Anahtar kelimeler: Süreç Kılma Kişiyi Edenin Görüşü Hukukî Hürriyetinden Antalya Direnme Neticesinde
8. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    BOZMA ÜZERİNE

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
    SAYISI : ███████ E., ████████ K.
    MÜŞTEKİ : ...
    SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
    HÜKÜMLER : Mahkumiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
    Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    A. Yargıtay Bozma Kararı
    Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 17.01.2019 tarihli direnme kararının temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 06.11.2019 tarih ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararı ile direnme ilamında belirtilen gerekçeler yerinde görülmediğinden reddedilerek dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi sonrasında Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.10.2022 tarih ve ███████-594 Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; direnme kararının, Özel Dairece bozma kararı verildikten sonra Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince TCK'nın 61. maddesine göre hüküm kurulması gerekirken esastan ret kararı verilmesi isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
    B. Yargıtay Bozma Kararından Sonraki Yargılama Süreci
    Bozma üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 13.06.2024 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109/2, 3-f, 5, 43/1., 62/1., 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Sanık müdafinin temyiz sebepleri; isnat edilen suçun sanık tarafından işlendiğine dair mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığına, savunma haklarının ihlal edildiğine ilişkindir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Dava dosyası kapsamına göre, sanık ile mağdurun akraba oldukları, mağdurun olay tarihinde sekiz yaşında olduğu, ailesiyle birlikte 2008 yılında Van ilinden Antalya'ya sanığın evine geldiklerinde balkonda yatarken eniştesinin mağduru yanına çağırarak mağdura yönelik cinsel eylemde bulunduğunun iddia edildiği birinci olaya; bu olaydan bir hafta kadar sonra sanığın Antalya'daki evlerinde kimsenin olmadığı vakit "seninle oyun oynayacağız" diyerek mağdura karşı cinsel eylemde bulunduğunun iddia edildiği ikinci olaya ve bu olaydan da iki hafta kadar sonra mağdurun annesinin mağdura "enişten sana elbise alacak, onunla birlikte git" demesi üzerine mağdurun sanığın evine gittiği, alışveriş için dışarıya çıktıkları, daha sonra sanığın mağduru da kendi evine götürerek evde mağduru bayıltmak suretiyle mağdura karşı cinsel eylemde bulunduğunun iddia edildiği üçüncü olaya ilişkin olarak;
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık savunması, mağdurun anlatımları, olayın kolluğa intikal şekli, adli tıp raporu, bozma ilamı, Yargıtay Ceza Genel Kurul kararı ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın hileli bir şekilde ve cinsel amaçla, küçük yaştaki mağdura karşı zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği şeklindeki kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, sanığın savunma hakkının ihlal edilmediği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
    III. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 13.06.2024 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!