Anahtar kelimeler: Has Altının Altınlar Gram Firmaya Düzenli Fesihten Noterliğinin Ürün Yevmiye

T.C.
İSTANBUL7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : █████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : AlacakDAVA TARİHİ : █████/2018KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... ile davalı borçlu şirket ... arasında 2013 tarihli Ürün Satış Protokolü imzalandığını ve de sözleşme gereğince müvekkili şirket tarafından davalı borçlu tarafa sözleşmede belirlenen ürünlerin düzenli olarak teslim edildiğini, ancak sözleşmenin taraflarca karşılıklı olarak feshedildiğini ve müvekkili firmaya ait olan ve protokol gereğince davalı borçlu firmaya teslim edilen ürünlerden fesihten sonra bakiye kalan 1.648,30 gram has altının müvekkili firmaya iade edilmediğini, davalı borçlu şirkette bakiye kalan altınlar ile ilgili davalı tarafa ... 51.Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ancak davalı tarafça işbu ihtarnameye geri dönüş yapılmadığı gibi ihtarın konusu bakiye 1.648,30 gram altının ne iade edildiğini, ne de TL karşılığının müvekkili davacıya ödendiğini, bunun üzerine davalı borçlu şirket hakkında ... 10.İcra Müdürlüğünün ... e. sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, işbu icra takibine davalı borçlu şirket tarafından haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 10.maddesinde, protokol hükümlerinin ihlali halinde ... ve ... İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğu hükmüne yer verildiğini, bu nedenle davalı borçlunun yetki itirazının yerinde olmadığını, yine davalı tarafın yetkiye itirazları ile birlikte borca, anaparaya ve fer'ilerine itiraz ettiğini, bu itirazlarının da yersiz olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 6.4. maddesinde fesih halinde fesih sonrasında davalı borçlu şirkete teslim edilen ancak satışı gerçekleştirilmeyen ürünlerin nasıl ve hangi şartlarda teslim edileceğinin düzenlendiğini, söz konusu maddeye göre, fesih sonrasında davalı borçlu şirket ...'de kalan ve satılamayan bakiye altının fesih tarihinden itibaren 3 ay içerisinde sigortalı kurye ile ...'a teslim edileceğinin düzenlendiğini, dolayısıyla ilgili sözleşmede fesih sonrasında da tarafların karşılıklı olarak yükümlülüklerinin düzenleme altına alındığını, buna rağmen davalı borçlu tarafın işbu yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğini ve fesihten sonra bir yılı aşkın süredir bakiye altınlarının iade edilmediğini, konuyla ilgili olarak taraflar arasında yazışmalar yapıldığını ve bu yazışmalardan görüleceği üzere, davalı borçlu şirket nezdinde bulunan müvekkilinin has altın miktarının 1.648,30 gram olduğu ve de ödeme tarihinin 12.08.2016 tarihi olduğu konusunda mutabık bulunduklarını, ancak ödemenin gerçekleştirilmediğini, bunun üzerine davalı borçluya ihtarname gönderildiğini ve akabinde de İcra takibine geçildiğini, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile davalının ... 19.İcra Müdürlüğünün ... e. sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden ve takibi durduran davalının takip tutarının 940920'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini, iddia ve talep etmiştir.Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; davacı/karşı davalı ... A.Ş. nin müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, zira müvekkili şirket ile davacı/karşı davalı şirket arasında akdedilen 12.06.2012 tarihli Ürün Satış Protokolü ile 11.06.2014 tarihli Ürün Satış Protokolü gereği davacıdan alınan altın ürünlerinin, ... A.