Anahtar kelimeler: İpotekten Vefatından Başlıktaki Babalarının Babaları Tevzi İhyası Talepli Devretmesi Devretmeden

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████KARAR NO : ████████DAVA : Şirketin İhyasıDAVA TARİHİ : █████/2024TEVZİ TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025Tarafları yukarıda belirtilen dava hakkında -----Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen █████/2024 tarih ve ----- Esas ------ Karar sayılı yetkisizlik kararının kesinleşmesi ve süresinde yapılan başvuruya bağlı olarak Mahkememizin başlıktaki esasına tevzi edilen Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından ibraz edilen adli yardım talepli dava dilekçesinde özetle; davacıların, babalarının vefatından önce ------ 6362 ada 3 parsel sayılı taşınmazı █████/2024 tarihinde kendilerine devretmesi suretiyle taşınmaza malik olduklarını, babaları taşınmazı devretmeden önce, tapu kaydında yer alan █████/2007 tarihli ------ yevmiye numaralı 225.000,00 tutarındaki ipoteğin teminat amacıyla kurulduğunu, ipotekten kaynaklı herhangi bir borcun bulunmadığını, kendisinin alacaklı şirkete ulaşamaması nedeniyle ipoteğin terkin işlemini yapamadığını, ipotek alacaklısı görünen------ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, şirketin █████/2020 tarihli genel kurul kararı ile şirketin tasfiye sonrası terkinine karar verildiğini, kararın █████/2021 tarihinde ----- gazetesinde ilan edildiği görüldüğünü, şirketin terkin edilmiş olması nedeniyle ------ Tapu Müdürlüğünden yapılan harici görüşmede ancak şirketin ihyası ve ipoteğin terkini talebi halinde ipotek kaydının silineceği bildirildiğini, bir şirket veya kooperatifin ihyası davasında davacı taraf, şirket ortaklarından herhangi biri, şirket veya kooperatifin en son yetkilileri, o şirkette veya kooperatifte daha önce çalışmış bulunan herhangi bir işçi, şirket veya kooperatiften alacağı bulunan herhangi bir gerçek veya tüzel kişi alacaklı, özetle hukuki menfaati bulunan herhangi bir kişi olabileceğinden davacıların hukuki yararının ve aktif dava ehliyeti bulunduğu kabul edilmesinin gerektiğini, 6102 sayılı TTK'nın 'Şirket unvanının sicilden silinmesi başlıklı 545. maddesine göre, tasfiyenin sona ermesi üzerine şirkete ait ticaret unvanının sicilden silinmesi tasfiye memurları tarafından sicil müdürlüğünden istenir. Bu istem üzerine silinme tescil ve ilan edildiğini, 6102 sayılı TTK'nın Ek tasfiye başlıklı madde 547 hükmüne göre ise, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme, bu istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirildiğini, ek tasfiye, şirketin tasfiyesinin tamamlanıp kapanarak şirketin ticaret sicilinden terkini sonrası başkaca tasfiye tedbirlerinin alınmasının zorunlu olduğunun anlaşılması hâlinde başvurulabilecek bir tedbir olduğunu, şirket ticaret sicilinden terkin edildikten sonra tasfiye işlemlerinin eksik yahut kanuna aykırı yapıldığının anlaşılması, tasfiye aşamasında değerlendirilmemiş şirkete ait mal varlığı değerlerinin bulunması, organlara karşı sorumluluk davası açılması, şirkete karşı açılmış dava veya icra takibinin bulunması gibi şirketin hukuken temsilinin gerektiği durumlarda ek tasfiyeye gidilebilmesinin mümkün olduğunu, ek tasfiye nedenleri Kanun’da da sınırlı sayıda belirlenmediğini, somut hakka dayanan tüm talepler, şirketin ek tasfiye sürecine girmesi bakımından geçerli olduğunu, 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde düzenlenen ek tasfiye kapsamında şirketin ihyası söz konusu olduğunu, TTK'nın 547. maddesinde şirketin ihyası düzenlenmiş olup, yasada ek tasfiyeye ilişkin herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmediğini, taşınmaz üzerindeki ipotek kaydının terkini bakımından ipotek alacaklısı şirketin yeniden ihyası gerektiğini, davanın süresinde açıldığının ve davacıların davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulünün gerektiğini, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirkete ait tasfiye edilmemiş malvarlığının bulunması halinde ise 10 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebileceğini, sicil kaydı silinen şirketin ipotek borçlusu tarafından, şirket lehine verilen taşınmaz ipoteğinin tasfiyesi talep edildiğine ve şirketin terkininden itibaren 10 yıllık süre dolmadığına göre, yasal sürede dava açmış olan davacının şirket