu işlemler nedeniyle faturalar keşide edildiğini ve davalı tarafça itiraz edilmediğini, bu aşamada davalı tarafın 13.11.2024 tarihinde şirketlerine ait ...... Hastanesinin özel hastane açılış ruhsatının Sağlık Bakanlığınca iptal edildiğini ve faaliyetlerinin tamamen durdurulduğunu belirterek, taraflar arasındaki 01.01.2024 tarihli sözleşmeyi fesih etmek gereğinin hasıl olduğunu bildirir bir fesih bildirimi gönderdiklerini, kendilerince Beyoğlu ..... Noterliğinin 25.11.2024 tarih ve ....... yevmiye nolu ihtarı ile mevcut 540.120,18 TL vadesi geçmiş cari hesap bakiyesi faturalı alacağının sözleşmeye uygun olarak en geç 31.12.2024 tarihine kadar ödenmesinin ihtar edildiğini, ödenmediği takdirde alacağının ticari temerrüt faizi ile tahsilinin isteneceğinin bildirildiğini, alacağının ihtarnameye rağmen ödenmediğinden kendilerince İstanbul ...... İcra Müdürlüğü’nün ...... E. sayılı dosyasıyla icra takibine geçildiğini ve 540.120,18 TL cari asıl alacağı yanı sıra ihtar ile temerrüt de gerçekleştiğinden verilen süre sonu olan 01.01.2025 tarihinden itibaren işleyen ticari faizi olan 6.559,13 TL ile birlikte 546.679,31 TL için ilamsız icra takibi başlatıldığını, yapılan takibe borçlu tarafça borçlu bulunmadığı ileri sürülerek tamamen itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalı itirazının tamamen haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davalı-borçlunun, Küçükçemece İcra Müdürlüğü’nün ..... E. sayılı takibine yaptığı haksız itirazın iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile icra takibinin devamını, davalı-borçlunun, takibe tamamen itiraz etmiş olduğu dikkate alınarak itirazın haksız ve kötü niyetli olması sebebi ile asıl alacak miktarının %20'si oranında icra-inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin borca dayanak sağladığını ve borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının dilekçe ekinde sunmuş olduğu hizmet sözleşmesinde taraflar arasında kaynaklanabilecek ihtilaflarda istanbul mahkemelerinin yetkili kılındığını bu nedenle mahkemenin yetkisizliğe karar vermesini, icra takibi ve dava konusu alacak ile ilgili müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden davacının bunu ispatlaması gerektiğini, davacının takip dayanağında her ne kadar cari hesaba dayalı bir alacaktan bahsetmişse de cari hesap özetinin tek başına alacağın varlığını kanıtlamadığını, cari hesap ekstresi ile birlikte aynı zamanda cari hesap konusu işlemin gerçekleştiğinin ispatlanması gerektiğini, kaldı ki taraflar arasında cari hesap sözleşmesi de kurulmadığını, davacının icra takibi dayanağında sözleşmeye dayanmamış olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan hizmet sözleşmesine itibar edilmemesi gerektiğini, davacının işbu davada icra inkar tazminatı talep edemeyeceği gibi aynı zamanda davacının takibi kötüniyetle başlattığını, kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine, davacının işbu haksız davasının reddi ile icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacının alacağın %20'sinden az olmamak üzere, kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:Dava; cari hesap ve fatura alacağının tahsili istemi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davalı taraf süresi içerisinde yetki itirazında bulunmuş olup, Mahkememizce öncelikle yetki durumu incelenmiştir. 6100 sayılı HMK'nun yetki sözleşmesinin düzenlendiği 17'nci maddesinde; “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” denilmektedir. Bu maddeyle münhasır yetki sözleşmesi yapabilme imkânı getirilmiştir. Münhasır yetki sözleşmesinden; tarafların yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkemenin dışında başka bir mahkemede dava açmama konusunda anlaşmış olmaları hâli anlaşılmalıdır. Başka bir deyişle, yetki sözleşmesinde taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça sözleşme ile belirlenen mahkeme veya mahkemelerin münhasır yetkili olduğu kabul edilmiştir. Taraflar şayet kanunla yetkili kılınan genel ve özel mahkemelerin yetkisinin de devam etmesini istiyorlarsa bu hususu ayrıca sözleşmede kararlaştırmaları gerekir. Burada vurgulanması gereken önemli hususlardan biri de HMK.nun 17. maddesinde öngörülen yetki sözleşmesinde belirlenen mahkeme ya da mahkemelerin münhasır hâle gelmesi kuralı ile kesin yetki kuralının birbirine karıştırılmaması gereğidir. Zira, yetkinin kesin olduğu hallerde yetki sözleşmesi yapılamaz.HMK'nın yukarıda belirtilen maddeleri nazara alındığında; davalının usulüne uygun yetki itirazı bulunmaktadır. Davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin "Yasal Yükümlülükler" başlıklı hükmüne göre, taraflar arasındaki ihtilaflarda İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağı kararlaştırılmıştır. Yetki anlaşması olması, uyuşmazlığın para alacağına yönelik olması, kesin yetkinin bulunmaması sebepleriyle yetkili mahkemenin yetki anlaşması gereğince İstanbul Adliyesi olduğu anlaşılarak, davalı vekilinin yerinde görülen yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;1-6100 Sayılı HMK'nın 116/1-a maddesinde düzenlenen ilk itiraz olan, davalının yetki itirazının KABULÜ ile İSTANBUL TİCARET MAHKEMESİNİN YETKİLİ OLMASI SEBEBİYLE MAHKEMEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE,2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,3-HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ve görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE tevzi edilmek üzere İSTANBUL HUKUK MAHKEMELERİ TEVZİ MÜDÜRLÜĞÜ’ne GÖNDERİLMESİNE,4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025 Katip ...... Hakim ......¸e-imza