Ş: ...Başkanlığının organizasyonu ile .... (...) üzerinden stok giriş çıkışları yapılarak 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarında muhtelif adetlerde 82 Başmüdürlüğe gönderilmesi ve satılmayanlarla Müşteriden alınan altın ürünlerinin toplatılması işlemlerinin gerçekleştirildiğini, bu kapsamda Başmüdürlüklere gönderilen ve toplatılan altınların tüm yıllarını gösterir tablonun 19.01.2018 tarih ve 1 sayılı Soruşturma Raporunun 1 sayılı Soruşturma Raporunun “1.... A.Ş. ile ... A.Ş. Arasında Altın Ürünü Alışverişi a) ... Adet Bazında Alınıp Verilen Ürünler” başlıklı kısmına tablo olarak eklendiğini, Başmüdürlükler tarafından teslim alınan altın ürünlerinin satış işlemleri yapılmak üzere Merkezlere gönderildiğini, Merkezlerde müşterilere satışı ve müşteriden alışı yapılarak ... gişesinde davacı şirket tarafından online olarak sağlanan Satış Takip Programı ile ... veznesinde ... kayıtlarına istinaden iş ve işlemlerin yapıldığını, Merkezlerde satılmayan veya müşteriden satın alınarak müvekkili şirket stoklarında kalan altın ürünlerinin ise ilgili Başmüdürlük üzerinden Değerli Kağıtlar Daire Başkanlığı aracılığı ile davacı/karşı davalı şirkete iade edildiğini, bu nedenle müvekkili şirket stok hesaplarında ne 1.648,30 gram altın ne de onun TL karşılığı Bulunmadığından davacı/karşı davalının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, gerçeği yansıtmadığını, 19.01.2018 tarih ve 1 sayılı Denetim Hizmetleri Başkanlığı müfettişlerince hazırlanan soruşturma raporu incelendiğinde, müvekkili şirketin Başmüdürlüklerine satılmak üzere gönderilen altın ürünleri ile müşterilerden alınan ürünleri ilişkin işlemlerin davacı/karşı davalı şirket tarafından online olarak sağlanan Satış Takip Programı ile ... üzerine yapılan kayıtlamaların Başmüdürlük (bazı yerlerde Merkez İşyeri) bazında incelendiğini, kayıtlar arasında görülen mutabakat sorunları ile sorunlara neden olan iş ve işlemler ile ilgili ayrıntılı bir araştırma yapıldığının görüleceğini, davacı karşı davalı ... satış takip programı ile ... eşgüdümlü kullanılmamasından kaynaklanan mutabakat farklarını tespit eden 19.01.2018 tarihli soruşturma raporu söz konusu farklılık tutarlarının kaydi. Farklılıklar olduğunu, davacı/karşı davalı şirket adına müvekkili şirket nezdinde açılan posta çeki hesabı üzerinden davacının rutin (günlük) mutabakat sırasında fiilen gönderilen nakit tutarlarına da değinerek fiili (gerçekte olan) farklılıkları da ayrıca tespit ettiğini, Denetim Hizmetleri Başkanlığınca görevlendirilen müfettişler tarafından hazırlanan — soruşturma raporunun *2.... A.Ş. ile ... Arasındaki Nakit Alışverişi ... A.Ş. Tarafından ... A.Ş.ye Gönderilen Tahsilat-Tediye Bakiyeleri” başlıklı kısmında değinildiği üzere, davacı/karşı davalı ile imzalanan Ürün Satış Protokolünün ilgili maddeleri doğrultusunda gerçekleştirilen mutabakat işlemlerine ilişkin olarak, anılan protokolün 5.2. maddesi gereği, satışı/alışı sağlanan ürünlerin bedellerinin sistem tarafından işlemin yapıldığı ertesi iş gününde toplu olarak davacının bu iş için ... nezdinde açılan posta çeki hesabına komisyon düşüldükten sonra kalan tutarın günlük olarak yatırılmasının gerektiğini, altın ürünü satış ve alış işlemleri sonucunda davacı/karşı davalıya ödenen ve davacı/karşı davalıdan tahsil edilen tutarların, olması gereken tutarlara göre karşılaştırılan Denetim Hizmetleri Başkanlığı müfettişleri, satış işlemlerinde ... kayıtlarına göre, satış işlemlerinden