Anahtar kelimeler: Dikişte Dikişlerinde Dikiş Bağcılar Diktiği Fason Dikim Cad İstenerek Gelmez

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin tekstil sektöründe ... Mah. ... Cad. No:67/1 K:3 Bağcılar İstanbul adresinde faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkili şirketin bir kısım tekstil ürünlerinin fason olarak dikim işini davalı tarafa yaptırdığını, davalı tarafın diktiği ürünleri müvekkili şirkete gönderdiğini, müvekkili şirketin ürünleri gelir gelmez kontrol ettiğini ve dikişte ayıp olduğunun görüldüğünü, davalı firmaya ürünlerin dikişlerinde hata olduğunun hemen bildirildiğini, ve ürünlerdeki dikiş hatalarının düzeltilmesi istenerek ürünlerin tamir edilmek üzere davalı şirkete geri gönderildiğini, ürünlerin tamir için yaklaşık 15-20 gün davalıda kaldığını, tamir esnasında da bir kaç kere ürünlerin taraflar arasında gidip geldiğini, hatta ürünlerin bir kısmının da tamir için ütü paket firmasına dahi gönderildiğini, davalının hatalı dikim yapması sebebiyle müvekkili şirketin zarara uğradığını, müvekkili şirketin uğradığı zarar sebebiyle davalı tarafa 03.03.2023 tarih ... numaralı 37.800-TL bedelli reklamasyon (hatalı ürün) faturası düzenleyerek gönderdiğini, davalı alacaklı söz konusu reklamasyon faturasını aldığını ve faturaya her hangi bir itirazda bulunmadığını, davalı tarafın müvekkili şirketten hiç bir alacağı olmamasına rağmen Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... Esas numaralı dosyası ile icra takibi başlattığını, söz konusu dosyadan gönderilen ödeme emrinin müvekkili şirkette tebligatı alma yetkisi ve görevi olmayan bir personele tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin yetkililerinin tebligatı öğrendiği anda borca itiraz ettiklerini, fakat itirazın süresinde olmadığı gerekçesi ile icra müdürlüğü tarafından takibin devamına karar verildiğini, müvekkili şirketin davalı şirkete her hangi bir borcu olmamasına rağmen davalı tarafın icra takip muamelelerine devam ettiğini, müvekkili şirketin zarara uğramaması için icra takibinin öncelikle teminatsız olarak, aksi takdirde Sayın Mahkemenin belirleyeceği bir teminat mukabilinde durdurulmasını, ayrıca icra dosyasına yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı tarafın %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ürünlerin dava dışı 3. firmada 1. kontrolünün yapılmasından sonra müvekkiline ücretsiz onarım - tamir seçimlik hakkı kullanımı için başvuruda bulunulduğunu, müvekkili tarafından ürünlerin tamiri yapılmış ve dikiş hataları düzeltilmiş olduğunu, şişme montların kesiminde, kumaşında, şişme kısmında ve potluk durumunda hata olduğunun davacı tarafından da bilindiğini, müvekkilinin verdiği hizmetin sadece dikiş yapılması olduğunu, sorumlu olduğu dikim kısmına ilişkin herhangi bir hata - ayıbın mevcut olmadığını, müvekkili tarafından ürünlerin tamiri tamamlanınca şirket yetkilisi ... tarafından hatasız olduğunun bildirilerek teslim alındığını, ihtirazı kayıt koymadan ürünler teslim alındığını, davacı tarafından kullanılan seçimlik hak inşai nitelikte ve kullanım ile tükenen haklardan olduğunu, dolayısıyla bir kez kullanılan hakkın yeniden kullanılamayacağını, davacı tarafından aynı ürünlerin 2. kez kontrole gönderilmesinin ardından yeniden hatalı olduğunu ve işbu sebeple reklamasyon faturasının kesinldiği iddiasına itiraz ettiklerini, tamirden sonra müvekkiline hiçbir ayıp ihbarında bulunulmadığını, ayrıca delillerinde sunduğu 2. kontrolde dikiş hatalarının olmadığının sabit olduğunu, davacının kendi kusuru ile kumaş ve ürün hatası ile sevkiyat ile paketlemeden kaynaklanan ürün hatasına sebep olunduğunu, müvekkili tarafından mailde geçen yabancı firmaya ve depoya ürün teslim edilmediğini, ürünlerin davacıya teslim edildiğini, davacı tarafından paketleme ve teslim sırasında ürünlere zarar verildiğini kendi kusuru ile iddia ettiği zarara uğradığının anlaşılacağını, müvekkiline kesilen irsaliyede mont tamiri açıklaması mevcutken davacıya gelen bilgi maillerinde açıkca hatalar yazmakta olduğunu, ancak müvekkiline hiçbir bilgi ve belge ibraz edilmediğini, aynı anda hem ücretsiz onarım hem de ayıp oranında indirim seçimlik haklarının ifası için ayrıca reklamasyon faturası kesilmesinin mümkün olmadığını, davacının sebepsiz zenginleşme maksadıyla kanuna karşı hile yapmakta olduğunu, davacının iade dönen ve 50 üründeki incelemeyle sorun olduğunu beyan ettiği, reklamasyon faturası kestiği tüm ürünlerin nerede olduğunun bilgisini vermesini, ürünlerin keşif ve bilirkişi marifetiyle incelenmesini davacı tarafın dikiş hatası nedeniyle satamadığını iddia ettiği borcu olmadığını savunduğu ve uhdesinde tuttuğu ayıplı olduğunu 6 ay sonra sayın mahkemede beyan ettiği ve faturada belirttiği 200 adet ürünün müvekkile iade edilmesini istemiştir.DELİLLER : Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, İstanbul vergi dairesi, Halkalı vergi dairesi, Güneşli vergi dairesi yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, davacının, Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olup olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi █████/2024 tarihli raporunda; Yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucu; Her iki şirket tarafından ibraz edilen yasal defterlerin süresi içinde defter beratlarının Maliye Bakanlığı'na verilmiş ve sahibi lehine delil olma özelliğine haiz oldukları, Takip tarihi olan 10.07.2023 tarihinde;Davalı yan defter ve kayıtlarında davacının 37.800.-TL alacaklı olduğu, söz konusu alacak için K.çekmece İcra Müdürlüğü'nün .... E sayılı dosyası ile takip başlattığı,Davacı yan defterlerinde 37.800.-TL davalı adına “reklamasyon bedeli” açıklamasına havi fatura keşide edildiği ancak bu faturanın davalı kayıtlarında yer almadığı, faturanın tebliğine ilişkin belge ibraz edilemediği, Yerinde yapılan inceleme sırasında, incelenen uzun fermuarlı ve kapşonlu sweat tişört (....) ile yarım fermuarlı sweat tişört (....) ürünün sayıldığı, 62 adet olduğu ve tamamının ayıplı olduğu, hataların dikim işlemi kaynaklı açık ayıp niteliğinde ayıplar olduğu,Davaya konu ayıplı ürünlerin davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından 31.01.2023 tarihinde fason dikimi yapılarak, davacı .... San. Dış Tic. Ltd. Şti. firmasına ... kodlu 530 adet ve ... kodlu 530 adet olmak üzere 1060 adet olarak teslim edildiği, Davacı .... San. Dış Tic. Ltd. Şti. firmasının davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. firmasına 08.02.2023 tarihinde 550 adet ürünü tamir edilmek üzere gönderdiği, davacı firmanın yerinde inceleme sırasında hatalı ürün adedinin 200 adet olduğu, bir kısmının depremzedelere gönderildiği halen 62 adet ürünün kaldığı tespit edildiği, 550 adet ürünün tamir işlemi için 08.02.2023 tarihinde davalı firmaya gönderildiği, davalının ürünlerdeki ayıptan bu şekilde haberdar edildiği, sektörel uygulama olarak, öncelikle ayıbın giderilmesi için tamir işlemine alındığı, bu tarihin ayıp ihbar tarihi olarak kabul edilmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, sonrasında tamir edilen ürünlerden bir kısmında ayıbın giderilemediği, bu durumun da aşağıda yazılı mail yazışmaları ile taraflar arasında görüşüldüğü, 10.04.2023 tarihinde .... tarafından gönderilen e-mailde iade faturasının talep edildiği, dolayısıyla 10.04.2023 tarihinde saat 11.10 da mahmut erturk <....