malvarlığının tasfiyesi amacıyla sınırlı olarak ihya istemekte hukuki yararının bulunduğu kabul edilmelidir. Zira, şirkete ait taşınmaz ipoteği de bir çeşit şirkete ait mal varlığı değeri olarak değerlendirilmesinin gerektiğini, ihya davası için getirilen hak düşürücü süre 10 yıl olarak nazara alınmasının gerektiğini, davayı süresinde açtıklarını, 6102 sayılı TTK'nın 545 ve 547. maddeleri uyarınca şirketin genel kurulu tarafından alınan tasfiye kararı sonrasındaki tasfiye sürecinin tamamlanmasından sonra terkin edildiği hallerde, tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılıp yapılmamasından tasfiye memurunun sorumlu olduğu düzenlendiğini, tasfiye sürecinin gereği gibi yürütülmemesinden kaynaklı olarak davacıların taşınmazında yer alan ipoteğin terkini sağlanamadan, şirket, ticaret sicilinden terkin edildiğini, ------ Gazetesi ilanlarından yaptıkları araştırma neticesinde davalı olarak belirttiğimiz son olarak görevli tasfiye memurlarının kimlik numarasına ulaşılamadıklarını, HMK. 124. Maddesi gereğince davayı yöneltmek ve taraf teşkilini sağlamak üzere tarafımıza süre verilmesini talep ettiklerini, Ticaret Sicil Müdürlüğü'ndeki kayıtlar incelendiğinde bahse konu------ şirketinin 'tasfiye halinde ibaresi ile tescilli durumda olduğu görüldüğünü, başka bir uyuşmazlığa istinaden verilmiş bir ihya kararı sınırlı yetki içerdiğini, davada davacıların taşınmazına dair işlem yapılmasını mümkün kılmayacağını, davanın esasına girilip karara bağlanmasının gerektiğini, dava konusu ----- ili ----- ilçesi ----- 6362 ada 3 parsel sayılı taşınmaz kaydında yer alan █████/2007 tarihli ------- yevmiye numaralı 225.000,00 tutarındaki ipoteğin kaldırılması ile ilgili tüm iş ve işlemlerin yapılması işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla terkin edilmiş olan şirketin Ticaret Sicili'ne yeniden tescili ile ihyasını, ek tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini, müvekkiller herhangi bir işte çalışmadıklarını, ailesinin geçimlerini güçlükle karşıladıklarından adli yardım taleplerinin olduğunu, dava konusu ----- ili ----- ilçesi ----- Mah. 6362 ada 3 parsel sayılı taşınmaz kaydında yer alan █████/2007 tarihli ------ yevmiye numaralı 225.000,00 tutarındaki ipoteğin kaldırılması ile ilgili tüm iş ve işlemlerin yapılması işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla terkin edilmiş olan şirketin Ticaret Sicili'ne yeniden tescili ile ihyasını, ek tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için ihyasına karar verilen şirkete tasfiye memuru atanmasını, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş olup, -----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyası üzerinden █████/2024 tarihinde verilen ve █████/2025 tarihinde kesinleşen ----- Karar sayılı yetkisizlik kararına bağlı olarak yukarıda karar başlığında belirtilen Mahkememizin bu ---- Esasına tevzi edilmiş olup, ------ Esas sayılı bu dosya üzerinden yargılama yapılarak aşağıdaki şekilde bitirilmiştir.Tensiben yapılan incelemeye bağlı olarak davacıların adresleri, taşınmazın ve adreslerin deprem bölgesinde kalması, dilekçe ekinde sunulan deliller, UYAP entegrasyon sorgulama sonuçları ve dosya kapsamı gözetilerek adli yardım talebi kabul edilmiştir.Davacı vekili duruşmada da dilekçesini tekrar etmiştir.Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde yasal düzenleme hatırlatılarak ve davalının yasal hasım olması nedeni ile yargılama giderinden sorumlu olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.Davalı tasfiye memurları adlarına tebligat yapılıp taraf teşkili sağlandığı halde bu davalılar adına gelen olmamış ve beyanda bulunulmamıştır.Ticaret sicilinin cevabına ve eklerine göre ihyası talep edilen şirketin tasfiyeye bağlı olarak █████/2021 tarihinde terkin edildiği ve son tasfiye memurlarının davalı-gerçek şahıslar oldukları, müştereken temsile yetkili oldukları anlaşılmıştır.Dava ticaret sicilinden tasfiyeye bağlı olarak terkin edilmiş olan ''TASFİYE HALİNDE ------' ünvanlı şirket lehine konulmuş olan ipoteğin kaldırılmasının sağlanması için ihya edilmesinin gerekip gerekmediği hususunun aydınlatılmasına yöneliktir. TTK'nin "Ek tasfiye" başlıklı 547.maddesi: "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmünü içermektedir. Ticaret sicilinin cevabına göre söz konusu şirketin █████/2021 