Anahtar kelimeler: Üdavacı Konusumarka Çiçekçi Lider Eticaret Çiçek Online Hediye Kolay Sitesi

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2019
NUMARASI:████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:█████/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Türkiye’de online çiçek ve hediye sektöründe lider e-ticaret sitesi olduğunu, 2000 yılında faaliyete başladığını, Türkiye genelinde birlikte çalıştığı 350’den fazla çiçekçi iş ortağı olduğunu, en kolay ve ekonomik yoldan çiçek göndermeyi amaçlayan şirketin “...”, “...”, “...” markalarının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirdiği markalarında, ticaret unvanında ve ... alan adlı web sitesinde kullandığını, müvekkili şirketin yüksek tanınmışlık seviyesine ulaştığını, 2006 yılından bu yana online çiçek ve hediye sektöründe lider kuruluşlardan biri olduğunu, Türk Patent nezdinde tescilli “...” ve “...” ibareli birçok markanın yanı sıra özel/2218 sayı ile “...” sözcük tanınmış markasının tek hak sahibi konumunda olduğunu, yapılan kontrollerde müvekkili şirkete ait “...”, “...” markalarının davalı tarafından ... alan adlı web sitesine ticari etki yaratacak biçimde ... Reklam Yöntemi için anahtar sözcük olarak izinsiz ve hukuka aykırı kullanıldığının tespit edildiğini, davalı kullanımlarının Beşiktaş 8. Noterliği’nin █████/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı e- tespit tutanağı ile de tespit edildiğini, davalı kullanımlarının noterlik nezdinde tutanak altına alınmasının ardından davalıya Kadıköy 20. Noterliği’nin █████/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek ve ayrıca e-posta yolu ile de haksız ve hukuka aykırı kullanımlara son verilmesinin ihtar edildiğini, tüm bu uyarılara karşın haksız kullanımlara devam edilmesi nedeni ile davacının tescilli markaları olan “...”, “...”, “...” ve bu markaların ayırt edici derecede benzeri niteliğindeki “...”, “...”, “...” ibarelerinin davalı tarafından ... aracılığıyla anahtar sözcük olarak alınarak reklam verilmesinin engellenmesini, marka tescillerinden doğan haklara vaki tecavüzün durdurulmasını, haksız rekabetin tespitini, yasaklanmasını ve ortadan kaldırılmasını, oluşan zararın telafisi için 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... markasıyla Türkiye’de çiçekçilik sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının verdiği hizmetlerle davacının hizmetlerinin çok farklı olduğunu, müvekkili şirketin ...’ten aldığı hizmeti davacının amacına uygun olarak davacının tanıtımı amacıyla kullanıldığını, bu amaçla bu hizmeti kullanabilmek için bazı anahtar kelimeler girmek zorunda olduklarını, müvekkili şirket tarafından ... hizmetinde seçilen kelimeler arasında “...” ve/veya “...” ibarelerinin olmadığını, bu anlamda ifadeler olarak “...” ve “...” kelimelerinin seçildiğini, “...” Google aramasında davalının isminin üst tarafta çıkmasının nedeninin ... hizmetinin algoritmasından kaynaklandığını, aynı şekilde “...” şeklinde Google araması yapıldığında w... sayfasının en üstte çıktığını, işletmelerin genelde anahtar sözcüklerin seçilmesinde üst kavramlar ve sözcükler kullandıklarını bu suretle internet kullanıcısının reklamı verenlerce belirlenen herhangi bir kavram ya da sözcüğü arama motoruna girdiğinde dört satırlık reklam ilanının arama sonuçlarından ayrı ve onun üstünde ya da yanında yer aldığını, web sitesi birden çok reklama imkan verdiğinden reklamların kaçıncı sırada yer alacağının işletmeler tarafından belirlendiğini, zira sıralamada işletmenin reklama her tıklama için ödemeye hazır olduğu fiyata göre belirlendiğini, ... reklamlarında bir anahtar sözcük için en yüksek ücreti ödeyen kimsenin reklam sıralamasında yukarılarda hatta ilk sırada yer aldığını, reklam veren işletmecinin internet kullanıcısının reklamı dikkate alıp reklamdaki linke tıklayarak işletmenin internet sitesine girdiği tıklamalar için reklam ücreti ödemek zorunda olduğunu, davalının davacının talebi üzerine ... anahtar kelime seçimlerinde davacının isim tescili olan anahtar kelimeleri çıkardığını, bunun da davalının iyi niyetini ortaya koyduğunu, dava tarihi itibariyle davalının hiçbir şekilde “....com”, “...”, “...” kullanılmadığını, davalının reklam veren olarak kendi iştigal alanı olan “...” ve mesleği ile ilgili kelimelerden biri olan ve satışını gerçekleştirdiği “...