kaynaklı davacı/karşı davalı şirkete aktarılması gereken tutarın 7.671.170,09 TL olmasına karşın, davacı/karşı davalı şirketin posta çeki hesabına 7.646.379,20 TL yatırılmak/aktarılmakla 24.790,90 TL noksan yatırıldığını /aktarıldığını, alış işlemlerinde ... kayıtlarına göre alış işlemlerinden kaynaklı davacılkarşı davalı şirketten tahsil edilmesi gereken tutarın 2.755.421,53 TL olmasına karşın davacı/karşı davalı şirketin posta çeki hesabından toplamda 2.805.616,16 TL ödendiğini/tahsil edildiğini, buna göre 50.194,63 TL fazla ödendiğini/tahsil edildiğini, toplamda satış işlemlerinden kaynaklanan ve davacıl/karşı davalı şirkete noksan aktarılan 24.790,89 TL ile alış işlemlerinden kaynaklanan ve davacı/karşı davalı şirketten fazla tahsil edilen 50.194,63 TL tutarları sonucunda, davacı/karşı davalı şirkete ödenmesi gereken tutarın 74.985,52 TL olduğunu tespit etmekle birlikte, noksan aktarıldığı tespit edilen tutarın müvekkili şirketin altın işlemlerini gerçekleştirmesi karşılığı alması gereken komisyon tutarının hesaba katılmadığını ortaya çıkardıklarını, diğer bir ifadeyle 74.985,52 TL'lik tutarın müvekkili şirketin herhangi bir komisyon almaması durumunda söz konusu olabilecek bir tutar olduğunu, komisyona ilişkin tutar ve sonuca yapacağı etkinin ise daha farklı olduğunun anlaşıldığını, taraflar arasında akdedilen protokolün ilgili maddeleri doğrultusunda müvekkili şirketin altın işlemlerini gerçekleştirmesi karşılığında alması gereken komisyon tutarının hesaba katılmasının gerektiğini, müvekkili şirket kayıtlarına göre 2013, 2014, 2015 ve 2016 yıllarında alması gereken komisyon toplamının 86.660 TL olduğunu, protokole göre davacı/karşı davalının posta çeki hesabına, altın işlemlerinden kaynaklanan nakdin işbu tutarın kesilerek yatırılmasının gerektiğini, davacı/karşı davalı şirketin posta çeki hesabına noksan aktarıldığı tespit edilen 74.985,52 TL tutarın, müvekkili şirket işyerlerinde gerçekleştirilen altın alış/satış işlemleri sonucunda kesilmesi gereken komisyon işlemlerinden kaynaklandığı gibi muhasebe kayıtlarına göre hesaplanan ve kayıt altına alınan komisyon miktarının olması gerekenden 11.674,48 TL (86.660 TL — 74.985,52 TL) az olduğunun görüldüğünü, dolayısıyla müvekkili şirketin davacı/karşı davalıdan bu tutar kadar alacaklı olduğunu, ayrıca davacı/karşı davalı şirketin sisteminden alınan kayıtların süreç içerisinde zaman zaman tutarsızlık gösterdiğini, bu nedenle ... kayıtlarının esas alınmasının gerektiğini, tarafların altınlar konusunda karşılıklı mutabakata varıldığı iddiasının doğru olmadığını, davacı/karşı davalının bakiye altınların iadesi ile ilgili görüşmelerin yapıldığı ve mutabakata varıldığı iddialarını destekler hiçbir bilgi ve belgenin mevcut olmadığını, taraflar arasında mail ortamında yapılan yazışmalar incelendiğinde davacı/karşı davalının şirket çalışanınca gönderilen tablolarla ilgili olarak müvekkili şirket çalışanının bilgileri uyuşmayan işyerleri olduğunu ve olayın detayına inilmesi gerektiği hususunu açıkça belirttiğinin görüldüğünü, ayrıca davacı/karşı davalı şirket çalışanlarının da davaya konu olaylarla ilgili Müvekkili şirketin başmüdürlüklerinden cevap beklenildiğini bilmekte ve çözüme kavuşup kavuşmadığını sorduklarını, bu durumun ise taraflar arasında bir mutabakat olduğu iddiasının gerçek olmadığını gösterdiğini, yukarıda arz ve izah edildiği üzere, davaya konu altın alış/satış iş ve işlemlerinin yürütüldüğü Başmüdürlükler bazında inceleme yapan Denetim Hizmetleri Başkanlığı müfettişlerinin, hem ... Bank Daire Başkanlığı hem ... Başmüdürlüğü ile yazışmalar yaparak hem de davacı/karşı davalı şirketin stok takpi programı ile satış takip program kayıtları ve de ... kayıtlarını bir araya getirerek Ek dizi listesinde görüleceği üzere toplam 28795 parçanın esas alındığı 19.01.2018 tarihli raporu hazırladıklarını, söz konusu rapor ile rapora esas alınan ek dizi listesinde yer alan evrakların detaylı incelenmesi neticesinde müvekkili şirketin davacı/karşı davalıya herhangi — bir borcunun bulunmadığı, aksine davacı/karşı davalı şirketten altın alış/satış işlemleri sonucunda kesilmesi gereken komisyon tutarı hesaplandığında 11.674,48 TL alacaklı olduklarının tespit edildiğini, bu alacağın tahsilini teminen davacı/karşı davalıya avukat mektubunun gönderildiğini, 11.674,48 TL'nin 10.10.2016 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, ancak davacı/karşı davalının herhangi bir ödeme yapılmadığını, açıklanan hususlar nedeniyle; müvekkili şirket aleyhine açılan hukuki dayanaktan yoksun asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne, karşı davanın kabulü ile 11.674,48 TL'nin 10.10.2016 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı/karşı davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, savunmuş ve talep etmiştir. Davacı vekili █████/2023 tarihli ıslah sureti ile sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; huzurda görülen itirazın iptali davasının tam ıslah ederek alacak davası olarak devam ettiklerini, işbu ıslah dilekçesi ile dava konusunu "Müvekkili ile davalı arasında akdedilen 2013 tarihli ürün satış protokolünün karşılıklı olarak feshedilmesinden sonra davalı uhdesinde bulunan ve müvekkile iadesi gereken 1.648,30 gram has altının iade edilmemesi ve karşılığının da ödenmemiş olması sebebiyle müvekkilin davalıdan alacaklı olduğu 1.648,30 gram has altının aynen teslimi veya fiilen ödeme günündeki TCMB tarafından açıklanan kur üzerinden Türk Lirası karşılığının davalıdan alınarak müvekkile ödenmesi" şeklinde ıslah ettiklerini beyan etmiştir.Davalı vekili █████/2023 tarihli tam ıslah talebine karşı sunmuş olduğu beyan dilekçesinde özetle; ... 10. İcra müdürlüğünün ...sayılı dosyasından başlattığı ilamsız takipte iddia ettiği altın alacağına ilişkin 15.08.2017 tarihindeki güncel kur üzerinden hesaplama yaparak seçimlik hakkını kullanan davacı tarafın seçimlik hakkını ıslah ile değiştirmesinin mümkün olmadığını, zira konusu altın olan alacaklar için ilamsız takibe girişilemeyeceği konusunda bir tereddüt bulunmadığını, şayet, alacaklı altın alacağının aynen verilmesini istiyorsa bu da bir menkul mal teslimi olduğundan genel haciz yoluyla adi takibin olanaklı olmadığı ve bu halde, altın alacağının icra dairesince tahsili yoluna gidilemeyeceğine ilişkin 09.07.1941 tarih █████ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararındaki görüş bu hususu teyit ettiğini, buna karşılık, alacaklı takip talebinde altın alacağı karşılığı olan parayı istemekte ise; bu halde yine bir seçimlik hakka haizdir ya takip tarihindeki güncel kur üzerinden hesaplama yaparak alacağını takibe konu edebilecek ya da fiilen ödeme günündeki kur üzerinden Türk lirası karşılığını talep edebileceği, davaya konu ilamsız takipte davcı/alacaklı taraf açık ve net bir biçimde 15.08.2017 tarihindeki güncel kur üzerinden hesaplama yaparak altın alacağı karşılığı olan Türk Lirasını genel haciz yolu ile tahsil etmeyi tercih etdildiği, zaten Yargıtay 