> adresinden .... <....> adresine gönderilen elektronik postanın ayıp ihbar olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davacının iddiasında haklı olması halinde 200 adet ürünün tamamının ayıplı olarak kabul edilmesi ve davalıdan 37.800.-TL alacaklı olması gerektiği, Yönünde oluşan görüş ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.Bilirkişi 31.07.2024 tarihli ek raporunda; ... tarafından ....'ye düzenlene satış faturaları incelendiğinde faturaların e-fatura statüsünde olduğu,” https://....” adresinde yapılan incelemede ise ...'nin e-arşiv fatura mükellefi olmadığı görülmektedir. e-arşiv fatura kullanıcılarının e-arşiv fatura kullanıcıları adına düzenledikleri faturalar, Sayın Davacı vekilinin de belirttiği gibi elektronik olarak GIB portalı üzerinden elektronik olarak tebliğ edilmekte olup; e-arşiv fatura mükellefi olmayanlara ise elektronik olarak iletilmesi mümkün olmamaktadır. Bunun yerine e-mail, elden ya da .... gibi platformlardan tebliğ sağlanmaktadır.10.04.2023 tarihli e-mail yazışmasında Sayın davacı vekilince de ve kök raporumuzda da belirtildiği üzere, Davalı tarafından “iyi günler. 03.03.2023 tarihinde adımıza düzenlenen .... numaralı 37.800,00-tl tutarındaki fatura tarafımıza iletilmemiştir. rica etsem gönderebilir misiniz? iyi çalışmalar" denildiği görülmüş ve raporlanmıştır. Faturadan, fatura içeriğinden davalının bilgisi olup olmadığı, bu yazışma faturanın karşı tarafa tebliğinin yapılıp yapılmadığı Sayın Mahkemeniz takdirlerindedir.Kök raporda belirtildiği üzere; Takip tarihi olan 10.07.2023 tarihinde;Davalı .... defter ve kayıtlarında davacının 37.800.-TL alacaklı olduğu, söz konusu alacak için K.çekmece İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile takip başlattığı,Davacı yan defterlerinde 37.800.-TL davalı adına “reklamasyon bedeli” açıklamasına havi fatura keşide edildiği ancak bu faturanın davalı kayıtlarında yer almadığı, faturanın tebliğine ilişkin belge ibraz edilemediği,Yerinde yapılan inceleme sırasında, incelenen uzun fermuarlı ve kapşonlu sweat tişört: (...) ile yarım fermuarlı sweat tişört (....) ürünün sayıldığı, 62 adet olduğu ve tamamının ayıplı olduğu, hataların dikim işlemi kaynaklı açık ayıp niteliğinde ayıplar olduğu,Davaya konu ayıplı ürünlerin davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından 31.01.2023 tarihinde fason dikimi yapılarak, davacı ...San. Dış Tic. Ltd. Şti. firmasına ... kodlu 530 adet ve ... kodlu 530 adet olmak üzere 1060 adet olarak teslim edildiği,Davacı ... San. Dış Tic. Ltd. Şti. firmasının davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. firmasına 08.02.2023 tarihinde 550 adet ürünü tamir edilmek üzere gönderdiği, davacı firmanın yerinde inceleme sırasında hatalı ürün adedinin 200 adet olduğu, bir kısmının depremzedelere gönderildiği halen 62 adet ürünün kaldığı tespit edildiği, 550 adet ürünün tamir işlemi için 08.02.2023 tarihinde davalı firmaya gönderildiği, davalının ürünlerdeki ayıptan bu şekilde haberdar edildiği, sektörel uygulama olarak, öncelikle ayıbın giderilmesi için tamir işlemine alındığı, bu tarihin ayıp ihbar tarihi olarak kabul edilmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, sonrasında tamir edilen ürünlerden bir kısmında ayıbın giderilemediği, bu durumun da aşağıda yazılı mail yazışmaları ile taraflar arasında görüşüldüğü,Yönündeki görüşlerimizde bir değişiklik olmamıştır. Yine kabulü Sayın Mahkemenize ait olmakla birlikte; 200 adet hatalı üzerinden cari bakiye, 10.04.2023 tarihinde .... tarafından gönderilen e-mailde iade faturasının talep edildiği dolayısıyla 10.04.2023 tarihinde saat 11.10 da .... <....