“...” kelimelerini anahtar kelime olarak kullandığını, Sınai Mülkiyet Kanunu M.4 gereği genel tabir olan “...” ve “...” kelimelerinin tescil edilemeyeceğinden dolayı davalının herhangi gibi bir yasa maddesini ihlal etmediğini, “...” ve “...” kelimelerini barındıran marka tescilinin iptali için dava açma haklarını saklı tuttuklarını, ... reklam uygulamalarında bir şirketin iştigal ettiği meslek adını,ürettiği ürün ve herkesin kullanabileceği umumi bir kavramı kullanmasının mümkün olduğunu, haklar kullanılırken ya da borçlar ifa edilirken dürüstçe hareket edilmesinin hukukun temel ilkelerinden biri olduğunu, nitekim Yargıtay içtihatlarında da ... reklam uygulamalarında bir şirketin iştigal ettiği meslek adını, ürettiği ürün ve herkesin kullanabileceği umumi bir kavramı kullanmasının mümkün olduğunun kabul edildiğini, davacının açtığı bu dava ile Türkiye’de çiçek sektöründe tekel olma çabası güttüğünü, sektördeki maddi ve marka değeri gücünün bu şekilde kullanımının Rekabet Kanunu’na aykırı olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin █████/2019 tarihli ████████ E-████████ K sayılı kararıyla;".... davalı tarafından ... sisteminde “...” ve “...” kelimelerinin reklam amaçlı olarak █████/2016 tarihinde oluşturulduğu, dava öncesi █████/2017 tarihinde gerçekleştirilen güncelleme ile “...” ve “...” kelimeleri negatif anahtar kelime olarak belirlendiği, “...” kelimesinin █████/2017 tarihinde kullanımdan kaldırıldığı, “...” kelimesinin █████/2017 tarihinde kullanımdan kaldırıldığı, “...” kelimesinin █████/2017 tarihinde kullanımdan kaldırıldığı tespit olunmuş ise de “...” kelimesinin dava sonrası █████/2018 tarihinde kullanımdan kaldırıldığı ve “..” kelimesinin halihazırda kullanılmaya devam edildiği" gerekçesiyle; davanın kabulü ile davalının davacıya ait tescilli marka ve ticaret ünvanı olan "..." ibaresine yönelik (...'de anahtar sözcük olarak kullanmak şeklinde) kullanımlarının markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, muhtemel tecavüzlerin durdurulmasına, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına karar vermek gerekmiş yine manevi tazminatın şartlarının oluştuğu, eylemin ağırlığı, hak nesafet kuralları dikkate alınarak 3.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesi ve hüküm özetinin ilanı yönünde" karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Firmalarının verdiği hizmetlerin davacının hizmetlerinden çok farklı olduğunu, müvekkili şirketin elektronik ticaret sitesi olmadığını, organizasyon ve çiçekçilik hizmeti veren firmasının yasaların zorunlu kıldığı şekilde şirketinin tanıtımını yapıldığı web sitesi olduğunu, ... firmasının ise sadece internet üzerinde satış yapan bir firma olduğunu, müvekkili firmanın ise fiziki olarak dükkanı olan ve satışlarını bu şekilde gerçekleştiren bir firma olduğunu-Müvekkili şirketin daha önce yapmış olduğu ... kelime seçimlerinde davacı şirketin talebi üzerine, davacı şirketin isim tescili olan ... çıkarıldığını, dosyaya sunulan ilk bilirkişi raporunda Google aramalarında müvekkili firmanın çıkmadığının tespit edildiğini, iyi niyetli olduklarını.-Dava dilekçesinin ekinde yer alan tescil bilgileri ile bazı ifadelerin davacı tarafından tescil edildiğini ancak dava konusunu oluşturan tescilin Sınai Mülkiyet Kanunu’na açıkça aykırı olduğunu, SMK ya göre ‘’ürünlerin öz adı olmuş adlar’’ın tescil edilemeyeceğini, hem ‘’...’’ hem ‘’...’’ adlarının bu maddeye aykırılık oluşturduğunu, markanın dürüstçe kullanımının gerektiğini, Yargıtay içtihatlarında da... reklam uygulamalarında bir şirketin iştigal ettiği meslek adının, ürettiği ürünün ve herkesin kullanabileceği umumi bir kavramı kullanabilmesinin mümkün olduğunun belirtildiğini, bilirkişilerin hazırladığı raporun 3.3 bendinde '' tarafların müşteri ile buluşma noktalarının ayrı olması ve müşterilerin ihtiyaçlarına yanıt vermeleri ve ayrıca davalının, davacının tescil markaları ile benzer anahtar kelimelerin kullanımını büyük oranda durdurması nedeni ile tümüyle dürüst kullanımı aşan bir ihlalin bulunmadığıdüşünüldüğünden'' denildiğini ve ayrıca aynı raporun sonuç kısmının 2. bendinde ''Tarafların ticari faaliyet alanlarının farklı olması neden ile birbirlerine rakip olamayacakları, ayrıca davalının, davacının tescil markaları ile benzer anahtar kelimelerin kullanımını