13. Hukuk Dairesi bu konuda verdiği 2008 yılına ait bir kararında “... Bu haklar kullanımla biten inşai haklardan olup, davacının onarım olarak kullandığı seçimlik hakkını ıslah ile değiştirmesi mümkün değildir. Bu nedenle davacı tarafından yapılan ıslah hukuki sonuç doğurmaz.” (Y. 13. HD., E. ...K.... T.) şeklinde hüküm kurulduğunu nedenle davacı/alacaklı tarafın ıslaha ilişkin talebinin usul ve yasaya aykırı olup işbu talebin sonuç doğurmayacağının kabulü gerektiğini; davacı/karşı davalı tarafından ıslaha konu edilen alacağın zamanaşımına uğradığını beyan etmiştir.DELİLLER;... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyası, ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, ... Başmüdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır.Davalının yetki ve zamanaşımı itirazları duruşma ara kararı ile reddedilmiştir.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bu doğrultuda mahkememizce ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak █████/2020 tarihli bilirkişi raporu, mahkememizce alınan █████/2023 tarihli bilirkişi raporu ve mahkememizce ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak aldırılan █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporu bulunmaktadır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, alacak istemine ilişkindir.Davacının “2013 yılında taraflar arasında imzalanan ürün satış protokolüne istinaden kurumunuzda bakiye kalan 1.648,30 gram 24 ayar altının 15.08.2017 tarihindeki güncel kur üzerinden hesaplanan TL bedelidir” açıklaması ile 15.08.2017 tarihinde ... 10.İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile başlatmış olduğu takibe yapılan itiraz üzerine ... 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı 08.05.2018 tarihli ilamına istinaden yetkili icra dairesinin ... İcra Daireleri olduğu hükmüne varılmıştır. Bu kez davacı tarafça, takip talebi ve ödeme emrinde borcun nedeninin; “2013 yılında taraflar arasında imzalanan ürün satış protokolüne istinaden kurumunuzda bakiye kalan 1.648,30 gram 24 ayar altının 15.08.2017 tarihindeki güncel kur üzerinden hesaplanan TL bedelidir” şeklinde belirtildiği ilamsız takip, ... 19. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılmış, takibe itiraz üzerine eldeki dava açılmış ise de davanın tamamen ıslahı suretiyle dava alacak davasına dönüştürülmüştür. Davacı ıslah talebi ile dava konusunu "Müvekkili ile davalı arasında akdedilen 2013 tarihli ürün satış protokolünün karşılıklı olarak feshedilmesinden sonra davalı uhdesinde bulunan ve müvekkile iadesi gereken 1.648,30 gram has altının iade edilmemesi ve karşılığının da ödenmemiş olması sebebiyle müvekkilin davalıdan alacaklı olduğu 1.648,30 gram has altının aynen teslimi veya fiilen ödeme günündeki TCMB tarafından açıklanan kur üzerinden Türk Lirası karşılığının davalıdan alınarak müvekkile ödenmesi" şeklinde ıslah ettiğini beyan etmiştir.Taraflar arasında 12.06.2012 tarihinde Ürün Satış Protokolü başlıklı belge imzalanmıştır. Daha sonra, taraflar arasında 11.06.2014 tarihinde yeni bir protokol imzalanmış ve bu protokolün 13.1 maddesiyle 12.06.2012 tarihli protokol yürürlükten kaldırılmıştır. Tarafların, aralarında imzaladıkları Protokolü karşılıklı olarak anlaşmak suretiyle feshettiklerini belirtmelerine karşın, fesih işlemiyle ilgili dosyaya sunulu bir belge olmamakla birlikte bu konuda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2013 yılında başladığı, ilişki konusunun ise, taraflar arasında imzalanan Protokol