Anahtar kelimeler: Gününü Ödeyerek Boşta Kayseri Eşinin Aylığı Borçlanma Yurt Ölüm Tahsis
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 7. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı vekili, müvekkilinin ... eşinin 29.07.2019 tarihinde yurt dışı çalışma ve boşta geçen sürelerini borçlanma talebinde bulunduğunu, davalı Kurumun hazırladığı 5525 günlük tahakkukun 1800 gününü süresinde ödeyerek 23.06.2020 tarihinde ölüm aylığı tahsis talebinde bulunduğunu, davalı Kurumun borçlanma talebinin davacı tarafından değil davacının ... eşi tarafından yapıldığı gerekçesi ile iptal edildiğini bildirerek ölüm aylığı talebini reddettiğini, aksine Kurum işleminin iptali ile yurt dışı borçlanma ödemesinin geçerli olduğunun tespitine, ölüm aylığı tahsisine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2022 tarih, ████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.04.2024 tarih, █████████ E., ████████ K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...davacının yurt dışı borçlanma bedelini süresinde ödediği, ölüm aylığı tahsis talep tarihi itibariyle 1800 gün sigortalılık süresi bulunduğu anlaşıldığından davacıya talep tarihini takip eden aybaşından itibaren ölüm aylığı bağlanması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve Kanun'a aykırı olup, bozmayı gerektirir.
.." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini, davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yurt dışı borçlanma ödemesinin geçerli olduğunun tespitine, ölüm aylığı tahsisi istemine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında, “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, hükmü temyiz etmeyen yönünden sonuç doğurması gerekeceği de gözetilerek, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir.
5510 sayılı Kanun'un 42. maddesinin “Kurum, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanacak gelir, aylık veya toptan ödemeleri, gerekli belgelerin ve incelemelerin tamamlandığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde hesap ve tespit ederek sonuçlarını yazı ile bildirir.” hükmü uyarınca, Kurumun, yaşlılık aylığı tahsis tarihini takip eden 3 aylık sürenin sonundan itibaren faiz alacağı ile sorumlu tutulacağı nazara alınması gerekirken yazılı şekilde karar tesisi de isabetsizdir.
3-Eldeki davada, davacı hakkında 23.06.2020 tarihi itibari ile ölüm aylığı tahsis şartlarının oluştuğunun anlaşılması karşısında bu tarihi takip eden aybaşı olan 01.07.2020 tarihinden itibaren tahsise ve bu tarihe göre 01.10.2020 tarihinden itibaren de faize karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı ... Başkanlığının temyiz itirazının aşağıdaki bent kapsamında kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 3 nolu bendinin tamamen silinmesi ile yerine; "01.07.2020 tarihinden itibaren hak edilen aylıkların 01.10.2020 tarihi başlangıç kabul edilerek, her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," kelimelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!