Anahtar kelimeler: Gazetesinde Aksinin Eylemli Olgusunun Bildirerek Düşürücü Oluşumu Başladığını Kesinlik Şartı
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının, dava dışı ... .. Gazetesi'nde 20.01.1992 tarihinde çalışmaya başladığını, kendisine .... sayılı sigorta sicil numarasının verildiğini bildirerek sigorta başlangıç tarihinin 20.01.1992 olarak tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, kurum kayıtlarının aksinin ancak yazılı deliller ile ispat edilebileceğini, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun eylemli ve gerçek biçimde saptanması gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının 0102410 sicil numaralı ... ... Gazetesi-... isimli işyerinde 20.01.1992 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle (1) gün fiilen çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli kararıyla başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA KARARI
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 29.03.2022 tarihli kararı ile "...Mahkemece, davacının davasını somutlaştırması Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesi kapsamında beyanı alınarak davacının bildireceği işverenler ve çalışanlar ile işyeri adresine talep konusu dönemdeki komşu iş yerleri vergi dairesi, belediye ve SGK’dan re'sen araştırılarak, komşu işyeri sahipleri ve sigortalı çalışanları yöntemince tespit edilerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı böylelikle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır...." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece, "... vergi dairesi, Belediye ve SGK'ya yazı yazılarak, kamu tanığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Vergi dairesinden gelen cevapta, davalıya ait işyerine komşu olarak bildirilen işyerlerinden, dava konusu dönem olan 1992 yılına yakın tarihlerden beri faaliyette bulunan kişilerden, 1994'den beri kaydı bulunan ... ile 2004 yılından beri kaydı bulunan .... tanık olarak dinlenilmiş olup, adı geçenler davacıyı tanımadıklarını beyan etmişlerdir. Diğer mükellefler 2012,2019 tarihlerinden beri faaliyette bulunduklarından dava konusu dönem dikkate alınarak dinlenmelerine gerek duyulmamıştır. Kurum cevaplarından başkaca tanık tespit edilememiş olup, davacı vekiline bu hususta süre verilmiş, davacı vekilinin bildirdiği iki tanık, ... ile ... dinlenilmiştir. Bu tanıklar beyanlarında davacının ... nezdinde çalıştığını beyan etmişlerdir. ..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının, 0102410 sicil numaralı ... ... Gazetesi-... isimli işyerinde 20.01.1992 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle (1) gün fiilen çalıştığının tespitine,
karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddinin gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2., 6 ., 9., 79., 108. hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ███████-549-555, ███████-437-448 ve ███████-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Yasalar ile Yargıtayın Yerleşik İçtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Bozma hükmüne uyan mahkemece, bozma sonrasında, geniş çaplı komşu işyeri araştırması yapıldığı ve komşu işyeri tespit edilemediği, dinlenen davacı tanıklarından ... dava konusu dönemde mali müşavirlik yaptığını beyan ettiği ancak vergi kayıtları getirtilmediğinden beyanının denetlenemediği,öte yandan dinlenen diğer davacı tanığı ...'ın ... SGK Başmüdürlüğünde 1970-1995 arasında müfettiş olarak çalıştığını beyan ettiği ancak görev yeri ve süresine ilişkin bu beyanı araştırılmadığından yine denetlenemediği böylelikle eksik inceleme ve araştırmaya göre karar verildiği anlaşılmıştır.
Buna göre Mahkemece, işyerinin gazete olduğu gözetilerek davacı asilden kimlerle birlikte çalıştığı sorulmalı, beyan ettiği kişilerin çalışma kayıtları getirtilerek dinlenmeli yine davacı tanığı olarak dinlenen ...'un vergi kaydı getirtilerek ve ...'ın ... SGK Başmüdürlüğünde görev yaptığı dönem sorulmak suretiyle beyanları denetlenmeli, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!