> adresinden ... <....> adresine gönderilen elektronik postanın ayıp ihbar olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceğinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, davacının iddiasında haklı olması halinde 200 adet ürünün tamamının ayıplı olarak kabul edilmesi ve davalıdan 37.800.-TL alacaklı olması gerektiği,62 adet hatalı üzerinden cari bakiye, █████████-189.-TL adet fiyatı 62 adet hatalı ürün için, 62*189=11.718.-TL alacaklı olabileceği, Ayıp ihbarının kabul edilmemesi durumunda cari bakiye davacının herhangi bir bedel talep edemeyeceği, Yönünde oluşan görüş ve kanaatlerini bildirmiştir.Tanık ... beyanında: "ben davacı .... Konfeksiyonda 2019-2020 yıllarından başlayıp fason takip işi yaptım, halen bu şekilde çalışmaya devam etmekteyim, davalı ile fason dikim işi yapıldı, kesilen ürünler sadece dikim için davalıya gönderildi, davalı dikim işlemini yaptıktan sonra bir kısım ürün müşteri kontrolünden geçemedi bu kısımlar için davalıya tamir maksadıyla ürünler geri gönderildi, fakat tamir sonucu da müşteri kontrolünden bu ürünler geçemedi bu ürünler halen davacı şirkette bulunmaktadır, ayıplı dikim için davalıya fatura kesildi bu faturalar tahminimce elektronik ortamda davalıya tebliğ edilmiştir, ayıp ihbarı ise davalıya sözlü olarak yapıldı, hatırladığım kadarıyla 300-400 adet ürün ayıplıydı, bu ürünler, kapitoneli bir fermuarlı mont tarzı bir üründü toplamda ne kadar ürün gönderildiğini hatırlamıyorum, reklamasyon faturası müşterinin kabul etmemesi sonrası 15 ile 20 günlük süre içerisinden kesildi, davalı fason dikiş firmasından ürünler ütü paket atölyesine gönderilir ütü paket atölyesi de fasondur, ütü paket atölyesi de gerekli kontrollerini yaparak ürünleri ihracatçı firmaya gönderir, davacıya ürünlerin ayıplı olduğunu ilk ütü paket atölyesi söylemişti, bunun üzerine bizde gidip kontrol ederek hatayı tespit ettik, davalıya telefon ile haberleşerek onlara tamire gönderdik,davacı firma sahibi ile beraber ürünlerin hatalı olduğunu ütü paket atölyesine beraber giderek, tespit ettik, sonrasında davacı şirket sahibi davalı ile kendisi görüştü, ben bizzat davalı şirkete gitmedim. Fason işlerinde görev dağılımı yapılmaktadır, bu nedenle ben davalı şirkete gitmedim, ütü paket atölyesinde sorun tespit edilirse davacı tarafça ürünler kontrol ediliyor, sorun tespit edilmezse ütü paket atölyesinden ihracatçıya ürünler gönderiliyor, ihracatçı müşteri tarafımıza beyanımda geçen tahminimce 300-400 adet ürünleri geri gönderdi, tamir işlemi sonrası yapılan kontroller sonrası müşteriye ürünler tekrar gönderildi, bunun üzerine müşteri tekrar kontrol edip ürünlerde hatalı olanları tespit ederek iade etti bu işlem 2 yada 3 sefer tekrarlandı. " beyanında bulunmuştur.Tanık ... beyanında: ".... konfeksiyonu tanırım, ütü paketçi olarak çalıştım, biz fason olarak çalışmaktayız, ...... isimli kişi Temanın malların olduğunu söyleyerek miktarını hatırlamadığım mont şeklindeki ürünleri getirdi, ürünlerin ne kadarının bozum olduğunu hatırlamıyorum, bozuk ürünleri hem diken firma hemde davacı taraf biliyordu, ürünler birçok kez gidip geldi, gelen ürünlerin dikim işinde hatalar vardı, en son davacı şirketin ortağı yada çalışanı olan ..... bey bizim atölyemize dikiş makinesi