Anahtar kelimeler: Vekiliin Kısmî Mücadele Kaçakçılıkla Verilip Edenin Görüşü Ret İstemi İadesi
7. Ceza Dairesi ██████████ E. , █████████ K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza MahkemesiSAYISI : ███████ E., ████████ K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadereTEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanıkTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî düzeltilerek onama Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; yasal süresi içerisinde temyiz isteminde bulunulmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Sanığın temyiz istemi yönünden; sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I- Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;Katılan vekiliin yokluğunda verilip 14.06.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 22.06.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,II- Sanığın Temyiz İstemi Yönünden;Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Bozma öncesi verilen 22.10.2015 tarihli hükmün katılan vekili ve sanık tarafından temyiz edildiği ancak katılan vekilinin temyiz isteminin suçta kullanılan nakil aracının müsadere edilmesi gerektiği ile sınırlı olduğu görülmekle aleyhe temyiz isteminin bulunmadığı anlaşılmış olup, bozma öncesi sanık hakkında 2 yıl 9 ay 10 gün hapis ve 820,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve bu hükmün aleyhe temyiz isteminin bulunmaması sebebiyle sanık lehine cezada kazanılmış hak teşkil edeceğinin gözetilmemesi suretiyle sanığın neticeten 4 yıl 8 ay 7 gün hapis ve 7.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş olması, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün, "5237 Sayılı TCK 52/(4).maddesi gereğince taksitlendirme yapılmasına yer olmadığına," ibaresinden sonra gelmek üzere "1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereği sanığın cezada kazanılmış hakkı korunarak hükmolunan cezanın 2 yıl 9 ay 10 gün hapis ve 820,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.
Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!