büyük oranda durdurması nedeni ile tümüyle dürüst kullanımı aşan bir ihlalinin bulunmadığı düşünüldüğünden davalının kullanımının davacının emeğinden haksız faydalanma olarak değerlendirilemeyeceği" kanaatine ulaşıldığını, her iki bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinini hukuka aykırı olması nedeniyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde ve katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; her iki şirketin de aynı sektörde (çiçek) faaliyet gösteren elektronik ticaret siteleri olduğunu, davalının ... sitesinin online çiçek siparişleri için site içeriğinde bağlantı vererek tüketiciyi ...sitesine yönlendirdiğini ve bu site için online sipariş aldığını, davalının kullanımı huzurdaki dava açılmadan evvel, T.C. Beşiktaş 8. Noterliği'nin 06 Haziran 2018 tarih ... yevmiye numaralı e tespiti ile tutanak altına alındığını, tutanakta davalı 06.06.2018 tarihi saat 00.52 itibariyle vekil edenin “...” ibareli markasını ...'te ... sitesi için anahtar sözcük alarak reklam olarak kullandığının tespit edildiğini, T.C. Beşiktaş Noterliği tarafından tutanak altına alınan görselin “...” na ait bir arama sonucu olduğunu, Noter E-tespit tutanağından yer alan tespitlerin de Google arama sonucu sayfasının ön izlemesine ait olduğundan davalının kullanımlarının açıkça tespit edildiğini, ancak 08.07.2018 tarihinde alınan bilirkişi raporunda “google reklam önizleme ve teşhis aracı”nın kullanılmadığını, bilirkişinin 15 günlük görev süresi içerisinde yalnızca 1 defa 17.07.2018 tarihinde müşteri trafiğinin oldukça az olduğu ve bu nedenle reklam verenlerin ... reklamlarını tercih etmediği saat 21.00'de Google ara motoru üzerinde tek bir arama yaparak eksik bir rapor oluşturduğunu, markalarının tanınmış olduğunu, davacının haksız ve hukuka aykırı kullanımlarının dosyadan alınan 06.09.2019 tarihli bilirkişi raporuyla da tespit edildiğini, bilirkişilerin yalnızca uzmanlık alanları olmamasına rağmen haksız rekabet konusunu yanlış değerlendirdiklerini, mahkemenin haklı gerekçeler kapsamında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin varlığını kabul ettiğini,-İlk Derece Mahkemesinin, 24.12.2019 tarihli kararında manevi tazminat şartlarının oluştuğu, eylemin ağırlığı, hak nefaset kuralları dikkate alınarak 3.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verdiğini, hükmedilen manevi tazminatın zararları telafi etmemesinin yanı sıra, davalı tarafın haksız rekabet teşkil eden eylemine karşılık uygun bir bedel olmaması açısından da hakkaniyete uygun olmadığını, vekil edenin cüzi talebi olan 20.000,00-TL manevi tazminat talebinin gerekçesiz olarak ve davadan beklenen faydanın özüne zarar verir şekilde kısmi kabulünün hatalı olması nedeniyle kararın kaldırılarak 20.000,00-TL manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dairemizin █████/2024 tarihli █████████ Esas-███████ Karar sayılı kararıyla; "...Mahkemece gerekçeli kararda “...” kelimesinin dava sonrası █████/2018 tarihinde kullanımdan kaldırıldığı gerekçesine yer verilmiş ise de, mahkemece alınan bilirkişi raporunda; "... " ibaresinin davadan önce kaldırıldığı tespitinin yapıldığı, dava sonrası kullanımın sadece "..." olarak kaldığı, bu kullanımında vasıf ve cins bildirmesi ve davacının markalarından farklı olarak kullanılması nedeniyle dürüst ve ticari kullanım sınırları içerisinde kaldığı, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü yönünde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğu gerekçesiyle" davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, davacının istinaf isteminin reddine, mahkeme kararının kaldırılmasına, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince, davanın reddine karar verilmiştir.Dairemizin kararına karşı, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2025 tarihli █████████ Esas-█████████ Karar sayılı kararıyla; "...Somut olayda, davalı şirketin, davacının markasıyla benzer olan "..." ibaresini anahtar sözcük olarak arama motoruna bildirdiği ve bu işareti ticari etki yaratacak şekilde yönlendirici kod ve anahtar sözcük olarak kullandığının anlaşıldığı, o nedenle kullanımının SMK 7/5-b madde kapsamına girmeyeceği, bu hususun dikkate alınarak yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, yazılı gerekçe ile karar verilmesinin doğru olmadığı, bozmayı gerektirdiği" gerekçesiyle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, Dairemizin kararının bozulmasına karar verilmiştir.Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili bozma ilamına uyulmasını, davalı vekili Dairemizin kararında direnilmesini talep etmiş, usul ve yasaya uygun görülen bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