getirdi, kurtarılabilen ürünler kurtarıldı, hatta ürünlerin kurtarılamayan bir kısmı benim atölyemde bir süre bekledi ben atölyeyi kapattığım için davacı taraf gelip ürünlerini aldılar, ürünleri diken firmanın yetkilisi yada elemanı benim atölyeme sorunu çözmek amacıyla geldi, hatta ben isyan ettim, 2 günde bitecek iş 1 ay sürdü, bende zarar ettim." beyanında bulunmuştur.Eser sözleşmesinin diğer sözleşme türlerinden ayırt edilmesi bakımından öncelikle bu sözleşmelerin kanundaki tanımlarından yararlanılmalı, sonuca gidilemediği takdirde sözleşme türlerine ilişkin özel hükümlerden yararlanılmalıdır. Kanundaki tanımlara göre eser sözleşmesi yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir (TBK 470/1).Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. TBK'nın 474/I. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir. Ayıp ihbarı maddi vakıa olup, tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir ( Yargıtay 15.HD'nin █████/2016 gün █████████ E- █████████ K, █████/2016 gün █████████ E-█████████ K). Bu nedenle TTK'nın 18/3, 23/c ve TBK'nın 223 maddesindeki hükümlerin eser sözleşmelerinde uygulama yeri bulunmamaktadır. Ayıp halinde iş sahibinin hakları ise, 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme haklarıdır.TBK. m. 475 hükmüne göre: “Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde iş sahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir; 1.Eser iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme; 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme; 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme, İş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır".Sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa sözleşmeden haklı olarak dönen taraf, temerrüte düşmekte kusurlu olan taraftan dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TBK'nun 125/3.maddesi uyarınca ancak menfi zarar talep edebilir. Olumsuz (menfi) zarar, sözleşmenin karşı tarafça yerine getirileceğine olan güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan eylemli zarardır. Başka bir anlatımla, sözleşme yapılmasaydı, uğranılmayacak olan zarardır. Burada oluşan zarar menfi zarardır. Menfi zarar genel bir anlatımla, hukuken geçerli olmayan bir borç ilişkisinin geçerli olduğuna inanmaktan doğan zarardır. Kısaca bu zarar, alacaklının sözleşme yaptığı için uğradığı, sözleşme yapmamış olsa idi uğramayacağı zarar olup, sözleşmeye güvenilerek yapılan harcamaların tamamı, karşı tarafın mal varlığına girmese bile o sözleşme nedeniyle cepten çıkan paradır. Müspet zarar ise, sözleşme nedeniyle cebe girmesi gereken paranın, girmemesi nedeniyle meydana gelen zarardır. Olumsuz zarar, sözleşmeden dönen alacaklının haklı olması halinde, kusurlu borçludan isteyebileceği, diğer bir anlatımla borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi nedeniyle sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkan zarardır. Sözleşmenin feshini isteyen ve fesihte haklı olan tarafın menfi zararını talep etme hakkı vardır. Menfi zarar kapsamında bulunan harcamalar ise, feshin haklılığı yanında, sözleşmenin imkansızlığı halinde dahi bu imkansızlıkta kusuru olmayan tarafın talep edebileceği kalemlerdendir. Yine sözleşmenin feshinde tarafların ortak kusurlu olduklarının kabulü halinde ise sözleşmenin tasfiyesine karar verilmesi gerekir. Ortak kusur sebebiyle sözleşmenin tasfiyesinde, kar kaybına hükmedilemez. Taraflar, birbirlerinin mal varlığına kattıkları değerlerin sebepsiz zenginleşme kurallarınca iadesini isteyebilir. Yine tarafların