tarihinde terkin edildiği, şirketin adresinin ------olduğu ve Mahkememizin yargı alanı içinde kaldığı, son tasfiye memurlarının davalı gerçek şahıslar ------oldukları ve müştereken temsile yetkili oldukları belirlenmiş olup, dosya kapsamına yansıyan verilere bağlı olarak bunlardan -------tasfiye memuru atanmasının uygun olacağı değerlendirilmiştir.Celp edilen tapu kaydına göre yukarıda dava dilekçesinde özetlenen şekilde söz konusu taşınmazın davacılar adına kayıtlı olduğu ve ihyası istenen şirket yararına dilekçede belirtilen şekilde ipotek tesis edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.Eldeki dava yönünden, söz konusu şirket lehine ipotek kaydı olduğu halde tasfiyenin şeklen ve eksik olarak ticaret sicil kayıtlarına yansıdığı; söz konusu ipoteğin kaldırılmasının sağlanması yönünden olabilecek hukuki süreçlerde muhataba gerek olduğu, ipoteğin kaldırılması ile ilgili muhtemel süreçler yönünden TTK'nin 547. maddesi anlamında ek tasfiye işlemini gerektirdiği ve bunun için söz konusu şirketin ihya edilerek yeniden ticaret siciline tescilinin zorunlu hale geldiği; malik konumunda olan davacıların böyle bir dava açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. Terkin işleminin █████/2021 tarihinde gerçekleşmiş ve davanın █████/2024 tarihinde açılmış olması karşısında hak düşürücü süre engelinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak söz konusu şirketin ihyası için gerekli yasal ve maddi şartların somut olayda gerçekleştiği ve sübut bulan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup ek tasfiye işlemlerinin yerine getirilmesi yönünden son tasfiye memurları olan davalı gerçek şahısların tasfiye memuru olarak atanmasının ve ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru olarak ---- ile------ tarafından müştereken temsile bağlı olarak yapılması uygun görülmüş olup, davalı ------- Ticaret Sicil Memurluğu, yasal hasım konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderinden sorumlu tutulmamıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;Davanın TTK'nin 547. Maddesi uyarınca KABULÜ ile;---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün----- sicil numarasında kayıtlı iken tasfiyesi kapatılmış olan ''TASFİYE HALİNDE ----ŞİRKETİ'' ünvanlı şirketin; --- İli, ---- İlçesi, ----- Köyü, - Ada, 3 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında yer alan ve söz konusu şirketin ipotek alacaklısı olduğu █████/2007 tarih ve ------ yevmiye nolu ipotek şerhinin kaldırılması işlemleriyle sınırlı olarak ihyası ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere ------ Ticaret Siciline yeniden tesciline,Ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi için söz konusu şirketin son tasfiye memurları olan davalılar ---- ile ------ müştereken temsile yetkili olmak üzere tasfiye memuru olarak atanmalarına ve söz konusu ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memurları ---- ile ------ tarafından müştereken yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurlarının görevlerinin devam etmesine,Kararın ------ Ticaret Siciline tescil ve ilanına, Gerekçede açıklanan nedenlerle:Davalı ticaret sicil müdürlüğünün yargılama giderinden sorumlu tutulmasına yer olmadığına,Adli yardım kararı gereğince başlangıçta harç alınmamış olması da gözetirek sonuçta dava tarihinde geçerli 427,60 TL başvurma harcı ve karar tarihine geçerli 615,40 TL maktu karar harcının toplamı olan 1.043 TL'nin davalı-tasfiye memurları ---- ile ------ ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,Adli yardım kapsamında resmi ödenekten karşılanan toplam 260 TL yargılama giderinin davalı-tasfiye memurları ------- müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,Davacı tarafça yapılmış olan 652,50 TL yargılama giderinin davalı-tasfiye memurları---- ile ------- müştereken alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili yararına tarife gereğince belirlenen 30.000 TL maktu avukatlık ücretinin davalı-tasfiye memurları ------ müştereken alınarak davacıya verilmesine, Davalılar tarafından yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca karar verilmesine yer olmadığına,Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, İlişkin olmak üzere davacılar vekilinin e-Duruşma sistemi üzerinden yüzüne karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.