"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER: Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesiTEMYİZ EDENLER : Katılan ... İdaresi vekili, sanık ...TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozmaSanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I- Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İsteminin İncelenmesindeKatılan ... İdaresi vekilinin temyizinin münhasıran sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde saat 13.45 sıralarında haber merkezi tarafından "... kavşağı ...Cami karşısı ...Kuruyemiş isimli işletmede kaçak sigara satışı yapıldığının" anons edilmesi üzerine kolluk görevlileri tarafından bahse konu iş yerine gidildiği, kolluk görevlilerini karşılayan sanık ...'a ihbarın konusu sorulduğunda, sanık ...'in; tezgah altından çıkarmış olduğu 2 adet bandrolsüz sigarayı göstererek "bunu da satmazsak para kazanamayız abi" demesi üzerine sanık ...'e, başka bandrolsüz sigara olup olmadığının sorulduğu, sanık ...'in; tezgah altında çıkarmış olduğu muhtelif markalarda toplam 64 paket gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigarayı görevlilere rızası ile teslim ettiği, bahse konu iş yerinin sanık ... tarafından işletildiğinin anlaşıldığı olayda, sanık ...'in mahkemede alınan savunmasında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği cihetle, sanık hakkında mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığından beraat kararı verilmiş ise de; sanık ve kaçak eşya konusunda arama yapılmasına dayanak teşkil eden mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi, gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmadığı cihetle, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu ve bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği nazara alındığında, Anayasamızın 38/6. maddesinde yer alan "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez." hükmü ve yine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 206/2-a bendi, 217/2. maddesi, 230/1. maddesinde hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceği, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri karşısında, ikrarı da bulunmayan sanık hakkında hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilerek, bu gerekçe ile sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile beraat kararı verilmesi sonuca etkili görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle sonucu itibarıyla doğru olan hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,II- Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Anılan Sanığın Temyiz İsteminin İncelenmesindeSanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında, suça konu sigaraları satmak için bulundurduğunu beyan ederek üzerine atılı suçu ikrar ettiği anlaşılmakla; olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18-son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3/10. maddesi ve 3/10-son cümlesi gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanık ...'ın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 26.03.2025 tarihinde karar verildi.(KD) KARŞI OY Kolluk görevlileri tarafından tutulan tutanakta; ...kuruyemiş isimli işletmede kaçak sigara satıldığına dair anons yapılması üzerine işyerine gidildiği, ihbarın konusunun sorulduğu, işyerinde bulunan şahsın tezgah altından çıkardığı iki adet bandrolsüz sigarayı göstererek bunu da satmazsak para kazanamayız abi dediği, başka bandrolsüz sigara olup olmadığı sorulduğunda tezgah altından çıkardığı 64 adet sigarayı teslim ettiği belirtilmiştir. Ceza Muhakemesi Kanunun 160,161,164/2 maddelerinde soruşturma işlemlerin nasıl yapılacağı düzenleme altına alınmıştır. Ayrıca aynı kanunun 2/e maddesinde soruşturmanın kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi ifade edeceği belirtilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ████████ Esas ve ████████ sayılı kararında ve bu karara benzer birden çok kararında adli aramanın hangi hallerde yapılacağına ilişkin belirlemeler yapmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ████████ Esas ve ████████ sayılı kararında: “Ceza muhakemesinin kurallarının işlemeye başlaması "başlangıç şüphesi" ile olmaktadır. Bu nedenle koruma tedbirleri bir suçun işlendiği izlenimini veren hâlin öğrenilmesinden sonraki aşamada başvurulan adli nitelikli tedbirlerdir. CMK'nun 161/2 ve PVSK'nun Ek 6. maddeleri uyarınca edinilen bilgi veya alınan ihbar veya şikâyet üzerine veya kendiliğinden bir suçla karşılaşan kolluğun, olay yerinde kişilerin ve toplumun sağlığına, vücut bütünlüğüne veya malvarlığına zarar gelmemesi ve suçun delillerinin kaybolmaması ya da bozulmaması için gerekli acele tedbirleri aldıktan sonra durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirmesi ve Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda işin aydınlatılması için gerekli soruşturma işlemlerini yapması gereklidir. denilmiştir. Kolluk görevlilerinin arama kararı olmaksızın kaba üst araması yapabilecekleri mümkün iken, suç eşyasının aranması bu kapsamda değildir. Somut olayda bir arama kararı olmadığı gibi Cumhuriyet savcısına bilgi verilerek yapılmış bir işlemde bulunmamaktadır. Öncelikle sigara satışının yapıldığının öğrenilmesi ile başlangıç şüphesinin oluştuğu kabul edilmelidir. Başlangıç şüphesi oluştuğu andan itibaren Ceza Muhakemesi Kanunun’daki kurallar gereğince işlemlerin yapılması zorunludur. Yukarıda bahsi geçen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun kararında belirtildiği gibi, suç ihbarı alan kolluğun, durumu derhal Cumhuriyet savcısına bildirmesi ve Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda işin aydınlatılması için gerekli soruşturma işlemlerini yapması şarttır. Bu kurallara uymadan kollukça yapılan işlemler usulüne uygun olmayıp, deliller hukuka aykırı şekilde elde edilmiş olduğundan, yerel mahkemenin beraata dair kararı isabetli olup, onanması gerektiğini düşündüğümden, heyetimizin sayın çoğunluğunun aksi yöndeki görüşlerine iştirak etmiyorum.
Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!