GEREKÇE:Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması ile manevi tazminat taleplerine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararı taraf vekillerinin istinaf ettiği anlaşılmıştır.Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarının incelenmesinde, ... tescil nolu “....’da sadece ...” ibareli markanın 35.sınıf emtialar yönünden █████/2018 tarihinde tescil edildiği, ... başvuru nolu “...” ibareli markının 35.sınıf emtia sınıfında olduğu, ... başvuru nolu “...+şekil” ibareli markanın 35.sınıf emtia sınıfında olduğu, ....tescil nolu “...” ibareli markanın 35.sınıf emtialar bakımından █████/2016 tarihinde tescil edildiği, ... tescil nolu “... etmenin adresi; ....com” ibareli markanın 35, 03, 14, 18, 20, 21, 24, 25, 26, 28, 29, 30, 31 ve 34 sınıf emtialar bakımından █████/2015 tarihinde tescil edildiği, . tescil tarihli “...” ibareli markanın 35.sınıf emtialar bakımından █████/2013 tarihinde tescil edildiği, ... tescil nolu “...” ibareli markanın 35.sınıf emtialar bakımından █████/2013 tarihinde tescil edildiği, ... tescil nolu “...” ibareli markanın 35.sınıf emtialar bakımından █████/2010 tarihinde tescil edildiği, ... tescil nolu “...” ibareli markanın 05, 29, 30, 31, 35 ve 44.sınıf emtialar bakımından █████/2009 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır TPMK'nın 29.04.2013 tarih ve ...-...-... sayılı kararı ile, "..." markasının, ... A.Ş. Tarafından █████/2012 tarihli başvuru üzerine, internet üzerinden çiçek ve çeşitli hediyelik eşya satışı hizmetlerinde yaygın bilinirliği dikkate alındığında, 556 Sayılı KHK 7/1-(ı) bendi çerçevesinde tanınmış marka olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece dosya kapsamında alınan █████/2019 tarihli marka vekili ve bilgisayar mühendislerinden alınan bilirkişi raporunda; davalı tarafından ...sisteminde “...” ve “...” kelimelerinin reklam amaçlı olarak █████/2016 tarihinde oluşturulduğunun tespit edildiğini, █████/2017 tarihinde gerçekleştirilen güncelleme ile “...” ve “...” kelimeleri negatif anahtar kelime olarak belirlendiği ve Google’da bu iki kelimeye göre arama yapıldığında davalıya ait internet sitesinin arama sonuçlarında çıkmamasının planlandığı, “...” kelimesinin █████/2017 tarihinde kullanımdan kaldırıldığı, “...” kelimesinin █████/2017 tarihinde kullanımdan kaldırıldığı, “...” kelimesinin █████/2017 tarihinde kullanımdan kaldırıldığı, “...” kelimesinin █████/2018 tarihinde kullanımdan kaldırıldığı, “...” kelimesinin halihazırda kullanılmaya devam edildiği, “...” ve “...” kelimelerinin █████/2017 tarihinde negatif anahtar kelime olarak belirlendiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.Davalı tarafça istinaf dilekçesinde; tarafların farklı alanlarda faaliyet gösterdiğini, davacının tescil ettirdiği "..." ve "..." ibarelerinin ürünlerin cins adı olduğunu ve davacının haksız çıkar sağladığını, SMK 12. Madde de markanın dürüstçe kullanımının marka sahibi tarafından engellenemeyeceğinin düzenlendiğini ileri sürmüş ileri sürmüşse de, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarından, davalı şirketin web sitesi üzerinden çiçekçilik hizmeti verdiğinin anlaşıldığı, davacı ... ibareli markasının internet üzerinden çiçek ve çeşitli hediyelik eşya satışı hizmetlerinde tanınmış marka olduğu, davacı markalarının hükümsüzlüğüne yönelik bir dava bulunmadığı gibi, kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığından SMK 5/2 maddesi gereğince cins isim haline geldiğinin ileri sürülemeyeceği anlaşılmaktadır. Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde, müvekkili şirketin daha önce yapmış olduğu ... kelime seçimlerinin davacı şirketin talebi üzerine, davacı şirketin tescilli olan ... çıkarıldığını ileri sürdüğü, mahkemece gerekçeli kararda, dava tarihinden önce ve sonra kullanımdan kaldırılan ... tespitinde, "..." ... dava tarihinden sonra █████/2018 tarihinde kullanımdan kaldırıldığı tespitine yer verilmişse de, davanın █████/2018 tarihinde açıldığı dikkate alındığında, bu... da dava tarihinden önce kullanımdan kaldırıldığı, mahkemece hatalı tespit yapıldığı, davalı vekilinin istinafında kısmen haklı olduğu anlaşılmıştır,Davalı tarafın gerek “...” kelimesini █████/2018 dava tarihinden önce,█████/2018 tarihinde kullanımdan kaldırdığı anlaşılıyorsa da; “...” kelimesinin yargılama sırasında da web sitesinde anahtar kelime olarak kullanılmaya devam edildiğinin anlaşıldığı, davalının kullanımı dikkate alındığında, "..." şeklinde bir ürün bulunmadığı ve davacının tanınmış markasından bir harf eksilterek kullanımının, SMK 72/5-b maddesi gereğince dürüst kullanım olarak kabul edilemeyeceği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davalının ... sistemindeki anahtar kelime olarak reklam amaçlı kullanımları ve süresi dikkate alındığında, mahkemece hükmedilen 5.000 TL manevi tazminatın düşük olduğu kanaatine varılmıştır.Yukarıda açıklanan gerekçelerle; davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen haklı olduğu kanaatine varıldığından, Yargıtay ilamı ile Dairemizin kararının bozulmasına karar verilerek duruşmalı inceleme yapıldığından, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile, davalının “...” kelimesini web sitesinde anahtar kelime olarak kullanılmasının, davacı tanınmış markasına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet yarattığının tespiti, meni, refi ve 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 10.000 TL manevi tazminat talebinin reddine, hükmün ilanına karar vermek gerekmiş, kazanılmış haklar korunarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Taraf vekillerinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin █████/2019 tarih, ████████ E., ████████ K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının "..." kelimesini web sitesi için ...'te anahtar kelime olarak kullanımının, davacı tanınmış markasına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet yarattığının tespitine, muhtemel tecavüzlerin durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,-Davacının açmış olduğu manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,-Fazlaya ilişkin talebin reddine,-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıya ait olmak üzere tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez ilanına,4-İlk derece yargılaması harç ve yargılama giderleri yönünden;4/a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 615,40 TL karar harcından peşin yatırılan 35,90 TL'nin mahsubu ile kalan 579,50 TL bakiye karar harcının davalıdan tahsiline,4/b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tecavüz talebine ilişkin 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen manevi tazminat talebine ilişkin 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ret edilen manevi tazminat talebine ilişkin 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 4/d-Davacı tarafından yapılan: 2.100,00 TL bilirkişi ücreti, 247,90 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.347,90 TL'nin -ret ve kabule göre takdiren hesaplanan- 1.760,93 TL'si ve 71,80 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 1.832,73 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,kalan giderin davacı üzerinde bırakılmasına,4/e-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,4/f-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 5- İstinaf ve temyiz aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden taraflarca yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 148,60-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 31,50-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 180,10 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 341,5‬0 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 490,1‬0 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/ç-Temyiz yargılaması için davacı tarafından yapılan 2.107,80 TL temyiz yoluna başvurma harcı, 30 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.137,80 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/ç-İstinaf incelemesi aşamasında 1 duruşma yapıldığından 16.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5/d-İstinaf incelemesi aşamasında 1 duruşma yapıldığından 16.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair, verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!