birbirlerine yaptıkları ödemelerin ve yüklenici tarafından yapılan faydalı masrafların yapıldığı tarihteki bedelleri saptanarak hüküm altına alınmalıdır. (İzmir BAM 14. Hukuk Dairesi, █████████ esas, █████████ karar)İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, tanık beyanları, bilirkişi raporları içeriğine göre; taraflar arasında tekstil ürünlerinin fason olarak dikim iş yapılması yönünde antlaşma yapıldığı ve davalı tarafından 31.01.2023 tarihinde fason dikimi yapılan ... kodlu 530 adet ve ... kodlu 530 adet olmak üzere 1060 adet ürünün davacıya teslim edildiği, davacı tarafından davalıya 08.02.2023 tarihinde 550 adet ürünü tamir edilmek üzere gönderildiği, davacı tarafından ayıplı ürün sayısının 200 adet olduğu, bir kısmının depremzedelere gönderildiği halen 62 adet ürünün kaldığı iddiasında bulunulduğu ve mahallinde yapılan keşifte 62 adet ürün üzerinde yapılan incelemede uzun fermuarlı ve kapşonlu sweat tişört: (....) ile yarım fermuarlı sweat tişört (....) ürünün sayıldığı, 62 adet olduğu ve tamamının ayıplı olduğu, hataların dikim işlemi kaynaklı açık ayıp niteliğinde ayıplar olduğu, 62 adet hatalı ürünün 11.718,00-TL olabileceği, denetime ve hüküm kurmaya elverişli 31.07.2024 tarihli bilirkişi raporuyla tespit edildiği, 62 ürün dışında ki ürünlerin ayıplı olduğu iddiasınının ise ispatlanamadığından davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemlerin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. İİK’nun 72/5’inci maddesi hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması halinde, istem varsa, davacı(borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlu)’nun üzerindedir. Anılan kanun hükmü uyarınca davalı-alacaklı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için davalı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması da şarttır. O halde, eldeki davada davalı-alacaklının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davalının kötü niyetinden söz edilemez ve onun aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Somut olayda, kötü niyet tazminatı taleplerinin, taraflar arasında yargılamayı gerektirdiği, davalının icra takibinde kötüniyetinin kanıtlanamadığı anlaşıldığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın kısmen kabulü ile Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasında 11.718,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, 2-Fazlaya ilişkin taleplerinin reddine3-Kabul edilen kısım bakımından tazminatı taleplerinin yasal şartları oluşmadığından reddine,4-Reddedilen kısım bakımından tazminatı taleplerinin yasal şartları oluşmadığından reddine,5-Alınması gerekli 800,46 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 645,53 TL harcın mahsubuyla bakiye 154,93 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,6-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvurma harcı, 645,53 TL peşin harç olmak üzere toplam 825,43 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 6.670,50 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 2.067,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,8-AAÜT gereğince hesap edilen 11.718,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 26.082,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,10-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine,11-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair,6100 sayılı HMK'nun ilgili maddeleri gereğince dava değerinin istinaf/temyiz sınırının altında kalması nedeniyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...e-imzalıdır Hakim ...e-imzalıdır