Anahtar kelimeler: Yılına Bildirgesinin Sgk Konya Bordrolarında Giriş Dönem Kesinlik Şartı Eksiklikleri
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının sigorta başlangıcının 01.05.1992 tarihi olduğunun ve (1) gün süre ile çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davacının 01.05.1992 tarihli işe giriş bildirgesinin mevcut olduğu, işvereni tarafından verilen 1992 yılına ait dönem bordrolarında adı bulunmadığı ve adına bildirilen herhangi bir hizmetine rastlanılmadığından davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının ....'un .... Dekorasyon isimli ... sicil sayılı iş yerinde 01.05.1992 tarihinde 1 gün çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 01.05.1992 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacının 01.05.1992 tarihli işe giriş bildirgesinin mevcut olduğu, işvereni tarafından verilen 1992 yılına ait dönem bordrolarında adı bulunmadığından sigortalı adına bildirilen herhangi bir hizmetine rastlanılmadığı, Kuruma verilen işe giriş bildirgesinin fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli olmadığı, Kurum kayıtlarının resmi belge niteliğinde olduğu, dosyada dinlenen tanık beyanlarının çelişkili olduğu ve davacının hizmet tespiti için yeterli olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 6, 79., 108. hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ███████-549-555, ███████-437-448 ve ███████-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının iş yerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği iş yerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu iş yeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına dava dışı ...-.. .. .. ... ünvanlı işveren tarafından ... sicil no.lu iş yerinden 01.05.1992 tarihli işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, iş yerinin parke, marley, kağıt pazarlama mahiyetli olduğu, 01.05.1992-31.07.1994 arasında Kanun kapsamında olduğu,iş yerinden 1992 yılında bordro verilmediği,1993/3 ile 1994/1 ve 2. dönemlerden 4'er kişinin bildirilmiş olduğu, komşu iş yeri araştırmasının sadece emniyet vasıtasıyla yapıldığı ve komşu iş yerinin tespit edilemediği, iş yerinden 1993/3. döneminde yer alan ...'ün davacı tanığı olarak dinlendiği, beyanında ise davacıyla 1994 yada 1995 yılında çalıştığını beyan ettiği, öte yandan davacı tanığı olarak dinlenen ...'ın iş yerinde davacı ile bişrlikte 1992-1993 yıllarında birlikte çalıştıklarını ve o tarihlerde işe girişlerinin oılduğunu beyan ettiği ancak bu tanığın da iş yerinden 1993/3 ve sonrası dönem bordrolarında adının yer aldığı, davacının işe giriş bildirgesi tarihinde 22 yaşında olduğu, askerlik döneminin de sorulmadığı, böylelikle Mahkemece belirtilen tanık beyanları ile diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
4.Buna göre Mahkemece, dava konusu iş yerine dava konusu dönemdeki komşu iş yeri ve kayda geçmiş çalışanları, SGK, vergi dairesi ve belediye aracılığıyla da yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak, sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davacının iş yerinde ne iş yaptığı, kimlerle birlikte çalıştığı hususunda beyanı alınmalı ve bu kişilerin de hizmet döküm cetvelleri ve işe giriş bildirgeleri celbedilerek dinlenmeli, komşu iş yeri ve çalışanlarının tespit edilememesi halinde tarafların da beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, davacının askerlik dönemi ilgili askerlik şubesinden sorulmalı, böylelikle toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının iş yerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!