Anahtar kelimeler: Vkn Atanmak Tarafımıza Kayyımı İsim Adresleri Yazildiği Kayyım Emri Atanması

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TALEP: davacı vekili özetle; Müvekkili bankanın alacaklı sıfatına sahip olduğu, İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyasında borçlu ... San. ve Tic. Ltd. Şti. (VKN. ...) hakkında başlatılan icra takibinde, borçlu şirket yetkilisi ...'ın vefat ettiğinden, icra dosyasından yapılacak ödeme emri tebligatı vs. takip işlemlerinin şirkete yöneltilebilmesi ve şirket hakkında takip işlemlerinin yürütülebilmesi için borçlu şirkete temsil kayyımı atanmak üzere dava açma konusunda tarafımıza yetki verildiğini, Bu nedenle İstanbul Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından verilen yetki kapsamında, takip borçlusu ... San. ve Tic. Ltd. Şti. için kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER: Ticaret sicil kayıtları,İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi .... Esas sayılı dosyası,M.K 612. ''En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir. ''TTK. Madde 13- (1) Küçük ve kısıtlılara ait ticari işletmeyi bunların adına işleten yasal temsilci, tacir sayılmaz. Tacir sıfatı, temsil edilene aittir. Ancak, yasal temsilci ceza hükümlerinin uygulanması yönünden tacir gibi sorumlu olur. TMK.Madde 345 - Çocuk ile ana veya baba arasında ya da ana ve babanın menfaatine olarak çocuk ile üçüncü kişi arasında yapılacak bir hukuki işlemle çocuğun borç altına girebilmesi, bir kayyımın katılmasına ve hakimin onayına bağlıdır.TMK. Madde 426/2 - Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa, kanunda veya gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya vesayet makamı temsil kayyımı atar. TMK. Madde 459 - Belli bir iş için görevlendirilmiş olan kayyım, vesayet makamının talimatına aynen uymak zorundadır.Bilindiği üzere, açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi (davanın mesmu, yani dinlenebilir olabilmesi) bazı şartların tahakkukuna bağlı olup bunlara dava şartları denir. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil davanın esasını girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından, hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkeme davanın mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddetmesi gerekir. TTK. 13., TMK 345, TMK 426/2 ve TMK 459.maddeleri uyarınca aile içi menfaat çatışması yaşandığı anlaşıldığından Sulh Hukuk Mahkemesinin görev alanında olduğu anlaşılmakla, İşbu davada uyuşmazlığın .... San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ...'ın vefat ettiğinden, eşi ...ın vefat ettiği, Bakırköy .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas ...Karar sayılı kararı ile eşi ...'ın mirasını kayıtsız şartsız red ettiği, █████/024 tarihinde kararın kesinleştiği, M.K 611. ''Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun payı, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçer.Mirası reddeden atanmış mirasçının payı, mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufundan arzusunun başka türlü olduğu anlaşılmadıkça, mirasbırakanın en yakın yasal mirasçılarına kalır. '' ile M.K 612. ''En yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından reddolunan miras, sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir. Tasfiye sonunda arta kalan değerler, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verilir.'' göz önünde bulundurulduğunda; ...'ın nüfus kayıt örneği incelendiğinde geriye mirasçı olarak ... ve ... kaldığı, Bakırköy .... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile eşi ...'ın mirasını kayıtsız şartsız red ettiği ve alt soyu olan ... kaldığı, yapılan tetkik sonucunda dikkate alındığında M.K 612. Gereğince en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından mirasın red olunmadığı, ilgili nüfus kaydına göre M.K 614. Md gereğince işlem yapılmadığı, mirası red etmeyen yasal mirasçılarının bulunduğu,TMK 426/2 md göre '' Bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışıyorsa, kanunda veya gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya vesayet makamı temsil kayyımı atar. '' gerektiği ile söz konusu mirasın gerçek reddi davasında anne ile çocukların arasında hukuki yarar çatışması olmasından mahkeme tarafından çocuğa kayyum atanması, kayyumun çocuk adına mirasın gerçek reddi yönünden beyanda bulunulması ve bu şekilde işlem yapması gerektiği, bu nedenle ön sorun çözülmeden taraf teşkili bakımından dava açıldığı tarihte verilen yetki bakımından TTK 596 md bakımından özel dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, limited şirket hisse paylarının şirket ortağının ölüm tarihinden itibaren ölen şirket ortağının şirkette olan tüm hakları varsa borçları hisse payı oranına göre mirasçılara geçeceğini, bu konuda şirket genel kurulunun karar almasına da gerek olmadığı, bu nedenle dava açıldığı tarihte TTK 596 md göre ön sorun çözülmeden yetki aldığı, TTK 596, MK 611, MK612 maddeleri dikkate alınarak ayrıca yaşı küçük mirasçı bakımından Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından kayyum atanması gerektiğinden, HMK 114/2, 115/1,2 maddeleri dikkate alındığında özel dava şartı yokluğundan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın HMK 114/2 ve 115/1, 2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (işbu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, 5-Davalı tarafından yapılan gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğ edileceği tarihten itibaren başlatılmak suretiyle 2 haftalık yasal süresi içerisinde mahkememize sunulacak dilekçe ile Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere HMK.320/1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.█████/2025Başkan .. ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır