Anahtar kelimeler: Öndeki İnip Önlemi Şoförü Aldıktan Çarptığının Araçtan Mesuliyet Hızlı Hasarlı

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████ Karar
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; ...... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile ..... Sigorta A.Ş. tarafından teminat altına alındığını, ...... plakalı araç ile davacı müvekkili ......’a ait ...... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu meydana gelen yaralama nedeniyle davalı tarafında sigortalı bulunan araç şoförü %100 kusurlu olduğunu, kaza tespit tutanağında müvekkilinin öndeki araca hafif çarptığının belirtildiğini, akabinde araçtan inip gerekli önlemi aldıktan sonra aracını kontrol ederken davalı tarafça sigortalı bulunan aracın çok hızlı bir şekilde gelip müvekkilinin aracına arkadan çarpmış ve müvekkilin yaralanmasına ve malul kalmasına sebebiyet verdiğini, oluşan kaza nedeniyle müvekkilinin yoğun bakımda kalmış ve vücudunun çeşitli yerlerinde kemik kırıkları meydana geldiğini, bir çok ameliyat geçirdiğini, olaydan sonra alınan heyet raporunda müvekkilin %40 malul kaldığını ve çalışma gücünde bu oranda eksilme olduğu tespit edildiğini, müvekkilinin çalışma gücünde meydana gelen azalma nedeniyle bedensel zararların karşılanması için ilgili sigorta şirketine başvuru yapılmış ancak talebin olumsuz sonuçlandığını, dava şartı zorunlu arabulucuk başvurusu da yapılmış ancak anlaşma sağlanamadığını, açıklanan ve mahkemece resen nazara alınacak sebepler ile; (poliçe limitini aşan ve araç şoförü ile diğer kişilere yönelik maddi ve manevi tazminat taleplerimiz ile her türlü dava haklarımız saklı kalmak üzere) poliçe limiti ile sınırlı olmak ve bilirkişi marifetiyle zararın tam olarak belirlendikten sonra artırılmak üzere belirsiz alacak olarak şimdilik 10.000,00TL iş gücü kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyen ticari faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf dava ile ilgili delillerini müvekkil şirkete tebliğ edilmesi gerektiğini, görülen dava yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, yetkili mahkeme Karayolları Trafik Kanunu Madde 110 uyarınca İstanbul Anadolu mahkemeleri olduğunu, başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için, gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve kanunda öngörülen süre dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olması gerektiğini, davacı tarafından sunulmuş olan evraklar hasar doyasında mevcut olup ödeme yapmaya elverişsiz olduğunu, müvekkili şirkete yapılan başvurunun geçerli olacağının kabul edilemeyeceğini, poliçeden dolayı sorumluluğun sigortalının kusuru oranında olmak üzere, sakatlık halinde poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacı tarafın kusurlu olduğunu, sigortalının hernangi bir kusuru bulunmadığını müvekkil sigorta şirketinden talep edilen tazminatın teminat dışı olduğunu, SGK tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması ve ödeme yapıldığının tespiti halinde hesaplanacak tazminattan tenzil edilmesinin gerektiğini, meydana gelen kaza nedeniyle geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, zira bu hususta sorumluluk Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olduğunu, bu nedenle hükmedilen geçici iş göremezlik tazminatına itiraz ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini, ticari işlerde istenebilecek avans faizinin huzurdaki davaya konu kaza sonunda hükmedilecek tazminat için de istenebilmesinin mümkün olmadığını, açıklanan nedenlerle; davanın dava şartı eksikliği sebebiyle, usulden reddine, davanın yetkili mahkemede açılmamış olmaması sebebiyle, davanın usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davacının dayanaktan yoksun maddi tazminat talebininin reddine, mahkeme aksi kanaatte olması halinde davacı tarafından mevzuata uygun illiyet bağını ve maluliyet oranını tespit eden maluliyet raporu tanzim edilmesine, sigortalının kusursuz olması nedeni ile davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, kusur oranlarının tespit edilebilmesi adına Kusur Raporu tanzim edilmesine, mahkeme aksi kanaatte olması halinde tazminat hesaplaması için aktüerya raporu tanzim edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesine yazılan müzekkereye, davacının tedavisine ilişkin bilgi ve belgelerin gönderilmesiyle cevap verildiği görüldü.