çerçevesinde; ... tarafından teslim edilecek gram altın çeşitlerinin (... işyerlerinden satışına konu edilen, bedeli ödenmek üzere...'dan bedelsiz olarak ödünç alınan ürün konsinye mal olarak tanımlanmaktadır), ... Genel Müdürlüğü işyerlerinden ve Pttmatiklerinden müşterilere satışa sunulması, müşterilerden standartları beli olan altınların geri alınması ve bu işlemlere ilişkin tutarların ...'de açılacak bir posta çeki hesabı vasıtasıyla...'a aktarılması (anlaşılan tutarda komisyon tutarının mahsubundan sonra) işlemlerinin düzenlenmesi ve işleyiş ilkelerinin de ... mevzuatı çerçevesinde belirlenmesi şeklinde tespit edildiği, Konsinye mal satışı uygulamasına göre, davacı/karşı davacı şirketin, altın ürünlerini teslim ve tesellüm makbuzları/belgeleri karşılığında davalı/karşı davacıya teslim ettiği, ancak teslim sırasında satış bedellerini talep etmediği, diğer bir deyişle, davalı karşı davacıya altın ürünlerinin bedelsiz ve ödünç olarak teslim edildiği, altın ürünlerini konsinye olarak alan davalı karşı davacı kurumca, bu ürünlerin ... işyerlerinde ve ülkenin değişik bölgelerinde anlaşılan birim fiyattan tüketicilere satıldığı, taraflarca anlaşılan komisyon tutarının, brüt satış tutarından mahsubundan sonra bakiye net tutarın ise davacı karşı davalının, nezdindeki posta çeki hesabına alacak kaydedildiği; ... A.Ş. den alınan altın ürünlerinin, ... A.Ş ...Daire Başkanlığının organizasyonu ile ... üzerinden stok giriş çıkışlarının yapıldığı, altın ürünleriyle ilgili mali hareketlerin takibinde Stok Takip Programı ile Satış Takip Programının da kullanıldığı, Stok Takip Programının, ... tarafından online olarak sağlanan ve ... (...mukim ... Değerli ... Müdürlüğü)'nün ilgili Başmüdürlük/merkezi/şubelere yaptığı ürün gönderilerini ve mevcut stokları gördüğü, takip ettiği ve kaydettiği, ayrıca ...'ne Başmüdürlüklerce iletilen talepleri gerçekleştirdiği program olduğu, Satış Takip Programının ise; ... tarafından online olarak sağlanan, ilgili merkezişubelerde anlık fiyat bilgisini gösteren, ürünlerin alış/satış/giriş/çıkış/iade işlemlerinin yapıldığı ve yapılan işlem (alış-satış) sonucunda müşteriye dekontu yazdıran, merkezi şubelerin mevcut stok, alış-satış işlemlerinin hepsini gördüğü, takip ettiği ve kaydettiği program olduğu, bu entegre sistemin, — tarafların imzaladığı protokolün 1.maddesinde de yer aldığı üzere, ... mevzuatı çerçevesinde ve anılan kuruluşun hakimiyetinde kullanıldığının anlaşıldığı, hal böyle olmakla birlikte, mahkememizce davalı karşı davacının konuyla ilgili yasal defterleri ile kayıt ve belgelerinin incelenmesi için talimat mahkemesi aracılığıyla bilirkişi heyeti görevlendirilmiş ise de, davalı karşı davacı kurumun, yasal defterleri ile kayıt ve belgelerini bilirkişi incelemesine sunmadığı nitekim en son alınan 14.03.2025 tarihli raporda "Davalı ve davacı arasında yapılan protokollerde ürünü almak üzere ... iş yerlerine başvuran müşterilere yapılacak ürün satışı/alışı sonrasında ... görevlisi müşteriye ürün adet ve toplam tutarı içeren tahsilat belgesini, imza ve kaşe tatbik ederek iki nüsha hazırlayacağını, bir nüshasının ...'de kalacağını, bir nüshasının da müşteriye verileceğini, müşteriye her durumda imza ve kaşe tatbik edilmiş olarak ürünün adet ve toplam satış tutarını içeren bir tahsilat belgesinin bir nüshası mutlaka ... görevlisi tahsilat belgesi düzenlemek ve bir nüshasını müşteriye vermek zorunda olduğunun belirtildiğini, ayrıca protokolün delil sözleşmesi başlıklı 9. Maddesi gereği protokolün uygulanmasında çıkabilecek her türlü anlaşmazlıklarda ... ve ...'