Anahtar kelimeler: Sırrın Sırrını Kayırma Suçluyu Gizleme Yapma Yok Görüşü Ret Göreve
10. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : ███████ E., ████████ K.
SUÇLAR : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma (tüm sanıklar hakkında)
2. Görevi Kötüye kullanma, görev sırrını açıklama, suçluyu kayırma (sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında)
3. 2313 sayılı Kanun'a Muhalefet (sanıklar ..., ... ve.. hakkında )
HÜKÜMLER : 1. Beraat (sanıklar ..., ..., ... ve ..., ....., ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma, göreve ilişkin sırrın açıklanması ve suç delillerini gizleme, değiştirme veya yok etme suçlarından)
2. Mahkûmiyet; (diğer sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ve ..., ..., ... hakkında 2313 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Ret (sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden)
2. Diğer sanıklar yönünden bozma
Sanıklar ... ve ... hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davaları hakkında, karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen hükmün açıklanmasına yer olmadığına dair kararın; itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve 5271 sayılı CMK'nın 264/1 maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği, nitekim sanık müdafiinin temyiz talebinde bulunması üzerine Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 20.04.2016 tarihli ve ████████ Değişik iş sayılı itirazın reddine karar verildiği anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz isteği inceleme dışında tutulmuştur.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, sanıklar ..., ..., ... ve ... dışındaki sanıkların temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Temyiz incelemesi, sanık ... müdafiinin, sanık ... ve müdafiinin süresindeki isteği nedeniyle bu sanıklar yönünden duruşmalı; usulüne uygun tebligata rağmen sanık ... müdafiinin duruşmaya gelmediği ve geçerli bir mazeret de bildirmediği anlaşıldığından bu sanık yönünden ve müdafii tarafından süresinden sonra duruşma talebinde bulunulan sanık ... ile duruşmalı inceleme talebi bulunmayan diğer sanıklar yönünden duruşmasız inceleme yapılmıştır.
A. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz istemi yönünden;
Beraat kararlarının gerekçelerine yönelik olmayan temyiz istemlerinde sanıkların hukuki yararı bulunmadığından, sanıklar müdafilerinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, REDDİNE,
B. Sanıklar ... ve .. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümler yönünden;
Hükümden sonra, UYAP sistemi üzerinden MERNİS'ten alınarak dosyasına konulan nüfus kayıt örneklerinde, sanık ...'in 16.09.2020 tarihinde, sanık ...'in 06.10.2023 tarhinde öldüğünün tespit edilmesi ve sanıklar hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, Ödemiş 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi gereği BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği sanıkların ölümü nedeniyle,
Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, DÜŞMESİNE,
C. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında "2313 sayılı Kanun'a Muhalefet" suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sanıklar ..., ..., ..., ve ... hakkında "görevi kötüye kullanma", "göreve ilişkin sırrın açıklanması", "suç delillerini gizleme, yok etme veya değiştirme" suçlarından kurulan beraat hükümleri yönünden;
Suç tarihinde sanıkların eylemlerine uyan suçların yukarı sınırının 5 yıl ve altında olduğu göz önünde bulundurularak yapılan incelemede, dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, zamanaşımını kesen en son işlemlerin sanıklar ..., ... ve ... hakkında mahkûmiyet tarihi, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ise sorgularının yapıldığı tarihler olduğu anlaşılmakla; bu tarihler ile temyiz inceleme tarihi arasında 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş bulunduğu anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının, sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan; diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname'ye uygun olarak hükümlerin BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’un 322. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
D. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemenin, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak hükümlerin ONANMASINA,
E. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; Cumhuriyet savcısının, sanık ...'in, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye aykırı olarak hükümlerin ONANMASINA,
F. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önemi ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alındığında hapis cezaları belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması yerinde ise de; 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinde belirtilen ölçütler ve 3. maddesinde öngörülen orantılılık ilkesine aykırı olarak alt sınırdan fazla uzaklaşılarak belirlenmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükümlerin BOZULMASINA,
G. Sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma, suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden;
Kendilerinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanıkların savunmalarının aksine, maddi bulgularla desteklenmeyen telefon görüşmeleri dışında mahkûmiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanıkların beraatleri yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısı ile sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları ile duruşmadaki sözlü savunmaları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükümlerin BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
TEFHİM TUTANAĞI: 13.05.2025 tarihinde verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı ... ...'un katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Avukat ... ... ile sanık ... müdafii Avukat ...'nün yokluklarında 22.05.2025 tarihinde, açık olarak okundu.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!