..... Sigorta A.Ş.'ye yazılan müzekkereye, dava konusu kazaya ilişkin poliçenin ve hasar dosyasının gönderilmesiyle cevap verildiği görüldü.
Dava, hukuki niteliği itibariyle haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ...... Numaralı dosyasında; █████/2023 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Uyuşmazlık, 11.11.2023 tarihli kaza nedeni ile davalı sgiorta şirketinin sigortalısının kusurlu olup olmadığı, kusurlu ise kusur oranlarının ne olduğu, davacının kaza nedeni ile davacının geçici ve kalıcı iş göremezliğinin olup olmadığı var ise miktarının ne olduğu, davacının maddi tazminat şartların oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı noktalarındadır.
Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle;Dava konusu Yaralanmalı Trafik kazasının meydana gelişinde; olayın gerçekleşme şekli itibarıyla ilk olarak iki araçlı olarak gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazası sonrasında hareketsiz olarak kaplama üzerinde bulunan araçlarının, yanında, arasında herhangi bir tedbir almadan yaya bulunan davacı ...... ile ......'IN yaralanmalarıyla birlikte, ...... plaka sayılı otomobilin hareketsiz olarak bulunan araçlara çarpması sonrasında üç araç üzerindeki maddi hasarın oluşması ve artmasıyla gerçekleşen ikinci olayın gerçekleşmesindeA- Davalı ..... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ tarafından sigortalı ...... plaka sayılı otomobil sürücüsü ..... bu trafik kazasının hazırlanması ve oluşumunda olay anında taşıt yolu üzerinde yaya olarak bulunan davacı ..... ile .....'IN yaralanmasında ayrı ayrı olarak 96 75 (YÜZDE yetmiş beş) ORANINDA ASLİ DÜZEYDE KUSURLU olduğu görüş ve kanaatine vardığıB- İdarelerinde bulunan araçlar arasında gerçekleşen ilk maddi hasarlı trafik kazası sonrası gerekli önleme ve tedbirleri alma eğiliminde bulunmadan taşıt yolu üzerinde yaya olarak bulunan Davacı ...... ile ..... kendilerinin yaralanmasıyla gerçekleşen bu olayda ayrı ayrı olarak 96 25 (YÜZDE YİRMİ BEŞ) ORANINDA TALİ DÜZEYDE KUSURLU OLDUKLARI görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.
Davacı vekili tarafından █████/2025 tarihli davalı vekili tarafından █████/2025 tarihinde UYAP sistemi üzerinden gönderilen dilekçeleri ile davalı taraf ile sulh olduklarını bu sulh kapsamında davadan feragat ettiğini ve feragat beyanı doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Taraf vekillerinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat ve feragati kabul yetkilerinin bulunduğu görülmüştür.
HMK madde 307 hükmü;"Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. "
HMK madde 309 hükmü; "Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.(4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. "
HMK madde 310 hükmü; "Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. "
HMK madde 311 hükmü; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir."
Dosya tüm deliller, yasa hükmü ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatın geçerliliği için bunun davalı ve mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur. Somut olayda, taraf vekillerinin mahkememize vermiş olduğu dilekçeleri ile açmış oldukları davadan kayıtsız ve şartsız olarak feragat ettiği, feragat beyanı nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 307-312. maddeleri gereğince, davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
AÇILAN DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE
1-Harçlar Kanunu Madde 22 uyarınca feragatın ilk celseden daha sonra gerçekleşmesi nedeni ile alınması gereken 615,40-TL'nin 2/3'üne denk gelen 410,26-TL harcın peşin yatırılan 427,60 TL harçtan mahsubu ile hazineye irat kaydına, bakiye 17,34 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde iadesine,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK 333.maddesi gereğince iadesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ...... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin tarafların feragat etmesi nedeniyle davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davalının feragata ilişkin sunduğu beyan dilekçesinde vekalet ücretinden feragat ettiği anlaşılmakla lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yokluğuna verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim ......

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!