ın defter ve kayıt, mikrofiş ve bilgisayar v.b. Kayıtları HMK uyarınca geçerli ve bağlayıcı kesin deli olacağı belirtildiğinden, kesin delil niteliğinde olan tahsilat belgeleri ... A.Ş.'den istenmiş olmasına karşı tahsilat belgeleri heyetlerine ibraz edilmediğini; davalı ve davacı arasında yapılan protokoller gereği Gişe Satışlarında ...'ın her işlem günü sonunda gönderdiğini mutabakat dosyasının ... tarafından günlük olarak kontrol edileceğini, herhangi bir itiraz olması durumunda itiraza konu olan işlemin yapıldığı tarihten itibaren 3 iş günü içerisinde durum ....'a ihbar edileceğini, süresinde kontrol ve itirazın yapılmaması durumunda mutabakat dosyası taraflar arasında kesin kayıt kabul edileceğini, sözleşme gereği gişe satışlarında ... personelinin Satış Takip Programına kaydettiği yetkili tarafından iptal edilmemiş alış ve satışların kesinlik arz edeceğini ve iptali söz konusu olmadığı belirtildiğinden ... A.Ş. 'den mutabakat dosyası istenmesine karşın mutabakat dosyalarının taraflarına ibraz edilmediğini, ... A.Ş'nin stoklarında 1.648,30 gr altın olup olmadığının tespiti maksadıyla mahkememize yazdıkları yazı ile ... A.Ş'den 2013-2014-2015-2016 yıllarına ilişkin yapılacak kaydi envantere esas olmak üzere talep ettikleri excell tabloları taraflarına ibraz edilmediğini; ... A.Ş'nin ...'ta bulunan Teftiş Kurulu Başkanlığı adresine gidildiğini, taraflarına dava dosyasında yer alan müfettiş raporu ve bu raporun ekleri ibraz edildiğini, ... müfettişleri tarafından düzenlenen raporda...'de muhasebeleştirilen işlemlerle ... Satış Takip Programındaki kayıtların uyuşmadığının tespit edildiğini, Teftiş Kurulu Başkanlığının raporu ve ekleri incelendiğinde raporun kendi içinde tutarlı olduğunun anlaşıldığını, söz konusu raporda ... A.Ş. ...ve ... kayıtları arasındaki farklılıklara ilişkin kayıtlar ve açıklamalar incelenerek nedenleri araştırılmış ... A.Ş.'ye ödenmesi gereken 119.214,94 TL tutarında fark olduğunun tespit edildiğini, raporda miktar bazlı bir tespit yapılmadığının görüldüğünü, bulunan fark tutar bazlı olduğunu, miktar bazlı bir çalışmaya ulaşılamadığını, davaya konu altın alış satış işlemlerine ilişkin ... yazılım logları erişilebilir olmadığı için incelenemediğini, teknik ve mali incelemeler tamamlanamadığından, sözleşmenin haklı nedenle feshedilip edilmediği konusunda herhangi bir tespit yapılamadığını, yukarıda yer alan hususlar doğrultusunda gerekli bilgi ve belgeye ulaşılamadığından ... A.Ş'nin stoklarında 1.648,30 gr altın olup olmadığının tespiti ... A.Ş'nin kayıt ve belgelerinden yapılamadığı" yönünde görüş ve kanaatlerini bildirdikleri görülmüştür. Dolayısıyla, uyuşmazlık konusunun temel olarak çözümleneceği davalı/karşı davacı kayıtlarının bilirkişi incelemesine sunulmamasının, hem davacı/karşı davalının, hem de davalı/karşı davacının uyuşmazlığa yönelik iddialarına davalı/karşı davacının mali kayıtları yönünden cevap bulunmasının da engellendiği, davalı/karşı davacının delil olarak dayandırdığı Müfettiş Raporunun ise, 28795 parçadan ibaret olduğu belirtilen ekleriyle birlikte dava dosyasına ve bilirkişi incelemesine sunulmaması nedeniyle, tek taraflı düzenlenmiş metin niteliği taşıyan müfettiş raporunda yer alan tespit ve değerlendirmeleri de dayanıksız kıldığı, Davacı/karşı davacının davalı/karşı davacıya verdiği altın ürünlerinin, adet, ya da parasal değerinin izlendiği cari hesap