Anahtar kelimeler: Benzeşmemesi Çekteki Anlaşamama Lik Faturaya Sattığını Yazildiği İmzanın Çeki Niyetli

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████ Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Dava şartı Arabuluculuk arabuluculuk sürecinin anlaşamama olarak sonuçlandığını, müvekkili şirket davalı şirkete ...... nolu faturaya konu malları 79.380,00 TL' ye sattığını, davalı şirketin müvekkile ödeme için 79.380,00 TL lik bedelli çeki gönderdiğini, ancak ibraz sırasında çekteki imzanın bankadaki imza ile benzeşmemesi nedeniyle karşılığını alınamadığını, bunun üzerine Bakırköy ...... İcra Dairesinin ...... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalı tarafın kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; davanın kabulü ile, davalının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ..... esas sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden faizi ile birlikte devamına, likit alacaktan kaynaklı borca yapılan kötü niyetli itiraz nedeniyle alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine, müvekkile verilmek üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalının usulüne uygun tebligata rağmen süresinde davaya cevap vermediği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.
Güneşli Vergi Dairesine ve Nizip Vergi Dairesine yazılan müzekkerelere, tarafların 2023-2024 yılları arasındaki BS ve BA formlarının gönderilmesiyle cevap verildiği görüldü.
Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen faturalar nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ..... Numaralı dosyasında; █████/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı.
Dosya kapsamında bulunan Bakırköy ...... İcra Dairesinin ..... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 78.380,00-TL asıl alacak yönünden █████/2023 tarihinde, takip dayanağı olarak fatura olarak gösterilerek Nizip İcra Dairesinde icra takibi başlatıldığı, davalının yetkisizlik itirazı ile dosyanın Bakırköy İcra Dairesine gönderildiği, borçluya ödeme emrinin gönderildiği, davalı tarafından █████/2023 tarihinde borcun tamamına, ferilerine ve yetkiye itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
Uyuşmazlık,Davanın, davacı şirketin davalı şirkete dava konusu faturaya konu malları sattığı, davalı şirketin ödeme için çek gönderdiği, çekin karşılığının davacı tarafından alınamaması nedeniyle davacının icra takibi başlattığı, davacının alacağının bulunup bulunmadığı, alacağın ne kadar olduğu, davalının itirazında haklı olup olmadığı noktalarındadır.
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde █████/2025 tarihinde inceleme günü verilmiş olup davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmış, davalı ticari defter ve belgelerini sunmamıştır.
Davacının defterlerinin incelenmesi için Nizip ...... Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazıldığı, ...... Talimat sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle;rapor içeriğinde belirtilen ve sunulan inceleme ve tespitler sonucunda davacı “..... Mobilya San. Tic. Ltd. Şti.” ile davalı “..... Gıda Tar. Ürünleri İnş. San. Ltd. Şti.” arasındaki ticari dava kapsamında; davacı “..... OFİS Mobilya San. Tic. Ltd. Şti.” firmasının 2023 yılı yasal defterlerinin E- Defter olduğu; TTK gereğince kayıtlarını e-defter olarak tutan mükelleflerde defter tasdik mecburiyetinin aranmadığı, bu nedenle davacı firmanın 2023 yılı yasal defterlerinin TTK” nın 64 ve 65. Maddeleri uyarınca usulüne uygun olarak tutulduğu, tarafın yasal defter kayıtları üzerinden gerçekleştirilen inceleme ve tespitlere dayalı davacı “..... Mobilya San. Tic. Ltd. Şti.” firmasının davalı ile olan ticari 02.02.2023 tarih ve ..... seri numaralı mal satış faturası ile başladığı, devamında 10.05.2023 tarihinde davacı firmanın satış işlemine karşılık 79.380,00 TL tutarlı Çek aldığı, aynı gün söz konusu çekin Bankaca ödenememesi nedeniyle kayıtlardan çıkış işlemi yaptığı dolayısıyla davacı firmanın davalı firmadan icra takip tarihi olan 02.06.2023 tarihi itibariyle 79.380,00 TL tutarında alacaklı olduğunun davacı tarafın yasal defter kayıtlarında kayıtlı olduğu, dava dosyası içerisinde yer alan davalı ve davacı firmaların karşılıklı BA/BS kayıtlarının karşılaştırma sonuçlarında, tarafların davaya konu fatura bildirimlerinin (BA/BS) karşılıklı olarak uyumlu olduğu, dolayısıyla bu durumun davacı tarafın fatura içeriğindeki malı davalı firmaya teslimi noktasında karine teşkil ettiği, davacı “..... OFİS Mobilya San. Tic. Ltd. Şti.” firmasının davalıya düzenlediği 02.02.2023 tarih ve ...... seri numaralı mal satış faturası karşılık 10.05.2023 tarihinde yasal defter kayıtlarına giren ve aynı gün söz konusu çekin Bankaca ödenememesi nedeniyle kayıtlardan çıkışı yapılan davalı tarafından davacı firma namına düzenlenen ..... Bankası A.Ş.' nin ...... deri numaralı ve 79.380,00 TL tutarlı Çekin arka kısmında yer alan çekin ait olduğu Bankaca gerçekleştirilen işlem açıklamasında; “....Keşidecinin Bankamızdaki imzaları ile çek üzerindeki imzası birbirini tutamadığından işlem yapılamamıştır - İşlem Tarihi: 30.05.2023 Saat: 16:57) şeklinde şerh düşülerek çek bedelinin hamile ödenemediğinin tespit edildiği, dava dosyası içerisinde davaya konu fatura bedelinin davalı firmaca davacıya ödendiğine dair başkaca tevsik edici herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılamadığı bu durumda davacı “...... OFİS Mobilya San. Tic. Ltd. Şti.” firmasının davalı firmadan icra takip tarihi olan 02.06.2023 tarihi itibariyle 02.02.2023 tarih ve ..... seri numaralı mal satış faturası kapsamında 79.380,00 TL tutarında asıl alacağının olması gerektiği davacı tarafın yasal takibe konu ettiği fatura bedeli üzerinden faturadaki vade tarihinden yasal takip tarihi olan 02.06.2023 tarihi arasındaki dönem için ticari işlerde uygulanan temerrüt faiz oranı olan TCMB Avans Faiz Oranı üzerinden yıllık %10,75 faiz hesap edildiğinde işleyen faiz toplamının icra takip tarihi olan 02.06.2023 tarihi itibariyle 2.805,48 TL olması gerektiği, bu durumda davacı firmanın davalı firmadan icra takip tarihi olan 02.06.2023 tarihi itibariyle 79.380,00 TL Asıl Alacak ve 2.805,48 TL de İşlemiş Temerrüt Faiz olmak üzere toplam 82.185,48 TL alacağı olduğu tespit ettiği görüş ve kanaatini bildirir raporunu ibraz etmiştir.
Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir.
Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir.
TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.
HMK'nın 222.maddesine göre; ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Bu şartlara şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
"...Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, takip dayanağı faturalardan yalnızca birinin davalı tarafından form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiği, diğer faturalar 5.000 TL altında olduğundan bildirime tabi olmadığı, davacı tarafından sunulan kargo teslim fişlerinin faturalar ve faturalarda yazılı malzemelerin davalıya teslim edildiğini kanıtlamadığı, davacının kendi defterinde kayıtlı olmasının da alacağın varlığını göstermediği, davalının ödemeye ilişkin sunduğu dekontların söz konusu faturaya ilişkin olduğuna yönelik kayıt olmadığı, bu konuda davacıya yemin de teklif etmediği, davalı takip öncesi temerrüte düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz de talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın teslim edildiği ispat edilen fatura yönünden kısmen kabulü ile itirazın 6.651,52 TL yönünden iptaline, likit olan alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA.." T.C. Yargıtay , 25.10.2018 Tarih, Esas, Karar.
"...Diğer taraftan, her iki taraf tacir olup HMK 222. maddesi gereğince bilirkişi incelemeleri sonucunda tutmakla yükümlü oldukları ticari defter ve kayıtların usul ve yasaya uygun olduğu ve delil vasfını taşıdığı tespit edilmiştir. Gerek davacı, gerekse davalının ticari defter ve kayıtlarında takip konusu fatura ve fatura alacağı yer aldığı gibi davalı şirkete ait BA Formunda fatura konusu alacağın bildirilmiş olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, davacının takibe konu etmiş olduğu faturadan dolayı alacak iddiasını usul ve yasaya uygun olan delillerle ispat ettiğinin kabulü neticesinde verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir..." T.C. Bölge Adliye Mahkemesi , 10.10.2024 Tarih, Esas, Karar.
Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır. Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar. Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir. Somut olay bakımından, ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Ticari defterlerin delil olma durumlarına ilişkin hukuki düzenlemeler TTK ve HMK’da olmak üzere iki ayrı kanunla belirlenmiştir. Kişinin kendi ürettiği delili kendi lehine kullanamama durumunun özel bir istisnası olan ticari defterlerin delil fonksiyonu, HMK m. 222 ile sınırları ve koşulları sıkı sıkıya belirlenmiştir. Maddenin birinci ve ikinci fıkrasında ticari defterlerin delil olmasına ilişkin genel şartları, üçüncü fıkrasında lehe delil olması için gereken şartları, dördüncü fıkrasında aleyhe delil olabilmesi için gereken şartları ve son fıkrasında ise delilin hasredilmesi olarak nitelendirilen ayrıksı durum ele alınmıştır. Bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun ticari defterlerine göre Bilirkişi raporunda davacının usulüne uygun ticari defterlerine göre 79.380,00-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Takibe konu bu faturanın davalıya tebliğ edildiği, TTK madde 21/2 uyarıca davalının faturalara itirazına rastlanılmadığı da rapor da tespit edilmiştir. Her iki tarafında tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafında ticari defterlerine işlenmesi gereken ticari işten kaynaklanıyor olduğuna şüphe bulunmamaktadır.7251 Sayılı Kanun’la değişik HMK m. 222/3 hükmü ise HMK m. 222’nin uygulandığı tüm uyuşmazlıklar açısından ticari defterleri ibrazdan kaçınmanın sonucunu açıkça düzenlemektedir. Buna göre, tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispat mübrez defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceği kabul edildiğinden davacının ticari defter ve kayıtları ile tarafların 2023 dönemlerinde VD karşılaştırılması BA-BS lerini eşleştikleri, davalı tarafından form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiğinden davacının davasını ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması veya alacağın bir belgeye bağlanması koşulu aranmaz. Bu yasal koşullar yanı sıra takibe konu alacağın likit olması da gerekir. Bir alacağın likit olup olmadığı her olay özelliklerine göre değişmekle birlikte alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Buna göre, likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Böylece borçlunun borç miktarının tahkik ve tayin etmesine mümkün olması, başka bir anlatımla borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunun tespit edilebilir durumda olması gerekir. Borç ve borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacaktan söz edilebilir. Davacının ticari defterleri, faturalar ve BA kayıtları ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,
1-Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın 79.380,00-TL asıl alacak bakımından iptaline, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,
2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 15.876,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 5.422,45-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 1.355,62TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 4.066,83‬-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 1.355,62 TL peşin nispi harç, 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 1.844,02-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 4.610‬,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,
8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim ......
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!