ekstreleri/kayıtlarının bilirkişi incelemesine sunulduğu, yaklaşık 9.700 satır civarında bulunan işlemleri içeren cari hesap ekstrelerinin bilirkişi raporlarında incelenmesinde; davacı karşı davalının, takip tarihi itibariyle davalı karşı davacıdan fiziki olarak 1.648,30 gram has altın ürün alacağının olduğu, tespit edildiği gibi aşamalarda da davalı/karşı davacıya HMK 220/3 maddesi gereği süre verilerek davacı tarafın beyanının esas alınacağı ihtar edilmiş olmakla davacının talebi yerinde görülmüştür. Davacı icra takibinde 1.648,30 gram 24 ayar altının 15.08.2017 tarihindeki güncel kur üzerinden hesaplanan TL tutarı karşılığı 240.322,14 TL talep ettiğinden seçimlik hakkını bu yönde kullandığı kabul edilmiştir. Seçimlik haklar kullanımla biten inşai haklardan olup, davacının seçimlik hakkını ıslah ile değiştirmesi mümkün olmadığından davacı davayı alacak davası olarak ıslah etmişse de ancak altın alacağının TL karşılığını icrada talep ettiğinden ıslah edilen alacak davasında da TL isteyebileceği, bunun da icra dairesinde talep edilen miktarı aşamayacağı kanaatine varılmakla açılan alacak davasının kabulü ile 240.322,14 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Davalı/karşı davacı müfettiş raporuna göre, davacı/karşı davalıdan 10.10.2016 tarihinden itibaren 11.674,48 TL komisyon işlemlerinden kaynaklı alacaklı olduğunu ileri sürmüş ise de, müfettiş raporunda yer alan iddiaların somutlaştırılamadığı,11.674,48 TL tutarındaki komisyon alacağının hangi tarihte, hangi işlemden/işlemlerden ve hangi tutarda ortaya çıktığının belgeye dayalı olarak ortaya konulamadığı, anlaşıldığından karşı davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Asıl davanın KABULÜ ile, 240.322,14 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Karşı davanın REDDİNE,3-Asıl dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğine alınması gereken 16.416,40 TL harcın peşin alınan 2.902,50 TL harç ile ıslahla alınan 39.394,80 TL ıslah harcı toplamı olan 42.297,30 TL'den mahsubu ile 25.880,90 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı karşı davalıya iadesine,4-Asıl dava yönünden davacı karşı davalıdan dava açılırken ve ıslahla yatırılıp karar harcından mahsup edilen 16.416,40 TL harcın 5,20 TL vekalet suret harcı, 35,90 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 16.457,50 TL harcın davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, 5-Asıl dava yönünden davacı karşı davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan; bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere masraflarından oluşan toplam 9.599,00 TL yargılama giderinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, 6-Asıl dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 38.452,34 TL nispi vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine,7-Karşı dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 199,50 TL harcın mahsubu ile 415,90 TL karar ve ilam harcının davalı karşı davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,8-Karşı dava yönünden davalı karşı davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,9-Karşı dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlak Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 11.674,48 TL nispi vekalet ücretinin davalı karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine,10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı karşı davalı vekilinin ve davalı karşı davacı vekilinin yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır